Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2022/2239 K.2024/799
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2239
KARAR NO : 2024/799
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : GEBZE ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/12/2021
NUMARASI : 2018/1136 Esas - 2021/1001 Karar
DAVACI : COUTİNHO&FERROSTAAL GMBH -...
VEKİLİ : Av. ... -...
DAVALI : ÇEL-MER ÇELİK ENDÜSTRİSİ A.Ş.-...- ...
VEKİLİ : Av. ... - ...
DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 28/12/2018
KARAR TARİHİ : 06/05/2024
KR. YAZIM TARİHİ : 05/06/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı/borçlu aleyhine, davacı/alacaklı adına Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/52013 E. sayılı dosyası ile ... numaralı 475.509,71 Euro bedelli, 29.09.2012 düzenleme tarihli ve 28 Mart 2013 ödeme tarihli faturadan kaynaklı ilamsız icra takibine girişildiğini, takibe davalı vekili tarafından itirazda bulunulduğunu, itirazın takibi uzatmaya matuf kötü niyetli bir itiraz olduğunu, 04.03.2013 tarihinde davalı tarafın İflas Erteleme talebinde bulunduğunu, 15.03.2013 tarihinde Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/123 E. Sayılı ara kararı ile tedbiren borçlu aleyhine yapılan takiplerin durması, yeni takip açılmaması ve hacizlerin kaldırılması kararı verildiğini, bu sebeple bu dönemde müvekkili şirketin fatura bedeli kadar alacaklı olmasına rağmen icra takibine girişemediğini, müvekkili şirketin ara kararı öğrenince, İflas erteleme davasına alacaklı sıfatıyla müdahale dilekçesi verdiğini, 05.06.2013 tarihli duruşmanın 11 nolu ara kararıyla müvekkili şirketin feri müdahilliğine karar verildiğini, yargılama sırasında alınan 4 numaralı kayyım raporunda, kayyım ...'nın davalı/borçlunun mevcut borçlarına ve kapak hesaplarına dair Mahkemeye rapor sunduğunu, müvekkilinin alacağının kayyım tarafından kayıt altına alındığını davalı/borçlunun müvekkili şirkete asıl alacak olarak 475.509,71 Euro borçlu bulunduğu kapak hesabı gereği toplam borcunun 27/09/2013 tarihi itibariyle 552.771,48 Euro olduğunun rapor altına alındığını, yapılan yargılama sonucunda Gebze 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2013/123 E. 2013/896 K. sayılı kararı ile davalı/borçlunun 25.10.2013 günü saat 11.53 itibariyle iflasının 1 yıl süreyle ertelenmesine karar verildiğini, bu kararın Yargıtay tarafından 23.05.2014 tarihinde borca batıklık durumu olmadığı, davalının varlıklarının borçlarından 3.852.048,81 TL fazla olduğu gerekçesiyle bozulduğunu, bozmaya rağmen ihtiyati tedbir kararlarının devamına karar verildiğini, 19.11.2015 tarihinde görevsizlik kararı verilerek dosyanın Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'ne geldiğini, Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi 2018/7 E. Sayılı 2018/243 K. sayılı 19.03.2018 tarihli kararıyla davanın reddi ile ihtiyati tedbir kararının derhal kaldırılmasına karar verildiğini, hemen akabinde 25.06.2018 tarihinde davalı/borçlunun açtığı konkordato davasının da Mahkemece reddedildiğini, ret gerekçesi olarak; davalı/borçlunun 5 yıl iflas erteleme tedbirlerinden faydalandığı, emredici hüküm nedeniyle verilen geçici mühlet içerisinde konkordato ön projesindeki takvime uygun hareket etmeden, alacaklılar ile protokol imzalayıp, alacaklılara arasındaki eşitlik ilkesi ve garameten ödeme yapma kuralına riayet etmediği, konkordatonun bu haliyle başarı şansının olmadığının bildirildiğini, bu davada verilen geçici mühlet kararının da kaldırıldığını, bunun üzerine davalı/borçlu aleyhine Gebze 4. İcra Müdürlüğü nezdinde 2018/52013 sayısıyla ilamsız icra takibi açılabildiğini, bütün bu sürecin davalının kötü niyetinin ispatı açısından anlatıldığını, borca batık olmamasına rağmen davalının, borçlu olduğu firmalara ödeme yapmaya çalışmaktan çok, iflas erteleme ve konkordato şemsiyesi altında bu yükümlülüklerinden kurtulmaya çalıştığını, davalının itiraz dilekçesinde faturaların ödeme şeklinin revize edildiğinden bahsedilse de, iflas erteleme yargılama sürecinde hiçbir şekilde taraflarına borç yapılandırma teklifinde bulunulmadığını, bu yönde çaba göstermesi gereken borçlu taraf yerine, taraflarından kayyıma ulaşılmaya çalışıldığını ancak başarılı olunamadığını, davalının itiraz dilekçesinde bahsettiği, aynı faturaya dayalı daha önce iflas eden Erçelik Haddecilik San ve Tic. A.