İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1649 K.2024/1657
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2024/1649
KARAR NO:2024/1657
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:13.09.2024 tarihli ara karar.
NUMARASI:2024/347 E.
DAVANIN KONUSU:Genel Kurul Kararının İptali Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati tedbir talebinin reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin %45 pay sahibi olduğu davalı şirketin 2022-2023 yılı olağan genel kurulu toplantısı ve gündemi ile ilgili şirket yönetim kurulunca 15.02.2024 tarihinde karar alındığını, ancak toplantıya ilişkin gündem ve davet mektubunun toplantıdan önce geçerli şekilde müvekkiline teslim edilmediğini, yöneticilerin imzasını taşımayan bir belgenin toplantıdan iki gün sonra 15.03.2024 tarihinde müvekkiline ulaştığını ve müvekkilinin haberdar olmadığı toplantıya katılamayacağını, müvekkilinin toplantıya katılması halinde alınan kararlara etki etme ihtimalinin bulunduğunu, çağrısız genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunu, müvekkilinin yanı sıra %10 pay sahibi olan ...'in de usulüne uygun şekilde çağrılmadığını ileri sürerek, kararların iptali ile yürütmesinin TTK'nın 449. maddesi gereğince geri bırakılmasına kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sırasında 13.09.2024 tarihli ara kararla; "...İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir.Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.Bu bağlamda dosya kapsamında yapılan değerlendirmede, somut olayda ihtiyati tedbir isteyenin haklılık durumunun tespiti yargılamayı gerektirmekte olup, yaklaşık ispat koşulunun henüz gerçekleşmediği..." gerekçesiyle, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;Müvekkilinin azınlık pay sahibi olarak 13.03.2024 tarihinde yapılan 2022-2023 yılı olağan genel kurul toplantısına çağrılmadığını, imzasız ve usulsüz bir çağrı kağıdının toplantıdan iki gün sonra müvekkiline ulaştığını, müvekkilinin çağrılmaması nedeniyle alınan kararlar ile şirketin finansal durumu hakkında Beşiktaş ... Noterliğinin 29.03.2024 tarihli ihtarı ile bilgi istendiğini, davalı şirketçe bilgi istemine cevap verilmediğini, müvekkilince sicil kayıtlarından alınan kararları öğrenebildiğini, talep edilen bilanço ve mali kayıtların beklenmeden karar verildiğini, bu kayıtların toplantı öncesinde müvekkiline çağrı günü ile birlikte teslim edildiğinin kanıtlanmadığını, belgelerin sunulmamasına rağmen, bu aşama itibariyle tedbirin değerlendirilerek soyut olarak reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu, TTK'nın 395-396. maddelerinde yazılı olan izinlere ilişkin kararın yürütmesinin geriye bırakılması talebinin reddinin hatalı olduğunu, bu karar ile şirket mal varlığının korunacağını ve mahkemece TTK'nın 449. maddesine aykırı olarak yönetim kurulu üyesinin gerçek anlamda bir görüşü almadan karar verildiğini, müvekkilinin yokluğundan ve çağrısız yapılan genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunu, sözde çağrının usulsüz olduğunu ve toplantıdan iki gün sonra tebliğ edildiğini, şirketin bilançoları ile faaliyet raporunun celp dilmeden karar verildiğini, yöneticilerin TTK'nın 449. maddesi gereğince duruşmada dinlenmesi gerektiğini, yöneticinin vekilinin imzası ile sunulan beyanın yeterli olmadığını, mahkeme yazısına iki ayı aşkın süredir cevap vermeyerek belgeleri göndermeyen şirketin bu tavrının verilen karar ile ödüllendirildiğini, bu nedenle bilançoya ilişkin 3. maddenin, faaliyet raporunun kabulüne ilişkin 4. maddenin, kâr dağıtımına ilişkin 5. maddenin, yönetim kurulunun ibrasına yönelik 6. maddenin, yeni yönetim kurulu üyesi seçimine ve yetkilendirilmesine ilişkin 7. madde ve TTK 395. ve 396. maddelerinde yazılı izinlerin verilmesine yönelik 