Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/674 K.2025/747

🏛️ Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi 📁 E. 2022/674 📋 K. 2025/747 📅 21.04.2025

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/674
KARAR NO : 2025/747
KARAR TARİHİ : 21/04/2025
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : ADANA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 19/01/2022
NUMARASI : 2021/... ESAS 2022/... KARAR
DAVACI : ... -
VEKİLLERİ : Av. ...- ...
Av. ...- ...
DAVALI : ... -
DAVANIN KONUSU : Tanıma Ve Tenfiz
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 21/04/2025
YAZIM TARİHİ : 21/04/2025
Adana 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 19/01/2022 tarih, 2021/... Esas, 2022/... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNLARININ ÖZETİ :
Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin ticari bankacılık ve kıymet yönetimi gibi alanlarda hizmet veren Avrupa merkezli bir banka olduğunu, davalı şirketin ise Adana Ticaret Sicil Müdürlüğü'ne kayıtlı kağıt ve mukavva imalatı ana faaliyet koduyla faaliyet gösteren bir şirket olduğunu, müvekkili ile davalı şirket arasında 12/10/2010 tarihinde İhracat Kredi Tahsis Sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşme kapsamında müvekkili şirket tarafından davalı şirkete 2.483.700,00 Avro tutarına kadar kredi tahsisi sağlanmasının kararlaştırıldığını, karşılığında ise davalı şirketin tahsis edilen krediyi peyderpey işleyen faizi ile birlikte geri ödemeyi taahhüt ettiğini, kredi sözleşmesine istinaden müvekkili şirket tarafından davalı şirkete toplamda 2.410.650,00 Avro tutarında kredi kullandırıldığını, bu sözleşme kapsamında kararlaştırılan ödeme planı vadesi çerçevesinde 10 taksitten ilk 8'ini ödediğini, ancak 14/06/2016 tarihinde ödenmesi gereken 248.491,01 Auro ve 14/12/2016 tarihinde ödenmesi gereken toplamda 244.778,00 Auro tutarındaki kredilerin geri ödemesinin gerçekleştirilmediğini, faiziyle birlikte toplam 557.437,17 Avro'nun ödenmesi için çekilen ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine 10/10/2018 tarihli tahkim talebiyle birlikte Çek Cumhuriyeti Ekonomi Dairesi ve Çek Cumhuriyeti Zıraat Dairesi'ne bağlı Tahkim Mahkemesi nezdinde tahkim yargılaması başlatıldığını, yapılan tahkim yargılama sonunda müvekkili şirket taleplerinin 05/11/2019 tarihli hakem heyeti kararıyla kabul edildiğini, Hakem Heyeti Kararının yasal olarak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 gün içerisinde borcun ödenmediğini, söz konusu kararın taraflar açısından bağlayıcı hale geldiğini ve bu nedenle iş bu tenfiz davasını açtıklarını, New York Sözleşmesi ve MÖHUK uyarınca Hakem Heyeti Kararının Tenfizi kabil olduğunu belirterek, 248.491,01 Avro tutarındaki kredi anaparası ve bu tutar üzerinden 15/06/2016 tarihinden itibaren işleyecek %8,030 oranındaki temerrüt faizi, 244.778 Avro tutarındaki kredi anaparası ve bu tutar üzerinden 15/12/2016 tarihinden itibaren işleyecek %8,030 oranındaki masraflarının davalı Akasan tarafından Unicredit Bank Czech Republic and Slovakia A.S.'ye ödenmesine ilişkin Çek Cumhuriyeti Zıraat Dairesi'ne bağlı Tahkim Mahkemesi'nin 05/11/2019 tarihli Hakem Heyeti Kararının tenfizine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde; Tenfizi talep edilen hakem heyeti kararının kamu düzenine ve adil yargılama ilkelerine aykırı bir karar olduğunu, tenfiz şartlarını taşımadığını, tenfizi talep edilen hakem heyeti kararına dayanak olan esas sözleşmenin (BC00026 nolu İhracat Kredisi Sözleşmesi) müvekkili şirketin vefat eden önceki yetkilisi döneminde düzenlendiğini, sözleşmenin 12/10/2010 tarihinde şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığı belirtilmiş ise de gerçekte bu sözleşmenin şirket yetkilisi ... tarafından imzalanmadığını, tahkim kararlarının tenfizi hususunda uygulanacak MÖHUK'un 61.md. Ve New York Sözleşmesi'nin IV.maddesi uyarınca hukuken geçerli bir yazılı tahkim sözleşmesi sunulması gerektiğini, tenfiz talebine dayanak sunulan sözleşme geçerli olarak kurulmadığından bir tahkim sözleşmesi ve yahut klozundan bahsetmenin mümkün olamayacağını belirterek, haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
Yerel mahkemece verilen karar ile; Davalı vekili tarafından 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanu'nun 62.maddesinin ç,d,e,f,g ve h bentlerinde yazılı red sebeplerine ilişkin herhangi bir delil sunulmadığından, davaya konu Çek Cumhuriyeti Ekonomi Dairesi ve Çek Cumhuriyeti Zıraat Dairesi'ne bağlı Tahkim Mahkemesi'nin Rps 596/18 ve 05/11/2019 tarihli 03/07/2020 tarihinde icra edilebilir hale gelen kararın tenfizine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVALI VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davalı vekilinin istinaf dilekçesinde özetle; Tenfizi talep edilen hakem heyeti kararının kamu düzenine ve adil yargılanma ilkelerine aykırı olarak verilen bir karar olduğunu, tenfiz şartlarını taşımadığını, somut olayda müvekkili şirket yetkilisi tarafından imzalanmış geçerli bir sözleşme olmadığını, sözleşmenin geçersiz olduğu hususu ile inceleme yapılması istenmesinde rağmen ilk derece mahkemesince bu yöndeki savunma ile ilgili hiçbir araştırma yapılmadığını, sözleşmenin 7. Maddesinde öngörülen tüm belgeler ve hatta tebligat bile Çek dilinde gönderildiğini, bu şekilde de müvekkili şirketin kendini savunma imkanının kısıtlandığını, bu şekilde adil yargılanma ilkesine aykırı yapılan tahkim yargılaması neticesi verilen karara itibar edilmesi de mümkün olmadığını, mahkemece delillerinin bile toplanmadığını beyan ederek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DELİLLER İLE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE :
Dava, MÖHUK'un 50 vd. maddeleri ve New York Sözleşmesi uyarınca yabancı hakem kararının tenfizi istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, toplamda 244.778,00 Auro tutarındaki kredilerin geri ödemesinin gerçekleştirilmediğinden faiziyle birlikte toplam 557.437,17 Avro'nun ödenmesi için çekilen ihtara rağmen borcun ödenmemesi üzerine 10/10/2018 tarihli tahkim talebiyle birlikte Çek Cumhuriyeti Ekonomi Dairesi ve Çek Cumhuriyeti Zıraat Dairesi'ne bağlı Tahkim Mahkemesi nezdinde 05/11/2019 tarihli hakem heyeti kararıyla talebin kabul edildiği, Hakem Heyeti Kararının yasal olarak yürürlüğe girdiği tarihten itibaren 3 gün içerisinde borcun ödenmediğini, söz konusu kararın taraflar açısından bağlayıcı hale geldiğinden hakem kararının tenfizine karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf incelemesi HMK'nin 355.maddesi gereğince istinaf sebepleri ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Yürürlükteki hukukumuzda yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi konusunda iki ayrı düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemelerden biri 5718 Sayılı MÖHUK'te yer alan hükümler, diğeri de Türkiye Devleti'nin taraf olduğu 1958 tarihli New York Sözleşmesidir.
5718 Sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 60-63. maddelerinde yabancı hakem kararlarının tenfizi düzenlenmiştir. Buna göre, “kesinleşmiş” ve “icra kabiliyeti kazanmış” veya “taraflar için bağlayıcı olan” yabancı hakem kararlarının tenfiz şartlarını yabancı mahkeme kararlarının tenfizi şartlarından farklı olarak ve New York Sözleşmesi'ne paralel olarak düzenlenmiştir.
Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi onaylanmasına ilişkin 20877 Sayılı 21.05.1991 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 3731 Sayılı Kanunun 2. maddesinde ''Türkiye Cumhuriyeti sözleşmenin 1. maddesinin 3. paragrafına uygun olarak sözleşmeyi sadece karşılıklılık esasına göre bu sözleşmeye taraf olan bir devlet ülkesinde verilmiş olan hakem kararlarının tanınması ve tenfizi hakkında uygulayacağını, ayrıca sözleşmeyi yalnız akdi veya akit dışı hukuki münasebetlerden kaynaklanan ve kendi iç hukukuna göre ticari mahiyette sayılan uyuşmazlıklar hakkında uygulayacağını beyan eder.'' şeklinde düzenleme yapılmıştır. Bu düzenlemeden anlaşılacağı üzere New York Konvansiyonu Türk Hukukunda sadece ticari uyuşmazlıklarda ve New York Sözleşmesi'ne taraf olan ülkeler bakımından uygulanacaktır.
Yabancı hakem kararlarının Türkiye’de icra edilebilmesi, tenfiz prosedürüne tabi olduğundan, New York Sözleşmesine göre, tenfiz şartlarının gerçekleşip gerçekleşmediğinin incelenmesine gelince; yabancı hakem kararlarının tenfizini engelleyen haller New York Sözleşmesi'nin (V). maddesinde düzenlenmiştir. Sözleşmenin (V). maddesindeki şartlardan bir kısmını tenfiz mahkemesi re’sen dikkate almak zorundadır. Diğer şartları ise tarafların iddia ve ispat etmesi gerekir.
Mahkeme tarafından re’sen dikkate alınacak şartlar şunlardır: 1- Hakem kararının konusunu teşkil eden uyuşmazlığın tanıma veya tenfiz istenilen ülkenin hukukuna göre tahkim yoluyla çözümünün mümkün olmaması, 2- Hakem kararının kamu düzenine aykırı olmasıdır.
Taraflarca iddia ve ispat edilecek tenfiz engelleri ise 1- Tahkim anlaşmasının taraflarının ehliyetsiz olması veya tahkim anlaşmasının geçersiz olması, 2- Hakkında hakem kararının tenfizi istenen tarafın hakem seçiminden veya tahkim yargılamasından usulen haberdar edilmemiş olması veya delillerini sunma imkânından mahrum edilmesi, 3- Hakem kararının, tahkim anlaşmasında yer almayan bir hususa ilişkin olması veya tahkim anlaşmasının sınırlarını aşması, 4- Hakemlerin seçimi veya hakemlerin uyguladıkları usulün, tarafların anlaşmasına, böyle bir anlaşma yok ise hakem hükmünün verildiği yer hukukuna aykırı olması, 5-Hakem kararının tabi olduğu veya verildiği yer hukuku hükümlerine göre kesinleşmemiş veya icra kabiliyeti kazanmamış veya verildiği yer mahkemesi tarafından iptal edilmiş olmasıdır.
Somut olayda tenfiz istemi yönünden kamu düzenine bir aykırılık bulunmadığı, davalı tarafça yukarıda sayılan tenfiz engelleri yönünden de bir savunmada bulunulmadığı, davalı taraf alacak iddiasına konu sözleşmenin tarafı olmadığını, heyetin usulüne göre oluşturulmadığını, alternatif çözüm yollarına başvurulmadığına yönelik istinaf sebebi yönünden yapılan değerlendirmede davalının bu iddialarının husumet iddiasına ve esasa dayandığı anlaşılmaktadır. Hakem kararının tenfizine ilişkin yargılamada işin esasına girmek suretiyle esasa ilişkin karar verilemeyeceğine ilişkin esasa girme yasağı (revision au fond) bulunmaktadır. İstinaf konusu edilen husus hakemce verilen kararın esasına yönelik olduğu tenfiz mahkemesince hakem kararının içeriğinin denetlenemeyeceği anlaşılmakla bu hususlara ilişkin istinaf istemi yerinde görülmemiştir.
Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilerek, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince davalı vekilinin ilk derece mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE,
2- 492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL maktu istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70.TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA,
3-6100 sayılı HMK'nin 326/1 maddesi gereğince istinaf başvurusu nedeniyle davalı tarafından yapılan harcamaların kendi üzerine BIRAKILMASINA,
4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince İADESİNE,
5-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce taraf vekillerine TEBLİĞİNE,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, dava değeri göz önüne alınarak 7036 sayılı Kanun'un 7'nci maddesi yollamasıyla 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361'inci maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 21/04/2025 tarihinde oy birliğiyle ile karar verildi.
...
Başkan
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
... ¸e-imzalıdır
...
Üye
... ¸e-imzalıdır
...
Katip
... ¸e-imzalıdır