İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2024/1098 K.2024/1193
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1098 Esas
KARAR NO: 2024/1193
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 16/07/2024
NUMARASI: 2022/157 Esas, 2024/538 Karar
DAVANIN KONUSU: İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Talebi (İİK 235)
KARAR TARİHİ: 17/10/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle kira bedellerinin ödenmediğini, çekilen ihtar sonrası davalı tarafça verilen sürede kira borcunun ödenmemesi üzerine sözleşmenin feshedildiğini, fesihten sonra davalı şirketin iflas ettiğini, kira alacağı için iflas masasına alacak başvurusunda bulunduğunu, ancak bu talebin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle reddedildiğini belirterek alacağın iflas masasına kayıt kabulü ile sıra cetveline kaydedilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı tarafça cevap dilekçesi sunulmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; bilirkişi raporu esas alınarak davanın kısmen kabulü ile 225.281,45 TL alacağın İstanbul Anadolu ... İflas Müdürlüğünün ... iflas sayılı dosyasında masaya kayıt ve kabulüne, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı taraf mahkemece alınan bilirkişi raporunda alacak miktarının eksik hesaplandığını belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, finansal kiralama sözleşmesi nedeniyle doğan alacağın iflas masasına kayıt kabulü ile sıra cetveline kaydı istemine ilişkindir.Mahkemece, iflas tarihi itibariyle davalının mevcut 44.473,00- TL kira borcunun bulunduğu, sözleşmenin feshi sebebiyle ileri tarihli kira bedellerinden dolayı da davalının 225.281,45 TL borcu olduğu gerekçesiyle 225.281,45-TL üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.Ancak mahkemece gerekçeli kararda, aslında davalının iflas tarihi itibariyle toplam 269.745,45 TL borcunun olduğu, bu miktar üzerinden hüküm kurulması gerektiği açıklanarak sehven 225.281,45 TL üzerinden hüküm kurulduğu belirtilerek gerekçe ile kısa karar arasında çelişki bulunmaması adına kararda değişiklik yapılmadığı açıklanmıştır.Davacı vekili hükmü istinaf etmiştir.6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup HMK’nın 297/2. ve 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da imkansız kılmaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/3006 Esas 2022/5241 Karar Sayılı ilamı).Somut olayda, mahkemece kısa kararda ve gerekçeli kararda 225.281,45-TL üzerinden hüküm kurulmuştur. Ancak gerekçeli kararda aslında davacı alacağının hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre 269.745,45 TL olduğu belirtilmiştir. Bu şekilde gerekçe kendi içerisinde çelişkili olduğu gibi ayrıca gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı da anlaşılmakla HMK'nın 298/2 maddesinde belirtildiği üzere gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağından söz konusu madde hükmüne aykırı şekilde tesis edilen karar usul ve yasaya uygun değildir. Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 353/1a-4.bendi gereğince usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere;1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE,2-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/157 Esas, 2024/538 Karar sayılı ve 16/07/2024 tarihli kararının HMK'nın 353/1a.4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE,4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL istinaf harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,5-Davacı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.17.10.2024