Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesi E.2024/1757 K.2024/1582
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/1757 - 2024/1582
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N
K A R A R I N K A L D I R I L M A S I)
ESAS NO : 2024/1757
KARAR NO : 2024/1582
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN:
MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ : 28.03.2024
ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/100 E., 2024/255 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALILAR
Davacı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ :
İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ :
Davacı vekili, Müflis ... Taahhüt ve Sanayi A.Ş. lehine, imzalamış olduğu kredi sözleşmelerine istinaden krediler kullandırıldığı, diğer davalılar ve dava dışı ...'nun kullandırılan kredilerin müteselsil kefilleri olduğu, Kredi sözleşmelerine istinaden kredi hesaplarının kapatıldığı, borçlu ve kefillere Ankara 18. Noterliği'nin 01.08.2013 tarih ve 26691 yevmiye no'lu ihtarnamesi ile kredi borçlarının ödenmesi ihtar edilmiş ise de müspet bir netice alınamadığı, davalılar hakkında anılan ihtarnamede yer alan 31.07.2013 kat tarihi itibariyle 4.565.800,65 TL, 908,77 EUR komisyon ücreti, 277.548,66 USD muhabir banka masraf/komisyonundan oluşan nakit alacak ile 7.293.049,80 EUR ve 12.000,- TL teminat mektubu ve 2.890,- TL çek riskinden oluşan gayrinakdi alacağın tahsilini temin için ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu ve söz konusu talebin Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/387 D. İş sayılı dosyasından 20.08.2013 tarihinde ihtiyati haciz kararının alındığı ve Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2013/12450 E. sayılı dosyasından infaz edildiği, davalı borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı infaz edilmekle birlikte bugüne kadar esas takibe geçilemediği, davalı borçlular hakkında esas takibe geçilememesinin nedenlerinin kronolojik olarak aşağıda belirtildiği, Davalı borçlular tarafından (kapatılan) Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/273 E. Sayılı dosyasından açılan iflas erteleme talepli iflas davasında, 30.11.2012 tarihinde borçlu şirketler hakkında takip başlatılmaması yönünde tedbir kararı verildiği, Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/273 E. sayılı dosyasından 12.03.2013 tarihinde davalı borçluların iflasının 1 yıl süre ile ertelenmesine karar verildiği, Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/273 E. sayılı dosyasından 12.03.2013 tarihinde verilen iflas erteleme kararının Yargıtay 23. HD.'nin 21.02.2014 tarih, 2013/7061 E. ve 2014/1234 sayılı kararı ile bozulduğu, Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2012/273 E. sayılı dosyasından 01.12.2014 tarihinde davalı borçlu şirketler hakkında ihtiyati haciz kararı alınmaması, icra takibi yapılmaması, mevcut ihtiyati hacizlerin durdurulması kararı verildiği, Yargıtay 23. HD'nin 21.02.2014 tarih, 2013/7061 E. ve 2014/1234 K. sayılı bozma kararı hakkında yapılan karar düzeltme talebinin, aynı Daire'nin 12.01.2015 tarih, 2014/6696 E. ve 2015/37 K. sayılı kararı ile reddedildiği, İflas erteleme kararının bozulması üzerine, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2015/167 E. Sayılı dosyasından (Ankara 16. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin kapatılması nedeni ile doya bu Mahkemeye tevzi edilmiştir.) yapılan yargılama sonucunda 23.12.2015 tarihinde davalı borçlu şirketlerin iflasına karar verildiği, davalı borçlular hakkında verilen 23.12.2015 tarihli iflas kararının Yargıtay 23. HD.'nin 07.12.2016 tarih, 2016/2642 E. ve 2016/5307 K. sayılı kararı ile bozulduğu, Yargıtay 23. HD.'nin 07.12.2016 tarih, 2016/2642 E. ve 2016/5307 K. sayılı bozma kararı hakkında yapılan karar düzeltme talebinin, aynı Daire'nin 22.06.2017 tarih, 2017/743 E. ve 2017/1937 K. sayılı kararı ile reddedildiği, 23.12.2015 tarihli iflas kararının Yargıtay tarafından bozulması üzerine, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi dosyasının 2017/496 E. numarasını aldığı ve Mahkemece 24.07.2017 tarihinde bozma nedeni ile eski haline dönüldüğü, mahkemece borçlu