Ş. firması hakkında icra takibi başlatılmış olduğu iddiasının da gerçek dışı olduğunu, 2013 yılından itibaren borca haksız faiz işletildiği iddiasının da doğru olmadığını beyanla; davalı tarafından, Gebze 4. İcra Müdürlüğü 2018/52013 Esas sayılı takip dosyasında yapılan itirazın iptali ile takibin devamına; haksız itiraz sebebiyle takip rakamının %20 oranında davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine; davalının malvarlığı üzerine tedbir mahiyetinde ihtiyati haciz konulmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; İcra Müdürlüğünün 2018/52013 Esas sayılı takip dosyası ile müvekkili aleyhine yapılmış olan takip ile ödeme emrinin 12/11/2018 tarihinde taraflarına tebliğ olduğunu, 19/11/2018 tarihinde borca yasal süresi içinde itiraz edildiğini, davacı tarafın ödeme emri ile gönderdiği faturalara ilişkin zamanaşımı süresinin Borçlar Kanunu uyarınca dolduğunu, dolayısıyla söz konusu davanın usulden reddi gerektiğini, Borçlar Kanunu 147 madde uyarınca anapara faiz alacağının yıllık zamanaşımı süresine tabi olduğunu, Borçlar Kanunu Madde 147: "Aşağıdaki alacaklar için beş yıllık zamanaşımı uygulanır: 1. Kira bedelleri, anapara faizleri ve ücret gibi diğer dönemsel edimler." şeklinde olduğunu, dolayısıyla söz konusu alacağa işleyen faizin de zamanaşımına uğradığını, davacı tarafın müvekkili şirkete söz konusu alacakla ilgili ihtar göndermeksizin, müvekkili şirketi temerrüde düşürmeksizin icra takibi başlatıldığını, dolayısıyla söz konusu alacağın muaccel olmadığını, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2006/8151 E. 2007/10454 K.sayılı kararı uyarınca "Muaccel hale gelmemiş bir borç için de icra takibi yapılamayacaktır. Bu husus, takip koşuludur. Zira, İİK'nın 149/b madde hükmünde de alacağın muaccel olması aranmıştır." Yargıtay kararı uyarınca da belirtildiği gibi muaccel hale gelmemiş bir borç için icra takibi yapılamayacağından söz konusu alacağa ilişkin önce borçlu tarafın temerrüde düşürülecek alacağın muaccel hale getirilmesi ardından icra takibi başlatılması gerektiğini, bu sebeple yine davanın reddi gerektiğini, söz konusu faturaların içerikleri ile defter kayıtlarının örtüşmediğini, dolayısıyla gerçek borç miktarının tespit edilebilmesi için her iki şirket defterlerinin de incelenmesi gerektiğin beyanla müvekkili şirket hakkında açılmış bulunan itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın % 20’sinden az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... 1-Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davacının, davalı Çel-Mer Çelik Endüstrisi Anonim Şirketi'nin tasdik edilen konkordato projesine dahil edilen alacağı dışında geçici mühlet başlangıç tarihi olan 05/02/2019 tarihi itibariyle çekişmeli kalan 475.509,71.-Euro asıl alacak ve 5.667,03.-Euro takip sonrası işlemiş faizi olmak üzere 481.176,74.-Euro; ve 151.961,68.-TL harç, 98.598,17.-TL takip vekalet ücreti ve 46,30.-TL takip masrafı olmak üzere 250.606,15.-TL alacağı bulunduğunun TESPİTİNE, 481.176,74.-Euro ve 250.606,15.-TL alacakların davalı şirketin Mahkememizin 2021/359 Esas 2021/719 Karar sayılı dosyasında tasdik edilen konkordato projesine dahil edilmesine, konkordato yürürlükte bulunduğu sürece hüküm altına alınan alacağın konkordato koşullarına göre ödenmesine, konkordato ortadan kalktığı takdirde ise hüküm altına alınan alacağın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine,
2-Davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; "Konkordato Davasıyla Bağlantı ve Usul Yönünden; itirazın iptali davasına çekişmeli alacak davası olarak devam edilemez, konkordato projesinde var olan bir alacak mükerrer olarak projeye tekrar dahil edilmiştir. Davacının iddia ettiği alacak ile müvekkil şirket tarafından projeye dahil edilen alacağın aynı olup olmadığı hiç araştırılmamıştır. Bilirkişilerden bu yönde hiçbir şekilde rapor alınmamıştır. Konkordato komiser heyetinden rapor istenilmemiştir. Konkordato dosyası ve ekleri mevcut dosya içine alınıp incelenmemiştir. Alacağın varlığını ispat yükü alacaklıda olmasına rağmen borçlu olmadığını ispatlama yükü müvekkile yüklenmiş ve netice olarak