Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/356 K.2024/458
T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
KONYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
KARAR TARİHİ : 06/03/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : KONYA.ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ : 08/12/2023
NUMARASI : Esas Karar
DAVACI :
VEKİLLERİ :Av.
DAVALILAR : 1-
2-
VEKİLİ :Av.
DAVA :İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ : 06/03/2024
İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 06/03/2024
Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin Konya.. Asliye Hukuk Mahkemesi'ne sunmuş olduğu 10.09.2022 tarihli dava dilekçesinde özetle; 26.05.2022 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilimin tacir olduğu gözetilerek uğramış olduğu kazanç kaybının, borçlu tarafın %100 kusur oranı gözetilerek faturalar ile belgelendirildiği üzere 23.348,15 TL tutarındaki miktarı için, davalı hakkında başlatılan ilgili icra takibi nezdinde davalılar (İcra Müdürlüğü dosyası borçluları) tarafından yapılan 02.09.2022 tarihli itirazın iptali, takibin devamına karar verilmesi ve alacağın (%20'sinden aşağı olmamak üzere) %40'ı oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi, bu süreçte borcunu ödemeyen, haksız itirazda bulunan ve bu kapsamda mallarını kaçırma ihtimali bulunan..... Gıda İnşaat Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi'nin ve.....'in mal, hak ve alacaklarının ihtiyaten haczine kararı verilmesini dava ve talep etmiştir.
Davalı tarafın cevap dilekçesi sunmadığı görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :
İlk derece mahkemesi gerekçeli kararında özetle; "Emsal olayda 05/07/2021 tarihinde Konya .. Asliye Hukuk Mahkemesine açılan davanın yapılan yargılaması neticesinde 09/12/2021 tarih ... esas ve ... sayılı karar ile görevsizlik kararı verilmiş, dosya Konya 2. Asliye Ticaret Mahkemesine gelmiş anılan Mahkemenin 01/02/2022 tarih ... esas ve... karar sayılı kararı ile özetle "...05/07/2021 tarihinde açılmış, görevsizlik kararından sonra dosyada mevcut arabuluculuk son oturum tutanağından da anlaşılacağı üzere görevsizlik kararından sonra 09/12/2021 tarihinde arabuluculuğa başvurulmuştur. Esasen davanın açıldığı tarih olan ( Görevsiz mahkeme Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosya ile açılan davanın açılma tarihi olan) 05/07/2021 tarihinde arabuluculuk zorunlu olup davacı vekili bu şartı yerine getirmeden davayı görevsiz mahkemede açıp akabinde dosya-mahkememize intikal ettikten sonra bu eksikliği gidermesi, mümkün olmadığından davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir" şeklindeki gerekçe ile davanın usulden reddine karar verilmiş iş bu karara karşı yapılan istinaf başvurusu ise Konya Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi'nin 13/03/2023 tarih... esas ve ... sayılı kararı ile "..konusu bir miktar para olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalar açılmadan önce, arabulucuya başvurulmuş olması dava şartı olarak getirilmiştir. Yukarıda anlatılan dava şartının dava açılmazdan önce yerine getirilmediği, HMK'nın 114/2 maddesinde diğer kanunlarda yer alan dava şartlarına ilişkin hükümlerin saklı olduğuna hükmedilmesi nedeniyle yukarıda anlatılan dava şartının iş bu dosyada yerine getirilip getirilmediğinin incelenmesi gerektiği, aynı yasanın 115/2 maddesinde dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün bulunması halinde, dava şartının tamamlanması için kesin süre verileceğine ilişkin hüküm getirilmiş ise de dosya 'çeriğinden dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmadığı anlaşıldığından, dava şartı noksanlığının giderilmesinin mümkün olmadığı, bu nedenle de ilk derece mahkemesince verilen üsulen red kararı usul ve yasaya uygün olduğundan, davacının istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddine" şeklindeki gerekçe ile esastan reddedilmiştir.
Konya.. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... Esas ... Karar sayılı kararı ile HMK 115/2 maddesi uyarınca davanın usulden reddi ile mahkemenin görevsizliğine, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu yönünde karar verildiği, Davacı vekilinin dosyanın görevli ve yetkili Konya Nöbetçi Asliye Ticaret mahkemesine gönderilmesi talepli dilekçe ile ticari uyuşmazlıklar zorunlu arabuluculuk tutanak suretini sunduğunu bildirdiği görülmekle dosya mahkememize tevzi edilmiştir. Her ne kadar davacı görevsizlik kararı sonrasında 29.03.2023 tarihinde arabuluculuk yoluna başvurmuş ise de görevsizlik kararı sonrasında yargılamanın mahkememizde devam etmesi süreci bir bütün olup dava açılış tarihi ilk davanın açıldığı 10.09.2022 tarihidir. Dava açılış tarihi itibariyle davacı tarafından arabuluculuk yoluna başvurulmamış olup yukarıda aktarılan emsal karar da nazara alınarak dava kapsamında ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk dava şartının yerine getirilmediği anlaşılmakla, 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu m.18 A/2 maddesi, TTK'nın 5-A, HMK'nın 114/2, 115/1-2 maddeleri gereğince davanın, dava şartı yerine getirilmediğinden usulden reddine karar verilmiştir." şeklinde davanın usulden reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde; Konya 1.Asliye Hukuk Mahkemesi tarafından verilen görevsizlik kararının kesinleşmeden önce dava şartı olan arabuluculuk faaliyetinin taraflarınca yerine getirildiğini, daha sonrasında görevsizlik kararının kesinleştiğini, dava şartı olan arabuluculuk faaliyetinin görevsizlik kararı kesinleşmeden önce yapılmasının önem teşkil ettiğini, bu kapsamda karar kesinleşmeksizin yapılan arabuluculuk faaliyetine ilişkin verilen usulden ret kararına ilişkin itirazlarının olduğunu ve bozulması gerektiğini, istinaf itirazlarının kabulüne, kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.