9. maddenin yürütülmesinin geri bırakılması gerektiğini, şirketin basiretsiz şekilde yönetilmesi nedeniyle özellikle 9. madde yönünden dikkatli değerlendirme yapılması gerektiğini,Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ihtiyati tedbir talebinin kabulüne, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE:Dava, davalı şirketin 13.03.2023 tarihli 2022-2023 yıllarına ilişkin olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti, olmadığı takdirde iptali istemine; istinaf başvurusu ise anılan kararların yürütülmesinin geri bırakılması hakkındaki ihtiyati tedbir istemine ilişkin İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin reddine , karar verilmiş; bu ara karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemece, şirket genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması talebi üzerine, şirket yöneticisinden görüş alınmış ve 09.09.2024 tarihli yönetici beyanının dosyaya sunulduğu anlaşılmıştır.Davacı vekili, yöneticilerin, mahkeme huzurunda dinlenmesinin şart olduğunu, sunulan yazılı beyan ile yasa maddesinde sayılan şartın yerine getirilmediğini ileri sürmektedir. İstinaf başvurusunda sözü edilen Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 16.09.2013 tarih ve 2013/12965-15637 E.K. sayılı ilamında, şirket yöneticilerinin mutlaka mahkeme huzurunda, açılacak bir duruşmada dinleneceğine ilişkin bir tespit bulunmamakta, aksine yasa maddesi tekrar edilerek, şirket yönetim kurulu üyelerinin görüşünün alınmasından söz edilmiştir. Dosyada bulunan yöneticiye yapılan çağrı ve yönetici vekilince sunulan beyan ile yasada belirtilen koşul sağlanmıştır.Mahkemenin ihtiyati tedbir konusundaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır.HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü; aynı Kanun'un 390/3. maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü içermektedir. Buna göre, genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun, davacı tarafça yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir.Dava dilekçesi ile şirketin genel kurulunda alınan kararların yürütmesinin durdurulması istenmiştir. İlk derece mahkemesince tarafların yokluğunda verilen istinaf konusu 11.09.2024 tarihli ihtiyati arar karar ile alınan kararların yürütmesinin geri bırakılması talebinin reddine, karar verilmiştir.İlk derece mahkemesince, TTK'nın 449.maddesine uygun olarak yönetim kurulu üyesinin görüşü alındıktan sonra, ivedi olan ihtiyati tedbir talebi konusunda ara karar verilmiştir. Davacının iddiasının kanıtlanması halinde mahkemece çağrısız genel kurul şartlarına göre değerlendirme yapılabilecektir. İhtiyati tedbir ivedi işlerden olup, talebin değerlendirildiği tarih itibariyle davacı iddiasının yaklaşık olarak ispat edildiğinden söz edilemez. Şirkete yazılan yazılara cevap verilmemesi ihtiyati tedbir talebinin değerlendirilmesine engel değildir.Yazı cevaplarının gelmesi ve talep edilmesi halinde mahkemece yargılamanın her aşamasında ihtiyati tedbir konusunda bir değerlendirme yapılabilir. Şirkette bulunan kayıtların gönderilmemesi haline bağlanacak sonuçlar yargılama sırasında mahkemece değerlendirilecek olup, ara karar tarihi itibariyle yaklaşık ispat bulunduğuna ilişkin dosyada kanıt bulunmadığından ilk derece mahkemesinin istinafa konu ara kararı yerindedir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesince verilen istinafa konu 13.09. 2024 tarihli ara karar usul ve yasaya uygun olup, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR;Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.b.1 ve 391/3. maddeleri uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf harçlarının Hazineye gelir kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.1. ve 391/3. maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 21.11.2024