İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi E.2024/149 K.2024/117
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
3. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO: 2024/149
KARAR NO: 2024/117
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİH: 19/10/2023
NUMARASI:2023/90 Esas
Birleşen İstanbul 13.Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/522 esas sayılı dosyasında;
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit-ihtiyati tedbir
KARAR TARİHİ: 18/01/2024
Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle , dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Mahkemenin 2023/90 esas sayılı dosyası ile birleşen İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/522 esas sayılı dosyasında davacı vekili dava ve ihtiyati tedbir talepli dilekçesinde özetle; müvekkili asil in ... Köprü Mevkii ... Girişi ... Sokak No:... Zemin Kat Çatalca / İstanbul adresinde sahibi olduğu "..." isimli Restauran/Cafe ve Atçiftliğini işlettiğini, müvekkili asil söz konusu işyeri için davalı şirket ile ... hizmet noktasında ... hesap nolu abonelik sözleşmesi ile 13/10/2022 Tarihinde abonelik sözleşmesi yapmış olup aboneliğin devam ettiğini, davacı tarafından abonelik sözleşmesinin kurulmasından itibaren davalı şirket tarafından adına düzenlenen tüm faturaları eksiksiz ödendiğini, ancak 10.08.2023 günü davalı şirket çalışanlarınca müvekkiline ait işyerine gelinerek herhangi, bir sebep bildirilmeksizin direkten "Elektrik enerjisini kesme" işlemi yapıldığını, davalı şirketçe elektrik enerjisi kesme işlemi yapıldıktan sonra ise müvekkilinin telefonuna; 3 adet mesaj gönderildiğini, bu mesajlara göre 21-08-2023 son ödeme tarihli 1128867.17 TL ve 21-08-2023 son ödeme tarihli 75040.73 TL olmak üzere toplam 1.203.907,90 TL bedelli 2 adet fahiş fatura tahakkuk ettirilmesi usul, yönetmelik ve yasaya açıkça aykırı olduğunu, zira müvekkilinin abonelik başından itibaren tüm faturalarını eksiksiz ödediğini, hiç bir şekilde kaçak/usulsüz elektrik kullanmadığını, davalı şirket tarafından yapılan benzer işlemler nedeniyle daha öncede herhangi bir tutanak tutulmadan/ fatura düzenlenmeden müvekkilinin elektrik enerjisi kesildiğini, bu hususta taraflarınca muarazanın giderilmesi davası açıldığını ve yargılaması devam ettiğini, İstanbul 15 Asliye Ticaret mahkemesinin 2023/90 E. Sayılı dosya üzerinden teminat karşılığında "..elektriğin dava sonuna kadar kesilmemesi yönünde elektriğin kesilmesinin önlenmesi yönünde.."ihtiyati tedbir kararı verildiğini, buna rağmen davalı şirket haksız ve hukuka aykırı işlem ve eylemlerde devam ettiğini ve müvekkilinin mağduriyetine sebep olduğunu beyanla; davalarının kabulünü, yargılama boyunca teminatsız olarak "kesilen elektrik enerjisinin yeniden bağlanarak elektrik enerjisi verilmesinin sağlanması ve elektrik enerjisinin kesilmesinin önlenmesi" yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesini, müvekkilinin davalı şirkete herhangi bir borcu bulunmamasına ve davalı şirket tarafından davacı müvekkiline ödenmesi için bildirimde bulunulan bir borç ve/veya fatura olmamasına rağmen, "Borç Nedeniyle Elektrik Kesme Ve Mühürleme" işleminin haksız ve hukuka aykırı olduğunun tespiti ile davalı şirket tarafından çıkarılan muarazanın giderilmesini, dava konusu telefonuna sms (kısa mesaj) ile bildirilen 21-08-2023 son ödeme tarihli 1128867.17TL ve 21-08-2023 son ödeme tarihli 75040.73 TL olmak üzere toplam 1.203.907,90 TL tutarIı faturalardan dolayı davacının borçlu olmadığını, miktar tam olarak tahkikat aşamasında belirli hale geleceğinden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100.000,00TL borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Talep, elektriğin bağlanması yönünde ihtiyati tedbir kararı verilmesine ilişkindir.Mahkemece, 16/08/2023 tarihli ara kararı ile davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulüne , davacının başvuru yapmış olduğu "... Mevkii ... Sokak No:... Zemin Kat Çatalca / İstanbul" adresindeki iş yeri ile sınırlı olmak üzere teminatsız olarak bu yere tedbiren elektrik bağlanmasına, karar verilmiş ise de, davalı vekili 12/04/2023 tarihli dilekçesi ile tedbir kararına itiraz ettiği,Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389 ve devamı maddelerine göre; “Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir. "şeklinde