İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/1254 K.2025/1312

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1254 📋 K. 2025/1312 📅 17.07.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1254
KARAR NO: 2025/1312
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 20.11.2024
NUMARASI: 2024/1091 D. İş - 2024/1078 Karar
DAVA: İhtiyati Haciz
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebinin ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair verilen ek karara karşı, ihtiyati haciz isteyen alacaklı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ İhtiyati haciz isteyen alacaklı vekili, talep dilekçesinde özetle; borçluların, müvekkiline borçlarından dolayı 30/12/2022 tarihli, 5.000.000,00 TL bedelli bono düzenleyip verdiğini, bu bononun ödenmediğini, müvekkilinin alacağının hiçbir teminata bağlanmadığı gibi rüçhanlı da olmadığını, haricen öğrendikleri üzere borçluların mal kaçırma teşebbüsünde bulunacaklarını, bu nedenle de borçlular hakkında ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince 27.09.2024 tarihli kararla; 30/12/2022 düzenleme tarihli, 5.000.000,00 TL bedelli bono aslı gereği, İİK'nın 257 ve sonraki ilgili maddeleri uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmiştir. Bu karara karşı, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraz edenler vekili, itiraz dilekçesinde özetle; ihtiyati hacze dayanak senedin teminat senedi olarak verildiğini, 30.12.2022 tarihli sözleşmenin eki olduğunu, Yargıtay içtihatları gereği ihtiyati hacze konu senedin teminat senedi olduğunun ispatı şartının gerçekleştiğini, 12. HD'nin 2016/18980 Esas sayılı emsal kararının ekli olduğunu, teminat alacakları için ihtiyati haciz kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu belirterek, ihtiyati hacze itirazın kabulü ile ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince itirazın murafaalı orak değerlendirildiği 20.11.2024 tarihli ek kararla; "...İtiraz edenler, süresi içinde, ihtiyati haczin dayandığı sebeplere itiraz ederek, bononun teminat senedi olarak ve neyin teminatı olarak verildiğini gösteren sözleşmeyi sunmuştur. Taşınmaz satışına ilişkin adi yazılı sözleşme, aleyhinde ihtiyati haciz istenen altı malik "satıcı", ihtiyati haciz talep eden şirket ise "alıcı" olarak bu sözleşmeyi imzalamıştır. Sözleşmede, taşınmazın alıcıya satılacağı, satış gerçekleşmediği takdirde teminat amacıyla 5.000.000 TL'lik bononun verildiği yazılmıştır. Bu sözleşmenin sunulması ile artık senedin teminat senedi olduğu ve hangi hukuki ilişkinin teminatı olduğu açıklığa kavuştuğu gibi taşınmaz devirlerine ilişkin sözleşme resmi yazılı geçerlilik şartına tabi olup, bu sözleşmenin buna uygun olmadığı da görülmüştür. İhtiyati haciz kararı için bononun vadesi gelen bir para alacağını ifade etmesi lazım gelmekte olup; bir sözleşmenin teminatı olduğu, sözleşmenin de geçerli bir sözleşme olmadığı..." gerekçesiyle, itirazın kabulü ile mahkemenin 2024/1091 D İş, 1078 D İş Karar sayılı, 27/09/2024 tarihli ihtiyati haciz kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ İhtiyati haciz isteyen vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk derece mahkemesinin ihtiyati hacze itiraz hususunda karar vermek üzere dosyayı esas uyuşmazlığa bakan alacak davasının görüldüğü İstanbul Anadolu 36. Asliye Hukuk Mahkemesine göndermek yerine esas hakkında karar vermesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, İlk derece mahkemesi ihtiyati hacze dayanak senedin teminat senedi olduğu gerekçesi ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bu konuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığının 02.05.2014 tarihli 2014/5674 E. ve 2014/826 K. Sayılı içtihadı aynı bulunduğunu, aynı konuda Yargıtay 11. Hukuk Dairesi Başkanlığının 18.04.2012 tarihli 2012/3669 E. ve 2012/6310 K. Sayılı içtihadı aynı yönde olduğunu, ayrıca İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 02.10.2019 tarihli 2019/1934 E. Ve 2019/1294 K. sayılı kararının da aynı yönde olduğunu, Dolayısı ile ilk derece mahkemesinin