İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi E.2025/587 K.2025/408

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/587 📋 K. 2025/408 📅 22.04.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
15.HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/587
KARAR NO: 2025/408
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 20/02/2025
NUMARASI: 2025/53 Esas, 2025/58 Karar
DAVANIN KONUSU: İhtiyati Haciz
KARAR TARİHİ: 22/04/2025
Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Dava; eser sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ihtiyati haciz kararı verilmesi talebine ilişkin olup, mahkemece davacı vekilinin talebinin kabulüne dair verilen karara karşı davalı yanca istinaf talebinde bulunulmuştur.Davacı vekili, davacı-yüklenici, davalı şirket şubelerine kayıtlı hastanelerin bir takım inşaat ve tadilat işlemi yaptıklarını, bu işlere istinaden devam eden süreçte davalı şirketin Ankara/Batıkent şubesi ile aralarında 30/11/2024 tarihli İstanbul Göztepe şubesi ile 30/11/2024 tarihli, hesap mutabakatları yapıldığını, toplamda 17.970.690,00 TL borçlu oldukları hususunda mutabık kaldıklarını, davalı şirketin mal kaçırma girişimleri bulunduğunu beyanla bu miktar üzerinden İİK 257 ve devamı maddelerine uyarınca davalının taşınır, taşınmaz ve 3. Kişilerdeki hak ve alacakların ile banka hesapları üzerine teminatsız veya uygun teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmesini talep etmiştir. Mahkemece; 2025/53 D.İş sayılı karar ile 17.970.690,00 TL alacağın % 15 i olan 2.695.603,50 TL teminat karşılığında İİK 257/1 maddesine göre ihtiyati haciz kararı vermiştir. Davalı vekili; İİK 265 maddesi uyarınca itirazda bulunarak mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının İstanbul 4. İcra dairesinin ... Esas sayılı dosyası ile uygulandığını, ihtiyati haciz kararının yalnızca hesap mutabakatlarına ve cari hesaba dayandığını, ihtiyati haciz şartlarının oluşmadığını, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Mahkemece; 20/02/2025 tarihli ek kararı ile, faturalara ve hesap mutabakatlarına göre ihtiyati haciz kararı verildiğini, alacağın muaccel olduğunun kabul edildiğini, ihtiyati haciz kararının yerinde olduğunu belirterek davalının ihtiyati haciz kararına itirazının reddine karar verilmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesiyle, 20/02/2025 tarihli ihtiyati hacze itirazın reddine dair karara karşı aynı gerekçeleri belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması için istinaf kanun yoluna başvurmuştur. Uyuşmazlık, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 470. ve devamı maddelerinde düzenlenen eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı yüklenici, davalı ise iş sahibidir. İİK'nın 257. maddesinde; rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcu alacaklısının, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebileceği, vadesi gelmemiş borçtan dolayı ancak borçlunun belirli bir yerleşim yerinin bulunmaması veya mallarını gizleme, kaçırma, kaçma gibi alacaklının haklarını ihlal eden eylemlerde bulunması halinde ihtiyati haciz kararı verilebileceği düzenlenmiştir. Aynı kanunun 258. Maddesinde de; ihtiyati haciz talep eden tarafın, öncelikle dilekçesinde dayandığı ihtiyati haciz sebebini belirtmesi ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ve yasal delillerle ispat etmesi gerektiği belirtilmiştir.Dosya kapsamı itibariyle taraflar arasında davalı şirkete bağlı hastanelerin tadilat ve inşaat işlerinin yapıldığı, sözleşme ilişkisinin bulunduğu sabittir. Davacı alacağına ilişkin düzenlenen cari hesap fatura ve hesap mutabakatlara dayanarak ve davalının mal kaçırma ihtimaline binaen ihtiyati haciz talep etmiş ve mahkemece teminat karşılığı ihtiyati haciz kararı verilmiş olup, verilen kararın yasal düzenlemelere uygun olduğu, ihtiyati haciz şartlarının uygun olduğu, ihtiyati haciz şartlarının ve alacağın varlığı ve muacceliyeti yönünde kanaat oluştuğundan davalının ihtiyati hacze itirazının reddine karar verilmesi isabetli olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1 - İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/02/2025 tarih ve 2025/53 Esas, 2025/58 Karar sayılı ek kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2 - Harç peşin alındığından yeniden alınmasına YER OLMADIĞINA, 3 - Davalı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4 - İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 22/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.