Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi E.2024/160 K.2025/215
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C.
A N K A R A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ
22. H U K U K D A İ R E S İ
ESAS NO : 2024/160 (ESASTAN RET )
KARAR NO : 2025/215
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : DR. ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 15/06/2023
ESAS-KARAR NO : 2022/808 E - 2023/467 K
DAVANIN KONUSU : Tanıma Ve Tenfiz
KARAR TARİHİ : 28/02/2025
YAZILDIĞI TARİH : 18/03/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi.
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ
İDDİANIN ÖZETİ
Davacı vekili; Birleşik Krallıkta kurulu bulunan ... Ltd ile İspanyada kurulu bulunan ....ile davalı şirket arasında 19 Aralık 2005 tarihinde satış protokolü imzalandığını, 2019 yılında davalı şirket tarafından satış protokolü kapsamındaki ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediği ... Ltd. karşı dava açtığını, görülen davada davacı müvekkilinin de davalı olarak gösterildiğini, yapılan yargılamanın 17 Ocak 2022 tarihinde İngiltere mahkemesinde karara bağlandığını, bu kararın ardından yine aynı dosya kapsamında mahkemenin 17 Ocak 2022 tarihi kararı ile ilgili olarak karşı tarafın 18 Şubat 2022 tarihinde ek başvuru yaptığını ve müvekkili hakkında karar tesisi için başvuruda bulunmuş ise de müvekkiline karşı tüm taleplerinin 8 Nisan 2022 tarihli karar ile yine reddedildiğini ve mahkemenin yargılama gideri olarak 30.000 GMP ‘nin 6 Mayıs 2022 günü saat 16.00’ya kadar müvekkiline ödenmesine karar verildiğini, verilen kararın belirtilen hükümler yönünden kesinleştiğini ancak karşı tarafça mahkeme kararının gereği yerine getirilmediğinden kararın icra ile belirtilen tutarların karar tarihlerinden itibaren işlemiş faiz ve ferileri ile birlikte karşı taraftan tazmin ve tahsili için kararların Türkiye’de tenfizinin gerektiğini, arabuluculuk yoluna da başvurulduğunu ancak sürecin anlaşmama şeklinde neticelendiğini belirterek İngiltere Mahkemesince verilen 17 Ocak 2022 tarihli müvekkili ... lehine hükmedilen her iki kararın ve karşı tarafın aynı dosya kapsamında yapmış olduğu başvurunun reddine dair ek karar ile verilen 8 Nisan 2022 tarihli kararların MÖHUK 50. Maddesi uyarınca, Türkiye’de icra olunabilmek üzere hüküm ve sonuç doğurabilmesi için tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
SAVUNMANIN ÖZETİ
Davalı vekili; görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğunu, tanıma tenfiz davası şartlarından birisinin kesinleşme şerhinin mahkemeye sunulması gerektiğini, UYAP ve tebliğ edilen evraklar arasında kesinleşme şerhi bulunmadığını, kamu düzenine aykırılık nedeniyle, tanıma ve tenfiz davasının reddi gerektiğini, ...’ın dava esnasında beyanlarının Londra Mahkemesince kötü niyetli ve güvenilmez olduğuna dair eleştirileri içerdiğini, adalet duygusunu zedeleyecek şekilde, planlı olarak mal kaçıran davacının şirketinin 125 milyon borcunun olduğu müvekkiline tanıma-tenfiz davası açmasının adalet duygusunu ciddi anlamda zedelediğini bildirerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
Mahkemece; davacının ... … A.Ş, davalının ... olduğu “In The High Court Of Justice Business And Property Courts Of England And Wales Queen’s Bench Division Commercial Court” Mahkemesi'nce verilen ve 13/04/2023 tarihinde kesinleşen; 17 Ocak 2022 tarih, CL-2019-000119 sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği; 17 Ocak 2022 tarihli ek kararı ile 08/04/2022 tarihli masraf kararında davalı lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine karar verildiği, kararın Türk Mahkemeleri'nin münhasıran yetkisine giren bir hususa ilişkin olmadığı, MÖHUK 54. maddesindeki tenfiz şartlarının oluştuğu, dosya kapsamına göre, tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararı-ek kararının appostille şerhli kesinleşmiş asıl ile noter onaylı tercümesinin sunulduğu, tenfizi talep edilen yabancı mahkeme kararının kamu düzenine aykırı bir yönünün bulunmadığı, münhasıran Türk mahkemelerinin yetkisine giren bir konu olmadığı, adil yargılanma hakkının ihlal edilmediği, yabancı mahkeme ilamının davalı yana usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve usulüne uygun olarak kesinleştiği, MÖHUK 54/1 maddesine aykırılık bulunmadığı, İngiltere ile Türkiye arasında tenfize ilişkin fiili uygulamanın bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ; “In The High Court Of Justice Business And Property Courts Of England And Wales Queen’s Bench Division Commercial Court” Mahkemesi'nce verilen ve 13/04/2023 tarihinde kesinleşen; 17 Ocak 2022 tarih, CL-2019-000119 sayılı kararı; 17 Ocak 2022 tarihli ek kararı ile 08/04/2022 tarihli masraf kararının tenfizine karar verilmiş, hükme karşı davalı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı vekili; davacının yöneticisi ve ortağı olduğu şirketin Müvekkil şirkete yaklaşık 6 Milyon Dolar borcu olduğu kesin şekilde ilama bağlanmış iken, bu borçları ödemekten tüzel kişilik perdesi arkasında, hakkın kötüye kullanılması yoluyla kaçınan davacının hatalı bir uygulama sonucu verilen kararı tenfiz ettirmek suretiyle kazançlı çıkacak olması, adalet duygusunu incitecek, hakkaniyete ve kamu düzenine aykırı sonuçlar doğuracağını bildirerek ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR
Uyuşmazlık, yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfizi için gerekli şartların oluşup oluşmadığı noktalarında toplanmaktadır.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yabancı mahkeme kararının tanıma ve tenfizine istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır.
Mahkemece, yargılamanın HMK'da düzenlenen usul kurallarına uygun olarak yapılmış olmasına, kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına, dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip yasal düzenlemelere uygun isabetli, yeterli gerekçeyle karar verilmiş olmasına, ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına ve özellikle ilgili ülkenin usul kanunu gereğince haberdar edilmesine, tanıma ve tenfiz şartlarının gerçekleşmiş olmasına göre davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1.maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40TL istinaf karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 345,55 TL harcın istinaf eden davalıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
3-İstinaf eden tarafından yapılan istinaf posta giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5-HMK'nin 333.maddesi gereğince gider avansından kalanının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine,
6-Kararın tebliğinin Dairemizce yapılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 361/1. maddesi gereğince kararın tebliği tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi ya da buraya gönderilmek üzere temyiz edenin bulunduğu yer Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesi veya İlk Derece Mahkemesine verilecek dilekçe ile Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere, 28/02/2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Üye...
e-imzalıdır
Katip...
e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR.
"5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."