İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/2080 K.2025/1094
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/2080
KARAR NO : 2025/1094
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : MANİSA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 20/09/2021 (Dava) - 21/10/2022 (Karar)
NUMARASI : 2021/446 Esas - 2022/1347 Karar
DAVA : Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali
BAM KARAR TARİHİ : 09/07/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/07/2025
İstinaf incelemesi için Dairemize gönderilen Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 21/10/2022 tarih ve 2021/446 Esas - 2022/1347 Karar sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
DAVA:Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin hiç bir haklı ve geçerli bir nedeni yok iken 28/07/2021 tarihli genel kurul kararı ve yönetim kurulunun 18/08/2021 günlü ve 3 sayılı ortaklık kararı ile davacıların ortaklıktan çıkırtalmasına karar verdiğini, müvekkillerine 25/08/2021 tarihinde bu duruma ilişkin ihtarnamenin tebliğ olunduğunu, ortaklıktan çıkartılmayı gerektiren sebepleri ana sözleşmede açıkça gösterileceğini, ana sözleşmede açıkca gösterilmeyen sebeplerle ortaklıktan çıkarma kararı verilemeyeceği gibi yönetim kurulu kararında sözleşmenin herhangi bir maddesine de dayanılmadığını, hiç bir üyenin kooperatife zeytin gönderme zorunluluğunun bulunmadığını, bu konuda herhangi bir ihtar çekilmediğini, kooperatif ortağının kooperatife karşı kasıtlı bir suç işlemesi ve kooperatifin zarar görmesi durumunda ortaklıktan çıkartılmaya yönetim kurulunun teklifi ile genel kurulca karar verilebileceğini, usulüne uygun olarak yapılması gereken toplantı ve kapalı oylama ile alınması gereken genel kurul kararının çıkarılan ortağa tevdii edilmek üzere 10 gün içinde notere tevdi edilmesinin gerektiğini, davacıların hiç birisine süresi içinde tebligat yapılmadığını, mevcut yönetim kurulu üyesi ...'un da aralarında bulundukları sanıkların kooperatife ait parayı zimmetlerine geçirip özel belgede sahtecilik suçu işlemelerinden dolayı Manisa 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2012/197 sayılı dosyası ile yargılanıp haklarında hapis kararı verildiğini, bu sebeplerden dolayı hakkında mahkumiyet kararı alınan ve üyeliği sona ermesi gereken yönetim kurulu üyesi ...'un da imzası bulunan kararın geçerli olamayacağını ileri sürerek, kararların iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifin 15/06/2021 tarihli yönetim kurulu kararı ile genel kurul toplantısının 05/07/2021 tarihinde yapılması, çoğunluk sağlanamadığı takdirde ikinci toplantının 28/07/2021 tarihinde yapılmasının kararlaştırıldığını, gündemin yer aldığı çağrı ilanının kooperatif merkezi ve köy kahvelerine asıldığını, cami hoparlöründen de ilanen duyurduğunu, yeter sayı sağlanamadığından 28/07/2021 tarihinde ikinci toplantının yapıldığını, davacıların oy birliği ile ortaklıktan çıkartıldıklarını, kooperatif üyesi 500'ü geçmediği için gizli oylama yapılamadığını, genel kurul toplantısı yapıldıktan sonra denetim kuruluna seçilen ...'un bu görevi yapmaktan vazgeçmesi sebebiyle kooperatif organlarını imza sirkülerini alabilmek adına ticaret sicil müdürlüğünden alması gereken yetki belgesini almakta geciktiklerini, bu geçikme dolayısıyla kooperatifin on gün içinde notere tevdii yükümlülüğünü yerine getiremediğini, bu imkansızlığın hukuki imkansızlık olduğunu ve imkansızlık aşıldıktan sonra ilk fırsatta çıkarma kararının davacılara tebliğ edildiğini, kooperatif ana sözleşmesinin 22. maddesi ve 5. maddesinin s bendi ve 21. maddesi gereğince çıkarma kararının haklı olduğunu, davacıların yıllardır kooperatife zeytinyağı sıkımı için zeytin göndermediklerini, kooperatifin gelir kaynağını bu şekilde engellediklerini, kooperatife zeytin gönderenlere caydırıcı faaliyetler yaptırdıklarını, bu hareketlerinin kooperatifin çıkarına ve aldığı kararlara karşı davranışlarda bulunmamak yükümlülüğünün ihlali olduğunu iddia ederek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesince; "...Davacıların davalı kooperatife üye oldukları, davalı kooperatifin 28/07/2021 tarihinde genel kurul kararı ve yönetim kurulunun 18/08/2021 tarih ve 3 sayılı kararı ile davacıları ortaklıktan çıkardığı, davalı kooperatifin çıkarma kararına 23 Ağustos 2021 tarihli Turgutlu 2.Noterliğinde düzenlenen ihtarname ile davacılara bildirdiği, gerekçe