Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Hukuk Dairesi E.2024/1016 K.2025/124
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 27. HUKUK DAİRESİ
Esas No: 2024/1016 - Karar No:2025/124
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
27. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1016
KARAR NO : 2025/124
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 22/05/2024
NUMARASI : 2024/147 E-2024/399 K
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ : 04.02.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 04.02.2025
Davacı vekili tarafından davalı aleyhine açılan eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin davada mahkemece verilen karara karşı süresi içinde davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili: Müvekkili ile davalı arasında ticari ilişki bulunduğunu, 11.06.2022 tarihli faturadan doğan bakiye 9.820,91 TL alacağın icra takibine konu edildiğini, davalının itirazı ile takibin durdurulduğunu, itirazın haksız olduğunu belirterek faturadan kalan 9.820,91 TL alacağın tahsili için yapılan icra takibine itirazın iptaline, Ankara 2. Genel İcra Müdürlüğü’nün 2023/206687 sayılı dosyasındaki takibin ferileri ve faiziyle birlikte devamına, %20 icra inkâr tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili: İcra takibinde müvekkilinin hem icra dairesinin yetkisine hem de borca ilişkin itirazda bulunduğunu, müvekkili şirketin merkezi Batman’da bulunduğundan itirazın iptali davası için yetkili mahkemenin HMK’nın 6. maddesi vd. hükümlerine göre Batman Mahkemeleri olduğunu, bu nedenle işin esasına girilmeden öncelikle icra takibinin yetkisiz icra dairesinde yapıldığının tespiti ile mahkeme yönünden de yetkisizlik kararı verilmesini talep ettiklerini, müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun da bulunmadığını belirterek yetki ve esas yönünden davanın reddine ve davacı aleyhinde en az %20 oranında tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince: Davanın davacı alacağının tahsili için başlatılan icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkin olduğu, yetkili icra müdürlüğünde icra takibi başlatılmış olmasının itirazın iptali davası yönünden HMK'nun 114/2. maddesi uyarınca özel dava şartı olarak düzenlendiği, icra takibinin Ankara'da başlatıldığı ve süresinde davalı borçlu tarafından usulüne uygun biçimde yetkisizlik itirazı ileri sürüldüğü için icra takibinin başlatıldığı Ankara İcra Müdürlüklerinin yetkili olup olmadıklarının öncelikle belirlenmesi gerektiği, davacı şirket olup, merkezinin Mersin'de olduğu davalı şirketin de merkezinin Batman ilinde olduğu, taraflar arasında sözleşme ilişkisinin bulunmadığı ve takibe konu fatura içeriğinin ifa yerinin de Ankara olduğuna dair bir delil bulunmadığı, davacının davalıdan alacağı var ise bunu ancak davalının yerleşim yeri yetkili icra müdürlüklerinde başlatacağı icra takibi ile talep etmesinin mümkün olduğu, davacının sözleşme ilişkisinin varlığını kanıtlayamaması nedeni ile sözleşmeden kaynaklanan para alacaklarının tahsilini BK 89. maddesi uyarınca kendi yerleşim yerinde takip ve dava konusu etmesinin de mümkün olduğuna ilişkin düzenlemeden de yararlanmasının mümkün olmadığı, ayrıca davacının yerleşim yerinin de Ankara olmadığı, bu hali ile İİK. 50. maddesi yollaması ile HMK'nun genel düzenlemesi uyarınca yetkili icra müdürlüğünün belirlenmesi gerektiği, genel yetkili icra müdürlüğünün borçlu davalının yerleşim yeri olan Batman İcra Müdürlüğü olduğu, Ankara İcra Müdürlüklerinin yetkili olmaması nedeni ile itirazın iptali davası yönünden özel dava şartı olan "yetkili İcra Müdürlüğünde başlatılmış icra takibi bulunması" kuralının ihlal edildiği, olayda özel dava şartı eksikliğinin bulunduğu gerekçesiyle, 6100 Sayılı Yasa'nın 114/2, 115/2 maddeleri uyarınca yetkili icra müdürlüğünde usulüne uygun şekilde icra takibi başlatılması gerektiğine ilişkin özel dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Mahkeme kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı borçlunun takibe itirazının haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli olduğunu, icra takibini uzatmak maksadıyla borca itiraz ettiğini, mahkemece davanın usulden reddedildiğini, ancak dava dilekçesi ekinde sundukları faturadan da görüleceği üzere davalının yerleşim yeri Ankara olduğundan davanın Ankara’da açıldığını, buna rağmen gerekçeli karardaki şekilde belirtilmenin hukuken yanlış olduğunu belirterek, mahkeme kararının kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
