İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/118 K.2025/322

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/118 📋 K. 2025/322 📅 27.02.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/118 Esas
KARAR NO: 2025/322
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/522 Esas, 19.12.2024 Tarihli itirazın reddi kararı
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 27/02/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı tarafından davacı müvekkili aleyhine 20/09/2019 tarihli 1.420.000 USD bedelli senet dayanak gösterilerek İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası nezdinde "işbu senedin 220.000 USD'lik kısmı için" kambiyo senetlerine dayalı icra takibi başlattığını, takip konusu senedin müvekkili tarafından imzalanmadığını, müvekkilinin senet imzalama rızası dışında Av. ... ile aralarında vekalet ilişkisi nedeniyle avukatının talebi üzerine güven duygusuyla boşa imza attığı kağıdın üzerinde yapılan tahrifat ve oynama neticesinde söz konusu kağıdın senet haline çevrilmesi sonucunda ilgili senedin düzenlendiğini, müvekkilinin eski avukatı Av. ... ile davalının kız kardeşinin evli olduğunu, davalı ile müvekkili arasında hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını, davacının boş kağıda imza attığı hususunun davalının ceza soruşturması kapsamında verdiği 5.3.2020 tarihli ifadesindeki müdafii beyanı ile de sabit olduğunu, Avukat ...'ın bu tür başka vakıaları da olduğunu, davaya konu senet üzerinde hazırlanan uzman mütalaasına göre imzanın boş kağıda atıldığının sabit olduğunu, davalının savcılık soruşturmasında "davacıya toplam 8.600.000 TL verdiğini" beyan ettiğini, ancak davalının hiçbir aktif veya pasif taşınmazının bulunmadığını, davacının borçlu olduğunun ispat yükünün davalıya ait olduğunu, davalı ile avukat ... hakkındaki soruşturmanın İst. Anadolu CBS'nin 2019/212444 Soruşturma ve 2020/27814 Soruşturma sayılı dosyalarında görüldüğünü, davalı ... hakkında KYOK verildiğini, avukat ... hakkındaki soruşturmanın devam ettiğini, ihtiyati tedbir kararı ile icra takibinin durdurulmasını, davacının davalı ...'e herhangi bir borcu olmadığının tespitine, takibin iptaline ve davalı hakkında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflarınca önce İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 220.000 ABD Doları için, sonra İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 1.200.000 ABD Doları için takip yapıldığını, davacının sadece 220.000 USD yönünden menfi tespit davası açtığını, davacının daha sonra İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı icra takibine karşı İstanbul Anadolu 8. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/305 esas sayılı dosyasında takibin iptali davası açtığını, mahkemenin bu davanın reddine karar verdiğini, yine davacının şikayetiyle başlatılan İst. Anadolu CBS'nin 2019/212444 sor. Sayılı dosyasında takipsizlik kararı verildiğini, davanın reddine ve davacı aleyhine icra inkâr tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili tedbirin kaldırılması talepli dilekçesinde özetle; Dosyaya alınan raporlar ve sunulan tüm dilekçeler ve Yargıtay kararları dikkate alındığında istinaf bozma kararında istenilen bilirkişi incelemelerinin yaptırıldığını, eksikliklerin giderildiğini, ... hakkında takipsizlik kararı verildiğini, ... ile ilgili Adalet Bakanlığınca dava açılmasına izin verilmediğini, kesinleşmiş mahkumiyet kararı olmadığı tetkik edilmiş olduğunu, istinaf ilamında yer alan tüm eksiklikler giderildiğini, ancak tüm bu inceleme ve tespitler neticesinde davacının iddialarının asılsız olduğunu, davacının davasını ispat edemediğini ve davanın reddedilmesi gerektiğini ve müvekkilinin mağduriyetine son vermek için karar verilmeyecekse bile tedbir kararının kaldırılması gerektiğini belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasını talep etmiştir.
İHTİYATİ TEDBİRE İLİŞKİN ARA KARARLAR: -İlk derece mahkemesinin 26/09/2023 tarihli ara kararıyla; "1-İhtiyati tedbir talebinin KABULÜ ile, İİK'nin 72/3. Maddesi uyarınca dava değerinin %15'i olan 193.708,80 TL nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubu teminat karşılığında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında İCRA VEZNESİNDEKİ PARANIN ALACAKLIYA VERİLMEMESİNE YÖNELİK İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE," karar verilmiştir. -İlk derece mahkemesinin 04/10/2023 tarihli ara kararıyla; "Mahkememizin 26/09/2023 tarihli ara kararı ile, "İİK'nin 72/3. Maddesi uyarınca dava değerinin %15'i olan 193.708,80 TL nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubu teminat karşılığında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında İCRA VEZNESİNDEKİ PARANIN ALACAKLIYA VERİLMEMESİNE YÖNELİK İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE," karar verildiği, istinaf kaldırma kararında davacı taraf iddialarının araştırılmasının istenildiği ve herhangi bir mağduriyete yol açmamak için verilen ihtiyati tedbir kararının usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşıldığı, yine döviz üzerinden açılan davalarda dava değerinin dava tarihindeki kur üzerinden hesaplanacağı anlaşıldığından davalı tarafın tedbirin kaldırılması ve teminatın güncel kur üzerinden alınması taleplerinin reddine" karar verilmiştir. -İlk derece mahkemesinin 04/04/2024 tarihli ara kararıyla; "Mahkememizin 26/09/2023 tarihli ara kararı ile, "İİK'nin 72/3. Maddesi uyarınca dava değerinin %15'i olan 193.708,80 TL nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubu teminat karşılığında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında İCRA VEZNESİNDEKİ PARANIN ALACAKLIYA VERİLMEMESİNE YÖNELİK İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE," karar verildiği, istinaf kaldırma kararında davacı taraf iddialarının araştırılmasının istenildiği ve henüz teknik incelemenin tamamlanmadığı anlaşıldığından davalı tarafın tedbirin kaldırılması talebinin reddine " karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin 27/06/2024 tarihli ara kararıyla; "Mahkememizin 26/09/2023 tarihli ara kararı ile, "İİK'nin 72/3. Maddesi uyarınca dava değerinin %15'i olan 193.708,80 TL nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubu teminat karşılığında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında İCRA VEZNESİNDEKİ PARANIN ALACAKLIYA VERİLMEMESİNE YÖNELİK İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE," karar verildiği, istinaf kaldırma kararında davacı taraf iddialarının araştırılmasının istenildiği ve İstanbul Üniversitesi-Cerrahpaşa Rektörlüğü Adli Tıp Ve Adli Bilimler Enstitüsü Müdürlüğü'ne yazılan yazı cevabı gelmediğinden henüz teknik incelemenin tamamlanmadığı anlaşıldığından davalı tarafın tedbirin kaldırılması talebinin reddine" karar verilmiştir. İlk derece Mahkemesi'nin 12/09/2024 tarihli ara kararıyla; "Mahkememizin 26/09/2023 tarihli ara kararı ile, "İİK'nin 72/3. Maddesi uyarınca dava değerinin %15'i olan 193.708,80 TL nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubu teminat karşılığında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında İCRA VEZNESİNDEKİ PARANIN ALACAKLIYA VERİLMEMESİNE YÖNELİK İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE," karar verildiği, istinaf kaldırma kararında davacı taraf iddialarının araştırılmasının istenildiği ve henüz teknik incelemenin tamamlanmadığı anlaşıldığından davalı tarafın tedbirin kaldırılması talebinin reddine" karar verilmiştir. İlk derece mahkemesinin istinafa konu 19/12/2024 Tarihli ara kararında; "..Mahkememizin 26/09/2023 tarihli ara kararı ile, "İİK'nin 72/3. Maddesi uyarınca dava değerinin %15'i olan 193.708,80 TL nakdi veya Mahkemece kabul edilecek kati süresiz ve muteber banka teminat mektubu teminat karşılığında, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında İCRA VEZNESİNDEKİ PARANIN ALACAKLIYA VERİLMEMESİNE YÖNELİK İHTİYATİ TEDBİR KARARI VERİLMESİNE," karar verildiği, istinaf kaldırma kararında davacı taraf iddialarının araştırılmasının istenildiği ve bu kapsamda teknik inceleme yaptırıldığı, teknik inceleme raporu göz önünde bulundurulduğunda tedbirin kaldırılması şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından; -Davalı vekilinin mahkememizin 26/09/2023 tarihli ara kararı ile tesis edilen ihtiyati tedbir kararına itirazının REDDİNE," Şeklinde karar vermiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemenin 26/09/2023 tarihli ara kararı ile davacının mesnetsiz tedbir talebini kabul ettiğini, kapak hesabı üzerinden yani 7.500.000-TL 'nin %15 'i olan 1.250.000-TL teminat yatırılması gerekirken, davacı tarafından dava dilekçesinde belirtilen harca esas 1.291,362-TL değeri üzerinden %15 teminat ile 193.708,80 TL yatırılması kaydıyla İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra takip dosyasında icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesine yönelik ihtiyati tedbir kararı verdiğini, Verilen tedbir kararı hatalı olduğu gibi dosyaya yatırılması gereken teminat miktarı da eksik yatırıldığını, Dava dilekçesinde her ne kadar harca esas değer 1.291,362-TL olarak belirtilmişse de 224.200 USD karşılığı olduğu da ayrıca belirtildiğini, Mahkemenin ise 26.09.2023 tarihli dolar kurunun 27.22-TL olduğunu dikkate alarak (224,200 USD X 27.22 TL = 6.102.724-TL nin %15 i olan) 915.408-TL şeklinde hesaplama yapması gerekirken, bu durumu göz ardı etmiş, itiraza rağmen teminat miktarını eksik hesaplamış olduğunu, teminat miktarının İİK 72/3 gereği tedbir kararı tarihindeki döviz kuru dikkate alınarak hesaplanması ile yeniden belirlenmesi ve talep konusu icra alacak tutarı üzerinden takdir edilerek arttırılmasını talep etmek gerektiğini, HMK Madde 396(1) gereği Durum ve koşulların değiştiği sabit olursa, talep üzerine ihtiyati tedbirin değiştirilmesine veya kaldırılmasına teminat aranmaksızın karar verilebileceğini, ihtiyati tedbir kararına karşı 19/11/2024 tarihli dilekçe ile tedbirin kaldırılması talep edildiğini, 26.01.2024 tarihli Adli Tıp kurumu raporunda, 13.05.2024 tarihli Jandarma Genel Komutanlığı İstanbul Jandarma Kriminal Labaratuvar Müdürlüğü uzmanlık raporunda ve 30.07.2024 tarihli İstanbul Üniversitesi- Cerrahpaşa Adli Tıp Ve Adli Bilimler Enstitüsü'nün müzekkere cevabında; inceleme konusu senedin açığa imzalı bir kağıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulmadığına yönelik kesin ve net bir tespitte bulunmak mümkün olmadığı, inceleme konusu belgenin açığa imzalı bir kağıttan bilgisayar çıktısı alınarak oluşturulup oluşturulamadığı hususunda teknik tespite gidilemediği dolayısıyla raporların lehlerine olduğunu, istinaf mahkemesinin istediği incelemelerin gerekli şekilde yapıldığını, Mahkemenin usul ve yasaya aykırı olarak davacı tarafın açıkça isimlerini verdiği özel kişileri kendilerinin muvafakati olmamasına ve itiraz etmelerine rağmen bilirkişi olarak atadığını, Bu durum usul ve yasaya aykırı olup, objektiflik ve tarafsızlık kriterlerinden de uzak ve hatalı bir karar olduğunu, Resmi kurumlardan alınan raporlar olup, birbiri ile de örtüştüğünü, ayrıca özel bir kurumdan yeni bir bilirkişi raporu alınmasına gerek olmadığını, İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Adli Tıp Bilimler Enstitüsü'nün 30.07.2024 Tarihli müzekkere cevabının da hüküm kurmaya elverişli olduğunu, adli tıp camiasının genel kabul görmüş, kesin ve net bir tespit yöntemi