İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/220 K.2025/179

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/220 📋 K. 2025/179 📅 20.02.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2025/220
KARAR NO:2025/179
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ:19/12/2024
NUMARASI:2024/717 Esas
DAVA:Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:20/02/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı taraf, toplantıda alınan kararların eşit işlem ilkesinin ihlali niteliğinde olduğundan toplantıda alınan kararların butlanını talep etmiş ve dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasını talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun İhtiyati tedbirin şartları başlıklı 389 ncu maddesi "(1) Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. (2) Birinci fıkra hükmü niteliğine uygun düştüğü ölçüde çekişmesiz yargı işlerinde de uygulanır." ve İhtiyati tedbir talebi başlıklı 390 ncı maddesi "(1) İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. (2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." hükmünü düzenlemiştir. Dosya kapsamında bulunan bilgi ve belgelere göre, dava konusu edilen genel kurulda alınan kararların rutin genel kurullarda alınan kararlar gibi olduğu, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilen bir hal bulunmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin kararların yürütmesinin geriye bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin reddine," karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; TTK m.449 hükmü gereğince söz konusu tedbir talebi türüne ilişkin olarak hakimin değerlendirme yapmadan önce yönetim kurulu üyelerini dinlemesi gerektiğini, fakat şirketin 3 yönetim kurulu üyelerinden hiçbirinin dinlenmediğini, mahkemenin yönetim kuruluna görüş bildirmeleri için tekid yazısında bulunması gerektiği halde yanılgılı değerlendirme ile doğrudan karar vermesinin hukuka aykırılık teşkil ettiğini, yönetim kurulu üyesi ve mevzubahis toplantının başkanı sıfatını taşıyan ... ve ...'ın amacının şirkette tahakküm kurarak kendi diledikleri kararları almak olduğunu, yönetim organı tarafından ortaklar arası yapılan ayrımcılık şirketin her hareketinde kendini gösterdiğini, pay sahibinin davacıya karşı çoğunluk ve yönetim organları tarafından sergilenen bu tutum doğrultusunda alınan kanuna ve hukuka aykırı kararlar, anonim şirketin temel yapısı ile de bağdaşmadığını ve hukuken değer atfedilebilecek nitelikte bulunmadığını, dava konusu kararların alındığı andan bu itibaren hüküm ifade etmemesine rağmen uygulandığını, mahkemece takdir edilecek nihai karar ile batıl kararlar sonucunda yapılan işlemler ve yetkisiz yönetim kurulu üyeleri tarafından alınan yönetim kurulu kararlarının dava konusu kararların butlanından etkileneceğini, bu sebeple bu kararların halen yürütülmesinde sakınca bulunduğunu, özellikle, kanun koyucunun anonim şirketlerde uygulanmasını arzuladığı eşit işlem ilkesi de bu kuralı ihlal etmesine imkan tanıyan, olağan genel kurul toplantısında alınan hükümsüz yönetim kurulu üye seçimi kararının geri bırakılması ile sağlanacağını, söz konusu toplantıda alınan tüm batıl kararların yürütülmesinin geri bırakılması gerektiğini, fakat yerel mahkemenin usul ve hukuka aykırı olarak tedbir taleplerinin reddine karar verdiğini, ihtiyati tedbir kararının reddine dair usul ve yasaya aykırı ara kararın kaldırılmasını dava konusu kararların yürütülmesinin geriye bırakılmasını, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Talep, şirket genel kurulu kararının butlanı istemli davada; dava konusu genel kurul kararının yürütmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir verilmesi istemidir.Mahkemece 19/12/2024 tarihli ara karar ile davacının yürütmeyi durdurma talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, genel kurul kararlarının yürütmesinin durdurulmasına ilişkin ihtiyati tedbir şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davalı şirketin 2023 yılına ilişkin Olağan Genel Kurul toplantısı 29/05/2024 tarihinde yapılmıştır.İhtiyati tedbir isteyen davacı taraf, genel kurulda alınan kararların eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, çoğunluğun tahakkümü mahiyetinde olduğunu, eski ortak kız kardeş ile davacı arasındaki husumetin yeni ortak ve yönetim kurulu üyesinin şahsında devam ettirildiğini, başka şirketlerde de uyuşmazlıkların bulunduğunu, kararlara muhalefet etmelerine rağmen çoğunlukla alındığını belirterek kararların uygulanmasının yürütmesinin durdurulması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesi talep edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 449. Maddesine göre, genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı takdirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir.6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 389/1. Maddesi, mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir, şeklindedir. HMK'nın 390/2 maddesine göre de, tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Ayrıca bu kapsamda ihtiyati tedbir talebinin somutlaştırılması gerekir. Yukarıda ifade edildiği üzere HMK'nın 390/2 maddesine göre, tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Yaklaşık ispattan anlaşılması gereken ise usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Buradaki amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için tam ispat gerekmez. Bu düşürülmüş ispat ölçüsü çerçevesinde, tam kanaat değil, kuvvetle muhtemel, yaklaşık bir kanaat yeterli görülmektedir. Yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmez. Bir taraf iddiasını mahkeme önüne ne kadar inandırıcı şekilde getirirse getirsin, bu sadece bir iddiadan ibarettir. İddia edilen vakıanın sabit yani doğru kabul edilebilmesi için, ispat yükü üzerine düşen tarafın, bunu kanundaki delil sistemi içinde yine kanunun aradığı ispat ölçüsü çerçevesinde ispat etmesi gerekir.Tam ispatın arandığı durumlarda, bu ölçü tereddütsüz ortaya konmalıdır. Yaklaşık ispat durumunda ise hâkim o iddianın ağırlıklı/kuvvetli ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğu ihtimalini göz ardı etmez.Genel kurul toplantısında alınan kararların yürütülmesinin durdurulmasına ilişkin talepler yönünden dosyada toplanan deliller ve yargılamanın geldiği aşama dikkate alınarak yaklaşık ispatın gerçekleşmediği anlaşılmakla ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından ihtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:1-İhtiyati tedbir talep eden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-İhtiyati tedbir talep eden davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 20/02/2025