İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2023/1176 K.2024/1180
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1176 Esas
KARAR NO: 2024/1180 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/07/2023
NUMARASI: 2022/708 E. - 2023/578 K.
DAVANIN KONUSU: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/06/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; alacaklısının davalı ... A.Ş., borçlusunun dava dışı ... Org. Ltd. Şti. olan icra takibinden ötürü müvekkili şirketin adresine gelinerek, tamamı müvekkili şirket adına olan menkul mallar hakkında haciz tatbik edildiğini, işbu menkuller muhafaza altına almak istenirken, dosya borcunun tamamını karşılayacak miktarın, İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesinin 2014/709 Esas sayılı dosyasında tedbir talepli olarak açılan istihkak davasının teminatını teşkil etmek ve alacaklıya ödenmemek üzere icra veznesine depo edildiğini, anılan mahkemece tedbir kararı verilmediğinden, istihkak davasının teminatı olarak yatırılan paranın, İcra Müdürlüğünce borçludan tahsilat yapılmış gibi davalı yana ödendiğini, gerçek takip borçlusu ... Reklam yetkilisi ... tarafından da bu ödemeden sonra, başka mahalde haciz ve muhafaza altına alınan başka malların şirkete teslimi talep edilerek, İcra Müdürlüğünce malların şirket yetkilisine teslim edildiğini, tüm bu aşamalardan sonra da İstanbul 23. İcra Mahkemesince "konusu kalmayan davada, karar verilmesine yer olmadığına" karar verildiğini, tüm yönleriyle hatalı olan bu kararın taraflarınca temyiz edilmiş olup, temyiz incelemesinin henüz sonuçlanmadığını belirterek, mahkemece re'sen takdir edilecek nedenlerle, haklı davanın kabulü ile istirdat olarak ödenen 43.236,00 TL'nin ödeme tarihi olan 04/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ve ücreti vekaletin davalıya yüklenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın; açıklanacak sebeplerle davacı şirketin davasının kabulünün mümkün olmadığını, davacı şirketin İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesinde 2014/709 Esas sayılı dosya ile istihkak davası açtığını beyan ettiğini, istihkak davası soncunda verilen kararlar maddi anlamda kesin hüküm oluşturan kararlar olduğundan, davacı şirketin huzurdaki istirdat davasını açmakta hukuki yararının olmadığını, taraflarınca yapılan işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğunu ve icra prosedürünün gerektirdiği ölçüde hareket edildiği için iade yükümlülüklerinin bulunmadığını, yapılan ödeme borç ödemesi olduğundan ve haklı bir sebebe dayandığından geri istenemeyeceğini, sebepsiz zenginleşmenin söz konusu olmadığını, haciz adresinin borçlu ile alakalı olduğunu, şirketler arasında organik bağ bulunduğunu, muvazaalı hisse devir işlemlerinin yapıldığını ve mahcuzların borçlu şirkete ait sayıldığını savunarak, davacının haksız talepleri ile davasının reddini, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasını talep etmiştir.
MAHKEMENİN İLK KARARI: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/12/2018 tarih ve 2015/1050 Esas-2018/122 Kararıyla; "...Her ne kadar davacı ödeme yapmış ise de İİK md. 72 uyarınca davanın niteliğine göre; 3.kişi olan davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödemeden dolayı istirdat ve menfi tespit davasının icra takibinin borçlusu tarafından açılması gerekir. Bu tür davada, davacı sıfatı takip borçlusuna aittir. Takip konusu borç, 3.kişi tarafından, yani davacılar tarafından ödenmiş olsa bile; davacı sıfatı asıl borçluya aittir. Çünkü, burada borçtan kurtulan takip borçlusudur. Bu nedenle davacının aktif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine" karar verildiği, kararın davacı vekilince istinaf edildiği anlaşılmıştır.
DAİREMİZİN KALDIRMA KARARI: Dairemizin 07/10/2022 tarih ve 2022/1580 Esas-2022/1649 Karar sayılı kararıyla; "..Üçüncü kişi davacı vekilinin dava dilekçesinde, icra dosyasından adresine hacze gelinerek, haciz yapıldığını, istihkak davası açtıklarını, muhafaza tehdidi altında icra dosyasına dosya borcunu teminat olarak yatırarak, İcra Mahkemesinden paranın alacaklıya ödenmemesi yönünde tedbir talep ettiklerini, İcra Mahkemesince tedbir kararı verilmeyerek paranın alacaklıya ödendiğini ileri sürerek, ödediği paranın davalı alacaklıdan istirdadını talep ettiği anlaşılmakla, dava İİK'nun 72.maddesine dayalı olarak açılmış istirdat davası niteliğinde olmayıp, üçüncü şahıs tarafından açılan istirdat davası olup, mahkemece davanın davacı sıfatı bulunmadığından bahisle reddine karar verilmesi yerinde değildir. (Bkz. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10/02/2022 tarihli 2022/3-80 Esas-2022/107 Karar sayılı kararı) İstanbul ...İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde, davalı alacaklı tarafından ihtiyati haciz kararı alınarak davacının adresinde menkul haczi yapıldığı, davacının istihkak iddiasında bulunduğu, davacı tarafça istihkak davası açıldığı ve istihkak davasında verilen kararın Yargıtay incelemesinden geçerek düzeltilerek onandığı anlaşılmakla, mahkemece İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/408 E-2021/310 K sayılı dosyasının akıbetinin beklenerek karar verilmesi gerekirken, davacının husumet yokluğundan davanın reddine karar verilmesi yerinde görülmemiş, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına, dosyanın toplanan deliller, istihkak dosyası ve Yargıtay ilamı incelenerek, ödemenin haciz ve muhafaza tehdidi altında üçüncü şahsın ödemesi mi, yoksa borçlunun borcunun ödenmesi mi olduğu değerlendirilerek, karar verilmesi için mahkemesine gönderilmesine, davacı istinaf başvurusu kabul edilerek, mahkeme kararı kaldırıldığından, vekalet ücretine yönelik istinaf sebebinin incelenmesine yer olmadığına" karar verilmiştir.
DAİREMİZ KALDIRMA KARARI SONRASI MAHKEME KARARI: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/07/2023 tarihli 2022/708E. - 2023/578K. sayılı kararıyla; "...Tüm bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde de; Mahkememizce görülüp karara bağlanan davanın, üçüncü şahıs tarafından açılan ve haksız haciz tehdidi altında ödendiği iddia olunan paranın, sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı istirdatı istemine ilişkin olduğu, mahkememizce verilen 26/12/2018 tarih ve 2015/1050 Esas-2018/122 Karar sayılı "Husumet yokluğu nedeniyle usulden ret" kararının, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nin 07/10/2022 tarih ve 2022/1580 Esas-2022/1649 Karar sayılı kaldırma kararı ile kaldırıldığı, kaldırma kararı kapsamında eksikliklerin giderilerek, İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/408 Esas-2021/310 Karar sayılı dosyası aslının dosyamız arasına alındığı, dosyanın incelenmesinde az yukarıda ayrıntıları yazılı hususların tespit edildiği ve davanın 3. Kişi tarafından açılan İstihkak (Taşınır Mal Haczinden Kaynaklanan) davası olduğu, icra hukuk mahkemesi kararının incelenmesinde; haciz mahallinin davacı üçüncü kişi şirketin (aynı zamanda dosyamız davacısı) ticaret sicil kayıtlarındaki adresi olduğu, borçlu şirketin (... Limited Şirketi) adresi olmadığı, borçlu şirket yetkilisinin ya da çalışanlarının haciz mahallinde bulunmadığı, borcun doğduğu tarih itibariyle borçlu (... Ticaret Limited Şirketi) ile üçüncü kişi (aynı zamanda dosyamız davacısı) arasında organik bağ bulunmadığı, sırf eski ortağı ve yetkilisinin aynı kişi olması dolayısıyla borçtan üçüncü kişi şirketin sorumlu tutulamayacağı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verildiği, kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından, 12/01/2022 tarih ve 2021/7291 Esas-2022/203 Karar sayılı; "1-Davacı 3. kişi davasında haklı olmakla birlikte mahcuz mallar üzerindeki hacizler kaldırıldığından ve bu nedenle dava konusuz kaldığından haczedilen mallara yönelik istihkak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, -Davacı 3. kişinin ödenen paraya ilişkin olarak istirdat davası açmakta muhtariyetine, 2- İİK’nın 97/15. maddesinde aranan yasal şartlar oluşmadığından davacı 3. kişinin kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE" şeklinde verilen "Düzeltilerek Onama" kararı ile onandığı ve bu haliyle de; dosyamız davacısının, mahkememizde görülmekte olan dava açısından maddi anlamda kesin hüküm teşkil eden karar sonrası, icra dosya borcundan dolayı sorumlu tutulamayacağının ve ödemiş olduğu paranın da, dava dışı borçlu şirket (... Ticaret Limited Şirketi) adına değil, kendi adına ödendiği ve ayrıca davalı yanca da yapılan ödemenin dava dışı borçlu şirket adına yapıldığına ilişkin mahkememizde aksi yönde kanaat uyandıracak herhangi bir delil de sunulmadığı ve bu haliyle de; davacı yanca haksız haciz tehdidi altında ödenen paranın, sebepsiz zenginleşme hükümleri kapsamında davalı yandan istirdadı talebinde haklı ve hukuki yararının bulunduğu sonuç ve vicdani kanaatine ulaşıldığı" gerekçesiyle; -Davanın KABULÜ ile, -43.236,00-TL'nin, 04/11/2014 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan İSTİRDATI ile; davacıya VERİLMESİNE," karar verildiği görülmüştür.
İSTİNAF BAŞVURUSU: Davalı vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; davacı şirket nezdinde haciz işlemlerinin, İcra İflas Kanunu'na uygun şekilde gerçekleştirildiğini, davacı şirket ve dava dışı borçlu şirketin muvazaalı olarak hareket ettiklerini, şirketler arasında organik bağ olduğunu, ödemenin, borç ödemesi olduğunu, davacı şirketin, haciz adresinin kendisine ait olduğunu, haciz ve muhafaza konusu ile borç tutarının teminat olarak yatırıldığını ileri sürdüğünü, söz konusu iddiaların samimi olmadığını, haciz sırasında adreste hazır bulunan ...’nın borçlu şirketin eski firması olduğunu, borçlu şirketteki ortaklığını devrettiğini ve adresinin ... Dış Ticaret Limited Şirketi'ne ait olduğunu ileri sürdüğünü, ...’nın, hem borçlu şirketin, hem de üçüncü şahıs şirketin eski ortağı olduğunu, adreste yapılan evrak araştırmasında da masaların üzerinde ve bilgisayarda borçlu şirkete ilişkin 16 sayfa evrak bulunduğunu, üstelik her iki şirketin faaliyet konusu ve ortaklık konularının da benzer olduğunu, Dosyaya haciz ve muhafaza işlemlerini durdurmak için yatırılan paranın dosya borcuna ödeme olarak yatırıldığının kabulü gerektiğini, davacı şirket tarafından, adresin borçlu ile ilgili olduğu ve adreste haciz uygulanabileceği bilindiğinden ödeme yapıldığını, hukukumuzda, yapılacak haczin teminatla önlenmesine ilişkin yasal bir düzenleme bulunmadığını, somut olayda yapılan ödemenin borç ödemesi niteliğinde olduğunu, Yargıtay 12. Hukuk Dairesi'nin 03/06/2014 tarihli, 2014/14069 E. 2014/15998 K. Sayılı kararında da bu hususun belirtildiğini savunarak, açıklanan ve Dairece re'sen gözetilecek nedenlerle; istinaf başvurularının kabulü ile İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2022/708 E. 2023/578 K. Sayılı, 12/07/2023 tarihli kararının kaldırılarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: Dosya arasında bulunan İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ... Tic. Ltd. Şirketi ve ... Limited Şirkeri olduğu, 