İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2025/98 K.2025/457

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/98 📋 K. 2025/457 📅 26.03.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2025/98 Esas
KARAR NO: 2025/457 Karar
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18-27/11/2024
NUMARASI: 2024/659 E. SAYILI ARA KARARLARI
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 26/03/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü:
TALEP:İhtiyati tedbir isteyen vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde; müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe dayanak bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığını ve bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, davalılar ile arasında hiçbir ilişki bulunmadığını, HMK'nın 208-209/1 maddesi uyarınca "adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde, bu konuda karar verilinceye kadar o senet herhangi bir işleme esas alınamaz" denildiğini belirterek, HMK 209.maddesi uyarınca takibin teminat aranmaksızın tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili mahkemeye sunduğu cevaba cevap dilekçesinde; müvekkili aleyhine İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin takibe dayanak bonodan dolayı davalılara borçlu olmadığını ve bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, sahtelik nedeniyle ikame edilen menfi tespit davasının icra takibine etkisinin İİK'nın 72. maddesine tabi kabul edilmesinin hukukun amacına ve adalete açıkça aykırı olacağını, üstelik dava konusu edilen sahte senedin 1.050.000,00-USD gibi çok çok yüksek bir bedelli olduğu değerlendirildiğinde, aksi yöndeki düşüncenin mağduru bir kez daha mağdur etmek, hatta cezalandırmak mahiyetinde olacağını, HMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra tespit davalarının da bir dava olarak açıkça usul hukukunda yer aldığını, HMK 209.maddesinde düzenlenmiş olan sahtecilik iddiasıyla ilgili tespit davasının düzenlendiğini, somut olayda bu dava tipine göre değerlendirme yapılması gerektiği ve ihtiyati tedbirin de buna göre karara bağlanması gerektiği halde Mahkemece 18/11/2024 tarihli kararla İİK'nın 72. maddesine göre ihtiyati tedbir taleplerinin reddine karar verilmesinin doğru olmadığını ileri sürerek, dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle takibin teminat aranmaksızın tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
TEDBİR TALEBİNİN REDDİ KARARLARI: İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 18/11/2024 tarihli 2024/659E. sayılı ara kararıyla; "…davacı tarafça açılan menfi tespit davasında, davacı aleyhine başlatılan İstanbul ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında icra takibinin durdurulması konusunda ihtiyati tedbir talep edilmiş ise de, icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında takibin İİK 72/3 maddesi uyarınca durdurulamayacağı yasal gereklilik olduğundan tedbir talebinin reddine..." karar verilmiştir. İstanbul 11.Asliye Ticaret Mahkemesi 27/11/2024 tarihli 2024/659E. sayılı ara kararıyla; "...eldeki davaya ilişkin davacı tarafça dava dilekçesinde de aynı gerekçelerle ihtiyati tedbir talebinde bulunulduğu; mahkememizce bu talebe ilişkin yapılan inceleme sonrasında 14/11/2024 tarihli ara kararla ve ara karardaki gerekçelerle istinaf yasa yolu açık olmak üzere talebin reddine karar verildiği; söz konusu ara kararımızdan sonra değişen herhangi bir durum bulunmadığı anlaşıldığından, dava dilekçesindeki ihtiyati tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
İSTİNAF BAŞVURUSU: İhtiyati tedbir isteyen vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; dava dilekçesindeki beyanlarını tekrarla, icra takibine konu edilen bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, İstanbul C. Başsavcılığının 2023/233668 Sor. sayılı soruşturmasının ve İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2023/579 Esas sayılı davasının halen devam ettiğini, HMK'nın 209/1. maddesi uyarınca "adi bir senetteki yazı veya imza inkar edildiğinde, bu konuda karar verilinceye kadar o senet herhangi bir işleme esas alınamaz" hükmünün yer aldığını, yerel mahkemeden bu madde uyarınca takibin durdurulması talep edildiği halde İİK'nın 72. maddesi uyarınca takibin durdurulamayacağı gerekçesiyle talebin reddedildiğini, Sundukları yargı kararları doğrultusunda, müvekkili aleyhine yürütülen takibin durdurulmasına karar verilmesini talep ettiklerini, ancak yerel mahkemece verilen 14.11.2024 ve 27.11.2024 tarihli kararlarla, talebin reddine karar verildiğini, verilen bu kararların hukuka açıkça aykırı olduğunu ve müvekkilinin geri dönülmez zararlarının doğmasına neden olacağını, Dava dilekçesi ekinde dosyaya sunmuş oldukları oldukça kapsamlı, teknik yeterliliği haiz bilirkişi raporunda senet üzerindeki imzanın müvekkili ... eli ürünü olmadığının tespit edildiğini, yerel Mahkemece yaptırılacak bilirkişi incelemesi neticesinde de bu hususun tespit edileceğini belirterek, arz ve izah edilen ve Mahkemece re'sen nazara alınacak nedenlerle; istinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 14.11.2024 ve 27.11.2024 tarihli 2024/659E. Sayılı ara kararlarının kaldırılmasına, kaldırılan karar yerine geçmek üzere İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ...E. sayılı ve bağlantılı Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Talimat sayılı dosyaları hakkında HMK'nın 209. maddesi uyarınca tedbir kararı verilerek takibin senet üzerindeki sahtelik incelemesi yargı mercileri önünde sonuçlanıncaya kadar durdurulmasına ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yanlara yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER: İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyası örneği incelendiğinde; alacaklının ..., borçluların ... ve ... oldukları, 900.000,00 ABD Doları karşılığı 24.210.000,00 TL asıl alacak, 5.476.103,01 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 29.686.103,01 TL alacak için 14/09/2023 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibine başlandığı, takip dayanağının, 28.245.000,00 TL miktarlı 11/09/2022 tanzim tarihli,25/09/2022 vade tarihli senet olduğunun belirtildiği tespit edilmiştir. Takip dayanağı bono incelendiğinde;11/09/2022 düzenleme, 25/09/2022 ödeme tarihli, 1.050.000,00 USD bedelli olduğu, borçlunun ..., lehtarın ... olduğu, bedelinin nakden alındığının yazıldığı, bononun arkasında sırasıyla ... ve ...’nin cirolarının bulunduğu tespit edilmiştir.
G E R E K Ç E: Dava, kambiyo senetlerine mahsus icra takibinden sonra açılan imza inkarına dayalı menfi tespit davasıdır.Davacı vekili gerek dava dilekçesinde, gerekse cevaba cevap dilekçesinde HMK’nun 209/1. maddesi uyarınca teminatsız olarak icra takibinin durdurulması için ihtiyati tedbir talebinde bulunmuş. Mahkemece iki ayrı kararla ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş, kararlara karşı davacı vekili tarafından istinaf yargı yoluna başvurulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya incelendiğinde; dava dilekçesinde talep edilen ihtiyati tedbire talebinin Mahkemece 18/11/2024 tarihli ara karar ile İİK’nun 72. maddesi uyarınca reddine karar verildiği, kararın davacı vekiline 23/11/2024 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin bu kez cevaba cevap dilekçesinde Mahkemece yanlış değerlendirme yapıldığı, taleplerinin HMK’nun 209/1. maddesi uyarınca değerlendirilmesi gerektiğini belirterek yeniden icra takibinin teminatsız olarak durdurulması için ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep ettiği, Mahkemece bu talebin de 29/11/2024 tarihli ara kararı ile reddine karar verildiği, kararın davacı vekiline 04/12/2023 tarihinde tebliğ edildiği, davacı vekilinin her iki karara karşı aynı dilekçe ile 04/12/2024 tarihinde istinaf talebinde bulunduğu tespit edilmiştir. Mahkemenin 18/11/2024 tarihli ve 27/11/2024 tarihli ara kararlarıyla ilgili yapılan incelemede; davaya ve takibe konu edilen bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığına dair davacı tarafça alınan uzman görüşü dışında başkaca delil bulunmadığı, uzman görüşünde dava konusu bonodaki imza ile mukayese edilen belgelerin sıhhatinin Mahkemece bu aşamada tespiti mümkün olmadığı, bu aşamada yaklaşık ispatı koşulunun gerçekleşmediğinden, ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davacı vekilinin her iki ara kararı ile ilgili istinaf talebinin de reddine karar verilmiştir.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-6100 sayılı HMK.'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ihtiyati tedbir isteyen davacı vekilinin İstanbul 11. Asliye Ticaret Mahkemesinin 18/11/2024 tarihli, 2024/659 Esas sayılı ara kararına ve 29/11/2024 tarihli, 2024/659 Esas sayılı ara kararına karşı yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL maktu harçtan, peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL eksik harcın ihtiyati tedbir isteyen davacıdan alınarak Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderleri olarak; davacı tarafça yapılan masrafların üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince yatıran tarafa iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 26/03/2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.