Mahkemece verilen usulden ret kararı davacı tarafça istinaf edilmiştir.
Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkindir.
07.06.2012 tarih ve 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ile bazı hukuki uyuşmazlıklar yönünden, bir yandan tarafların iradeleriyle kendi çözümlerini üretebilmeleri ve daha hızlı sonuç elde edilebilmeleri, öte yandan da mahkemelerin iş yükünün azaltılması amacıyla yine mahkemeler aracı kılınarak bazı tür hukuk uyuşmazlıklarında alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemi olarak “Arabuluculuk” müessesesi benimsenmiştir.
Hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yöntemi ile çözülmesi ihtiyari olmakla birlikte, 6325 sayılı Kanun’da 06.12.2018 tarihli ve 7155 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikle, mahkemelerin iş yükünün azaltılması için bazı tür uyuşmazlıklar için mahkemeye başvurmadan önce bir dava şartı olarak “zorunlu arabuluculuk” şartı getirilmiştir. Bu bağlamda aynı kanun ile 6102 sayılı TTK’nın 5/A maddesi ile getirilen düzenlemede, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması bir dava şartı olarak kabul edilmiştir.
6325 Sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu’nun 18/A maddesine göre, ilgili kanunlarda arabulucuya başvurulmuş olmasının dava şartı olarak kabul edilmiş olması durumunda, davacının arabuluculuk faaliyeti sonunda anlaşmaya varılmadığına ilişkin son tutanağın aslını veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğini dava dilekçesine eklemek zorunda olduğu, bu zorunluluğa uyulmaması halinde mahkemece davacıya, son tutanağın bir haftalık kesin süre içinde mahkemeye sunulması gerektiği, aksi takdirde davanın usulden reddedileceği ihtarını içeren davetiyenin gönderilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Yine mahkemece gönderilen ihtarın gereği yerine getirilmez ise dava dilekçesi karşı tarafa tebliğe çıkarılmaksızın mahkemece davanın usulden reddine karar verilmesi ayrıca arabulucuya başvurulmadan dava açıldığının anlaşılması halinde herhangi bir işlem yapılmaksızın davanın, dava şartı yokluğu sebebiyle usulden reddine karar verilmesi gerektiği hüküm altına alınmıştır.
Dava açılmadan önce arabulucuya hiç başvurulmamış olması dava şartı yokluğu sebebiyle davanın reddini gerektiren bir husus olup, arabulucuya başvurulmuş olmakla birlikte anlaşmaya varılamadığına ilişkin son tutanağın aslının veya arabulucu tarafından onaylanmış bir örneğinin mahkemece verilen kesin süre içerisinde sunulmamış olması da davanın usulden reddi yaptırımına bağlanmıştır.
Açılan davanın Zorunlu arabuluculuğa tabi olduğu aşikardır.
Somut olayda, davacı vekili tarafından asliye hukuk mahkemesinde dava açılmış, mahkeme görevsizlik kararı vererek başvuru halinde dosyanın görevli Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine karar vermiş, bu karar 05.07.2023 tarihinde kesinleşmiş, 07.07.2023 tarihinde tevzi formu ile Asliye Ticaret Mahkemesinde dosya gönderilmiştir. Ancak görevsizlik kararı ile görevli mahkemeye başvuru arasında 29.03.2023 tarihinde arabuluculuk görüşmeleri başlamış, 11.05.2023 tarihinde tarafların uzlaşmadığına dair tutanak düzenlenmiştir. Davacı tarafından görevsizlik kararından sonra Arabuluculuk başvurusunda bulunmuştur.Yukarıdaki kanun ibaresinde açıkca Arabuluculuk faaliyeti davanın açılmasında önce yapılmış olmasını aramıştır. Yine kanunda Görevsizlik halinde bu hükme bir istisnada getirilmemiştir.Dolayısıyla dava açım tarihinden sonra yapılmış olan bu başvuru halini sonradan giderilebilir dava şartı olarak görülmesi kanunun gerekçesine, güttüğü amaca ve lafzına açıkca aykırılık teşkil edecektir.
Bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,
2-Davacı tarafından alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacı üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 362. maddesi gereğince; (378.290,00) Türk Lirasını geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.06/03/2024
Başkan
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Üye
e-imzalı
Katip
e-imzalı
Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.