Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2022/1194 K.2024/1390

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/1194 📋 K. 2024/1390 📅 12.12.2024

T.C.Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/02/2021
NUMARASI :....
DAVA : Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ : 10/06/2014
KARAR TARİHİ : 12/12/2024
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 09/01/2024
Taraflar arasındaki alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçeyle davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 12/12/2002 tarihinde dava dışı ... isimli şahıs tarafından taşınmazının üzerinden yüksek gerilim hattı geçmesi nedeniyle taşınmazının değer kaybettiği iddiasıyla açılan tazminat davasında Ağrı 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/157 esas 2009/531 karar sayılı kararıyla talebin kısmen kabulüne karar verildiğini, kararın Ağrı 1. İcra Müdürlüğünün 2010/1265 sayılı dosyasında takibe konulduğunu, müvekkili tarafından ilam alacaklısına toplam 68.338,00 TL ödeme yapıldığını, ödemenin işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.1, 7.4 ve 7.6 hükmüne göre dağıtım tesislerinin işletilmesinden kaynaklanan ödeme olduğunu, işletme hakkı devir sözleşmesi ve hisse satış sözleşmesi uyarınca müvekkilinin ödediği tutarı davalıdan tahsilini talep edebileceğini belirterek 68.338,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın zaman aşımına uğradığını, 31/03/2006 tarihi baz alınarak yapılan bilanço hesabında ... ait olan kalemlerin ... üzerinde bırakıldığı, bunların dışında bilanço kalemlerinin dağıtım şirketinin bilançosunda bırakıldığını, taraflar arasındaki sözleşmeler kapsamında ödenen tutarın müvekkilinden rücuen tahsilinin talep edilemeyeceğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece; davacı şirketin yaptığı ödemenin hisselerinin özelleştirilmesinden önce yapılan 2004 yılındaki işleme ilişkin olduğu, henüz hissesi geçmemiş olan davalıdan ve kamudan istenemeyeceği, 2004 yılındaki işlemden dolayı kusurun davacıya ait olduğu, işlemin dağıtım tesislerinin işletilmesinden kaynaklanan bir işlem olmadığı, davalının 2004 yılındaki işlemden dolayı kusurunun ve sorumluluğunun bulunmadığı, rücu talebinin 24/07/2006 tarihli sözleşmenin 18.6. maddesi ile hisse alım sözleşmesinin alıcının taahhütleri başlıklı 9. maddesi hükümlerine, ihale sözleşmesinin 22. maddesine muhasebe ve bilanço esaslarına ve özelleştirmenin amacına aykırı olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece yapılan davanın konusunun 28/06/2013 tarihli hisse devir sözleşmesinden kaynaklandığı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, mahkemece yapılan davalının özelleştirme uygulamaları açısından müvekkilinin dava konusu ödemeleri ve satış tarihindeki sermaye yapısını kabullendiği yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu, mahkemece yapılan, işbu davada devre esas bilanço ile alacak ve borçların kesinleştirildiği yönündeki değerlendirmenin hatalı bulunduğunu, davanın onanması halinde davalı tarafından mükerrer ödeme yapılmış olacağı, özelleşen şirkete haksız menfaat sağlanacağı yönündeki değerlendirmenin hatalı olduğunu belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/1154 Esas 2016/255 Karar sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiği, karara karşı davalı vekilince temyiz kanun yoluna başvurulması üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 05/04/2018 tarih 2016/8931 Esas 2018/2469 Karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile hükmün onanmasına karar verildiği, karara karşı davalı vekilince karar düzeltme yoluna başvurulması üzerine bu kez, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/12/2019 tarih 2018/3268 Esas 2019/8129 Karar sayılı ilamı ile davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulüne, dairenin onama ilamının kaldırılarak hükmün davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
Anılan bozma kararı üzerine Ankara 7. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonunda 09/02/2021 tarih 2020/7 Esas 2021/105 Karar sayılı kararı ile davanın reddine karar verildiği dosya içeriğiyle sabittir.
HMK'nun 373/4. maddesi "Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uygun olarak karar verildiği takdirde, bu karara karşı temyiz yoluna başvurulabilir." hükmünü içermektedir.
Anılan hüküm karşısında Yargıtay bozma ilamına uyularak verilen karara karşı temyiz yoluna başvurulabileceğinden temyiz incelemesi yapılması için Yargıtay'a gönderilmek üzere dosyanın ilk derece mahkemesine geri çevrilmesine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Temyiz incelemesi yapılması için dosyanın Yargıtay ilgili Hukuk Dairesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE
HMK'nın 352. maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda oy birliği ile karar verildi.12/12/2024
Başkan - Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.