ihtiyati hacze dayanak senedin teminat senedi olduğu gerekçesi ile ihtiyati haczin kaldırılmasına karar vermesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, itirazın kabulüne dair ek kararın kaldırılmasına ve ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE Talep, İİK'nın 265. maddesi uyarınca ihtiyati hacze itiraza ilişkindir. İlk derece mahkemesince, itirazın kabulüne dair verilen 20.11.2024 tarihli ek karara karşı, alacaklı vekili tarafından, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzenine aykırılık yönleriyle sınırlı olarak yapılmıştır. Mahkemece, bonoya dayalı talep üzerine ihtiyati haciz kararı verilmiş, borçlu vekillerince itiraz edilmesi üzerine ilk derce mahkemesinin 20.11.2024 tarihli ek kararı ile ihtiyati haciz kararına yöneltilen itirazın kabulüne karar verilmiş, bu ek karara karşı alacaklı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İİK’nun 265. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararına itiraz, ihtiyati haciz kararını veren mahkemeye yapılır. Ancak ihtiyati haciz talep eden alacaklı veya borçlunun, ihtiyati hacze itiraz edilmeden önce başka bir mahkemede esas hakkında dava açması halinde bu defa ihtiyati haciz kararına yapılan itiraz, ihtiyati haciz kararını veren mahkeme tarafından değil esasa ilişkin davanın açıldığı mahkeme tarafından incelenecektir (Baki Kuru, İcra ve İflas Hukuku El Kitabı, Kasım 2004 s:896). Bu durumda, ihtiyati hacze konu alacak hakkında ihtiyati hacze itiraz edilmeden evvel dava açılması, ihtiyati hacze itirazı incelemeye bu kararı veren mahkemenin görevli bulunduğuna ilişkin kuralın istisnasını teşkil etmektedir. Somut uyuşmazlıkta; borçlu vekilince sunulan 14.10.2024 tarihli dilekçe ile ihtiyati haciz kararına itiraz edildiği, borçlular vekilince murafaa duruşması öncesi sunulan 18.11.2024 tarihli dilekçede, ihtiyati haciz talep eden alacaklı yanca uyuşmazlığın esasına dair İstanbul Anadolu 36 Asliye Hukuk Mahkemesinin 2024/692 E sayılı dosyasında dava açıldığını, bu konuda dava dilekçe örneğini de ibraz ederek, ihtiyati haciz konusu bononun bu dava dilekçesinde teminat olduğunun kabullerinde olduğunu belirttiği, ihtiyati haciz alacaklı vekilince de 20.11.2024 tarihli ihtiyati hacze itirazın murafaa duruşmasında esasa dair dava açıldığının beyan edildiği anlaşılmaktadır. Tüm bu hususlar dikkate alındığında, ihtiyati hacize dayanak bonoya dayalı alacağının esasına dair alacak davasının ihtiyati hacize itiraz değerlendirilmeden önce açılmış olması hâlinde, dosyanın davanın görüldüğü mahkemeye gönderilmesi gerekmektedir. Ancak istinafa konu ilk derece mahkemesi dosyasında bu hususun hiçbir şekilde değerlendirilmediği anlaşılmaktadır. (Emsal, Yargıtay 11 HD 2012/18803 E 2013/799 K 16/01/2013 T). İlk derece mahkemesince, itiraz eden borçlu vekilinin dilekçesinde gösterilen dava dosyası örneğini celbedip incelemeli ve itirazı inceleme görevinin kendisinde olup olmadığını net olarak ortaya koymalıdır. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.a.6 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin istinafa konu ek kararının kaldırılmasına ve itiraz hakkında yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda yeniden karar verilmek üzere dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda açıklanan gerekçeyle; 1-HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca, İlk Derece Mahkemesinin istinaf incelemesine konu ihtiyati hacze itirazın kabulüne dair 20.11.2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına, 2-Gerekçedeki açıklamalar ışığında ihtiyati hacze itirazın yeniden değerlendirilmesi için dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talep hâlinde, ilk derece mahkemesince iadesine, 4-Yapılan kanun yolu masraflarının, ilk derece mahkemesince verilecek yeni kararda yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Kararın, ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a.6. maddesi uyarınca dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, 17.07.2025 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi.