İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi E.2025/125 K.2025/151
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
45. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/125
KARAR NO: 2025/151
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO: 2023/818
KARAR NO: 2024/604
KARAR TARİHİ: 11/09/2024
DAVA: İtirazın İptali (Alım-Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 12/02/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. Maddesi uyarınca dosya incelendi,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ile davalı şirket arasında bayilik ilişkisi bulunduğunu, davalı ...'nun 700.000,00 TL'ye kadar davalı şirketin müvekkili şirkete olan borçlarına karşı müşterek ve müteselsil kefil sıfatı ile ipotek borçlusu olduğunu, davalı şirketin birikmiş borcunu Borç Tasfiye Yapılandırma ve Ödeme Planı Protokollerine rağmen ödemediğini, taraflar arasında düzenlenen protokoller ile kabul edilen dava tarihi itibariyle vade farkları hariç toplam borcun 12.968.446,93 TL olduğunu, icra takibine borçlu tarafından itiraz edilmesi üzerine takibin durduğunu beyan ederek davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yaptığı itirazın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; borç yapılandırılmalarına dava dışı ... San. Tic. Ltd. Şti. ve ... San. Tic. A.Ş.'nin borçlarının dahil edildiğini, dava dışı şirketlerin borçları için kendisine takip yapılamayacağını, gerek bayilik sözleşmeleri ve gerekse borç yapılandırılmasına dair sözleşme hükümlerinin davalı aleyhine aşırı orantısız hükümler içerdiğini, müvekkillerinin bu sözleşmeleri, davacının taşınmaz teminatlarını nakde çevirme tehdidi ile imzaladığını, bu nedenle yapılandırma sözleşmelerinin geçerli sözleşmeler olmadığını, emtiaların müvekkili şirkete teslim edilmediğini beyan ederek, davanın reddine karar verilmesinin talep edilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN VE DAİREMİZİN KARARLARI Mahkemenin 12/02/2020 tarihli kararı ile; davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizin 25/10/2023 tarihli kararı ile; "...davacının, dava konusu alacağına yönelik hangi dosyalardan takip başlattığı tam olarak tespit edilemediğinden, bu husus taraflara sorularak ilgili dosyalar getirtilip incelenerek dosya numarası belirtilmek suretiyle tahsilde tekerrür olmamak ve ipotek limitiyle sınırlı olmak kaydıyla hüküm kurulması gerektiğinden..." kararın kaldırılmasına karar verilmiştir.Mahkemenin 11/09/2024 tarihli kararı ile; "...davaya konu borcun dava açıldıktan sonra davalı tarafça ödendiği anlaşılmakla dava konusuz kaldığından davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına..." karar verilmiştir. Söz konusu karar, davacı vekili ...'ye 14/10/2024 tarihinde, davalılar vekili Av. ...'a 14/10/2024 tarihinde tebliğ olunmuş, taraflarıca istinaf yoluna başvurulmaması nedeniyle hüküm 30/10/2024 tarihinde kesinleşmiştir.