şirketler hakkında daha önce verilen tedbir kararlarının devam ettiğine karar verildiği, Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2017/496 E. sayılı dosyasından 22.11.2017 tarihinde direnme kararı vererek, borçlu şirketler hakkında iflas kararı verdiği, ayrıca kararda daha önce verilen tüm tedbir kararlarının kaldırılmasına karar verildiği, Davalı borçlular hakkında direnme yolu ile verilen 22.11.2017 tarihli iflas kararının Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.02.2022 tarih, 2018/986 E. ve 2022/118 K. sayılı kararı ile bozulduğu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.02.2022 tarih, 2018/986 E. ve 2022/118 K. sayılı bozma kararı hakkında taraflarınca ve davalı borçlu şirketlerce karar düzeltme talebinde bulunulduğu, ancak bozma kararının henüz kesinleşmediği, davalı borçlular hakkında Ankara 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2013/387 D. İş sayılı dosyasından 20.08.2013 tarihinde, Ankara 18. Noterliği'nin 01.08.2013 tarih ve 26691 yevmiye no'lu ihtarnamesine konu ve ihtarnamenin açıklama kısmının; 1. ve 2. maddesinde yer alan 4.565.800,65 TL nakit,3. maddesinde yer alan 908,77 EUR komisyon ücreti, 4. maddesinde yer alan 277.548,66 USD muhabir banka masraf/komisyonundan oluşan nakit alacak, 5. ve 6. maddesinde yer alan 4 adet çek garanti tutarı bedeli olan 2.890,- TL,7. maddesinde yer alan 2 adet EUR cinsinden meri teminat mektubundan kaynaklı toplam 7.293.049,80 EUR gayrinakit, 8. maddesinde yer alan 1 adet 12.000,- TL tutarında meri teminat mektubundan kaynaklı gayrinakit alacaklar hakkında ihtiyati haciz kararı infaz edilmekle birlikte, yukarıda kronolojik olarak özetlendiği üzere, ihtiyati haciz karar tarihinde mevcut olan ve sonrasında kesintisiz devem eden tedbir ve iflas kararları nedeni ile İİK madde 264 gereğince ihtiyati haczi tamamlayıcı merasimin yerine getirilemediği ve işbu davanın açılması zorunluluğunun doğduğu, davalı şirketler hakkında 22.11.2017 tarihinde verilen iflas kararı ile tüm tedbirlerin kaldırılmasına karar verildiği, iflas kararının bozulmasına ilişkin Yargıtay Hukuk Genel Kurulu kararı hakkında yapılan karar düzeltme taleplerinin reddedilmesi halinde ihtiyati hacizin ayakta kalması için işbu davanın bu aşamada açılması zorunluluğunun doğduğu, davalı şirketlerin İflas Masasına alacak kaydı (hem işbu dava konusu hem de dava dışı olan alacakların) yaptırılmış olmakla birlikte, işbu alacak davasında fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile sadece ihtiyati hacze konu edilen nakit alacakların dava konusu edildiği, Hesap kat tarihinden sonra, dava konusu edilen krediler hakkında müvekkil banka nezdindeki ilgili kontrat hesaplarına toplam 297.338,50 TL masraf yansıdığı, bu masrafların da davalılardan tahsiline karar verilmesi gerektiği, taraflar arasında akdedilen Genel Kredi ve Teminat Sözleşmelerinin 9.10 maddesi ile 10.9 maddesi uyarınca, müvekkil bankanın gayrinakit alacaklar için nakit depo talep etmesinin usul ve yasaya uygun olduğu, Müvekkil banka tarafından talep edilen faiz ve faiz oranı, gider vergisi ile masrafların da usul ve yasaya uygun olduğu, temerrüt faizini düzenleyen ve borçluların imzaladıkları 28.08.2012 tarihli Genel Kredi ve Teminat Sözleşmesinin 11/b maddesinde; “Müşteri, temerrüt halinde, belli vadeli borçlarda bu vade tarihinden; hesap kapatma (hesap kesme, kat etme) ihbarı ile muaccel hale gelen hesaplarda hesap kapatma tarihinden; bu sözleşmedeki özel hükümler gereği ihbarsız (kendiliğinden) muaccel hale gelen borçlarda ise bu borcun kendiliğinden muaccel hale geldiği tarihten itibaren, bunları Bankaya bu sözleşme koşullarında tamamen geri ödeyeceği tarihlere kadar geçecek günler için kullanmış olduğu tüm kredilere, Bankaca uygulanan kredi faiz oranlarından muacceliyet tarihi itibariyle en yüksek kredi faiz oranına, bu oranın 46 50 ilavesi ile bulunacak oranda temerrüt faizi tatbik edileceğini...” denilmek suretiyle temerrüt faizi ve oranının nasıl belirleneceğinin hüküm altına alındığı, buna göre temerrüt faizinin; İhtarnameye konu edilen TL cinsinden alacaklar yönünden, hesap kat ihtarnamesine konu krediler arasında en yüksek faiz oranı olan Borçlu Cari