Kayseri Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi E.2025/12 K.2025/107
T.C.
KAYSERİ
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
6. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2025/12
KARAR NO: 2025/107
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 10/10/2024
ESAS NO: 2022/386
KARAR NO: 2024/868
DAVANIN KONUSU: Tapu İptali Ve Tescil (Satın Almaya Dayalı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:15/01/2025
İSTİNAF KARAR YAZIM
TARİHİ:28/01/2025
Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 10/10/2024 tarih ve 2022/386 Esas 2024/868 Karar sayılı ilamına karşı ,feri müdeahil tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekilinin dava dilekçesinden özetle; Müvekkilinin 1994 yılında kurulan davalı kooperatife 1997 yılında üye olduğunu ve 2004 yılına kadar ödemelerini yaptığını, aynı şekilde 2001 yılında Emlak bankasından davalı kooperatif lehine borçlanılarak kredi çekilmiş olup bu kredinin bir kısmıda müvekkili tarafından ilgili bankaya ödendiğini, davalı kooperatif tarafından yapımı tamamlanan dairelerin üyelere tahsisi için kura işlemi yapılarak , yapılan bu kura çekimi neticesinde halen de davalı kooperatif adına kayıtlı bulunan Kayseri ili, ... ilçesi,... Ada ... parsel ...Blok ... nolu dairenin müvekkiline isabet ettiğini, yapılan kura işlemi sonucunda müvekkil ile aynı konumda olan diğer üyelere konutları tahsis edilerek teslim edildiğini, ancak müvekkiline isabet eden dairesinin teslim edilmediğini, davalı kooperatif tarafından 12.12.2003 tarihinde müvekkilinin kooperatif üyeliğinden ihraç edilmesine dair karar alındığını, ancak müvekkilinin ihracına ilişkin usuli işlemler yapılmadan müvekkiline isabet edilen dava konusu taşınmaz da başka bir kişiye tahsis edildiğini, müvekkilinin , davalı koopetatifin kendisi hakkında almış olduğu usulsüz ihraç kararının iptali istemiyle Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/184 Esas 2011/680 karar sayılı dosyası ile dava ikame edildiğini, mahkemece yapılan yargılama sonucunda müvekkili hakkında alınan 12.12.2003 tarihli ihraç kararının iptali ile müvekkilinin davalı kooperatif başkanlığının üyesi olduğunun tespitine karar verildiğini, Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2009/184 Esas 2011/680 karar sayılı dosyasında yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde, davalı kooperatifin genel kurul kararlarına göre herbir üyenin kooperatife ödemesi gereken toplam ödeme miktarının 7.724,00 TL olduğunu, müvekkilinin 31.12.2001 tarihine kadar davalı kooperatife toplam 3.143,00 TL ödediğinin tespit edildiğini, öncelikle dava konusu taşınmazın 3.kişiler devir ve temlikinin önlenmesi hususunda dava sonuna kadar tapu kaydına tedbir konulmasına karar verilmesini, davanın kabulü ile davalı kura tutanağı ile müvekkile isabet etmiş olan ve halen davalı adına kayıtlı olan Kayseri İli ... İlçesi ...Ada, ... Parsel ... Blok, ... nolu bağımsız bölümün tapu kaydının iptali ile müvekkili adına tapuya tesciline karar verilmesini, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda "...Toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu, mahkememizce toplanmış usulüne uygun deliller olarak değerlendirilmiş buna göre, davalı kooperatifin ticari defter ve kayıtlarının sunmaması nedeniyle davacının davalı kooperatife yönelik mali hükümlülüklerini yerine getirip getirmediği tespit edilememekle birlikte davacının yapmış olduğu ödemelere ilişkin ödeme makbuzları ve/veya banka dekontlarını sunmaması nedeniyle ödemeye ilişkin vakıaların ispat edilemeyeceği ihtar edilmiş ve fakat davacının aynı zamanda dava dilekçesinde yemin deliline dayandığı anlaşılmakla, yemin delili hatırlatılmış olup, davacının karşı tarafa yemin teklifinde bulunacağını beyanla yemin metnini dosyaya sunduğu, usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edildiği, ancak davalının yemin teklifi olunduğu duruşmaya katılmadığı, bu haliyle davacının ödemeye ilişkin iddiasının ikrar etmiş sayıldığı, müdahale talep edenin taşınmazın elden devrine ilişkin beyanının davacı için bağlayıcı için olmadığı, resmi satış sözleşmesi olmaksızın taşınmazın elden devir ve tesliminin şekil yönünden hükümsüz olduğu, davacının taşınmazın tapu kaydındaki değişikliği talep hakkının yerinde olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmiş ve hüküm tesis edilmiştir. 