Denizli Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2024/170 K.2024/153
T.C.
DENİZLİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
4. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :
TARİHİ :
NUMARASI :
DAVACI : ... ...
VEKİLİ : Av. ..
DAVALI : ... -...- ...
VEKİLİ : Av. ..
DAVANIN KONUSU : Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan
G.KARAR YAZIM TARİHİ : 13/12/2024
İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına yönelik davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili kooperatifin ortağı olup kooperatife olan aidat-ek aidat borcu nedeniyle hakkında.... Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, davalının müvekkili kooperatife takip tarihi itibarı ile 8.506,46 TL borcunun bulunduğunu, ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında icra takibine geçildiğini, davalının borcu olmasına rağmen hakkında yapılan icra takibine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, bu nedenlerle davalarının kabulü ile borçlunun ... Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasındaki itirazın iptali ile takibin devamına, borçlunun %20'den aşağı olmamak üzere İcra inkar tazminatına mahkum edilmesine, yargılama harç ve masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; huzurda açılan davanın itirazın iptali davası olup alacaklı olduğunu kanıtlama yükümlülüğünün davacıda olduğunu, davacının davasını sadece icra takibinde belirtilen sebepten başka bir sebeple takibin devamı isteyemeyeceğini, davacı tarafından takip sebebi de gösterilmediği için davanın dinlenmesinin mümkün olmadığını, açılan davayı ve dava dilekçesindeki iddiaları kabul etmediklerini, bu nedenlerle davanın öncelikle usulden reddine, talepleri kabul görmez ise davanın esastan reddine, davalı tarafın icra inkar tazminat talebinin alacağın likit olmaması ve yargılamayı gerektirir vaziyette olması değerlendirilerek reddine, davacının esasen herhangi bir alacağı olmamasına rağmen dava açması kötü niyet olarak değerlendirilmekte olup davacı aleyhinde %20 oranından az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada alınan 29/08/2024 tarihli bilirkişi raporunda kooperatif genel kurul kararının toplantı ve karar nisaplarının sağlandığı, davalının Genel Kurul Kararı uyarınca takip tarihi itibariyle 8.508,46-TL borcunun bulunduğu belirtilmiş olmakla bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, tüm dosya kapsamına göre kooperatif sigortalı çalışanının geçirdiği kaza nedeniyle vefatından kaynaklanan tazminat ödemesinin tüm üyeler tarafından karşılanmasına ilişkin Genel Kurul Kararının usulüne uygun olarak alındığı ve davalının Genel Kurul Kararı ile getirilen ek ödeme-aidat borcundan sorumlu olduğu gerekçesi ile; "Davanın KABULÜ ile; 8.506,46-TL'nin takip tarihi olan 21/11/2023 itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine," dair karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili 04/11/2024 tarihli istinaf başvuru dilekçesinde; sayın mahkemece tek bilirkişi raporu ile dosyanın sona erdirildiğini, bilirkişi raporunda herhangi bir şekilde cevapları ve beyanları doğrultusunda, kanunun emredici hükümlerine göre nitelikli çoğunluk, diğer hukuki şartlar gibi hususların incelenmediğini, dosyaya kazandırılan tek rapora karşı yapmış oldukları itirazlarının tatmin edilmediğini, dosyanın tek raporla baştan savma bir şekilde karara çıkartıldığını, cevap dilekçesinde belirttikleri genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğu ve Kooperatifler Kanunu’na aykırılıklar konusunda herhangi bir inceleme yapılmadığını, bu nedenlerle istinaf başvurularının kabulü ile, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İlk derece Mahkemesi 04/11/2024 tarihli istinaf başvurusunun değerlendirilmesi kararında "6100 sayılı HMK'nın 346/1 maddesinde yer alan "İstinaf dilekçesi, kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve 344üncü maddeye göre yatırılan giderden karşılanmak suretiyle ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder." şeklindeki hükmü uyarınca yapılan değerlendirmede istinaf dilekçesinin kesin karara yönelik olduğu gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf dilekçesinin reddine dair karar vermiştir.
Davalı vekili ... tarihli istinaf başvurusunun reddi kararının istinafına dair dilekçesinde; ... Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasından verilen ... tarihli istinaf taleplerinin reddine ilişkin ek kararın kaldırılarak ... tarihli istinaf dilekçeleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ SEBEPLER VE GÖRÜŞ :
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde;
Dava hukuki niteliği itibariyle; kooperatif aidat alacağı- ek ödeme istemine ilişkin olup, uyuşmazlık davacı kooperatif aleyhine ... İş Mahkemesi ... Esas sayılı ... Karar ve ... İş Mahkemesi ... Esas ... Karar sayılı açılan davalar sonucu ödenecek tazminata yönelik genel kurul toplantı sonrası alınan kararlar doğrultusunda davacı kooperatifin davalıdan aidat ve ek ödeme alacağının bulunup bulunmadığı, takibe konu alacağın gerekçesi olan kooperatif kararlarının usulüne uygun alınıp alınmadığı, kooperatif alacak hakkı mevcut ise kooperatifin takibe konu ettiği alacak kalemlerinin yerinde olup olmadığı hususlarına ilişkindir.
