Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi E.2024/26 K.2024/94

🏛️ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/26 📋 K. 2024/94 📅 22.01.2024

T.C. BURSA BAM 1. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ...
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
1. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : ...
NUMARASI : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : ...
DAVA : Menfi Tespit, İcra Takibinin İptali, İpoteğin Kaldırılması
KARAR TARİHİ : ...
YAZILMA TARİHİ : ...
Taraflar arasında görülen davada ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yolu başvurusunda bulunulması üzerine dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARI:
Davacı vekili dava dilekçesinde;Davacı ...eşi ...ile birlikte ..., ..., .... ...Nolu bağımsız bölümü 1/2' şer payla satın almak için davalı bankadan konut kredisi kullandıklarını, bu kredi kapsamında dava konusu mesken vasıflı taşınmaz üzerine kredi borcuna teminat olarak ...tarih ve ...yevmiye numarası ile konut kredisinden kaynaklı ...bedelli ipotek tesis edildiğini, kredi borcunun 2022 yılında kapatıldığını, ancak davalı bankanın, ...Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, icra dosyasının incelenmesinde, davacının ortağı olduğu ... firmalarının davalı bankaya genel kredi sözleşmesinden kaynaklı borcu nedeniyle ...sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığı halde kötü niyetli olarak bu borcun tahsili amacıyla bu şirketler aleyhine mükerrer olarak takip başlatıldığını ileri sürerek, ...Esas sayılı takip sebebiyle müvekkilinin borçlu olmadığının tespiti ile takibin iptaline, dava sonuna kadar icrai işlemlerin durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesine, ipoteğin kaldırılmasına karar verilmesini ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kefalet imzası bulunan kredi çerçeve sözleşmelerinden kaynaklanan sorumluluğunun devam ettiğini, davacının vermiş olduğu ipoteğin kendi borcu için değil dava dışı ...için açılmış ve açılacak borçlarını kapsadığını, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemeyeceğini, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının doğru olmadığını, taraflarca tesis edilen ipoteğin yalnızca konut kredisini kapsamadığını davacı tarafından .... Sayılı dosyası ile aynı iddialar ile menfi tespit davası açıldığını ve davanın reddedildiğini belirterek ihtiyati tedbirin kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:
İlk derece mahkemesi tarafından; ...ara karar ile, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile davacının maliki olduğu dava konusu ...nolu bağımsız bölümde bulunan taşınmazın Bursa ...sayılı takip dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibi nedeniyle cebri icra yoluyla satışının ihtiyati tedbiren durdurulmasına, davalı ve dava dışı 3. kişilerin ihtiyati tedbir nedeniyle uğrayabilecekleri muhtemel zararlara karşılık takdiren ...TL nakdi teminatın veya kesin banka teminat mektubunun davacıdan alınmasına, Davacı tarafça belirlenen teminat yatırıldığında ya da kesin banka teminat mektubu sunulduğunda ...Esas sayılı dosyasına müzekkere yazılmasına karar verilmiş, davalı vekili tarafından karara itiraz edilmesi neticesinde ...ara karar ile; itirazın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSUNDA BULUNAN TARAF:
Mahkemece verilen karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davalı vekili istinaf dilekçesinde; İİK'nun 72. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir yoluyla takibin ve satışın durdurulmasına karar verilemeyeceğini, davacı tarafın borcunun devam ettiğini belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE:
Dava, menfi tespit, icra takibinin iptali, ipoteğin kaldırılması istemine ilişkindir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389/1. maddesinde; “mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir” şeklinde şartları belirtildikten sonra takip eden maddelerde bu konudaki talep, verilecek karar ve içereceği hususlar, teminat, kararın uygulanması gibi sair hususlarda yapılması gerekli usul ve prosedür açıklanmıştır.
Geçici hukuki korumalardan olan ihtiyati tedbire karar verilebilmesi için ihtiyati tedbire esas olan bir hakkın bulunması ve ihtiyati tedbirin bir sebebinin mevcut olması gerekir. Yargılama sırasında mevcut durumun değişmesi halinde hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşması, hakkın elde edilmesinin tamamen imkansız hale gelmesi, gecikme sebebinin bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğması tehlikesi söz konusu olan hallerde ihtiyati tedbir sebebi var kabul edilmelidir. Görüldüğü üzere kanun koyucu bu konuda hakime oldukça geniş bir takdir alanı bırakmıştır. Ancak ihtiyati tedbire karar verilmesi için mutlaka bir tehlikenin veya zararın doğmuş olması veya halen var olması da aranmaz. Dava konusu hak veya şey bakımından ortaya çıkacak tehlike ve zararın önlenmesi için de her türlü tedbire karar verilebilir. Tedbir kararı verilebilmesi için davanın ispatına elverişli delil bulunması da zorunlu olmayıp, istekte haklı olma ihtimalinin mevcut olması yeterlidir.
