İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/86 K.2025/208
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/86 Esas
KARAR NO: 2025/208
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi
ARA KARAR TARİHİ: 06/11/2024
NUMARASI: 2024/394 Esas
DAVA: KOOPERATİF GENEL KURUL KARARININ İPTALİ
KARAR TARİHİ: 06/02/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacılar dava dilekçesi ile; davalı kooperatifin 05.05.2024 tarihli Olağan Genel Kurul Toplantısına yapılan çağrının usulsüz olduğunu, iki toplantı yapılmasına rağmen bir adet hazirun cetveli düzenlendiğini, toplantı yeter sayısı bulunmadan kararlar alındığını, vekaletlerin bir kısmında, imzaların üyelere ait olup olmadığının belli olmadığını, toplantı tutanaklarının üyelere bildirilmediğini, site yönetim planı ile ilgili maliklerin görüşünün alınmadığını, genel kurul öncesinde mevcut blok yöneticilerinin görevlerine son verildiğini ileri sürerek kooperatif genel kurul toplantısı ve site yönetim kurulu toplantısında alınan kararların yok hükmünde sayılarak iptaline, olağan üstü genel kurul toplantısı yapılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 25.10.2024 tarihli dilekçesi ile; site sakinlerine aidat alacağı için takip başlatıldığını, yine kooperatifin hiçbir borcu olmamasına rağmen imar barışı ödemesi adı altında da malikler aleyhine haksız icra takipleri başlatıldığını beyanla sözkonusu icra takiplerinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; davanın genel kurul toplantısından itibaren bir ay içinde açılmadığını, davacıların alınan kararlara olumlu oy kullandığını, bu nedenle davanın öncelikle usulden reddi gerektiğini, çağrının usulüne uygun olduğunu, genel kurul en az 1/4 üye ile toplandığından toplantı yeter sayısının bulunduğunu, yönetim planının genel kurulda tartışılarak usülune uygun hazırlandığını, geçici olarak belirlenen blok yöneticilerinin 2023 yılında yapılan genel kurulda oybirliği ile görevlerine son verildiğini, kooperatif tasfiye sürecini tamamlamadığından üyelerin kat maliki statüsünü almadığını, geçici olarak site yönetim kurulu oluşturulduğunu, olağanüstü genel kurul toplantısına çağrı yapılması için yeterli imzanın bulunmadığını savunarak öncelikle davanın usulden, aksi halde esastan reddine karar verilmesini karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davacılar icra takiplerinin tedbiren durdurulmasını talep etmişlerse de, davanın kooperatif genel kurul kararının iptaline ilişkin olması, talebin ise dava ile ilgisi olmayan takiplere yönelik olması nedeniyle davacıların takiplerin durdurulmasına yönelik tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davacılar vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacılar vekili istinaf nedenleri olarak; alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti ve iptali istenen 05.05.2024 tarihli genel kurulda, imar barışı adı altında ek ücret çıkarıldığını, bu karara dayanılarak müvekkilleri ve diğer üyeler hakkında icra takibi başlatıldığını, yok olduğunun tespiti ve iptali istenen genel kurul kararı gereği takip başlatıldığından, takiplerin tedbiren durdurulması taleplerinin dava konusu ile ilgili olduğunu, hem site yönetimi adı altında aidat alacağı için, hem de kooperatifin borcu varmış gibi imar barışı ödemesinin tahsili için takip başlatıldığını belirterek ihtiyati tedbir mahiyetinde icra takiplerinin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, kooperatif genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ile alınan kararların iptali istemine ilişkindir. Davacılar yargılama sırasında davalı kooperatif tarafından başlatılan icra takiplerinin tedbiren durdurulmasını talep etmiştir. Mahkemece, uyuşmazlık konusu ile ilgisi olmadığı gerekçesiyle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, davacılar vekili hükmü istinaf etmiştir. İhtiyati tedbir, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun onuncu kısım birinci bölümde geçici hukuki korumalar üst başlığı ile, ihtiyati tedbirin şartları ise 389. maddede düzenlenmiştir. Maddede, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesi önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakınca yahut ciddi bir zarar doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği belirtilmiştir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için Yasanın düzenlediği şartların varlığı gerekli olmakla birlikte, şartların varlığı halinde bir davada her konuda ihtiyati tedbir kararı verilmemekte yalnızca uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilmektedir. Somut olayda kooperatifin 05.05.2024 tarihlerinde alınan kararların yok hükmünde olduklarının tespiti ve iptali talep edilmektedir. Buna göre davada, genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun tespiti ya da iptal edilmesinin talep edilmesine, davaya konu genel kurul kararlarının yürürlüğünün durdurulmasına dair herhangi bir istemde bulunulmamasına ve davada davacıların kooperatife borcu bulunmadığının tespitinin istenmemesine göre, kooperatif tarafından başlatılan takiplerin durdurulmasına dair tedbir talebi eldeki davada uyuşmazlık konusu değildir. Bu durumda mahkemece tedbir talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun ihtiyati tedbir ile ilgili düzenlemeri kapsamında, tedbirin reddi kararında usul ve yasaya aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M:Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere, 1-İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/394 Esas sayılı derdest dava dosyasında verilen 06/11/2024 tarihli ara kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi gereğince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harçtan davacılar tarafından peşin olarak yatırılan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA, 3-Davacılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b.1 bendi ile aynı Kanunun 362/1-f maddeleri gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 06/02/2025