İlk derece mahkemelerince verilen kararlar aleyhine istinaf kanun yoluna başvurulabilir. Ancak; yerel mahkeme tarafından hükmün verildiği tarih itibarı ile yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 341/2. maddesinde; "Miktar veya değeri Üçbin Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir." hükmü mevcuttur. Ayrıca, 6100 sayılı HMK'nın Ek 1. maddesinin 1. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırın her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'nun mükerrer 298'inci maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanır. Bu şekilde belirlenen sınırların on Türk lirasını aşmayan kısımları dikkate alınmaz." hükmünün yanı sıra, aynı maddenin 2. fıkrasında; HMK'nın "341. maddesindeki parasal sınırların uygulanmasında hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı" düzenlenmiş bulunmaktadır.
Öte yandan, 6763 sayılı Kanun’un 44. maddesi ile 6100 sayılı HMK’ya eklenen Ek madde 1/2 gereğince HMK'nın 341. maddesinde düzenlenen kesinlik sınırının uygulanmasında, hükmün verildiği tarihteki miktarın esas alınacağı öngörülmüş olduğundan, 6763 sayılı Kanun değişikliği ile yapılan parasal sınırlar, ancak söz konusu Kanun’un yürürlüğe girdiği 02.12.2016 tarihi ve sonrasında (2017 takvim yılı başına kadar) verilen ilk derece mahkemesine ait kararlar yönünden esas alınabilecektir.
Kesinlik sınırı kamu düzeni ile ilgilidir. İstinaf kesinlik sınırı belirlenirken yalnız dava konusu edilen değer dikkate alınır. Faiz, icra(inkar) tazminatı, vekalet ücreti ve yargılama giderleri hesaba katılmaz. Öte yandan, Yargıtay'ın yerleşik kararlarında belirtildiği üzere, hükme karşı sadece vekalet ücreti ve/veya yargılama giderleri yönünden kanun yoluna başvurulmuş ise; kesinlik sınırı, dava değerine göre değil, istinaf edilen vekalet ücreti ve/veya yargılama giderlerinin miktarına göre belirlenir.
Buna göre, ilk derece mahkemesine ait karar tarihi, 02.12.2016 tarihinden önce ise 1.500,00 TL, 02.12.2016 tarihi ve sonrasında ise, (2017 takvim yılı başına kadar) 3.000,00 TL, 01.01.2018 ve sonrasında ise (2019 takvim yılı başına kadar) 3.560,00 TL, 2019 yılı için 4.400,00 TL, 2020 yılı için 5.390,00 TL, 2021 yılı için, 5.880,00 TL, 2022 yılı için 8.000,00 TL, 2023 yılı için 17.830,00 TL, 2024 yılı için ise 28.250,00 TL olarak uygulanacaktır.
Davacı vekili tarafından, 8.506,46 TL'nin tahsili talebinde bulunulmuş, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar tarihi olan 2024 yılı itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL olduğundan ilk derece mahkemesince verilen karar kesindir.Nitekim bu husus mahkemenin gerekçeli kararında da belirtilmiş olup, ilk derece mahkemesince davalı vekilinin istinaf başvurusu 04/11/2024 tarihli karar ile HMK 346/1 maddesi uyarınca reddedilmiştir.
Bu karara karşı da davalı vekilince istinaf istemine başvurulmuş olup, yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca karar tarihi itibariyle kesinlik sınırı 28.250,00 TL olduğundan verilen kararın kesin olduğu açıktır.
Bu yasal düzenlemeler karşısında, kanun yoluna başvuru konusu edilen kararın, karar tarihi itibariyle istinaf kanun yoluna başvuran davalı yönünden kesin nitelikte olması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;
1-.. Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyasında verilen 02/10/2024 tarihli kararına karşı davalı tarafça yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341/2, 346/1 ve 352/1-b maddeleri uyarınca miktar yönünden kararın kesin olması sebebiyle USULDEN REDDİNE,
2-Davalı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talep halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davalı taraf üzerinde BIRAKILMASINA,
4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-İstinaf aşamasında yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının HMK'nın 333.maddesi gereğince yatıran tarafa İADESİNE,
6-HMK'nın 359/4.maddesi gereğince iş bu kararın mahal mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, oybirliğiyle HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olarak karar verildi. 12/12/2024
...
Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.