Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi E.2024/5235 K.2025/141

🏛️ Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/5235 📋 K. 2025/141 📅 09.01.2025

T.C. DİYARBAKIR BAM 10. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2024/5235 - 2025/141
T.C.
DİYARBAKIR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
10. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/5235
KARAR NO : 2025/141
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : DİYARBAKIR ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 16/10/2024 (EK KARAR)
DAVANIN KONUSU : İhtiyati Tedbir
KARAR TARİHİ : 09/01/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen ve yukarıda tarih ve numarası gösterilen ihtiyati tedbir kararına itirazın reddine dair ara karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili ... tarihli dava dilekçesinde, müvekkilinin elektriğinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiş, mahkemece ....tarihli D.İş kararı ile; "Davacı vekilinin elektriğin kesilmemesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile, takdiren 46.248,55 TL'nin teminat yatırılması ve.... tesisat numaralı aboneliğe ait güncel elektrik faturalarının ödenmesi ve bu durumun davalının denetiminde gerçekleşmesi şartıyla .... tesisat numaralı aboneliğin elektriğinin kesilmemesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine," yönünde karar verildiği, davalı vekilinin 30/09/2024 tarihli itirazı üzerine, mahkemece itirazın 15/10/2024 tarihinde duruşmalı olarak değerlendirilerek reddine karar verildiği, buna ilişkin gerekçeli ek kararın 16/10/2024 tarihinde yazıldığı, anılan ret kararına karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulduğu görülmüştür.
HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Davalının istinafı, ilk derece mahkemesince verilen "ihtiyati tedbire itirazın reddi" kararının kaldırılması istemine ilişkindir.
İstinaf incelemesi, Dairemizce, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi uyarınca, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak, istinaf kanun yoluna başvuran tarafın sıfatı gözetilerek, kamu düzenine aykırılık teşkil eden ve bu nedenle resen gözetilmesi gereken hususlar değerlendirilerek yapılmıştır.
HMK'nin "İhtiyati Tedbirin Şartları" kenar başlıklı 389. Maddesinde ihtiyati tedbirin şartları düzenlenmiş olup, meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkânsız hâle geleceği veya gecikmesinde sakınca bulunması yahut ciddi bir zararın ortaya çıkacağı endişesi bulunan hâller, ihtiyati tedbir sebebi ve şartı olarak kabul edilmiştir. İhtiyati tedbirde asıl olan ihtiyati tedbire esas hakkın bulunması ve bir ihtiyati tedbir sebebinin ortaya çıkmasıdır.
HMK'nin ihtiyati tedbirle ilgili 390. maddesinin gerekçesinde geçici hukuki korumalarda ispat hususu üzerinde durulmuş, "yaklaşık ispat" kavramından bahsedilmiştir. Yaklaşık ispat durumunda hâkim, o iddianın ağırlıklı ihtimal olarak doğru olduğunu kabul etmekle birlikte, zayıf bir ihtimal de olsa, aksinin mümkün olduğunu gözardı etmez. Yaklaşık ispatta tam ispat aranmamakla beraber basit bir iddia da yeterli kabul edilemez.
HMK'nin 392. maddesine göre; ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır.
HMK'nın 393/1.maddesinde "İhtiyati tedbir kararının uygulanması, bu kararın, tedbir isteyen tarafa tefhim veya tebliğinden itibaren bir hafta içinde talep edilmek zorundadır. Aksi halde, kanuni süre içinde dava açılmış olsa dahi, tedbir kararı kendiliğinden kalkar." düzenlemesi bulunmaktadır.
Yine HMK'nın 397/1.maddesinde "ihtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, tedbir talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davasını açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi halde tedbir kendiliğinden kalkar." düzenlemesi bulunmaktadır.
İhtiyati tedbir talep eden vekili, 6100 sayılı HMK'nın 393/1.fıkrası gereğince teminat yatırarak ihtiyati tedbir kararının uygulanmasını, bu kararın kendisine tefhim veya tebliğinden itibaren bir haftalık hak düşürücü süre içinde talep etmek zorundadır. Somut olayda 19/09/2024 tarihinde verilen ihtiyati tedbirin infazı bakımından talep eden tarafından verilen bir dilekçeye rastlanılmamakla birlikte ilk derece mahkemesince hüküm altına alınan 46.249,00 TL nakdi teminatı 19/09/2024 tarihinde yatırdığı anlaşılmaktadır. Nakdi teminatı yatırdığı tarihte de kararın infazını talep etmiş sayılmalıdır. İhtiyati tedbir kararının uygulanması için bir dilekçe ile ayrıca ve açıkça infazının talep edilmesi zorunlu değildir.