aleyhine karar verilmiştir. Konkordato projesi faizsiz olarak tasdik edilmiştir. Mahkemece, itirazın iptali davasının çekişmeli alacak davası olarak resen değiştirmiş ve tespit hükmü kurmuştur. Bu hususun tarafımızca kabulü mümkün olmamakla birlikte bu durumda maktu harç ve vekalet ücretine hükmetmesi gerekirken nispi harç hesaplaması yapması müvekkilin ayrıca zarara uğramasına sebebiyet vermiştir. Öte yandan, reddedilen kısım bakımından davacı aleyhine de maktu harca hükmedilmesi gerekmektedir. Terditli şekilde hüküm kurulması hukuk tekniği yönünden doğru değildir. Teminat şartı yerine getirilmemiştir. Teminat dava şartlarından olduğundan mahkemece re'sen yargılamanın her aşamasında gözetilmesi gerekir. Bu nedenle, teminat şartı yerine getirilmediğinden kararın kaldırılması gerekmektedir.
Alacak İddiasının Esası Yönünden; müvekkil şirketin ticari kayıtlarında ve stok kayıtlarında söz konusu malların teslim alındığına dair hiçbir kayıt söz konusu değildir. Bu husus mahkemede açıkça dile getirilmiş; bilirkişi incelemesinde müvekkilin anılan malları teslim aldığına ya da ticari kayıtlarına işlediğine dair bir kayda rastlanmamıştır. Ayrıca, mahkemeden söz konusu malların hangi firmaya teslim edildiği konusunda 21.12.2020 tarihli (5) numaralı celsede bilirkişi incelemesi yapılması talep edilmiş ve bu talep hakkında olumlu veya olumsuz karar verilmeden, gerekçede bu hususta hiçbir açıklamaya yer verilmeden bilirkişi incelemesi yapılmaksızın dosya karara çıkarılmıştır. Müvekkil şirketin mahkeme kararına konu edildiği şekilde bir borcu bulunmamaktadır. İflasına karar verilen dava dışı üçüncü firma ile müvekkil şirket yetkilileri aynı olmasına rağmen farklı tüzel kişilikleri bulunmaktadır, eksik bilgi ve belgelerle, davacı tarafından dava ispat olunmadığı halde, müvekkil şirketin konkordatoda olması dikkate alınarak aleyhine olacak şekilde hatalı bir karar verilmiştir" beyanı ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, öncelikle İİK'nın 308/ç maddesi uyarınca davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, aksi takdirde davanın esastan reddine, aksi taktirde, dosyanın esasını etkileyecek mutlak derecede önemli deliller toplanmadan, bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmiş olması nedeniyle dosyanın eksiklikler doğrultusunda yeniden yargılama yapılmak üzere kaldırılmasına karar verilmesi karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davacı vekili cevap dilekçesinde özetle; "Davalı tarafın bu iddialarının tümü dava sürecinde çürütülmüştür. Erçelik Haddecilik firmasına açılan takipteki dayanak belgelerin işbu davadakinden farklı olduğu ortaya konmuştur. Davalı taraf dilekçesinde 308/ç maddesi gereğince icra takipleri düştüğü için takibe dayalı itirazın iptali davasının da düşmesi gerektiğini iddia ederek zorlama bir istinaf sebebi daha yaratmıştır. Zira bu maddede bahsedilen icra takipleri değil, takiplerde konulan hacizlerdir. Mahkemenin de çok doğru olarak belirttiği üzere; konkordato tasdik kararından sonra itirazın iptali davasında çekişmeli alacak yargılaması gibi yargılama yapılıp hüküm kurulmalıdır. Verilen hüküm de çelişkiden uzak her türlü ihtimali gözeten bir hüküm olmuştur. Almanya ile Türkiye arasında teminat muafiyeti konusunda ikili anlaşma olduğundan davada teminat zorunluluğu bulunmamaktadır" beyanı ile davalının istinaf taleplerinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER:Gebze Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 09/12/2021 tarih, 2018/1136 Esas - 2021/1001 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; satım sözleşmesi nedeni ile düzenlenen faturadan kaynaklı alacak için başlatılan takibe yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabul-kısmen reddine karar verilmiş karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosyanın incelemesinde; davalı/borçlu aleyhine, davacı/alacaklı tarafından Gebze 4. İcra Müdürlüğü'nün 2018/52013 E. sayılı dosyası üzerinden 475.509,71 Euro bedelli, 29.09.2012 düzenleme tarihli ve 28 Mart 2013 ödeme tarihli faturadan kaynaklı ilamsız icra takibi başlatıldığı, başlatılan takibe davalı borçlu tarafından itiraz edildiği, itiraz üzerine duran takibin devamı için eldeki davanın açıldığı, davalı şirket tarafından davanın reddinin talep edildiği, ilk derece mahkemesince açılan davanın kısmen kabulüne karar verildiği, verilen karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