olarak 5 yıldır kooperatife zeytinyağı sıkımı için zeytin göndermedikleri, başka fabrikalara zeytinlerini gönderdikleri ve gelir kaynağını engellemek üzere kooperatif aleyhine eleştiriler yaptıkları iddialarını yönelterek ana sözleşmeye aykırılık nedenini gösterdiklerini, kooperatif ana sözleşmesinin 6. maddesi ile kooperatifin amacı, 13. maddesi ile ortakların görevlerinin belirlendiği, 13. Maddesi gereğince ortakların kendi ürettikleri ürünleri kooperatife getirmesinin bir görev olarak belirtilmesine rağmen bu ürünlerin teslim şartlarının hangi süre içinde ve nereye ne şekilde teslim edileceğinin yönetim kurulu ve genel kurul kararları ile somutlaştırılmadığı, ürünlerin teslim edileceği hususunun genel bir ifadeden ibaret olduğu, bu konuda davacılara yapılmış uyarı ve ihtarın davalı tarafından yerine getirilmediği, davalının bu yöndeki savunmasının somut kalıp daha çok usule ilişkin konulara yöneldiği, ortaklıktan çıkarma kararının sözleşmenin 22. maddesi gereğince 10 gün içinde notere tevdi edilmediği ve süresi içinde davacılara tebligatın yapılmadığı, genel kurul çağrısının usulüne uygun olarak yapıldığına ilişkin dosyada bir bilgi ve belgenin bulunmadığı, bu nedenlerle davacıların ortaklıktan çıkartılmaları hususunda haklı bir nedenin ispatlanamadığı gibi çıkarma usulünün de ana sözleşmeye uygun olmadığı..." gerekçesiyle davanın KABULÜ ile, davalı ...'nin 28/07/2021 tarihli Genel Kurul Kararının ve Yönetim Kurulunun 18/08/2021 günlü ve 3 sayılı ortaklıktan çıkarma kararının İPTALİNE karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yerel mahkeme kararının gerekçeden yoksun olarak ve doğrudan bilirkişinin hakim yerine geçerek hukuki kanaatini bildirdiği beyanlara göre verildiğini, bildirdikleri delillerden olan tanık dinleme taleplerinin haksız olarak reddedildiğini, gündemin yer aldığı genel kurula çağrının usulüne uygun yapılmadığını, toplantı tutanağının 14. Maddesine göre davacıların oybirliği ile ortaklıktan çıkartıldığını, genel kurul toplantısı yapıldıktan sonra denetim kuruluna seçilen ...'un bu görevi yapmaktan vazgeçmesi sebebiyle kooperatif organlarının imza sirkülerini alabilmek adına, Ticaret Sicil Müdürlüğünden alması gereken yetki belgesini almakta geciktiklerini, bu gecikme nedeniyle kooperatifin 10 gün notere tevdi yükümlülüğünün zamanında yerine getirmesinin imkansız olduğunu, müvekkili kooperatifin bu yükümlülüğü yerine getirmemesindeki imkansızlığın hukuki imkansızlık olduğunu, bu imkansızlık aşıldıktan sonra ilk fırsatta çıkarma kararının da davacılara tebliğ olduğunu, yerel mahkemece ortakların yönetim kurulunca da ortaklıktan çıkartıldığının göz önünde bulundurulmadığını, sadece genel kurul kararının değerlendirildiğini, davacıların ortaklıktan çıkartılmasında tüm usul ve yasaya uyulduğunu, çıkarılma kararının kooperatif ana sözleşmesine dayandığını belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, kooperatiften ihraca yönelik genel kurul ve yönetim kurulu kararlarının iptali istemine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekili istinaf kanun yoluna başvurmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, alınan bilirkişi raporunun somut olayın özelliklerine uygun, açık, anlaşılır, denetime elverişli, hüküm kurmaya yeterli ve dosya kapsamı ile uyumlu olduğu, dosya kapsamına göre toplantıya çağrının anasözleşmede yer alan usule uygun yapıldığının ispat edilemediği, bunun yanı sıra davacıların ihraç sebebinin de anasözleşme uyarınca haklı sebep olarak değerlendirilemeyeceği anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davalı vekilinin Manisa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2021/446 Esas - 2022/1347 Karar sayılı kararına yönelik istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b.1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İSTİNAF AŞAMASINDA; alınması gerekli 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,
3-Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-HMK'nın 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde varsa taraflarca yatırılan gider avansında kalan bakiyenin yerel mahkemece hesaplanarak ilgili olduğu tarafa iadesine
5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
6-Kararın temyize tabi bulunması nedeniyle, Dairemizce taraflara tebliğine,
Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak oy birliğiyle karar verildi. 09/07/2025