Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/2450 K.2025/61
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2024/2450
KARAR NO : 2025/61
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
BAŞKAN : ... ...
ÜYE : ... ...
ÜYE : ... ...
KATİP : ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ANKARA 4. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK
MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/09/2020
NUMARASI : 2019/234 E. - 2020/215 K.
DAVACI :
VEKİLİ :
DAVALI :
DAVANIN KONUSU : YİDK Kararının İptali, Marka Hükümsüzlüğü
Dairemizce verilen 30/03/2023 tarih ve 2021/368 Esas - 2023/405 Karar sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 18/09/2024 tarih ve 2023/4015 Esas - 2024/6497 Karar sayılı ilamıyla bozulmuş olmakla, dava Dairemizin yukarıdaki esasına kaydı yapılıp incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin "..." esas unsurlu tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "..." ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK tarafından reddine karar verildiğini, oysa dava konusu başvuru ile müvekkili markaları arasında iltibasa neden olacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, tescil edilmek istenen 29. sınıf mallar ile bu malların satışına ilişkin 35. Sınıf hizmetler yönünden emtia benzerliği şartının da gerçekleştiğini, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından bir olarak algılanacağını, dava konusu başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, YİDK'ın 2019-M-3900 sayılı kararının 29. sınıf mallar ile bu malların satışına ilişkin 35. sınıf hizmetler yönünden iptali ile dava konusu markanın anılan mal ve hizmetler yönünden hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu, taraf markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı davaya cevap vermemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "..." ibareli dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." ibareli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, tarafların marka işaretleri arasında benzerlik bulunmadığından iltibas koşullarının oluşmadığını, davacının SMK'nın 6/3, 6/5 ve 6/9 maddelerine dayalı iddialarının da yerinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili, müvekkilinin itirazına mesnet markaları ile dava konusu başvurunun iltibasa neden olacak düzeyde benzer olduklarını, müvekkilinin markalarının asıl unsuru olan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda aynen yer aldığını, dava konusu başvurunun müvekkilinin seri markalarından biri olarak algılanacağını, ayrıca müvekkili markalarının tanınmış bulunduğunu, başka bir uyuşmazlıkta "..." ibaresinin müvekkilinin markaları ile benzer kabul edildiğini, ilk derece mahkemesince emsal kararların dikkate alınmadığını, dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Dairemizin 30/03/2023 tarih ve 2021/368 Esas - 2023/405 Karar sayılı kararıyla dava konusu "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "..." asıl unsurlu markaları arasında, uyuşmazlık konusu olan 29. sınıf mallar ile bu malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden, 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi uyarınca iltibas koşullarının oluştuğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile dava konusu YİDK kararının 29. sınıf mallar ile bu malların satışına özgü 35. sınıf perakendecilik hizmetleri yönünden kısmen iptaline, dava konusu marka tescil edilmediğinden, marka hükümsüzlüğüne ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİNİN 18/09/2024 TARİH VE 2023/4015 ESAS - 2024/6497 KARAR SAYILI İLAMININ ÖZETİ: Dairemiz kararının, davalı ... vekilinin temyizi üzerine anılan Yargıtay ilamı ile özetle; davalının başvuru markası "..." ibaresinden oluşmakta olup, davacının itirazına mesnet markalarının "..." esas unsurlu olduğu, davacının itirazına mesnet markalarında bulunan "..." kelimesinin tanımlayıcı ve ayırt ediciliğinin düşük olduğu gözetildiğinde, markaların bütünsel olarak karşılaştırılmasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı, bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle Dairemiz kararının davalı ... yararına bozulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dairemizce usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmuştur.
Dairemizce uyulmasına karar verilen bozma ilamında da açıklandığı üzere, davacının itirazına mesnet markalarında bulunan "..." kelimesinin tanımlayıcı ve ayırt ediciliğinin düşük olduğu, dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığı, tarafların markaları arasında görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunmadığı, bu bağlamda dava konusu YİDK kararının iptali koşullarının oluşmadığı anlaşıldığından, YİDK kararının iptali istemiyle açılan davanın reddine, temyiz edenin sıfatı ve bozma ilamının kapsamı gözetildiğinde marka hükümsüzlüğü istemiyle açılan dava hakkında Dairemizce tesis edilen hüküm kesinleştiğinden, Dairemizin önceki kararı doğrultusunda dava konusu marka tescil edilmediğinden marka hükümsüzlüğüne ilişkin talep hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere;
1-YİDK kararının iptali istemli davanın REDDİNE,
2-Dava konusu başvuru tescil edilmediğinden hükümsüzlük istemi konusunda bir karar verilmesine yer olmadığına,
3-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından, peşin olarak alınan 44,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 571,00-TL'nin davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,
4-Davalı ... kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan AAÜT hükümlerine göre belirlenen 40.000,00-TL maktu vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdesinde bırakılmasına,
6-Davalı kurum tarafından temyiz aşamasında yapılan 886,80-TL temyiz yoluna başvurma harcı, 200,00-TL tebligat ve posta giderinden oluşan toplam 1.086,80-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalı kuruma verilmesine,
7-Davalı ... herhangi yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Yatırılan ve kullanılmayan gider avansının, hükmün kesinleşmesini müteakip re'sen davacıya iadesine (HMK m.333),
9-Davacıdan alınması gereken 615,40.TL maktu karar ve ilam harcından peşin olarak alınan 54,40.TL harcın mahsubu ile bakiye 561,00.TL'nin davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına,
10-Davalı ... kendisini istinaf aşamasında vekille temsil ettirdiklerinden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T' nin 2/4 maddesine göre hesaplanan 16.000,00-TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılara verilmesine,
Dair, duruşmaya katılan davacı vekili, davalı ... vekilinin yüzlerine karşı, davalı gerçek kişinin yokluğunda, yapılan açık yargılama sonucunda 22/01/2025 tarihinde HMK 361 maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde TEMYİZ yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/01/2025
GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 09/02/2025
Başkan
...
Üye
...
Üye
...
Katip
...