Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi E.2025/327 K.2025/281

🏛️ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/327 📋 K. 2025/281 📅 14.03.2025

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2025/327 Esas - 2025/281 Karar
T.C.
ANKARA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2025/327
KARAR NO : 2025/281
TÜRK MİLLETİ ADINA
KARAR
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ : ANKARA 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ :24/12/2024
NUMARASI : 2024/307 D.İş
TALEP : İhtiyati Haciz
TALEP TARİHİ : 23/08/2024
KARAR TARİHİ : 14/03/2025
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH : 14/03/2025
Taraflar arasındaki ihtiyati haciz talebine ilişkin talebin dosya üzerinden yapılan incelemesi sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı teminat iadesi talebinin reddine yönelik olarak verilen karara karşı ihtiyati haciz talep eden davacı banka vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TALEP
İhtiyati haciz talep eden davacı vekili talep dilekçesinde özetle; ihtiyati haciz kararının, icra dosyasına konu olmadığından bahisle, (taraflarınca Mahkemeye 03/09/2024 tarihinde sunulmuş bulunan) teminat mektubunun iadesinin talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
Mahkemece 24/12/2024 tarihli ek karar ile, Mahkeme tarafından verilen ihtiyati haciz kararının, Türkiye'nin herhangi başka bir ilinde ve herhangi başka bir hukuki sürecin izlenmesi suretiyle icra takibi konusu yapılıp yapılmadığı hususunda bu aşamada güvenilir ve kesin bir kanaate varılamamış olması nedeniyle; ihtiyati haciz talep eden vekili tarafından, teminatın iadesi hususunda sunulan mükerrer talebin de bu aşamada reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
İhtiyati haciz talep eden vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflarınca her ne kadar ihtiyati haciz kararı alınmış olsa da yasal takibe başlamadan çekte, çek borçlularının ikametgah adresinin İstanbul olduğu fark edildiğini, bu nedenle işbu dosyadan alınan ihtiyati haciz uygulanmadığını, çek borçluları hakkında Ankara'da takip başlatılmadığını, Ankara İcra Müdürlüğü Tevzi Bürosundan da borçlular aleyhine takibe geçilip geçilmediğinin sorgulandığını, takibe geçilmediğinin tespit edildiğini, çek borçlusunun ikametgahının İstanbul olduğu tespit ediğinden, bu sefer taraflarınca İstanbul Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2024/194545 E. dosyası üzerinden takibe geçilerek İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/1716 D.İş sayılı dosyasından ihtiyati haciz kararı alınmış ve ihtiyati haczimiz uygulandığını, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/1716 D.İş sayılı dosyası kararı ekte sunulduğunu, Yerel Mahkemece verilen ek kararında "Mahkememiz tarafından verilen ihtiyati haciz kararının, Türkiye'nin herhangi başka bir ilinde ve herhangi başka bir hukuki sürecin izlenmesi suretiyle icra takibi konusu yapılıp yapılmadığı hususunda bu aşamada güvenilir ve kesin bir kanaate varılamamış olması nedeniyle" reddedildiğini, ancak Yerel Mahkemenin 28/08/2024 tarihinde verilen ihtiyati haciz kararında "3) Mahkememizce tespit olunan 22.500,00 TL. tutarında teminat bedeli ödendiğinde veya söz konusu teminat bedeli tutarında düzenlenen kesin ve süresiz teminat mektubu Mahkememize sunulduğunda; kararın yerine getirilmesi amacıyla, kararın bir suretinin Ankara İcra Dairesine gönderilmek üzere, ihtiyati haciz talep eden vekiline tevdiine," karar verildiğini, yukarıda da açıkladıkları üzere taraflarınca daha önce Ankara İcra Müdürlüğü Tevzi Bürosundan da borçlular aleyhine takibe geçilip geçilmediğinin sorgulandığını, takibe geçilmediğinin tespit edildiğini, Mahkeme kararının Ankara İcra Müdürlüğü'nde geçerli olduğu sabit olduğundan ve Ankara tevzi bürosundan borçlular aleyhine geçilen takip olmadığı tespit edildiğinden, Mahkemece Türkiye'nin herhangi başka bir ilinde takibe geçilebileceği tespiti anlaşılamadığını bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir.
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ
Talep; teminatın iadesi talebine ilişkin kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
HMK'nun "İstinaf yoluna başvurulabilen kararlar" başlıklı 341. maddesinin 1. fıkrası, "İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir." hükmünü içermektedir.
İstinaf istemine konu 24/12/2024 tarihli teminatın iadesi istemi hakkındaki mahkeme kararı HMK'nun 341/1.maddesi kapsamında düzenlenen esas hakkında nihai karar niteliğinde olmadığı gibi ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz talebinin reddi, bu taleplerin yokluğunda kabulü halinde itiraz üzerine yoklukla verilen veya yüze karşı verilen karar niteliğinde de değildir. HMK geçici hukuki korumalarda sadece 341/1. maddesinde yazılı olan ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir talebinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde itiraz üzerine verilen kararlara ve yüze karşı verilen kararlara karşı istinaf kanun yolunu açmış, diğerleri hakkındaki kararlar yönünden ise istinaf imkanı tanımamıştır.
Tüm bu nedenlerle, mahkemenin 24/12/2024 tarihli teminatın iadesi isteminin reddine ilişkin ara kararı HMK'nun 341. maddesindeki istinaf yoluna başvurulabilen karar mahiyetinde bulunmadığından ihtiyati haciz talep eden vekilinin istinaf dilekçesinin HMK'nun 352. maddesi gereğince yapılan ön inceleme neticesinde usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM : Yukarıda Açıklanan Nedenlerle;
1-Teminatın iadesini talep eden vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 341. maddesi gereğince istinafa tabi karar bulunmadığından HMK'nun 352/(1)-b maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,
2-Teminatın iadesini talep eden tarafından yatırılan 651,410 TL istinaf karar harcı, 1.683,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı olmak üzere toplam 2.298,5‬0 TL'nin talep halinde davacıya iadesine,
3-Teminatın iadesini talep eden tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin üzerilerinde bırakılmasına,
4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.14/03/2025
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -