İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2023/1659 K.2023/1553
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1659
KARAR NO: 2023/1553
KARAR TARİHİ: 29/12/2023
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 16/10/2023
NUMARASI: 2023/610 Esas (Derdest)
DAVA: Tespit
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 29/12/2023
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: Davacı vekili 19/06/2023 tarihli dilekçesinde özetle; 12/01/2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararlarına dayanak olan hisse dağılımının hatalı olduğunu, buna bağlı olarak alınan genel kurul kararının da yok hükmünde olacağını, müvekkillerinin toplam hisse oranının %40 olduğunu, davalı şirket tarafından alınan 12/01/2023 tarihli olağanüstü genel kurul kararında müvekkillerin hisselerinin daha düşük olarak belirtilerek sermaye artışı yapıldığını, toplantıda dayanak alınan hisse dağılımının hatalı olduğunu, batıl karara dayanılarak yapılan sermaye artışına ilişkin kararın da her halukarda batıl durumda olduğunu, davalı şirketin yönetim kurulu üyesi olan ...'ın kötü niyetli olduğunu, MK Madde 2'de belirtilen dürüstlük kuralına aykırı hareket ettiğinin, alınan genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının TBK 27. Maddesine de aykırı olduğunun sabit olduğunu, ilgili genel kurul kararı ve yönetim kurulu kararlarının bu açıdan da batıl olduğunun açık olduğunu, alınan kararın müvekkillerinin haklarını ortadan kaldırmak, mirasbırakan baba ve eşten kalan haklarını engellemek, zayi etmek adeta gasp etmek için alındığı ve dürüstlük kurallarına aykırı olduğunun açık olduğunu, davalı şirketin alınan genel kurul kararından müvekkillerin haberdar olmamasının için dürüstlük kuralına ve emredici kurallara aykırı hareket ettiğini, müvekkil şirket tarafından talep edilmesine rağmen hiçbir bilgi, belge ve yönetim kurulu kararını müvekkili ile paylaşmadığını, müvekkillerine daha önceki genel kurul davet ile bildirilmesine rağmen iadeli taahhütlü mektupla bildirim yapılmadığını, vekil olarak birçok ihtarname gönderilmesine rağmen kendilerine bir bildirim gerçekleştirilmediğini, davet gönderilmediğini, müvekkilince gönderilen Bursa ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 28/02/2023 tarihli ihtarnamesine rağmen müvekkilleri ile hiçbir bilgi paylaşılmadığını, yönetim kurulu kararlarının müvekkillerinin incelemesine açılmadığını, ilgili genel kuruldan davalı şirket ve yönetim kurulunun kötü niyetli çabalarına bağlı olarak haberdar olamadıklarını, kötü niyetli işlemlerin hukuk düzeni tarafından korunmasının mümkün olmadığını, müvekkilleri açısından genel kurulun iptaline ilişkin sürenin geçmediği kabul edilerek 12.01.2023 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulda alınan kararların uygulanmasının tedbiren durdurulmasına, 2022 yılı içerisinde tarih ve sayısı müvekkillere bildirilmeyen ve müvekkillerinin payını azaltan dayanaksız yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun veya batıl olduğunun tespitine, davalı şirket tarafından 12.01.2023 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulda alınan kararların genel kurula çağrının TTK m. 414'e uygun olarak yapılmamış olması ve kanunun emredici hükümlerine aykırılık sebebiyle yoklukla malul olduğunun tespitine, Mahkeme aksi kanaatte ise davalı şirket tarafından 12.01.2023 tarihinde gerçekleştirilen olağanüstü genel kurulda alınan kararların TTK m. 462/3 hükmüne ve sermayenin korunması ilkesine aykırı olması sebebiyle TTK m. 447 gereğince batıl olduğunun tespitine, geçerli bir sermaye artırım kararı alınmamış olması ve yukarıda açıklanan diğer sebeplerle davalı şirketin 13.01.2023 tarihli 2023/01 sayılı ortakların rüçhan hakkını kullanmasına ilişkin yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu ara kararı veren ilk derece Mahkemesi tarafından ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda, "..ihtiyati tedbir kararı verebilmek için hâkimin somut sebep göstermesi ve ihtiyati tedbir kararının haklılığını ortaya koyacak delil değerlendirmesi yapması ve yaklaşık ispat ölçüsüne yaklaşması gerekli olup davacı vekili tarafından dosyaya sunulan bilgi ve belgeler somut delil kabul edilip haklılık konusunda yaklaşık ispat ölçüsü kriterine uymaması nedeniyle ihtiyati tedbir talebinin reddine..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkillerinin TTK md. 414'e aykırı şekilde iadeli taahhütlü posta ile davet edilmediği genel kurul toplantısında pay oranlarının hukuka aykırı şekilde düşürüldüğünü, davalı şirket son üç yılda kar dağıtmamasına karşılık iç kaynaklı artırım yapmadan hukuka aykırı şekilde dış kaynaklı sermaye artırımı yaptığını, müvekkillerinin payını azaltan, hiçbir dayanağı bulunmayan ve özel denetim raporları ve bakanlık temsilcisi ile yapılan toplantı ve tescillere aykırı yönetim kurulu kararının yoklukla malul olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkillerinin hak sahiplikleri tehdit edilmekte ve gasp edilmekte olup, şartları oluşan ihtiyati tedbirin reddine yönelik ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiğini, mahkeme kararının gerekçesinin, somut dava ile ilgisi olmayan gerekçelerle kopyala / yapıştır yapılarak tanzim edildiğini, somut olayda ihtiyati tedbir kararının şartlarının oluştuğunu, İstinaf taleplerinin kabulü ile Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16.10.2023 tarihli ara kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep; 12.01.