İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2024/1868 K.2024/1832

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1868 📋 K. 2024/1832 📅 12.12.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2024/1868
KARAR NO: 2024/1832
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 16/10/2024
NUMARASI: 2024/729 Esas - 2024/761 Karar
DAVANIN KONUSU: Zayi Belgesi Verilmesi
Zayi belgesi verilmesi talebinin ilk derece mahkemesice yapılan yargılaması sonucunda talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine dair verilen karara karşı, talep eden vekilince istinaf kanun yoluna başvrulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; pay defterinin zayi olması ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2024/757 D.İş olarak dava açılmış olup, sehven UYAP portaldan D.İş seçeneğiyle dava açılmış olunduğundan dolayı dava hakkında karar verilmesine yer olmadığı yönünde karar verilmiş olduğunu, işbu karardan UYAP üzerinden yapılan kontrol esnasında fark edildiğini, mahkemece kendilerine tebligat yapılmadığını, müvekkili şirketin Ankara'da bulunan Mali ...'le çalışan ... 'ın Ankara Ticaret Odasına gitmiş olduğunu ve müvekkili şirketin pay defterinin de bulunduğu çantasının arabasından çalınmış olduğunu, bu konu ile ilgili 12/07/2024 tarihinde Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına şikayette bulunulduğunu, TTK'nın 82/7 maddesi gereği müvekkili şirkete ait pay defterinin müvekkili şirket hissedarının tüm özen ve dikkatine rağmen çalınmasından dolayı zayi olan şirket pay defteri için zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk derece mahkemesince dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda; "...Davacı, ticaret şirketi olup tacirdir. Zayi olduğu talep edilen defter de maddede belirtilen saklanması zorunlu olan ticari defterlerdendir. Yasal düzenlemede açıklandığı üzere davanın bir aylık süre içinde açılması gerekir TTK'nın 82/7. Maddesinde düzenlenen zayi belgesi verilmesi için başvuru süresi hak düşürücü süre olup bu süre içinde başvuru yapılması zorunludur. Somut olayda, hırsızlık olayı sonrası savcılık şikayetinin 12/07/2024 tarihli olduğu beyan edilmiş, İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2024/757 D.İş sayılı dosyasında zayi talebinin 18/07/2024 tarihinde yapıldığı, dosyada 14/08/2024 tarihli değişik iş kararı ile talep hakkında karar verilmesine yer olmadığında dair karar verildiği anlaşılmıştır. Davacı yanın mahkememizde ki iş bu davayı 09/10/2024 tarihinde açtığı dikkate alındığında, değişik iş kararının tarafına tebliğ olmadığından bahisle kararı Uyap'tan görme tarihini öğrenme anı olarak kabul eden davacı yanın 3 ay süreyle açtığı davanın akıbeti ile ilgilenmemiş olması yargı işleyişinin olağan akışına uymadığından anılan yasa hükmü gereğince davanın 30 günlük hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı kabul edilerek davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar vermek gerekmiş aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir." gerekçesiyle, talebin hak düşürücü süre nedeniyle reddine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF NEDENLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Pay defterinin zayi olması ile ilgili olarak İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinde 2024/757 D.İş olarak dava açılmış olup, sehven uyap portaldan D.İş seçeneğiyle dava açıldığı gerekçesiyle, mahkemece, dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, bu kararın kendilerine tebliğ edilmediğini, bu kararı UYAP üzerinden öğrendiklereinde İstanbul 4.Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde eldeki davayı açtıklarını, mahkemece davanın hak düşürücü süre geçtiği gerekçesiyle reddedildiğini, mahkeme gerekçesinin hukuki dayanağı bulunmadığını, "yargı işleyişinin olağan akışına uymak " şeklinde bir ilke, gelenek, teamül vs. Bulunmadığını, gerekçenin hukuki olmadığını, Davayı açtıkları tarihin Adli Tatil sürecinde olduğunu, her ne olursa olsun yasal olarak tebliğ hükümlerinin uygulanması gereken bir dava olduğundan ve ayrıca bir avukatında yoğunluğu olabileceği göz önüne alınmadan ve de UYAP log kayıtlarına dahi bakılmadan karar verildiğini, HMK'da emredici hüküm olan tebliğ zorunluluğunun bu şekilde ortadan kaldırılması hukuki güvenlik ilkesine de aykırı olduğunu, UYAP girişleri incelendiğinde de kararın hangi tarihte okunduğunun belirlenebileceğini, davanın açılması ile hak düşürücü ve zamanaşımı sürelerinin durduğunu, Zayi belgesi verilmesi için diğer yasal koşulların da mevcut olmasına rağmen davanın reddine karar verildiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usule ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, hukuki niteliği itibariyle, TTK'nın 82/7 maddesi uyarınca, davacı şirketin pay defterinin zayi olduğu iddiasıyla bu defter için zayi belgesi verilmesi talebine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın hak düşürücü süre yönünden reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekili tarfından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355.maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf başvuru nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. İlk derece mahkemesince davanın, TTK'nın 82. maddesinde öngörülen otuz günlük hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. Davacı vekili, zayi olayının 12.07.2024 tarihinde Ankara'da meydana geldiğini, aynı gün Ankara C. Başsavcılığı nezdinde şikâyette bulunduklarını; akabinde hak düşürücü süre olan otuz gün geçmeden İstanbul 13. As. Tic. Mahkemesinde 2024/757 D.İş sayılı dosyasıyla zayi belgesi talebinde bulunduklarını iddia etmektedir. Bir davanın esas defterine ya da değişik iş defterine sehven kaydedilmiş olması, davanın görülmesine engel olmaz. Dava açmanın sonuçlarının korunması gerekir. Ancak mahkeme, dava dilekçesinin yanlış deftere kaydedildiğini düşünüyorsa, doğru deftere kaydının yapılması için dosyayı tevzi bürosuna geri göndermeli ve doğru kaydın yapılmasını sağlayarak davanın doğru kayıt üzerinden görülmesini sağlamalıdır. Davacı vekili, İstanbul 13. As. Tic. Mahkemesinin bu şekilde işlem yapmayıp, talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verdiğini, ancak bu kararı kendilerine tebliğ etmediğini, bu nedenle karardan haberdar olmadıklarını belirterek, anılan kararı öğrenmeleri üzerine derhal eldeki davayı açtıklarını beyan etmektedir. Bu durumda Mahkemece, İstanbul 13. As. Tic. Mahkemesinin 2024/757 D.İş sayılı dosyası celbedilerek bu davanın hangi tarihte açıldığının belirlenmesi, açılış tarihinin hak düşürücü süre içinde olup olmadığını tespiti; hak düşürücü süre içinde açıldığını belirlenmesi hâlinde ise mahkemece verilen kararın davacıya tebliğ edilip edilmediği hususları üzerinde durularak sonuca gidilmesi gerekir. Zira TTK'nın 82/7. maddesinde öngörülen süre hak düşürücü süre olup bu süre içinde davayı açan kişinin dava hakkının, mahkemenin yanlış uygulamasıyla ortadan kaldırılması düşünülemez. Aksinin kabulü, HMK'nın 27. maddesinde düzenlenmiş olan hukuki dinlenilme hakkının ve Anayasa ile güvence altına alınmış olan adil yargılanma hakkının, mahkemeye erişim hakkının ihlali sonuçlarını doğurur. Mahkemece gerekli araştırma yapılmadan verilen karar usul ve yasaya aykırı bulunmuş ve kararın bu nedenle kaldırılması gerekmiştir. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nı 353/1.a.6 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nın 353/1.a.6 maddeleri uyarınca, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Yukarıdaki açıklamalar ışığında davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine,3-Davacı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine dair; HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.12.2024