Dava, eser sözleşmesinden kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair verilen karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
6100 Sayılı HMK'nın 341/2 maddesi gereğince "miktar veya değeri 3.000,00 TL'yi geçmeyen mal varlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir" yine aynı kanunun ek 1.maddesinin 1.fıkrasında "200 üncü, 201 inci 341 inci 362 nci ve 369 uncu maddelerinde parasal sınırlar her takvim yılı başından geçerli olmak üzere önceki yılda uygulanan parasal sınırların; o yıl için 04/01/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usül Kanunu'nun mükerrer 298.maddesi hükümleri uyarınca Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında arttırılması suretiyle uygulanır" hükmü düzenlemiş olup, istinafa konu somut olayda mahal mahkemesi karar tarihi 2024 yılı olmakla istinaf kesinlik sınırı 28.250,00 TL'dir.
6100 sayılı HMK'nın 346/1 maddesi "istinaf dilekçesi kanuni süre geçtikten sonra verilir veya kesin karara ilişkin olursa kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir..." ve aynı maddenin 2. fıkrası da " bu ret kararına karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yoluna başvurulabilir" hükmünü içerdiği, yine HMK'nın temyiz kanun yoluna ilişkin hükümleri içerisinde yer alan 366.maddesinde "bu kanunun istinaf yoluyla ilgili 343 ila 349 ve 352.maddeleri hükümleri temyizde de kıyas yoluyla uygulanır" hükümlerini içermektedir. Kesin olan kararlara karşı istinaf talebi hakkında mahkemesince bir karar verilebileceği gibi 01/06/1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca kanun yolu denetimi yapan üst mahkemece istinaf talebinin reddine karar verilebilecektir (Yargıtay Kapatılan 15.Hukuk Dairesi'nin 09/06/2021 gün, 2021/925 Esas, 2021/2582 Karar sayılı ilamı).
Tüm bu açıklamalar kapsamında istinafa konu dosyanın incelenmesinde, 22.05.2024 tarihinde karar verilmiştir. Karar davacı vekilince istinaf edilmekle davacı tarafça dava konusu edilen miktar ve karar tarihi dikkate alındığında mahkeme kararının kesin nitelikte olduğu görülmüştür.Mahkemesince verilen karar miktar itibariyle kesin olmakla birlikte bu yönde mahal mahkemesince bir karar verilmemiş olmakla, 01/06/1990 gün, 1989/3 esas, 1990/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca Dairemizce HMK'nın 346/1 maddesi gereğince istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi, kanun yoluna erişim hakkı yine Dairemizin aynı nitelikteki 18/11/2021 gün, 2021/826 esas, 2021/1030 karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin temyiz talebi üzerine Yargıtay 6.Hukuk Dairesi'nin 20/01/2022 gün, 2022/292 esas, 2022/208 karar sayılı onama ilamı da dikkate alınarak HMK'nın 366.maddesi yollamasıyla 346/2 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde temyiz yolu açık olması yönünde karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış, aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nun 346. maddesi gereğince usulden reddine,
2-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf başvurusu nedeniyle davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendisi üzerinde bırakılmasına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 366.maddesi düzenlemesi ile HMK'nın 346/2 maddesi gereğince kararın taraflara tebliği tarihinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'da TEMYİZ yolu açık olmak üzere 04.02.2025 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
Başkan
Üye
Üye
Katip
e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır e-imzalıdır