1-Davanın KABULÜ İLE, davalı adına kayıtlı Kayseri ili, ... ilçesi, ...Mahallesi, ... ada ... parsel sayılı taşınmazda bulunan ... Blok...kat ...nolu bağımsız bölüm niteliğindeki taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline..." dair karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesi tarafından verilen 10/12/2024 tarihli Ek karar sonucunda "...Fer' i müdahale talep eden ... tarafından istinaf talebinde bulunulmuş ise de, 6100 sayılı HMK’nun 69. maddesi gereğince müdahilin yer aldığı davada hüküm taraflar hakkında verilir. Bu nedenlerle fer’i müdahil hakkında verilmiş bir karar olmadığı gibi yanında katıldığı davalı tarafın herhangi bir istinaf istemi bulunmadığından, fer’i müdahilin bu nedenle tek başına istinaf talebinde bulunamayacağı, ancak yanında katıldığı tarafın istinaf istemi halinde kendisinin de istinaf talep hakkı bulunduğundan, feri müdahale talep edenin istinaf dilekçesinin reddine karar verilmesi gerekmiştir. (aynı yönde Yargıtay 15. HD'sinin 2020/2653 E-2021/1588 K sayılı kararı, Yargıtay HGK'nun 2016/4-504 E- 2017/962 K sayılı kararı) Yukarıda belirtilen gerekçelerle, eldeki davada ASLİ VEYA FERİ olarak herhangi bir taraf sıfatı bulunmayan ...' un istinaf dilekçesinin reddine dair hüküm kurulmuştur. 1- 6100 Sayılı HMK' nun 69. Maddesi gereğince fer'i müdahale talep eden ...' un istinaf dilekçesinin REDDİNE, 2- Ek karardan bir örneğin fer' i müdahale talep edene tebliğine..." dair karar verilmiştir.
İş bu kararı feri müdeahil süresinde istinaf etmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Katılan ...'un istinaf başvuru dilekçesinden özetle: davaya konu taşınmazda taraflarının hakları ve menfaati olduğunu, bu sebeple davacı ile davalı arasında görülmekte olan davada katılma talebinin söz konusu olduğunu, davayı katılım talebinin karar mahkemesinin görüldüğü celsede değerlendirilerek harçlarının taraflarınca karşılanması ve eksik hususların aynı zamanda davala iyişkin delil ve tanıkların bildiriminin tarafınca bildirilmesi için mahkemesince süre verilmesi gerekirken süre verilmeyerek gıyabında karar verildiğini, dava konusu taşınmazın ücretinin tarafınca ödendiğini, kooperatif yetkililerine taraflarınca ücreti ödendiğini, noter sözleşmesi ile satışı gerçekleştirildiğini, ancak tescilinin tarafına verilmediğini, buna ilişkin belgelerin ve tanıkların mahkemeye sunulması hususunda katılım talebinin mahkemesince değerlendirilesi gerekirken bu husus da değerlendirme ve taraflarına da süre verilmeden hükme varıldığını, dava konusu taşınmaz üzerindeki haklarını ve tarafının davadaki haklarının ihlaline neden olduğu gibi mağduriyetine neden olduğunu, anılan karar da bu sebeple usul ve yasaya aykırı olarak alındığını, usul ve yasaya aykırı mahkeme kararının bozulması gerektiğini, davaya katılım talebinin değerlendirilerek harçların masrafların ve delil, tanık bildirimi için tarafına süre tayinine karar verilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkemece verilen karara süresi içerisinde itiraz ettiklerini, bahse konu nedenlerle itiraz ve istinaf başvuru dilekçesini yasal süresi içerisine sunduğunu, süresi içerisinde ibrazda bulunduğu itirazlarının kabulüne karar verilesini, yerel mahkemenin belirtmiş olduğu yargılamanın seyri