İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/85 K.2025/292
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/85 Esas
KARAR NO: 2025/292
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 07/11/2024
NUMARASI: 2023/276 Esas, 2024/717 Karar
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Kooperatif Aidat Borcundan Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 20/02/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili kooperatifce kooperatif genel kurul toplantılarında alınan kararlar gereğince borçluya ait ödenmeyen üye aidat alacağının şifahi taleplerine rağmen ödenmemesi üzerine borçlu aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile ilamsız icra takibi başlatıldığını, borçlunun borca ve ferilerine itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, müvekkilinin defter, belge ve kayıtları incelendiğinde takibe konu alacağının ödenmediği ve dolayısıyla da takibe yapılan itirazın haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu belirterek davalının itirazın iptaline, takibin devamına borçlunun %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
CEVAP Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Bilirkişi heyet raporunda ve dosya kapsamı değerlendirildiğinde; davacının kooperatifin defter ve kayıtları üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde 6102 sayılı TTK 83,84,85 md. ve HMK 222. maddesi uyarınca davacı kooperatif lehine delil teşkil edecek vasıfta olduğu, davalının takip tarihi itibariyle genel kurul kararında alınan karar gereği 61.975,00 TL asıl alacak ve 26.325,94 TL faiz olmak üzere toplamda 80.300,94 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, genel kurul kararları iptal edilmediği sürece bağlayıcı nitelikte olduğundan belirlenen aidat giderleri davalının ödemekle yükümlü olduğu, davacının davalıdan takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplamda 80.300,94 TL alacağı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı tarafın iddia ve savunmanın genişletilmesi kapsamındaki aleyhlerine olan beyan, delil ve taleplerine muvafakatlarının bulunmadığını, haksız davanın reddine karar verilmesi gerekirken yerel mahkeme tarafından davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasalara aykırı olduğunu, Yerel mahkemece esas alınan bilirkişi raporunda belirtilen hesaplamaları kabul etmediklerini, kabul etmemekle birlikte bilirkişi raporunda hatalı ve eksik hesaplama yapıldığını, müvekkilin, kooperatife herhangi bir borcunun bulunmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: HMK'nın 355. ve 357. maddeleri gereğince istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle bağlı olarak ve kamu düzenine aykırılık hususlarını da gözetilerek yapılan inceleme neticesinde; Dava, kooperatif alacağından kaynaklı alacağın tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. İlk derece Mahkemesince, davalının takip tarihi itibariyle genel kurul kararında alınan karar gereği 61.975,00 TL asıl alacak ve 26.325,94 TL faiz olmak üzere toplamda 80.300,94 TL alacağı olduğunun tespit edildiği, genel kurul kararları iptal edilmediği sürece bağlayıcı nitelikte olduğundan belirlenen aidat giderleri davalının ödemekle yükümlü olduğu gerekçesiyle 83.300,94-TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir. Yine ilk derece Mahkemesince 07.11.2024 tarihli tashih şerhi ile 2023/276 esas ve 2024/717 karar sayısı belirtilen kısa karar ve gerekçeli kararının hüküm kısmında toplam 83.300,94 TL alacak yönünden takibin devamına dair bedel belirtilmiş ise de; davanın tam kabulüne karar verildiği, hükme esas alınan raporda 61.975,00 TL asıl alacak ve 26.325,94.-TL İşlemiş Faiz olarak hesaplandığı, nitekim mahkemece de 61.975,00 TL asıl alacak ve 26.325,94 TL işlemiş faiz üzerinden davanın kabulüne karar verildiği, toplam olarak 88.300,94 TL olduğu, 83.300,94 TL belirtilmesinin maddi hata niteliğinde olduğu, maddi hataların her zaman 6100 sayılı HMK'nın 304. Maddesi gereğince düzeltilebileceği dikkate alınarak hüküm kısmının 1.nolu bendinde yer alan asıl alacak ve işlemiş faiz toplamının "88.300,94 TL" olarak düzeltilmesine karar verilmiştir. Davacı vekili hükmü istinaf etmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 294 vd. maddelerinde hükmün nasıl tesis edileceği ve sonrasında kararın nasıl yazılacağı etraflıca hükme bağlanmıştır. Yargılamanın açık bir şekilde yapılması ve tesis edilen hükmün açıkça belirtilmesi ilke olarak kabul edilmiştir. Bu nedenle hükmün açık, anlaşılır ve şüpheye yer vermeyecek şekilde infazı kabil olarak kurulması ve de en önemlisi sonradan yazılacak gerekçeli kararın kısa karara uygun bulunması gerekir. Aksi halde, yargılamanın açıklığı ilkesi dolayısıyla kamu vicdanı zedelenmiş olacaktır. Kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki olmaması gerektiği gibi, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında da çelişki bulunmaması yasal bir zorunluluk olup HMK’nın 297/2. ve 298/2. maddesinde gerekçeli kararın tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağı düzenlenmiştir. Kararların bu hususlara aykırı oluşturulması mahkeme kararlarına duyulan güveni sarsacağı gibi, verilen kararların hukuki denetiminin yapılmasını da imkansız kılmaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2022/3006 Esas 2022/5241 Karar Sayılı ilamı). Somut olayda, mahkemece kısa kararda ve gerekçeli kararda toplam 83.300,94 TL üzerinden hüküm kurulmuş, aynı tarihli tashih kararı ile de toplam 88.300,94-TL üzerinden hüküm kurulmuştur. Ancak kararın gerekçesinde davacının davalıdan takip tarihi itibariyle asıl alacak ve işlemiş faiz olmak üzere toplamda 80.300,94 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir. Bu şekilde gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratıldığı anlaşılmakla HMK'nın 298/2 maddesinde belirtildiği üzere gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamayacağından söz konusu madde hükmüne aykırı şekilde tesis edilen karar usul ve yasaya uygun değildir. Açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kabulü ile 6100 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunun 353/1a-4.bendi gereğince usul ve yasaya aykırı ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul Anadolu 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/276 Esas, 2024/717 Karar sayılı ve 07/11/2024 tarihli kararının HMK'nın 353/1a.4 maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılmak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL harcın davalı tarafından peşin olarak yatırılan 1.507,95 TL harçtan mahsubu ile bakiye 892,55 TL harcın hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.20/02/2025