Dosya kapsamında, UYAP kayıtlarının incelenmesinde; davalının konkordato talebi üzerine Gebze ATM'nin 22/10/2018 tarih 2018/485 Esas 2018/836 karar sayılı dava dosyasında davacıya 27/06/2018 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 3 aylık geçici mühlet verildiği, geçici mühletin 17/09/2018 tarihinde, 27/10/2018 tarihine kadar geçerli olmak üzere 1 ay uzatıldığı, 22/10/2018 tarihli duruşmada geçici mühletin kaldırılarak davanın reddine karar verildiği, kararın istinafı üzerine Dairemizin 05/12/2018 tarih 2018/29 Esas 2018/40 karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine ve konkordato tedbirlerinin kaldırılmasına karar verildiği,
Asıl ve birleşen davalarda Gebze ATM'nin 03/09/2020 tarih 2018/1059 esas 2020/374 karar sayılı dava dosyasında davalı Çel-Mer Çelik Endüstrisi A.Ş. 05/02/2019 tarihinde 3 aylık geçici mühlet kararı verildiği, yargılama sonunda konkordatonun tasdikine karar verildiği, kararın istinafı üzerine Dairemizin 26/04/2021 tarih 2021/657 esas 2021/782 karar sayılı kararı ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verildiği, kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada ilk derece mahkemesince 03/09/2021 tarih 2021/359 esas 2021/719 karar sayılı kararı ile konkordatonun adi alacaklar yönünden tasdikine karar verildiği, kararın istinafı üzerine Dairemizin 08/02/2022 tarih 2022/167 esas 2022/284 karar sayılı kararı ile istinaf istemlerinin esastan reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 6. HD'nin 24/11/2022 tarih 2022/1849 esas 2022/5479 karar sayılı kararı ile kararın onandığı anlaşılmıştır.
Eldeki davaya konu icra takibinin, Gebze ATM'nin 22/10/2018 tarih 2018/485 Esas 2018/836 karar sayılı dosyasında verilen geçici mühletin kaldırıldığı 22/10/2018 tarihinden sonra 09/12/2018 tarihinde ve Gebze ATM'nin 03/09/2020 tarih 2018/1059 esas 2020/374 karar sayılı dosyasında geçici mühlet kararının verildiği 05/02/2019 tarihinden önce başlatıldığı, takibe itiraz üzerine eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, dava devam ederken az yukarıda açıklandığı üzere davalının konkordato talebinin adi alacaklar yönünden kabulüne karar verildiği, konkordato dosyasında davacının alacak talebinin kabul edilmediği, ilk derece mahkemesince bilirkişiden 05/08/2019 tarihli raporun alındığı, ilk derece mahkemesince davanın asıl alacak, Gebze ATM'nin 03/09/2020 tarih 2018/1059 esas 2020/374 karar sayılı dosyasında 05/02/2019 tarihinde verilen geçici mühlete kadar işlemiş faiz, icra giderleri ve icra vekalet ücreti üzerinden kabulü ile konkordato projesine eklenmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
Açıklanan nedenlerle; dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde; usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak; davalı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden; istinaf başvurusunun esastan reddine, karar vermek gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca; Davalının İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE,
2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi uyarınca alınması gereken 215.908,44-TL İstinaf Karar Harcından, istinafa gelirken peşin alınan 53.978,00 TL'nin mahsubu ile bakiye 161.930,44 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302-(5) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
3-İstinaf Kanun Yoluna Başvurma Harcının hazineye gelir kaydına,
4-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden davalı taraf üzerinde bırakılmasına,
5-İstinaf eden davalı tarafından yatırılan, istinaf avansından kullanılmayan kısmın HMK'nın 333. maddesi uyarınca; ilk derece mahkemesince istinaf eden davalıya iadesine,
6-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
7-Gerekçeli kararın tebliği işlemlerinin kararın temyize tabi bulunması nedeniyle Dairemiz tarafından yerine getirilmesine,
İlişkin; Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren (2) hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 06/05/2024
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*