Kredisi faiz oranı %14,50 olup, bu oranın %50 fazlası olan %21,75 olduğu, İhtarnameye konu edilen USD cinsinden alacaklar yönünden, Merkez Bankasına bildirilen faiz oranı %22 olup, bu oranın %50 fazlası olan %33 olduğu, İhtarnameye konu edilen EUR cinsinden alacaklar yönünden, Merkez Bankasına bildirilen faiz oranı %17 olup, bu oranın %50 fazlası olan %25,50 olduğu, İşbu dava açılmadan önce 6102 sayılı TTK'nun S/A maddesi gereğince Ankara Arabuluculuk Bürosunun 2023/2114 büro dosya sayısı ile zorunlu arabuluculuğa başvurulduğu belirtilerek; yukarıda açıklanan ve re'sen dikkate alınacak nedenlerle, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davanın kabulü ile; davalılardan ve dava dışı müteselsil kefil ...'ndan (hakkında müvekkil banka tarafından Ankara 30. İcra Müdürlüğü'nün 2013/12421 esas sayılı icra dosyasından icra takibi açılmış olan) tahsilinde tekerrür etmemek kaydı ile; 4.565.800,65 TL nakit alacağın, hesabın kat edildiği 30.07.2013 tarihinden temerrüt tarihi 03.08.2013'e kadar %14,50 akdi faizi ve %5 gider vergisi ve 03.08.2013'ten ödeninceye kadar yıllık %21,75 temerrüt faizi ve 4 5 gider vergisi ile davalılardan tahsiline, 908,77 EUR nakit alacağa, hesabın kat edildiği 30.07.2013 tarihinden temerrüt tarihi 03.08.2013'e kadar %17 oranında akdi faizi ve %5 gider vergisi ile 03.08.2013'ten ödeninceye kadar yıllık %25,50 oranında temerrüt faizi ve %5 gider vergisi ile davalılardan tahsiline, 277.548,66 USD nakit alacağa, hesabın kat edildiği 30.07.2013 tarihinden temerrüt tarihi 03.08.2013'e kadar % 22 oranında akdi faizi ve %5 gider vergisi ile 03.08.2013'ten ödeninceye kadar yıllık %33 oranında temerrüt faizi ve %5 gider vergisi ile davalılardan tahsiline, Halen mer'i olan 1 adet teminat mektubundan kaynaklanan 12.000,- TL'nın davalılar tarafından banka nezdinde faiz getirmeyen bir hesapta depo edilmesine, Hesabın kat edildiği 30.07.2013 tarihinden sonra müvekkil banka kontrat hesaplarına yansıyan toplam 297.338,50 TL masrafın, dava tarihinden, itibaren işleyecek yıllık %21,75 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi ile birlikte davalılardan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin müteselsilen davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılara ve iflas idare memurlarına, usulüne uygun dava dilekçesi ekli duruşma gün ve saatini bildirir ihtaratlı davetiye tebliğ edilmiş, taraf teşkili sağlanmış, davalı iflas idaresi davaya cevap vermemiştir. Davalılar adına vekaletname sunulmuş ve davalılar vekili dilekçeleri ile, davanın reddini savunmuştur.
İLK DERECE MAH. KARARI ÖZETİ :
İlk derece mahkemesince "...Ankara 7. ATM'nin "iflas erteleme" davasında 23.12.2015 tarih, 2015/167 Esas, 2015/ 715 Karar sayılı ilamı ile davacılar ... Proje ve Müh. A.Ş, ... Holding A.Ş ve ... Taah. Ve San. A.Ş’nin iflas erteleme taleplerinin reddine ve davacıların iflasına karar verildiği; kararın Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 07.12.2016 tarih, 2016/2642 Esas, 2016/5307 Karar sayılı ilamı ile bozulduğu ve mahkemece 22.11.2017 tarih, 2017/496 Esas, 2017/825 Karar sayılı karar ile önceki kararda direnilmesine karar verildiği; Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.2022 tarih, 2018/986 Esas, 2022/118 Karar sayılı ilamı ile direnme kararının bozulmasına karar verildiği ve dosyanın 2023/272 Esasına kaydedilerek iflas erteleme yargılamasına devam edildiği anlaşılmıştır.
Davalılar vekili duruşmada alınan beyanı ile; Davanın konusuz kaldığına dair karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı vekili ise davaya alacak davası olarak devam edilmesi gerektiğini iddia etmiş ise de; Dava dilekçesinde davalıların isimlerinin de gösterilmesinin onlara taraf sıfatı kazandırmayacağı, dava tarihi itibariyle davalı şirketlerin iflas halinde olup iflas masası teşekkül etmiş olan davalıları iflas masasının temsil edeceği, davanın niteliğinin ise kayıt-kabul olduğu açıktır. Ancak yargılama sırasında iflas hali ortadan kalkıp iflas masasının görevi ve taraf sıfatı kalmadığından, taraf değişikliği yapılarak davaya alacak davası olarak devam edilmesinin mümkün olmadığı anlaşılmakla davacı vekilinin talebi yerinde görülmemiştir.
Dava, kayıt-kabul davası olup, yukarıda belirtildiği gibi, Mahkememizce yapılan yargılama sırasında, devam eden Ankara 7. ATM dosyasında verilen iflas kararının Yargıtayca bozulması ve direnme kararının da Yargıtay Hukuk Genel Kurulu tarafından bozulması üzerine kaldırıldığı, iflas erteleme yargılamasına devam edildiği, böylece davalıların iflası söz konusu olmadığından davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
İstinaf yasa yoluna başvuran davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle:
Dava dilekçelerinin açıklamalar kısmında ,birinci maddeden önce kronolojik olarak özetlendiği üzere, davalı borçlular hakkında verilen 22.11.2017 tarihli iflas kararında, daha önce verilen tüm tedbirlerin kaldırılmasına da karar verildiğini, ancak bu kararın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca temyiz incelemesi sonucunda bozulduğunu, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun bozma kararının davanın açıldığı sırada karar düzeltme incelemesi aşamasında bulunduğunu, davalarının açıldığı tarih itibarıyla HGK'nun karar düzeltme talebi ile ilgili yaptığı inceleme sonucu vereceği kararın bilinmediğini, karar düzeltme talebinin reddine karar verilmesi halinde bozma kararının kesinleşeceğini ve davalı borçluların müflis halinin sona ereceğini, bu durumda taraflarınca infaz edilen ihtiyati haciz kararı hakkında İİK m 264 gereğince tamamlayıcı merasimin gerçekleştirilerek 7 gün içinde dava açılması veya esas takibe geçilmesi gerekeceğini, ancak karar düzeltme talebinin reddine karar verildiği tarihin ve dolayısıyla dava açma süresinin başladığı tarihin aynı anda taraflarınca tespit edilmesinin mümkün olmadığını, bu nedenle tedbirli davranılarak olası kötüniyetli savunmalara maruz kalmamak için huzurdaki işbu davanın belirtilen aşamada açıldığını; davalı şirket hakkında Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2017/496 Esas sayılı dosyasından verilen 22.11.2017 tarihli iflas kararının, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 10.02.2022 gün ve 2018/(23)6-986 Esas, 2022/118 Karar sayılı kararı ile bozulduğunu ve anılan bozma kararı ile yapılan tashihi karar talebinin de Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 2023/(23)6-1 sayılı dosyasında işbu dava açıldıktan sonra 29.03.2023 tarihinde verilen karar ile reddedilerek ortadan kalktığını, eldeki davanın davalı şirket hakkında verilen iflas kararının temyiz incelemesi sonrasında 10.02.2022 tarihinde bozulmasından sonra ancak tashihi karar incelemesi sonucunda karar verilmesinden (29.03.2023) tarihinden önce 09.02.2023 tarihinde açıldığını, davalarının alacak davası olarak açıldığını, bir an için açıldığı tarih itibarıyla kayıt kabul davası olarak değerlendirileceği kabul edilse bile iflas bozma kararının kesinleşmiş olması nedeniyle bundan sonra davalarına alacak davası olarak devam edilmesi gerektiğini, Yargıtay kararlarının da bu iddialarını teyit ettiğini, ancak yerel mahkeme tarafından bu durumun göz ardı edilerek davanın konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ,
HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE :
Dava, alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkindir.
Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesinin 23.12.2015 tarih ve 2015/167 E., 2015/715 K. sayılı, direnme ve davalı ... Proje ve Müh. A.Ş, ... Holding A.Ş ve ... Taah. ve San. AŞ.'nin iflas erteleme taleplerinin reddi ile iflasına dair kararın Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.02.2022 tarih ve 2018/986 E., 2022/118 K. sayılı kararıyla bozulması üzerine davalı şirketlerin iflas durumu ortadan kalkmıştır.
Davalı şirketlerin iflas durumunun ortadan kalkması nedeniyle davayı alacak davası olarak devam edilmesi gerekir. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 08.02.2008 tarih ve 2007/9256 E., 2008/964 K. sayılı kararı da aynı yöndedir.)
Bu durumda ilk derece mahkemesince, öncesinde alacağın iflas masasına kaydı istemiyle açılan davaya alacak davası olarak devam edilerek, tarafların delillerinin bu yönde değerlendirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, davalının iflas durumunun ortadan kalkması nedeniyle davanın konusuz kaldığının kabulü doğru olmamış, HMK m 353/1,a,6 uyarınca, esası incelemeden kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :
Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile:
Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/100 E., 2024/255 K. sayılı dava dosyasında verdiği 28/03/2024 tarihli kararın, ESASI İNCELENMEDEN KALDIRILMASINA ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE.
2-Peşin alınan istinaf karar harcının iadesine.
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine.
4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına.
27.11.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 353/1,a ve 362/1,g gereğince KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi.
GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 28.11.2024
Başkan Üye Üye Katip