açısından değerlendirilmesi önem arz eden ve değerlendirilmesi gereken belgeler nedeni ile Anayasal hakların ihlal edilmemesi ve yerinde olan bir karar vreilmesi gerektiğinden yerel mahkemece alınan kararın usul ve yasaya aykırı olması nedeni ile eksik hususlar yönünden bozulmasına karar verilmesini, davada tarafının yararının söz konusunun mevcut olduğundan yerel mahkemesince isabetli ve yerinde bir karar verilmesi adına ve davanın seyri açısından önem arz eden tarafının da mevcut delillerin de dava aşamasında değerlendirilmesinin tarafının ve diğer tarafların haklarının mağduriyete uğratılmaması yargılama da ihlale neden olmama adına davaya katılım talebinin değerlendirilmesini ve davaya katılım talebinin kabulüne karar verilmesini, mahkemenin aksi kanaatte olunması durumunda istinaf değerlendirilmesi safhasının duruşmalı yapılmasına karar verilmesini, katılım talebinin değerlendirilmesinin kabul görmesi durumunda taraflarınca yatırılacak olan harçların ve masrafların tamamlanmasını, delillerin sunulması adına tarafına süre verilmesini talep etmiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ:
Dava, kooperatif üyeliğinden kaynaklanan tapu iptal- tescil istemiyle açılan davada Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 10/10/2024 tarih ve 2022/386 Esas 2024/868K.sayılı ilamı ile verilen karara yönelik 10.12.2024 tarihli ek kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesi hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere ve özellikle de istinaf eden tarafın davada feri müdahale talebinde bulunduğu, HMK'nun 66 ve devamı maddesi hükümleri uyarınca yanında katıldığı taraf ile birlikte hareket etme zorunluluğu bulunup tek başına kararı istinaf etme hakkı bulunmadığı değerlendirilmiştir.(Y.11.HD., 2022/3981E. 2024/316K.)
İstinafa konu edilen ek kararın usul ve yasaya uygun bulunmadığından istinaf eden tarafça ek karara ilişkin yapılan istinaf itirazları yerinde görülmemiş ve bu nedenle asıl karara yönelik istinaf itirazları da incelenmemiştir.
Yukarıda belirtilen gerekçelerle sonuç olarak istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin, istinafa konu edilen ve feri müdahilin yalnız başına kararı istinaf etme hakkının bulunmadığı gerekçesiyle verilmiş istinaf talebinin reddine dair 10/12/2024 tarihli ek kararının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince usul ve yasa yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla, işbu ek karara karşı yapılmış istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki hüküm kurulmuştur.Bu nedenlerle de ilk istinaf dilekçesi yönünden herhangi bir istinaf incelemesi yapılmamıştır.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-...'un Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2022/386 Esas 2024/868 Karar sayılı dosyanın 10/12/2024 tarihli EK KARARINA karşı yaptığı istinaf başvurusunun, ek kararın usul ve yasa yönünden hukuka uygun olması nedeniyle HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf eden taraftan alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin yatırdığı 855,2-TL istinaf karar harcının mahsubuyla artan 239,8 TL harcın talebi halinde kendisine iadesine,
3-İstinaf başvurusunda bulunan taraftan yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendi üzerinde bırakılmasına,
4-H.M.K. 302/5 maddesi gereğince iş bu ilamın kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararın yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin,harç tahsil işlemlerinin, H.M.K. 359/4 maddesi gereğince iş bu kararın taraflarına tebliği işlemlerinin yapılması ve varsa artan gider avansının ilgili tarafa iadesi işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına,
5- İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile, HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 15/01/2025