İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2023/1544 K.2024/1837

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/1544 📋 K. 2024/1837 📅 12.12.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2023/1544
KARAR NO: 2024/1837
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 29.05.2023
NUMARASI: 2022/117 Esas - 2023/428 Karar
DAVA: Ayıplı Satış Nedeniyle Ayıp Tutarında Bedel İndirim
Taraflar arasındaki Ayıplı Satış Nedeniyle Ayıp Tutarında Bedel İndirim talepli olarak açılan davanın ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda davanın kabulüne dair verilen hükme karşı, davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE Davacı davalıdan satın alınan aracın ayıplı olduğu iddiasıyla, ayıplı satışa dayalı olarak ayıp tutarında satış bedelinden tenzil istemiyle belirsiz alacak davası olarak 1.000 TL nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi kök ve ek rapor içeriğindeki tespitlere göre, satılan araçtaki ayıp tutarının 4.294,44 TL kadar olduğu belirlenmiştir. HMK'nın 341/2. maddesi uyarınca, miktar ve değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir. Bu miktar yeniden değerleme oranı ile hüküm tarihi olan 2023 yılı itibariyle 17.830,00 TL'ye baliğ olmuştur. Somut olayda, başlangıçta davanın belirsiz davası olarak açıldığı, 05.09.2022 tarihli bilirkişi raporuyla davacının talep edebileceği ayıp tutarında indirim bedelinin 4.294,44 TL kadar olabileceğinin belirlendiği, davacı vekilince rapora itiraz edildiği, ek raporda da bilirkişi tarafından bu görüşün tekrarlandığı, davacı tarafça herhangi bir bedel arttırım talebinde bulunulmadığı ve taleple bağlılık ilkesi gereği 1.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuş ise de miktar bakımından kararın kesin nitelikte olduğu anlaşılmaktadır. HMK' nın 346. maddesi gereğince kesin karara yönelik istinaf başvurusu hakkında ilk derece mahkemesince bir karar verilebileceği gibi, bu konuda olumlu ya da olumsuz bir karar oluşturulmadan istinaf incelemesine gönderilen dava dosyalarında, aynı Yasa'nın 352/1.b. maddesi gereğince istinaf mahkemesince de karar verilmesi mümkündür. Bu açıklamalar ışığında, kanun yolu başvurusuna konu edilen kararın, karar tarihi itibariyle kesin nitelikte olması nedeniyle, istinafı kabil bir karar olmadığı anlaşılmakla, ilk derece mahkemesince kurulan hükümde kararın kesin nitelikte olduğu tespiti yerinde olup, davacı vekilinin kararın kesin olduğu kabulünün yerinde olmadığı ve kararın istinaf incelemesi sonucu kararın bozularak istinaf başvurusunun kabulü gerektiğine dair istinaf dilekçesinin reddine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-İlk derece mahkemesinin kararı HMK'nın 341/2. maddesi gereğince karar tarihi itibariyle miktar yönünden kesin olduğundan, davacı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nın 352/1.b ve 346. maddeleri gereğince reddine,2-Davacı tarfça yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep halinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 352/1.b maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucunda, 12.12.2024 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.