Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi E.2024/467 K.2024/731

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 35. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/467 📋 K. 2024/731 📅 22.05.2024

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 35. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/467 - 2024/731
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
35. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/467
KARAR NO : 2024/731
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/01/2024
NUMARASI : 2022/837 Esas - 2024/25 Karar
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
VEKİLİ :
DAVANIN KONUSU : Tazminat
KARAR TARİHİ : 22/05/2024
GEREKÇELİ KARAR
YAZILMA TARİHİ : 23/05/2024
Mahalli mahkemesince verilen karara karşı davacı vekili tarafından süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuş olup, başvuru şartlarının yerine getirildiği dosya üzerinde yapılan ön inceleme ile anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI
Davacı vekili dava dilekçesinde, 23/01/2012 tarihinde dava dışı ...'in sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın Haymana istikametinde seyir halinde iken yolun buzlu ve kaygan olmasından dolayı direksiyon hakimiyetini kaybederek yoldan çıkması ve akabinde aracın devrilmesi neticesinde tek taraflı yaralamalı ve maddi hasarlı trafik kazasının meydana geldiğini, araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında davalıya başvuruda bulunulduğunu, ancak herhangi bir ödemenin yapılmadığını, davacının ... Eğitim ve Araştırma Hastanesinden almış olduğu Engelli Sağlık Kurulu raporunda engel oranının %29 olarak tespit edildiğini belirterek, belirsiz alacak davası kapsamında şimdilik geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı olarak 7.000,00 TL'nin ve bakıcı gideri tazminatı olarak da 100,00 TL'nin olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, açıklama dilekçesi ile 7.000,00 TL maddi tazminatın 3.500,00 TL'sinin geçici iş göremezlik, 3.500,00 TL'sinin de sürekli iş göremezlik tazminatı olduğu belirtilmiş, talep artırım dilekçesi ile geçici iş göremezlik talebini 5.857,38 TL'ye, daimi iş göremezlik talebini 217.369,62 TL'ye, bakıcı gideri talebini 1.773,00 TL'ye yükseltmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde, ... plaka sayılı aracın davalı nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki menfaati bulunmadığını, davanın dava dışı sigortalısına ve araç sürücüsüne ihbarını talep ettiğini, taleplerin zamanaşımına uğradığını, kaza ile davacının uğradığı zarara arasında illiyet bağı bulunmadığını, maluliyetin Adli Tıp Kurumu tarafından tespit edilmesi gerektiğini, sürücünün ehliyetsiz olduğunu bilmesine rağmen aracına binen ve emniyet kemeri takmayan davacının zararın meydana gelmesinde müterafik kusuru bulunduğunu ve hatır taşıması mevcut olduğunu bu sebeple indirim yapılması gerektiğini, geçici iş göremezlik ve bakıcı giderleri tazminatına ilişkin taleplerin teminat kapsamı dışında olduğunu, dava konusu kazanın haksız fiilden kaynaklandığını, ticari olarak nitelendirilemeyeceğini bu nedenle uygulanması gereken faizin yasal faiz olduğunu bildirerek, davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece Ankara BAM 35. HD kaldırma kararı gereğince yapılan yargılama sonunda; 23/01/2012 tarihinde davalı sigorta şirketince Zorunlu Mali Sorumluluk Trafik Sigorta poliçesi ile sigortalı olan ... plakalı aracın içerisinde yolcu konumunda olan davacının meydana gelen tek taraflı trafik kazası ile yaralanması sonrasında davacı tarafından Sigorta Tahkim Komisyonu'na yapılan başvuru sonrasında Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 27/09/2018 tarih 2018/64675 Karar sayılı kararı ile başvuranın verilen süreye rağmen maluliyet raporu ibraz etmemesi nedeniyle ispatlanamayan talebin reddine karar verildiği, kararın kesinleştiği, kesinleşen işbu kararın eldeki davada HMK 114/1-i maddesi gereğince kesin hüküm oluşturacağı anlaşıldığından; "Davanın HMK 114/1-i, ve 115/2 maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan reddine" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvuru yapılmıştır.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde, hakem kararı esasa ilişkin olmayıp usule ilişkin olduğundan kesin hüküm oluşturmadığını, zira tahkim başvurusunun “maluliyet raporunun bulunmaması nedeniyle” reddedildiğini, uyuşmazlığın esasının çözülmediğini belirterek, istinaf isteminin kabulü ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE
İstinaf talebinde bulunan davacı vekilinin istinaf sebepleri doğrultusunda, dosya içerisindeki bilgi ve belgeler, mahkeme kararının gerekçesi, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile yapılan inceleme sonunda;
Dava, davalı sigorta şirketine Zorunlu Mali Mesuliyet Sigorta poliçesi kapsamında sigortalı araç içerisinde yolcu olarak bulunan davacının meydana gelen tek taraflı trafik kazasındaki yaralanması nedeniyle sigorta şirketinden geçici iş göremezlik, daimi iş göremezlik ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir.