6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A.maddesinin 16.fıkrasında; "dava açılmadan önce ihtiyati tedbir kararı verilmesi halinde 6100 sayılı Kanunun 397.maddesinin 1.fıkrasında, ihtiyati haciz kararı verilmesi halinde ise, 9/6/1932 tarihli ve 2004 sayılı İcra ve İflas Kanununun 264.maddesinin 1.fıkrasında düzenlenen dava açma süresi, arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar işlemez..." şeklinde düzenleme mevcuttur.
Dosyanın incelenmesinde; 19/09/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararında belirtilen teminatın, 19/09/2024 tarihinde yasal bir haftalık süresi içerisinde yatırıldığı, ilk derece mahkemesince tedbir yazısının davalı kuruma 20/09/2024 tarihinde yazıldığı anlaşılmıştır. Ancak davacının, kararın uygulanmasını talep ettiği tarih olan (teminatın yatırıldığı tarih) 19/09/2024 tarihinden itibaren iki hafta içerisinde esas hakkındaki davasını açtığını söylemeye imkan yoktur. Zira davacı, 19/09/2024 tarihinde verilen ihtiyati tedbir kararından sonra 01/10/2024 tarihinde zorunlu arabuluculuğa başvurmuş, bu başvuru ile ilgili 10/10/2024 tarihinde arabuluculuk son tutanağı düzenlemiştir. 6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-16.maddesi gereğince zorunlu arabuluculuk bürosuna başvurulduğu tarihten arabuluculuk son tutanağının düzenlendiği tarihe kadar dava açma süresinin işlemediği, esas hakkındaki davanın Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin 2024/1236 esas sayılı dosyasında 19/10/2024 tarihinde açıldığı, arabuluculukta geçen süre dışlandığında esas hakkındaki davanın açılabileceği son günün 14/10/2024 tarihi olduğu, esas davanın açıldığı tarih itibariyle iki haftalık dava açma süresinin geçtiği, HMK'nın 397/1.madde hükmü gereğince iki haftalık süre içerisinde esas hakkındaki dava açılmadığından tedbirin kendiliğinden kalktığı anlaşılmıştır.
Bu halde mahkemece; davalı vekilinin itirazı üzerine, itirazın duruşmalı olarak değerlendirildiği 15/10/2024 tarihi itibariyle HMK'nın 397/1.madde hükmü gereğince esas hakkındaki dava iki haftalık süresi içerisinde açılmadığından ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığı gözetilerek itiraz konusuz kaldığından davalının itirazı hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin yazılı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile HMK 353/1-b-2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılarak davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararına itirazının kabulü ile 19/09/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalkmış olduğundan ilk derece mahkemesinin itirazın reddine dair 16/10/2024 tarihli ek kararının (15/10/2024 tarihli duruşma ara kararının) kaldırılarak, itiraz konusuz kaldığından itiraz konusunda karar verilmesine yer olmadığına yönelik yeniden ara karar kurulmasına karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
I-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesinin (1) numaralı fıkrasının (b) bendinin (2) numaralı alt bendi gereğince, Diyarbakır Asliye Ticaret Mahkemesinin .... D.İş esas, ...D.İş karar sayılı, .... tarihli EK KARARININ KALDIRILARAK, yerine
"1-Yasal süresi içerisinde esas hakkındaki davanın açılmadığı anlaşılmakla, 19/09/2024 tarihli ihtiyati tedbir kararının HMK'nın 397/1.maddesi uyarınca kendiliğinden kalktığı ve davalı vekilinin itirazının konusuz kaldığı nazara alınarak itiraz konusunda karar verilmesine yer olmadığına," şeklinde YENİDEN HÜKÜM TESİSİNE,
II- İstinaf incelemesi yönünden;
1-İstinaf kanun yoluna başvurma harcı olan 1.169,40 TL dışında alınan 427,60 TL istinaf karar harcının istemi halinde davalıya İADESİNE,
2-İstinaf eden davalı tarafından, istinaf başvurusu aşamasında yatırılan 1.169,40 TL başvuru harcı ile 518,00 TL istinaf gideri toplamı olan 1.687,40 TL istinaf giderinin davacıdan alınarak davalıya VERİLMESİNE,
3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
4-6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi gereğince iş bu kararın ilk derece mahkemesi tarafından taraflara TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-f ve 394/5. maddeleri uyarınca KESİN olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.09/01/2025