İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/1793 K.2024/1460
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1793
KARAR NO : 2024/1460
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/12/2023 (Dava) - 29/12/2023 (Karar)
NUMARASI : 2023/267 D.İş Esas - 2023/267 D.İş Karar
DAVA : Tespit (D.İş)
TALEP : İhtiyati Tedbirin Kaldırılması Kararına İtiraz
BAM KARAR TARİHİ : 17/10/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2024
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 29/12/2023 tarih ve 2023/267 D.İş Esas - 2023/267 D.İş Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
Delil tespiti talep eden vekili talep dilekçesinde özetle; müvekkiline ait olan TR 2014 13592 B numaralı patent belgesi ile 17/11/2014 tarihinden itibaren 20 yıl süre ile "Yükte ve boştayken emniyetli kilitleme sağlayan kaldırma ve tutma amaçlı piston sistemi" buluş başlıklı ve TR 2020 10494 B numaralı patent belgesi ile 02/07/2020 tarihinden itibaren 20 yıl süre ile "Hidrolik ve Pnömatik Sistemlere Entegre Edilebilen Silindir Piston Sonlama Kapağı ve Tam Emniyetli Yükte Kilit Mekanizması" buluş başlıklı patentlerin sahibi olduğunu, Söz konusu TR 2014 13592 B numaralı ve TR2020 10494 B numaralı patentler ile koruma altına alındığını sınai mülkiyetlere ilişkin özet, tarifname ve çizimler ekte sunulduğu. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunun 85/2 maddesi;Patent sahibinin, izinsiz olarak yapılması hâlinde patent konusu ürünün üretilmesi,satılması,kullanılması veya ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle elde bulundurulması,patent konusu olan bir usulün kullanılması, kullanılmasının yasak olduğu bilinen veya bilinmesi gereken usul patentinin kullanılmasının başkalarına teklif edilmesi ve patent konusu usul ile doğrudan doğruya elde edilen ürünlerin satılması, kullanılması, ithal edilmesi veya bu amaçlar için kişisel ihtiyaçtan başka herhangi bir nedenle elde bulundurulmasının önlenmesini talep etme hakkı" bulunduğunun,, 159/1-2 maddesi ise: Bu kanun uyarınca dava açma hakkı olan kişilerin,dava konusu kullanımın,ülke içinde kendi sınai mülkiyet haklarına tecavüz teşkil edecek şekilde gerçekleşmekte olduğunu veya gerçekleşmesi için ciddi ve etkin çalışmalar yapıldığını ispat etmek şartıyla,verilecek hükmün etkinliğini temin etmek üzere,ihtiyati tedbire karar verilmesini mahkemeden talep edebileceğini,ihtiyati tedbirlerin kapsamının davacının durdurulması,sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere,bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara,tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması,herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesine durdurulması,sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere,bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara,tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde, Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil, bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması,herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesine dair olabileceğinin hüküm altına alındığını, müvekkilinin yapmış olduğu araştırmalar sonucu karşı tarafın izinsiz olarak,TR 2014 13592 B ve TR2020 10494 B numaralı patent belgeleri ile koruma altına alınan sınai mülkiyet haklarına tecavüz ederek ... markası ile bir çok araç için yükte ve boştayken emniyetli kilitleme sağlayan kaldırma ve tutma amaçlı piston sistemi imalatı yaparak sattığını ve yine imal ederek satışa sunduğu kabin kaldırma hidrolik silindirlerinde de tam emniyetli yükte kilit mekanizmasını kullandığının tespit edildiğini, karşı tarafın müvekkilinin sınai mülkiyet haklarına tecavüz edecek şekilde gerçekleşen kullanımına ilişkin delillerin,hemen tespit edilmemesi hâlinde kaybolacağı yahut ileri sürülmesi önemli ölçüde zorlaşacağından,mahkeme aracılığıyla uzman bilirkişi ya da bilirkişiler aracılığıyla tespiti ve tespit sonucuna dayalı olarak açılacak davalar sonucu verilecek hükümlerin etkinliğini temin için sınai mülkiyet hakkına tecavüz edilerek üretilen veya ithal edilen tecavüze konu ürünlere,bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara,tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde,Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dâhil,bulundukları her yerde elkonulması ve bunların saklanması,herhangi bir zararın tazmini bakımından teminat verilmesine karar verilmesini talep zorunluluğu doğduğunu belirterek, karşı tarafın adresi olan ... Mah. ... Mevkii no:.../... .../... adresinde keşif icrasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 15/05/2024 TARİHLİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...Talep eden vekili karşı tarafın kullanımının tecavüz oluşturduğu gerekçesi ile ihtiyati tedbir istediğinden, tescilin varlığı konusunda sunulan kanıtlar ile ön kanaat edinilmekle ihtiyati tedbir isteminin 200.000 TL nakit veya kesin banka teminat mektubunu ibraz etmesi halinde kabulüne, Karşı tarafın davacının TR 201413592 B ve TR 2020 10494 B numaralı patentlerine tecavüz ederek ürettiği veya ithal ettiği ürünlere, bunların üretiminde münhasıran kullanılan vasıtalara ya da patenti verilmiş usulün icrasında kullanılan vasıtalara, tecavüze konu ürünler dışındaki diğer ürünlerin üretimini engellemeyecek şekilde Türkiye sınırları içinde veya gümrük ve serbest liman veya bölge gibi alanlar dahil bulundukları her yerde el konulmasına ve bunların yediemin olarak talep eden tarafa verilmesine, ..." şeklinde karar verilmiştir.