33.880,00 TL asıl alacak, 379,84 TL işlemiş faiz, 3.500,00 TL %10 karşılıksız çek tazminatı, 300,00 TL ihtiyati haciz vekalet ücreti, 71,10 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 38.130,94 TL alacak için 01/08/2014 tarihinde kambiyo senetlerine özgü takip yapıldığı, davacı ... Dış Ticaret Ltd. Şirketi tarafından kendisine ait işyerinde yapılan haciz nedeniyle 07 Ağustos 2014 tarihinde istihkak iddiasında bulunulduğu, bir kısım fatura örneklerinin sunulduğu, İcra Müdürlüğü tarafından 11/08/2014 tarihli karar ile alacaklıya İİK'nun 99. maddesi uyarınca İcra Hukuk Mahkemesinde istihkak davası açması için 7 günlük süre verilmesine karar verildiği, alacaklının bu karara karşı şikayet yoluna başvurması üzerine İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesince 2014/590 Esas, 2014/763 Karar sayılı kararı ile şikayetin kabulüne, şikayet konusu 11/08/2014 tarihli kararın iptali ile memurlukça İİK'nun 97. maddesi uyarınca işlem yapılmasına karar verildiği, istihkak iddiasıyla ilgili karar verilmek üzere dosyanın İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesine gönderildiği, 2014/682 Esas, 2014/824 Karar sayılı kararla takibin devamına, üçüncü şahsın istihkak davası açmakta muhtariyetine karar verildiği, 3 kişi vekilinin kapak hesabı yapılarak, ödenecek paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep ettiği, İcra Müdürlüğünce 04/11/2014 tarihli kararla üçüncü kişi tarafından icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine dair İcra Müdürlüğünce karar verilemeyeceğinden, talebin reddine karar verildiği, üçüncü kişinin dosyaya yatırdığı 48.236,00 TL'nin alacaklı vekilinin talebi üzerine banka hesabına 04/11/2014 tarihinde EFT yoluyla ödendiği, İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesinin 07/11/2014 tarihli kararıyla, 2014/709 Esas sayılı istihkak davasında icra dosyasına yatırılan paranın alacaklıya ödenmemesine dair tedbir talebinin reddine karar verildiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince Mali Müşavir ...'dan alınan 27/10/2017 tarihli bilirkişi raporunda; "...davacı ile davalı arasında ticari ilişki olmadığı, davalının dava dışı ... Tic. Ltd. Şti ve dava dışı ... Ltd. Şti den karşı İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasında belirtilen tutar kadar alacağı olduğu, bu alacağa karşı davacının İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyasına teminat olarak 48.236,00 -TL ödemede bulunduğu, davacının istirdat talebi için ise davanın çözümü aşamasında İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesinde 2014/709 E. Sayılı dava dosyası kararında konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmekle birlikte, yerel mahkeme kararı davacı tarafından temyiz edilmek üzere Yargıtay'a gönderildiği, Yargıtay kararının beklenilmesi gerektiğinin" belirtildiği görülmüştür. İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/408 Esas-2021/310 Karar sayılı dosyası aslının incelenmesinde, Davacısının (aynı zamanda dosyamız davacısı) 3. kişi; ... Dış Ticaret Ltd. Şti., davalılarının alacaklı (aynı zamanda dosyamız davalısı): ... A.