Hemen belirtmek gerekir ki; ihtiyati tedbir talebini inceleyen hakimin davanın esası hakkındaki hükmünü peşinen ihdas ettiğinden söz edilemez. İhtiyati tedbire veya ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verirken hakim dava hakkındaki kanaatini yalnız ihtiyati tedbir talebi ile sınırlı olarak -kanunen gerektiği için- açıklamak durumundadır. Öte yandan ihtiyati tedbir kararı geçici nitelikte olup, durum ve şartların değişmesi ile her zaman değiştirilebilir.
6100 sayılı HMK'nın ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilerek kabul edilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hakim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez. Karşı tarafı riskle karşı karşıya bırakacak nitelikte verilecek tedbir kararının amacına uygun düşeceğinin kabulüne olanak bulunmamaktadır. Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir.
Somut olaya gelince; dosyanın görevsizlik kararı ile geldiği ...ara kararı ile; İcra İflas Kanununun 72/3 maddesi gereğince talep eden taraf alacağının %15'i oranındaki nakdi teminat tutarını mahkememiz veznesine yatırılması veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubunun ibraz ettiğinde ...esas sayılı dosyasına icra veznesine hangi yolla olursa olsun girmiş veya girecek her türlü paranın tedbiren alacaklıya ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiği, bu ara karara karşı davacı vekili tarafından itiraz edildiği, nevarki dosyada görevsizlik kararı verilerek bu kararın istinaf edilmesi neticesinde dosyanın görevsizlik kararı ile ...gönderildiği ve ...tarihli ihtiyati tedbire ilişkin ara kararına itirazın 6100 sayılı HMK'nın 394/4 maddesi gereğince duruşma açılarak değerlendirilmesi gerekirken; mahkemece bu durum göz ardı edilerek duruşma açılmaksızın ...ara karar ile ihtiyati tedbirin değiştirildiği, bu ara kararına karşı da davalı vekili tarafından itiraz edilmesi neticesinde ...ara karar ile itirazın duruşma açılarak değerlendirilmesi neticesinde, anılan usuli eksiliğin giderildiği kanaatine varılmıştır.
Öyle ise, 6100 sayılı HMK'nın 389. maddesinde uyuşmazlık konusu hakkında tedbir kararı verilebileceği, devamı maddelere göre ayrıca yaklaşık ispatın aranması, tedbir kararı verilebilmesi için davanın ispatına elverişli delil bulunmasının zorunlu olmaması, istekte haklı olma ihtimalinin mevcut olmasının yeterli oluşu hususları birlikte değerlendirildiğinde; mahkemece, dosyada ipotek alacaklısı ile ipotek borçlusunun taraf oldukları, verilen tedbir kararının tüm icra işlemlerini değil sadece cebri icra yoluyla satış işlemini engeller nitelikte olduğu, dolayısı ile icranın diğer yönlerden satış aşamasına kadar devamında yasal bir engel bulunmadığı, tedbir kararı verilmemesi halinde dava konusu uyuşmazlığın mahiyetine göre ileride giderilmesi imkansız ve güç zararlara sebebiyet verilebileceği gözetilerek ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.
Hal böyle olunca, davalı vekilinin istinaf kanun yolu başvurusunun yukarıda belirtilen gerekçelerle 6100 sayılı HMK.'nun 353-(1)-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davalı vekilinin ...sayılı ara kararına ilişkin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nun 353-(1)-b/1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2- Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli 427,60 TL istinaf karar harcından istinaf eden davalı tarafından yatırılan 269,85 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL harcın davalıdan tahsil edilerek HAZİNE' YE İRAT KAYDINA,
3-İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yapılan istinaf giderinin üzerinde BIRAKILMASINA,
4-HMK'nun 359/4 maddesi gereğince kararın tebliğ ile HMK'nun 302/5 maddesi gereğince gerekli harç işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından YERİNE GETİRİLMESİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 18/01/2024 günü 6100 sayılı HMK.' nın 362/1-a maddesi uyarınca KESİN olarak oybirliği ile karar verildi.
Başkan
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Üye
¸e-imzalıdır
Katip 306679
¸e-imzalıdır