İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi E.2024/1913 K.2024/1840
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1913
KARAR NO: 2024/1840
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 04/09/2024 (Ara Karar)
NUMARASI: 2024/540 Esas
TALEP: İhtiyati Tedbir
İhtiyati tedbirin reddine ilişkin 04/09/2024 tarihli ara kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü.
DAVA VE TALEP: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkilinin davalı şirketin ortağı olup 19/04/2024 tarihli olağan genel kurul toplantısına katılıp ret oyu kullandığını ve kararlara muhalefet ettiğini belirterek anılan kararların kanuna ve esas sözleşmeye aykırı olduğunu; bu nedenle kararların tamamının yoklukla malul olduğunun tespitine, aksi takdirde batıl olduğunun tespitine, yine bu talepleri de kabul görmez ise kararların iptaline ve ileride doğması muhtemelen zararların önlenmesi amacıyla dava konusu genel kurul kararlarının yürütülmesinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARI: Mahkemece, davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin davacının talebine ilişkin 23/08/2024 tarihli yazılı görüşlerini, davalı şirket vekilinin 29/08/2024 tarihli beyan dilekçesi ekinde sunulduğu, TTK'nin 622/1 maddesi yollaması ile limited şirket genel kurul kararının iptalinde de uygulanacak olan 449. maddesinde genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkemenin, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebileceği düzenlendiği, maddede mahkemeye takdir hakkı tanınmış olup, mahkemece durum ve şartlar gerektirmesi halinde genel kurul kararının yürütmesinin durdurulmasına karar verilebileceğini, söz konusu karar tedbir mahiyetinde olacağından HMK'nin ihtiyati tedbire ilişkin genel hükümleri uygulanacağını, HMK 389/1 maddesi ile beraber yapılan inceleme de genel kurul kararlarının uygulanmasının durdurulması için makul bir sebep görülmediği gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, davalı şirketin 2023 hesap dönemine ait bilançoların, kâr ve zarar cetvellerinin müzakere edilmesi ve onaylanmasının hukuka aykırı olduğunu, söz konusu tabloların dürüst resim ilkesine göre hazırlanmadığını, fiktif ve gerçeğe aykırı kayıtlar içerdiğini, gerçeğe aykırı finansal tablolar doğrultusunda davalı şirket yönetim kurulu üyelerinin, ibra edilmelerinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, davalı şirketin önemli ölçekte bayisi olduğunu ve haksız fesih nedeniyle milyar TL tazminata mahkum olabileceği halde bilançolarda bu durumun görülmediğini, 2023 yılı hesap dönemine ilişkin şirketin bağımsız denetim raporu ise okunmadığını, davalı tarafından müvekkili aleyhine yürütülen hukuka aykırı fesih süreci ve gelecekte doğması kesin tazminat riskleri bakımından ortakların bilgilendirilmediğini, dava konusu 19.04.2024 tarihli olağan genel kurulu toplantısında alınan kararların tamamının yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: Talep, TTK'nın 449. maddesi uyarınca genel kurul kararının iptali istemli davada, genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması istemine ilişkindir. TTK nun 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir. Aynı yasanın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Somut olayda iddia, savunma ve dosya kapsamında mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davalı şirketin icrası durdurulması talep olunan kararların niteliği itibariyle ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacının haklarını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından yada tamamen imkansız hale geleceğinden bahsedilmesi mümkün görülmemiştir. Genel kurulda alınan kararlar iptal edildiğinde geçmişe yönelik olarak ortadan kalkacakları gibi ,davacı tarafça ileri sürülen iptal sebeblerinin tamamının bilirkişi incelemesi yapılmasını gerektirdiği, yargılamanın bu aşamasında davanın esası bakımından yaklaşık ispatın sağlanmadığı sonuç ve kanaatine varılmış olup, ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.16/12/2024