Ş. İle Borçlu: ... Ticaret Limited Şirketi, dava konusunun: İstihkak (Taşınır Mal Haczinden Kaynaklanan) davası olduğu, ilk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucu; "...1-Davanın KABULÜ ile davacı tarafça depo edilen paranın davalı alacaklıdan alınarak davacıya İADESİNE, -Mahcuz mallar üzerindeki hacizler kaldırıldığından bu hususlarda karar verilmesine YER OLMADIĞINA, 2- Dava konusu 43.236,00 TL'nin %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davalı alacaklıdan alınıp davacıya ödenmesine..." karar verildiği, kararın davalı alacaklı yanca temyiz edilmesi sonucu, temyiz incelemesini yapan Yargıtay 12. Hukuk Dairesi tarafından, 12/01/2022 tarih ve 2021/7291 Esas-2022/203 Karar sayılı "Düzeltilerek Onama" kararı ile; "1-Davacı 3. kişi davasında haklı olmakla birlikte mahcuz mallar üzerindeki hacizler kaldırıldığından ve bu nedenle dava konusuz kaldığından haczedilen mallara yönelik istihkak talebi hakkında karar verilmesine yer olmadığına, -Davacı 3. kişinin ödenen paraya ilişkin olarak istirdat davası açmakta muhtariyetine, 2- İİK’nın 97/15. maddesinde aranan yasal şartlar oluşmadığından davacı 3. kişinin kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE" şeklinde karar verildiği, Yargıtay ilamının, 20/03/2022 tarihinde davacı üçüncü kişi vekili ile davalı alacaklı ... A.Ş vekiline, 16/05/2022 tarihinde de davalı-borçlu ... Ticaret Limited Şirketi'ne tebliğ edildiği, yasal süre içerisinde karar düzeltme yoluna gidilmediğinden verilen hükmün, 27/05/2022 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
G E R E K Ç E: Dava, davacının borçlu olarak yer almadığı icra takibinde işyerinde haczedilen malların haczini önlemek için icra dosyasına yatırdığını iddia ettiği ve davalı alacaklıya ödenen paranın istirdatı davasıdır. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davalı vekilinin davacıya ait iş yerinde yapılan haciz ve muhafaza işlemlerinin kanuna uygun olarak yapıldığı, dava dışı borçlu şirket ile davacı şirket arasında bağlantı bulunduğuna dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; tarafları aynı olan ve Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen İstanbul 23. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 2019/408 Esas-2021/310 Karar sayılı kararı ile, davacı şirket ile takip borçlusu dava dışı .. Dış Ticaret Ltd. Şti. arasında organik bağ bulunmadığı, haciz yapılan davacıya ait işyeri adresinin borçlu ... Dış Ticaret Ltd. Şti.,’nin adresi olmadığı, haczedilen menkullerin de borçlu şirketle ilgisi olmayıp davacı şirkete ait olduğu kesin hükme bağlandığından, davalı vekilinin buna ilişkin istinaf talebi yerinde bulunmamıştır. Davalı vekilinin davacı tarafından icra dosyasına yapılan ödemenin borcun ödenmesi amacıyla yapıldığının kabul edilmesi gerektiğine dair istinaf talebiyle ilgili yapılan incelemede; icra dosyasında mevcut haciz tutanağı, davacı vekilinin icra dosyasına sunduğu ödeme yapacaklarına dair talep dilekçesi birlikte değerlendirildiğinde; davacının icra dosyasına cebri icra tehdidi altında ve ihtirazi kayıtla ödemede bulunduğu, ihtirazi kayıtla yapılan ödemenin, üçüncü kişi olan davacının, borçlunun borcunu ödeme niyetiyle hareket etmediğini ortaya koyduğu, icra takibinin dava dışı borçlu aleyhine yapıldığı, davacı ile dava dışı borçlunun aynı şirket olduğunun ya da aralarındaki bağın ispat edilemediği, bu nedenle de davacının borcu ödemesi nedeni ile sebepsiz zenginleşenin davalı alacaklı olduğu, davacının ödediği bedelin, davalının malvarlığına dahil olduğu, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf taleplerinin reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 2.953,45 TL nispi harçtan, peşin alınan 823,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 2.129,70 TL eksik harcın davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4-İstinaf yargılama giderleri olarak; a)Davacı avansından kullanıldığı anlaşılan; 30,00 TL (posta-teb-müz) masrafının davalıdan alınarak, davacıya verilmesine, b)Davalı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına,5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 13/06/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.