HÜKMÜN TAMAMLANMASI TALEBİ VE MAHKEME KARARI Davalılar vekili 05/11/2024 tarihli talep dilekçesi ile; işbu dosyada davacı tarafın icra dosya borcunun, dosya ikame edildikten sonra ödendiği yönündeki beyanı ile hüküm kurulduğunu ancak huzurdaki dosyada davacı tarafın aynı alacak için müvekkilini haciz ve icra tehdidi altında bırakmak amacıyla birden fazla takip başlattığını, huzurdaki davanın ikame edilmesinde açıkça hatalı ve kötüniyetli olan davacı taraf aleyhine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini beyan ederek, HMK'nin 305/A maddesi uyarınca 11/09/2024 tarihli gerekçeli karara, davalı taraf lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin madde eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 28/11/2024 tarihli ek kararı ile; "...Somut davada, davanın açıldığı tarih itibariyle davacı tarafın talebinde haklı olduğu ve davalı tarafın borcu dava açıldıktan sonra ödediği bu nedenle dava açılmasına sebebiyet verdiği, dosya kapsamında davacının kötüniyetle dava açtığı ve yargılamayı sürdürdüğüne dair delil bulunmadığı gözetildiğinde davalının hükmün tamamlanmasına yönelik talebinin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; Davacı tarafın müvekkili aleyhine tahsilde tekerrür oluşturacak şekilde takip başlattığının istinaf ilamında da belirtildiğini, huzurdaki davanın açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, mahkemece davacı tarafın kusurlu olduğu hususunun göz ardı edildiğini, davacı tarafın aynı alacak nedeniyle birden fazla takip başlatarak huzurdaki dosyanın ikame edilmesinde kusuru bulunduğundan 11/09/2024 tarihli gerekçeli kararına müvekkilleri lehine vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin madde eklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Dava, bayilik sözleşmesi kapsamında ödenmeyen fatura bedellerinin tahsili için ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yapılan yargılama neticesinde borç ödendiği gerekçesiyle davanın konusuz kaldığı yönünde hüküm tesis edilmiş, yargılama giderleri yönünden "3-Talep edilmediğinden davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-Tarafların yaptığı yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına" karar verilmiş ve karar kesinleşmiştir. Karar kesinleştikten sonra davalılar vekili, müvekkili lehine vekalet ücretine hükmedilmesi ve bu suretle hükmün HMK'nın 305/A maddesi uyarınca tamamlanmasını talep etmiştir. HMK'nın "Hükmün Tamamlanması" başlıklı 305/A maddesinde "Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." düzenlemesine yer verilmiştir. Yargılama sırasında ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen, hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlar için başvurulan yola, hükmün tamamlanması denir. Mahkeme, hükmün tamamlanması için ek karar verilmesi bahanesi ile, önceki hükmün konusu olan (karar verilmiş) hususları değiştiremez veya önceki hükmün gerekçesini değiştiremez. (Medeni Usul Hukuku El Kitabı, Prof. Dr. Baki Kuru, Av. Burak Aydın, C.II, s. 1586). Yargıtay 7. Hukuk Dairesi'nin 21/02/2024 tarihli 2024/395 E. 2024/1013 K. sayılı ilamında da ifade edildiği gibi; "...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 305/A maddesinde "Taraflardan her biri, nihaî kararın tebliğinden itibaren bir ay içinde, yargılamada ileri sürülmesine veya kendiliğinden hükme geçirilmesi gerekli olmasına rağmen hakkında tamamen veya kısmen karar verilmeyen hususlarda, ek karar verilmesini isteyebilir. Bu karara karşı kanun yoluna başvurulabilir." şeklinde düzenlenmiştir. Bu madde ile hükümde eksik bırakılan hususların hükme eklenmesi amaçlanmakta olup Mahkemece 23.03.2023 tarihli karar ile yargılama giderleri ve vekalet ücreti hususlarında karar verildiği gözetildiğinde 6100 sayılı Kanunu'nun 305/A maddesi kapsamında kararın değiştirilmesine olanak bulunmamaktadır..." HMK'nın 305/A maddesinin uygulanabilmesi için hakkında kısmen veya tamamen karar verilmeyen bir husus bulunması gerekmektedir. Mahkeme kararında ise vekalet ücretine ilişkin "3-Talep edilmediğinden davacı yararına yargılama gideri ve vekalet ücreti takdirine yer olmadığına" şeklinde karar verilmiş olması karşısında hükmün tamamlanması müessesesinin somut talep yönünden uygulanması mümkün değildir. Zira aksinin kabulü halinde hükmün tamamlanması değil, hükmün değiştirilmesi söz konusu olur. Bu gerekçelerle mahkemenin 28/11/2024 tarihli ek kararına karşı davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalılar vekilinin 28/11/2024 tarihli ek kararına karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1.b.l bendi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına,3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından davalılar tarafından yatırılan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davalılardan alınarak Hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin davalılar üzerinde bırakılmasına, 5-Yatırılan gider avansından kalan kısmın davalılara ilk derece mahkemesince iade edilmesine 6-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 12/02/2025