İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2023/3302 K.2024/2376
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO:2023/3302
KARAR NO:2024/2376
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:28/09/2023 tarihli Ek karar ( 15/06/2023 gerekçeli karar)
NUMARASI:2019/1175 E - 2023/478 K
DAVANIN KONUSU:Alacak
KARAR TARİHİ: 24/09/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; davacı şirketin davalının ... hesap numaralı abonesi olduğunu, İstanbul, Arnavutköy,... adresinde yer alan işyeri için tüketmiş olduğu elektrik bedellerini davalı şirkete ödediğini, ekte yer alan faturalardan da anlaşılacağı üzere bu güne kadar aylık fatura ortalaması 12.000 TL olduğunu ancak Mayıs 2019 dönemi için kesilen son 3 aya ilişkin fatura bedeli 82.139 TL olarak hatalı düzenlenmiş olduğunu, fahiş ve haksız 82.139 TL fatura bedeline karşılık davacı şirket tarafından itiraz dilekçesi sunulduğu halde itirazın reddedilmiş olduğunu, bunun üzerine haksız kesilen fatura bedelini ödemek zorunda kalan davacının alacaklı konuma geçtiğini, ilgili aylarda imalata ilişkin normal kullanım devam ettiğini elektrik sayacı hatalı ölçüm yaptığını, hatalı ve fahiş kesilen bu fatura bedelinin düzeltilmesi ve ödemiş olduğu fatura bedelinin iadesi için arabuluculuk görüşmesi yapıldığını, bundan da sonuç alınamadığını, bundan dolayı belirsiz alacak davası olarak işbu davanın açılması zorunluluğu doğduğunu, dava konusu 2019 Mayıs dönemine ilişkin haksız faturanın iptaline, haksız ve fazla ödenen fatura bedeli nedeni ile sonradan talep artırım dilekçesi ile artırılmak üzere şimdilik 1.000 TL ödemenin davalıdan tahsili ile davacıya iadesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde ;karşı taraf ile hesap mutabakatı yapılarak sulh olunmak üzere görüşmeler yapıldığını, görüşmeler sonucuna göre mahkemeye bilgi verileceğini ve esas hakkında ayrıntılı beyan yazılacağını ve davacının açmış olduğu haksız davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonunda ; yargılamada alınan 03/04/2023 tarihli bilirkişi raporu benimsenmek suretiyle, rapor gibi davacının davalıdan iadesini isteyebileceği bir tutar bulunmadığı gerekçesiyle ; Davacının davasının reddine, karar verilmiştir. Mahkemece verilen 15/06/2023 tarihli kararı,davacı vekili istinaf etmiştir. Mahkemece 28/09/2023 tarihli EK KARAR ile ; Mahkemenin 15/06/2023 tarihli gerekçeli kararının 11/09/2023 tarihinde davacı vekili ...'a e - tebligat ile tebliğ edildiği ve gerekçeli kararda 2 haftalık sürede kanun yoluna başvurabileceğinin bildirildiği,HMK.'nın 345. maddesi gereği istinaf süresi 2 hafta olup, davacının istinaf başvuru süresi 25/09/2023 tarihinde sona erdiğinden, istinaf başvurusunun süresinden sonra 26/09/2023 tarihinde yapılması sebebi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 346/1. maddesi gereğince süre nedeni ile reddine karar verilmiştir. Mahkemece verilen Ek Kararı davacı vekillerinden ... istinaf etmiş olup, davacı vekilince verilen istinaf dilekçesinde özetle; dosya muhtevası incelendiğinde görüleceği üzere davanın Av. .... ve yanında ...'lı çalışanları tarafından takip edildiği ,dava dilekçesi harici tüm dilekçelerin Av. ...tarafından dosyaya sunulmuş, duruşmaların Av. ... tarafından takip edilmiş olduğu, fakat Yerel Mahkeme tarafından gerekçeli kararın dosyayı aktif olarak takip eden Av. ...'e tebliğ edilmediği,yerel Mahkemenin işbu hatasından kaynaklı istinaf başvurusunun süresi dışında yapıldığı gerekçesi ile başvurunun reddedilmesinin hatalı olduğu ileri sürülerek,EK Kararın kaldırılmasına ve esas hükme yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesi talep edilmiştir. Ek karara yönelik istinaf sebeplerinin incelenmesi sonucunda ; sözkonusu davanın Av.... tarafından açıldığı ,bu avukatın bir kaç duruşmaya girdiği ve sonrasında vekillik görevinden istifa ettiğini bildirdiği,dosyada yargılama sırasında 6. ve 7. Celse duruşmalarına Av....'ın katıldığı,dosyada vekaletnamesinin bulunduğu,daha sonra başka avukatların duruşmalara girdiği , kararı istinaf eden av....'ün de dosyada vekaletnamesinin bulunduğu,gerekçeli kararın davacı vekillerinden Av....'a tebliği edildiği,istinaf süresi geçtikten sonra kararın davacı vekillerinden Av.... tarafından istinaf edildiği,tebligat yapılan avukatın vekillikten istifa ettiği veya azledildiğine ,vekillik görevinin sona erdiğine dair dosyada bir beyan veya bilgi bulunmadığı görülmektedir. Tebligat Yasasının 11/1 maddesinde , davada birden fazla vekille temsil edilme durumunda bunlardan birisine yapılan tebligatın geçerli olduğuna dair hüküm mevcut olup, ,dosyada vekaletnamesi bulunan avukata gerekçeli kararın tebliğinde Tebligat Kanunua aykırılık bulunmadığı,davacı vekilinin kararı yasal istinaf süresi geçtikten sonra istinaf ettiği,mahkemece davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 346/1. maddesi gereğince süre nedeni ile reddine karar verilmesinde de usul ve hukuka aykırılık bulunmadığından, davacı tarafın Ek Karara yönelik istinaf talebinin reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının 28/09/2023 tarihli EK KARARA yönelik istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, (davacının asıl kararın istinafına yönelik yatırdığı harçların karar kesinleştiğinde talebi halinde iadesine)İstinaf masrafının istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesinleştiğinde istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi.24/09/2024