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararların uygulanmasının tedbiren durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik kararın kaldırılması ve ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi gereğince davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin yazılı görüşü alınarak değerlendirme yapılmıştır. Genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulması talebinin reddine yönelik istinaf talebi yönünden yapılan değerlendirmede; TTK'nın 449. Maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Anılan maddede mahkemeye tanınan takdir hakkı tamamlayıcı hukuk kuralı HMK 389 vd.maddelerinde yapılan düzenleme kapsamında ve buna uygun olarak kullanılması gerekir. 6100 Sayılı HMK'nın 389/2.maddesinde " Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir."; aynı yasanın 390.maddesinde "tedbir talep eden taraf dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." düzenlemelerine yer verilmiştir.TTK'nın 447.maddesinde genel kurulun, özellikle pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan, kararları batıl olduğu düzenlenmiştir.TTK'nın 421.maddesi uyarınca Kanunda veya esas sözleşmede aksine hüküm bulunmadığı takdirde, esas sözleşmeyi değiştiren kararlar, şirket sermayesinin en az yarısının temsil edildiği genel kurulda, toplantıda mevcut bulunan oyların çoğunluğu ile alınır. İlk toplantıda öngörülen toplantı nisabı elde edilemediği takdirde, en geç bir ay içinde ikinci bir toplantı yapılabilir. İkinci toplantı için toplantı nisabı, şirket sermayesinin en az üçte birinin toplantıda temsil edilmesidir. Bu fıkrada öngörülen nisapları düşüren veya nispî çoğunluğu öngören esas sözleşme hükümleri geçersizdir. Somut olayda, davalı şirketin 7 ortaklı bir şirket olduğu, 44.000.000 TL sermaye karşılığı 44.000 adet nama yazılı hisseden 34.047 adet payın asaleten, 1 adet payın vekaleten davaya konu olağanüstü genel kurul toplantısına katıldığı, davacıların toplantıda yer almadığı, anılan toplantıda şirket ana sözleşmesinin sermaye başlıklı 6. maddesinin tadil edilerek şirketin sermayesinin 44.000.000 TLden 100.000.000 TLye çıkartılması ve 90.046.106 adet paya karşılık 90.046.106,00 TLsinin ... , 1.000 adet paya karsılık 1.000,00 TLsinin ..., 1.000 adet paya karsılık 1.000,00 TLsinin ..., 2.487.973,5 adet paya karşılık 2.487.973,50 TL'sinin ... , 2.487.973,5 adet paya karşılık 2.487.973,50 TL'sinin ..., 2.487.973,5 adet paya karşılık 2.487.973,50 TL'sinin ..., 2.487.973,50 adet paya karşılık 2.487.973,50 TL'sinin ... ait olduğu, önceki sermayeyi teşkil eden 44.000.00 TL'sinin iç kaynaklar ve ortaklar cari hesabından karşılanarak ödendiği bu defa artırılan 56.000.000 TL'sının SMMM ... 10/01/2023 tarih ve 2023/01 sayılı raporuna göre arttırılan tutarın 9.340.000,00 TLsinin 331 ortaklara borçlar hesabından, geriye kalan 46.660.000,00 TL'sinin nakden karşılandığı, nakden arttırılan sermayenin en az %25'inin tescilden önce ödenecek olup, geriye kalan kısmının yönetim kurulunun alacağı kararlara göre en geç 24 ay içinde ödeneceği yönünde karar alındığı anlaşılmıştır.Anonim şirketlerde genel kurul toplantısına çağrı usulü TTK 414. maddesinde açıklanmıştır. Anılan madde hükmü gereğince, genel kurul, toplantıya esas sözleşmede gösterilen şekilde, şirketin internet sitesinde ve Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde yayımlanan ilanla çağrılır. Çağrının usulüne uygun yapılmaması çağrıya dair bir eksiklik olup, çağrıdaki usulsüzlüğün yaptırımı, genel kurula katılmayan ortağa kararlara muhalefet şerhi yazdırmadan süresinde dava açma hakkı vermesidir. Bunun dışında alınan kararların kanuna, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı bulunduğunun davacı tarafından ayrıca kanıtlanması gerektiği gibi çağrı usulsüzlüğü nedeniyle toplantıya katılamamanın, kararın neticesine etkili olduğunun saptanması zorunludur. Eldeki davada, davalı şirketin davayı konu sermaye artırımına ilişkin kararı da içeren 12.01.2023 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan kararlarının yoklukla malul veya batıl olduğu hususunda dosyanın geldiği aşama itibariyle davacı haklılığının yaklaşık olarak ispatı ölçüsünde delil bulunmadığından ilk derece mahkemesince davaya konu genel kurul kararının icrasını geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi ara kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-İhtiyati tedbir talep eden davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İstinaf yoluna başvuran ihtiyati tedbir talep eden davacılar tarafından yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 29/12/2023