Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2022/1553 K.2024/1812
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ
Esas-Karar No: 2022/1553 - 2024/1812
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1553
KARAR NO : 2024/1812
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/12/2021
NUMARASI : 2021/71 E. - 2021/402 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 23/12/2021 tarih ve 2021/71 E. - 2021/402 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :Davacı vekili, müvekkilinin 2019/110319 sayılı "..." ibareli marka başvurusunu yaptığını, başvurunun ilanına davalı gerçek kişi tarafından 2019/571756 sayılı "..." ibareli markaya dayalı olarak itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından davalı itirazının yerinde görülerek bir kısım mal ve hizmetlerin başvuru kapsamından çıkarıldığını, bu karara müvekkilinin yaptığı itirazın ise YİDK tarafından reddedildiğini, alınan kararın hatalı olduğunu, redde mesnet alınan 2019/57156 sayılı markanın Bakırköy 2. FSHHM'nin 2021/237 E. sayılı dosyası neticesinde 24.02.2021 tarihinde hükümsüzlüğüne karar verildiğini, davalı ...’nın müvekkili Şirketten mal alımı yaparak kendi dükkanında müvekkiline ait markalı çanta ve valizleri satışa sunan bayi konumunda olduğunu, davalının, ... markasını kötü niyetli olarak kendi adına ... ... olarak tescil ettirdiğini ve daha sonra da müvekkiline 500.000 TL bedelle bu markayı satma teklifinde bulunduğunu, ... markasının müvekkili adına pek çok ülkede tescilli olduğunu, davalının kötü niyetli hareket ettiğini, davalının amacının müvekkilinin Türkiye’ye girişini engellemek olduğunu, müvekkilinin anılan marka üzerinde gerçek hak sahibi bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'in 2021-M-578 sayılı kararının iptaline karar verilmesini
talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile redde mesnet marka arasında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacı ve müvekkili arasında geriye dönük ticari ilişkinin bulunduğunu, müvekkilinin, davacı firmaya ürün verdiğini, davacı firma tarafından üretilen valizlerin de müvekkiline satıldığını, Balırköy 2. FSHHM'nin hükümsüzlüğe ilişkin kararının henüz kesinleşmediğini, müvekkili markası ile davacı başvurusunun görsel ve fonetik yönlerden orta düzeydeki tüketici bazında değerlendirildiğinde dahi iltibas yaratacak derecede benzer olduğunu, davacının açıkça müvekkili markasının bilinirliğinden yararlanmak istediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, taraf markalarının esas unsurlarının "..." ibaresinden oluştuğu ve birebir aynı olduğu, bu haliyle işaretler arasında güçlü bir görsel, işitsel ve hatta kavramsal köken benzerliğinin mevcut bulunduğu, dolayısıyla taraf marka işaretlerin ilgili tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin olduğu, her ne kadar davacı tarafça redde mesnet markanın 24.02.2021 tarihinde hükümsüzlüğüne karar verildiği belirtmiş ise de verilen bu kararın, davaya konu YİDK karar tarihi olan 27.01.2021 tarihinden sonraki tarihli bulunduğu, halbuki doktrin ve emsal yargı kararları ile de sabit olduğu üzere YİDK kararlarının, karar tarihindeki mevcut durum esas alınarak incelenmesi gerektiği, davaya konu YİDK karar tarihi itibariyle ret gerekçesi markanın hükümsüzlüğüne dair verilmiş bir karar mevcut olmadığından, karar tarihindeki durum ve koşullar itibariyle davaya konu YİDK kararının yerinde olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili, mahkemece, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna dayalı olarak taraf markalarının benzer olduğuna karar verildiğini, ancak davanın, markalar arasında benzerlik olmadığı gerekçesi ile değil tam tersine davalının, uzun yıllardır müvekkiline ait olduğunu bildiği "..." markasını kötü niyetle tescil ettirerek, müvekkilinin kendi markasının tesciline engel olması sebebi ile açıldığını, mahkemece bu iddiaları yok sayılarak, markalar arasında benzerlik araştırması yapılan rapora göre hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, davalının bayiliğini yaptığı müvekkilinin "..." markasını kötü niyetli olarak kendi adına "... ..." olarak tescil ettirdiğini, daha sonra da müvekkili yetkilisine 500.000 TL bedelle bu markayı satma teklifinde bulunduğunu, bu sebeple Bakırköy 2. FSHHM'nin 2021/237 E. sayılı dosyası kapsamında, davalının kötü niyetli marka tescilinin hükümsüzlüğüne karar verildiğini, müvekkilinin "..." markasının gerçek hak sahibi olduğunu, müvekkilinin söz konusu markaya ayırt edicilik kazandırdığını ve piyasada maruf hale getirdiğini, davalı ...'nın marka tescilinin de, müvekkilinin marka başvurusuna itirazının da kötü niyetli olduğunu, dava dilekçesindeki iddiaları dikkate alınmadan, markanın gerçek hak sahibinin kim olduğu ve kötü niyetli tescil yönünde mahkeme tarafından inceleme yapılmadan markalar arasında benzerlik araştırması yapılmasının hatalı olduğunu, bu sebeplerle davaya konusu YİDK kararının iptaline karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, ..." ibareli başvuru ile redde mesnet "..." ibareli marka arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğu, zira her iki markanın asli unsurunun da "..." ibaresinden oluştuğu, esasen davacının iddiasının da markalar arasında karıştırılmaya yol açacak derecede benzerlik olmadığına değil, redde mesnet markanın kötü niyetli olarak tescil ettirildiği ve ibarenin gerçek hak sahibinin davacı olduğu hususlarına dayandığı, ancak eldeki davanın, marka başvurusunun kısmen reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu, böyle bir davada mahkemece, YİDK kararının, verildiği tarihteki hukuki duruma göre yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinin gerektiği, esasen idari nitelikte olan ve 6769 sayılı SMK'nın 156. maddesindeki düzenleme uyarınca adli yargı yerlerinde görülen YİDK kararının iptali davasında, Kurum kararının verildiği tarihten sonra ortaya çıkan hukuki duruma göre, Kurum kararının yerinde olup olmadığının değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, aksi durumda, Kurumun karar verdiği tarihte ortada olmayan hukuki koşullara göre Kurum kararının yerinde olup olmadığının denetimi sonucunun doğacağı, bu durumun da eldeki davanın niteliği ile uyuşmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin öteden beri yerleşen uygulamasının da bu yönde olduğu (2022/3698 E., 2023/7558 K., 2021/5782 E., 2023/277 K., 2017/701 E., 2018/6200 K., 2010/940 E., 2010/4555 K.,2022/5733 E.- 2024/1629 K., 2015/12614 E.-2017/4086 K., 2019/3262 E.- 2020/1222 K., 2018/2037 E.-2019/4080 K. sayılı ilamları), işbu davada da iptali istenen YİDK kararının 27.01.2021 tarihinde verildiği, redde mesnet 2019/57156 sayılı markanın ise YİDK kararından sonra 24.02.2021 tarihli ilk derece mahkemesi kararıyla hükümsüz kılındığı, dolayısıyla Kurum kararının iptaline yönelik davada, karar tarihi itibariyle ortada olmayan hükümsüzlük kararının değerlendirilmesine imkan bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 80,70-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 346,90-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına,
4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 08/11/2024 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi.
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 12/11/2024
Başkan
Üye
Üye
Katip
Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.