Karara, karşı taraf vekili tarafından itiraz edildiği, yerel mahkemece itirazın duruşmalı olarak değerlendirilmesine karar verildiği anlaşılmıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN 27/06/2024 TARİHLİ ARA KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...Tedbir kararından itibaren yasal süresi içerisinde dava açılmadığından itiraz edenin itirazının kabulüyle mahkememizin 06/06/2024 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına..." şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
İhtiyati tedbir talep eden vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme ara kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir kararının 15/05/2024 tarihinde verildiğini, kararın kendilerine 24/05/2024 tarihinde tebliğe çıkartıldığını, mahkemece ön koşul olarak belirlenen teminatın 27/05/2024 tarihinde mahkeme veznesine nakit olarak yatıldığını ve aynı tarihte tedbirin uygulanmasını talep ettiklerini, yerel mahkemece 28/05/2024 tarihinde İzmir İcra Tevzi Bürosuna ihtiyati tedbir kararının infazı için yazı yazıldığını, ihtiyati tedbir kararının uygulanmasına ilişkin yazının İzmir 9. İcra Dairesine tevzi edildiğini ve anılan daire tarafından 29/05/2024 tarihinde dosya açılarak vekil kaydının yapıldığını ve aynı gün telefonla bilgilendirildiklerini, HMK'nun 393/2 maddesi ve mahkeme hükmü gereği İzmir İcra Dairelinin ihtiyatı tedbir kararının uygulanma mercii, ilk derece mahkemesinin ise karar mercii olduğunu, yerel mahkemeye yazı yazılmamış olsa dahi mahkemece resen ihtiyati tedbir kararının uygulanma mercii olan İzmir İcra Dairelerine yazı yazılması gerektiğini, müvekkili adına İzmir Fikri ve Sınai Mahkemesinde 2024/114 Esas sayılı esas hakkındaki davanın 14/06/2024 tarihinde iki haftalık süresi içinde açıldığını, yerel mahkemece tedbirin kaldırılmasıyla, yıllardır haksız şekilde müvekkilinin sınai mülkiyet haklarına tecavüz ederek üretim ve satış yaparak ekonomik kazanç elde eden karşı tarafa aynı tecavüzü sürdürme olanağı sağlandığını, karşı tarafın müvekkilinin sınai mülkiyet haklarına tecavüz ederek üretim ve satış yaparak ekonomik kazanç elde etmeye devam etmek istediğini belirterek, yerel mahkemenin 27/06/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına ilişkin kararın kaldırılarak ihtiyati tedbirin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; 6100 sayılı HMK'nın 400. vd. maddeleri uyarınca delil tespiti istemine ilişkindir.
Talep ise; İhtiyati tedbirin kaldırılması kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece; delil tespiti ile birlikte istenilen ihtiyati tedbir kararına itirazın kabulüne karar verilmiş olup, karar talep eden vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi HMK.nun 355. maddesi uyarınca istinaf sebebleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
28/07/2020 Resmi Gazetede yayınlanan 7251 sayılı Yasa'nın 34.maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nun 341/1.maddesinde "(1)İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:
a)Nihai kararlar.
b)İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar" hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Yasanın 346/1. maddesi gereğince “İstinaf dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf kanun yoluna başvurulabilir. (HMK 346/2 fıkrası)
Bu açıklamalara öre; somut olayda tespit isteyenin talebi, delil tespiti istemine ilişkin olup HMK'nun 341. maddesi anlamında nihai karar niteliğine sahip eda davası vasfında değildir.
HMK'nun 341. maddesinin başlığı "İstinaf Yoluna Başvurabilen Kararlar" olup maddede aleyhinde istinaf yoluna başvurulabilen kararlar sınırlı bir şekilde sayılmıştır. Delil tespitine ilişkin mahkeme kararları, maddede sayılan nihai kararlardan olmadığından bu karar aleyhine istinaf yoluna başvurulamaz. Buna göre, asıl talep hakkında verilen karar istinafı kabil değilse, bu asıl talebe bağlı olarak istenilen geçici hukuki koruma tedbirleri hakkındaki kararlara karşı da istinaf yolu kapalıdır.
Açıklanan nedenlerle; iş bu ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik ara karara yönelik istinaf başvurusunun (istinaf dilekçesinin) ortada istinafı kabil bir karar bulunmadığından istinaf kanun yoluna başvurulamayacağından, tespit talep edenin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Tespit talep edenin istinaf başvurusunun HMK'nın 341-(1) ve 346-(1) maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-İstinaf eden tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının ve 1.169,40 TL istinaf başvuru harcının istek halinde mahkemesince istinaf edene iadesine,
3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf eden tarafın istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
5-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(3) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
6-Dosyanın mahkemesine iadesine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-ç maddesi uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 17/10/2024