yokken sadece teorik ve bilimsel çalışma ve varsayıma dayalı bazı hususlarda bir inceleme yapılabileceği bildirilmişken tekrar bilirkişi incelemesi yaptırılması hem usul ve yasaya aykırı, hem usul ekonomisi yönünden hem de kesin ve kabul görmüş bir tespitin yapılmasının hali hazırda mümkün olamayacağından ve sözde varsayıma dayalı incelemeninde bazı hususlarda yapılabileceği belirtilmiş olduğundan dosyanın tekrar bilirkişiye gönderilmesi hatalı olup müvekkilini mağdur edeceğini, İstanbul Üniversitesi-Cerrah paşa Adli Tıp Ve Adli Bilimler Enstitüsü tarafından verilen müzekkere cevabında Prof. Dr. ... ve Dr. ...' davaya konu senet ile ilgili mahkemece talep edilen incelemenin ellerindeki ekipmanlar ve teknoloji ile yapılamayacağını, bu konuda teorik ve bilimsel çalışmaların halen devam ettiğini çeşitli makalelerin yazıldığını açıkça bildirmişken aynı bilirkişilerin atandığını, Yargıtay'ın da fizik ve grafolojik yönden inceleme yapılması gereken dosyalarda raporların mutlaka kesin bir kanaate dayanması gerektiğini belirttiğini, kesin kanaate dayanmayan raporun yok hükmünde olduğunu, Dilekçe ekinde sunulan davacı tarafından yazılıp imzalanan senet ve senede karşı yapılan takipte kayıtsız şartsız itirazı olmadığını takiplerde itirazdan feragat ettiğine ilişkin 04.03.2022 tarihli feragat belgesi aslının 18.12.2024'te Av.... tarafından mahkemeye sunulmasına rağmen mahkemenin bu belgeyi dikkate almadığını, davacının da beyan ve itirazda bulunmadığını, müvekkilinin mağdur olduğunu, icra dosyasındaki paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını, Aksi kanaatte olunması halinde tedbir kararı tarihindeki döviz kuru dikkate alınarak tespit edilecek bu bedel üstünden teminat miktarının yükseltilmesi yönünde karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Dava, İİK 72.maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit istemine ilişkindir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; 19/12/2024 Tarihli "ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın" kaldırılması istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta; ilk derece mahkemesince 26/09/2023 Tarihindeki ara karar ile ihtiyati tedbire hükmolunmuş, davalı vekilinin ihtiyati tedbire ve teminata yönelik itirazları ilk derece mahkemesinin 04/10/2023, 04/04/2024, 27/06/2024 ve 12/09/2024 Tarihli ara kararları ile reddedilmiş, davalı vekili 12/09/2024 Tarihli ara karardan önceki kararlar yönünden istinaf başvurmamıştır. Davalı vekilinin 12/09/2024 Tarihli ara karara ilişkin itirazı ise Dairemizin 2024/1324 Esas, 2024/1737 Karar sayılı, 07/11/2024 Tarihli kararı ile usulden reddedilmiştir. Bu durumda, önceki ara kararlar yönünden davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmadığı, 12/09/2024 Tarihli ara karara ilişkin istinaf isteminin Dairemiz incelemesinde usulden reddedildiği, davalı vekilinin istinaf dilekçesinde ileri sürülen bir kısım hususların önceki istinaf dilekçesinde de aynen yer aldığı, davalının istinaf dilekçesinde yer alan "Durum ve koşulların değiştiği" iddiasına konu husus ve taleplerin ise HMK 396 maddesi gereğince ilk derece mahkemesince değerlendirileceği, ilk derece mahkemesinin HMK 396. maddesine göre yaptığı değerlendirmeye göre verilecek kararlara karşı itiraz yolu açık ise de, HMK 395/3 ve 396/2 maddeleri gereğince İSTİNAF YASA YOLUNUN KAPALI OLDUĞU dikkate alındığında davalı vekilinin istinaf isteminin usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere; 1-6100 sayılı HMK'nın 395/3, 396/2 maddeleri gereğince, davalı vekilinin istinaf isteminin USULDEN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40TL harçtan, peşin alınan 427,60TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.27/02/2025