İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2025/259 K.2025/442

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/259 📋 K. 2025/442 📅 20.03.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/259 Esas
KARAR NO: 2025/442
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 26/11/2018
NUMARASI: 2018/649 Esas, 2018/1214 Karar
DAVA: Sıra Cetveline İtiraz (İflas Tasfiyesinde Düzenlenen Sıra Cetveline Yönelik Kayıt Kabul Ve Terkin Talebi (İİK 235))
KARAR TARİHİ: 20/03/2025
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı bankanın İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/11/2017 tarih ve 2017/41 Esas sayılı kararıyla iflasına karar verildiğini, Bakanlar Kurulunun 20/07/2016 tarihli kararıyla ülke genelinde ilan edilen olağanüstü hal kapsamında alınan tedbirler doğrultusunda bir kısım kurum, şirket, dernek vb. kapatılarak Hazineye devredildiğini, Hazineye devredilen kurum, şirket, dernek vb'nin tüm hak ve alacaklarının Hazineye geçmesi nedeniyle 447 sıra nolu alacak talebi ile 57.165,88 TL alacağın iflas masasına kaydını talep ettiklerini, iflas idaresinin alacağın 9.142,99 TL'lik kısmını reddettiğini, iflas idare memurlarının kamu alacaklarının reddi kararlarının hukuki olmadığını ileri sürerek 9.142,99 TL kamu alacağının rüchanlı 3. sıra alacak olarak müflis şirket iflas masasına kayıt ve kabulüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı müflis iflas idaresi vekili cevabında; hak düşürücü süre içinde açılmamışsa davanın reddi gerektiğini, davacı kurumun devraldığı işletme ve dernekler nedeniyle 51.990,50 TL alacağı tespit edilmesine rağmen sistemsel hata nedeniyle sıra cetveline 48.022,89 TL yazıldığını savunarak davanın usulden reddine, aksi halde davacının toplam 51.990,50 TL alacağı olduğunun tespiti ile fazlaya ilişkin talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; TMSF tarafından düzenlenen idari işlem niteliğinde olan sıra cetveline itirazda idari yargının görevli olduğu gerekçesiyle davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı müflis iflas idaresi tarafından istinaf edilmiştir. Davalı müflis iflas idarezi vekili istinaf nedenleri olarak; müflis iflas idaresi memurlarının Fon Kurulu tarafından belirlenmiş olmasının, iflas idaresinin düzenlediği sıra cetveline idari işlem kazandırmayacağını, uyuşmazlıkta adli yargının görevli olduğunu, Uyuşmazlık Mahkemesi kararlarının da bu doğrultuda olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, İİK'nın 235. maddesinde düzenlenen sıra cetveline itiraz (kayıt kabul) davasıdır. Mahkemece, yargı yolu caiz olmadığından bahisle davanın, dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, davalı müflis iflas idaresi hükmü istinaf etmiştir.Uyuşmazlık Mahkemesinin 2019/840 E. 2020/372 K. sayılı 22/06/2020 tarihli, 2020/383 E. 2020/436 K. sayılı 13/07/2020 tarihli, 2020/457 E. 2020/562 K. sayılı 28/09/2020 tarihli kararlarında müflis ... Bankası AŞ'nin iflas tasfiyesi sırasında düzenlenen sıra cetveline itiraz için açılan davalarda adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir. Uyuşmazlık Mahkemesinin 2019/840 E. 2020/372 K. sayılı 22/06/2020 tarihli, 2020/383 E. 2020/436 K. sayılı 13/07/2020 tarihli, 2020/457 E. 2020/562 K. sayılı 28/09/2020 tarihli kararları). Uyuşmazlık Mahkemesinin Kuruluş ve İşleyişi Hakkındaki Kanunun 1. maddesinde "Uyuşmazlık Mahkemesi Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile görevlendirilmiş, adli ve idari yargı mercileri arasındaki görev ve hüküm uyuşmazlıklarını kesin olarak çözmeye yetkili ve bu kanunla kurulup görev yapan bağımsız bir yüksek mahkemedir." 29/1. maddesinde ise "Uyuşmazlık Mahkemesinin kararları kesindir." hükümleri yer almaktadır. Uyuşmazlık Mahkemesinin yukarıda yer verilen kararları, Anayasal ve yasal düzenlemeler bir arada değerlendirildiğinde; her ne kadar Uyuşmazlık Mahkemesince işbu davaya münhasır verilen bir karar yok ise de, aynı konuya ilişkin farklı dosyalarda adli yargının görevli olduğu yönündeki kesin kararı, yargı yolu görev uyuşmazlığını çözer mahiyette ve emsal niteliktedir. Benzer olaylara aynı hukuki sonuçlar bağlanması anlamına gelen yargısal kararlardaki istikrar, adil yargılanma hakkının, hakkaniyete uygun yargılama ilkesinin gereğidir. İstikrarlı karar verme, hukuki belirliliği ve öngörülebilirliği sağladığı gibi, kişilerin yargı sistemine ve mahkeme kararlarına güvenini de tesis eder. Sonuç itibariyle, yasal düzenlemeler ile bankanın iflası halinde yürütülecek prosedür açısından Fon'a bir kısım yetkiler verilmiş ise de, özünde tasfiye işlemleri İİK hükümleri gereğince yapılmakta olup Fon'un yanında İflas Dairesinin de bir kısım yetkileri devam etmektedir. İİK 235. Maddesinin ilk fıkrasında sıra cetveline itiraz edenlerin, cetvelin ilanından itibaren onbeş gün içinde iflasa karar verilen yerdeki ticaret mahkemesine dava açmaları gerektiği düzenlemiş ve Uyuşmazlık Mahkemesinin emsal kararları ile yargı yolu görev uyuşmazlığında adli yargının görevli olduğuna karar verilmiştir. Bu hususlar dikkate alınarak somut uyuşmazlık adli yargının görev alanına girdiğinden mahkemece yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile davalı müflis iflas idaresinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1.a.4 bendi uyarınca kararın kaldırılmasına ve dosyasın mahkemesine iadesine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda izah edildiği üzere; 1-Davalı müflis idare vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin sebepler incelenmeksizin KABULÜNE, 2-İstanbul 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/649 Esas, 2018/1214 Karar sayılı ve 26/11/2018 tarihli kararının HMK'nun 353/1a.4 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın, Dairemiz kararına uygun şekilde yargılama yapılamak ve yeniden bir karar verilmek üzere mahal Mahkemesine İADESİNE, 4-Davalı harçtan muaf olduğundan harç alınmasına YER OLMADIĞINA, 5-Davalı tarafın yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-4 bendi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 20/03/2025