Yerel Mahkeme tarafından davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine dair verilen karar, davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
Mahkemece, “Davanın kısmen kabulü ile, 173.895,70 TL daimi iş göremezlik tazminatı, 4.685,90 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 1.418,40 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 180.000,00 TL 'nin temerrüt tarihi olan 18/11/2017 tarihiden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine” dair verilen kararın davalı tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 02/11/2022 tarih, 2022/250 Esas - 2022/350 Karar sayılı ilamı ile; “… "Somut olayda da; davacının 16/01/2018 tarih ve 2018.E.4622 başvuru sayılı dilekçesi ile Uyuşmazlık Heyetine başvuru sonrasında verilen kararda "Başvuru sahibinin maluliyetine ilişkin dosyaya sunulan raporun yeterli olmadığı anlaşılmış, ara karar ile başvuru sahibinden Adli Tıp Bölümü bulunan Üniversite hastanesinden, SSK Sağlık İşlemleri Tüzüğünde (yeni adıyla Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği) öngörülen kriterlere göre, zarar hesaplanmasına temel oluşturacak rapor alınması istenmiş ise de, başvuran tarafından bugüne kadar maluliyet raporu dosyaya ibraz edilmediğinden, ispat edilemeyen başvurunun reddi gerekmiştir." denilerek, "sübut bulmayan talebin reddine" karar verildiği anlaşılmaktadır. İlgili karar kesinleşmiş ise esastan verilen ret kararı iş bu dosya için kesin hüküm teşkil etmektedir. Bu durumda Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemi tarafından verilen 27/09/2018 tarihli, K2018/64675 sayılı Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemi kararına karşı taraflarca süresinde itiraz yoluna başvurulup başvurulmadığı, kararın kesinleşip kesinleşmediği araştırılarak yukarıdaki açıklamalar ışığında somut olayda kesin hüküm bulunup bulunmadığı tartışılarak, kesin hüküm bulunması durumunda 6100 sayılı HMK'nın 114/1-i maddesine göre, aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması dava şartlarından olup, bu durumda mahkemece, HMK'nın 115/2. maddesi gereği dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçelerle eksik incelemeye dayalı olarak hüküm kurulması doğru görülmemiştir. HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kararın kaldırılmasına, davanın yeniden görülerek, yukarıda açıklandığı üzere Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakemi kararının eldeki davada kesin hüküm oluşturup oluşturmadığı değerlendirilerek davanın esası hakkında, hükmün davalı tarafından istinaf edilmiş olmasına göre usulü kazanılmış hakları da korunarak davanın esası hakkında bir karar verilmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine", karar verilmesi üzerine işbu kararın verildiği anlaşılmıştır.
İşbu dava, aynı davacı tarafından sigorta uyuşmazlık hakemine aynı kazadan kaynaklanan aynı zararlar için başvurusu üzerine Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 27/09/2018 tarih 2018/64675 Karar sayılı ilamı ile, “başvuranın verilen süreye rağmen maluliyet raporu ibraz etmemesi nedeniyle ispatlanamayan talebin reddine” karar verilmesi üzerine, bu kez aynı kaza nedeniyle meydana gelen maluliyetine ilişkin olarak herhangi bir gelişen durum iddiası olmaksızın Engelli Sağlık Kurulu raporu alınarak açılmıştır. Sigorta Hakemi tarafından yapılan yargılamada verilen karar raporun usule uygun olmayışı nedeni ile verilen usulden ret kararı olmayıp, davacı tarafça yargılama yapılabilmesi amacıyla gerekli raporun verilen süre içerisinde sunulmaması ve bu nedenle ispatlanamayan davanın esastan reddine yönelik bir karardır.
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi de 2021/2969 E. - 2021/3503 K. sayılı emsal kararında belirtildiği üzere, Sigorta Hakemi tarafından yapılan yargılamada verilen karar raporun usule uygun olmayışı nedeni ile verilen usulden ret kararı olmayıp, davacı tarafça yargılama yapılabilmesi amacıyla gerekli raporun verilen süre içerisinde sunulmaması ve bu nedenle ispatlanamayan davanın esastan reddine yönelik bir karardır. İlgili karar kesinleşmiş ise esastan verilen ret kararı işbu dosya için kesin hüküm teşkil etmektedir.
Dairemiz kaldırma kararı üzerine mahkemece yapılan araştırmada hakem kararının taraflara tebliğ edildiği, kanun yollarına başvurulmadığı dolayısıyla kesinleştiği anlaşılmış olup, ilk derece mahkemesi tarafından da yukarıdaki içtihada uygun olarak davanın kesin hüküm nedeniyle reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden davacı vekilinin tüm istinaf sebeplerine itibar edilmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, usul ve yasaya uygun olarak verilen ilk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,
3-İstinaf talebinde bulunan davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafından yatırılan gider avansından varsa, kullanılmayan kısmın yatıran davalıya iadesine,
5-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirmesi, gider avansı iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olmak üzere 22/05/ 2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümleri gereğince elektronik imza ile imzalanmıştır.