düzenleme bulunduğu,sunulan belgeler incelendiğinde, davacının abonelik sözleşmesinin bulunduğu aynı hizmet noktası için kaçak elektrik tespit tutanağı ile düzenlenen toplamı 1.203.907,90 TL olan 2 adet fatura olduğu ,HMK'nun 392/1.maddesine göre, ihtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorunda olduğu,somut olayda taraflar arasındaki uyuşmazlığın kaynağı1.203.907,90-TL bedelli 2 adet fatura olup, davalının uğrayacağı muhtemel zararında bu fatura bedeli olduğu,bBu nedenle elektriğin kesilmesinin önlenmesine dair tedbir kararında teminatın bu miktar üzerinden alınması ve tedbir de bu fatura ile sınırlandırılması gerektiği gerekçesi ile;"1-İtirazın kısmen kabulü ile davacının birleşen dosya yönünden 1.203.907,90-TL üzerinden %15 oranında teminat yatırılarak ihtiyati tedbirin devamına, yasal süresi içerisinde teminat yatırılmadığı takdirde ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkacağının ihtarına (ihtarat yapıldı) 2-İş bu ara kararın taraflara tebliğine,Dair, taraf vekillerin yüzlerine karşı, ara kararın tebliğinden itibaren iki haftalık istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile" 19/10/2023 tarihli duruşmada karar verilmiştir.Kararı birleşen dosyada davacı vekili istinaf etmiştir.istinaf dilekçesinde; mahkemece 16.08.2023 ara kararı ile " teminatsız" olarak "tedbiren elektrik bağlanmasına" karar verildiğini,söz konusu kararın 16.08.2023 tarihinde aynı gün davalı şirkete tebliğ edildiğini, davalı şirket tarafından tedbir kararına rağmen 02.10.2023 tarihine kadar yaklaşık birbuçuk 1,5 ay süresince elektrik enerjisi verilmediğini,akabinde davalı vekilinin 31.08.2023 günü dosyaya sunulan tedbir kararına itiraz dilekçesi üzerine mahkemece 19/10/2023 tarihli müraafa duruşmasında "itirazın kısmen kabulü ile davacının birleşen dosya yönünden 1.203.907,90tl üzerinden %15 teminat yatırılarak ihtiyati tedbirin devamına" karar verildiğini,akabinde mahkemece 01.11.2023 tarihli ara karar ile "..6100 sayılı HMK 393 maddesinin 1. fıkrası gereğince mahkememizce verilen 19/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığının tespitine " karar verildiğini,mahkemenin 19/10/2023 tarihli ara kararının kendilerine 03.11.2023 tarihinde uets ile tebliğ edidiği,iş bu ihtiyati tedbiri kaldırma ara kararının mevzuata ve hakkaniyete aykırı olduğundan ara karardan rücu talep edilmiş ise de mahkemece bu talebin 08.11.2023 tarihinde red edildiğini, bu sebeple 19.10.2023 tarihli ara karara karşı istinaf yoluna başvurduklarını,mahkemece birleşen dosya yönünden 16.08.2023 ara kararı ile " teminatsız" olarak "tedbiren elektrik bağlanmasına" karar verildiğini,söz konusu ihtiyati tedbir ara kararı aynı gün 16.08.2023 günü davalı şirkete tebliğ edildiğini, 6100 sayılı hmk 394. maddesinde ise "bir hafta içinde" ihtiyati tedbir kararına itiraz edilebileceğinin hüküm altına alındığını,HMK 103/1-a maddesinde "a) ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz ve delillerin tespiti gibi geçici hukuki koruma, deniz raporlarının alınması ve dispeçci atanması talepleri ile bunlara karşı yapılacak itirazlar ve diğer başvurular hakkında karar verilmesi." adli tatilde görülebilecek işlerden sayıldığını,6100 sayılı hmk madde 90-" (1) süreler, kanunda belirtilir veya hâkim tarafından tespit edilir. kanunda belirtilen istisnai durumlar dışında, hâkim kanundaki süreleri artıramaz veya eksiltemez. "hükümlerine göre,6100 sayılı hmk 394/1 ve 103/1-a maddeleri amir hükümlerden olup uzatılması mümkün olmadığnıı,ancak huzurdaki dosyada davalı tarafça ihtiyati tedbire yasal süre geçtikten sonra 31.08.2023 günü dosyaya sunulan dilekçe ile itiraz ettiğini,mahkemece itiraz üzerine 19/10/2023 günü "mürafa" yapılarak itiraz süresinde olmadığından red edilmesi gerekirken, itirazın kısmen kabul edilmesi yasaya açıkça aykırılık oluşturduğu,zira benzer ihtilaflarda da yüksek mahkemecelerce itirazın süresinde yapılmadığının tespiti halinde mahkemece reddine karar verilmesi gerektiğinin içtihat altına alındığını belirterek birleşen dosya açısındanHMK 394 ve 130/1- a maddesine aykırı olarak verilen "19.10.2023 tarihli ihtiyati tedbire itirazın kısmen kabulüne" ilişkin usul ve yasaya aykırı ara kararının kaldırılarak itirazın süre yönünden REDDİNE karar verilmesini talep etmiştir.6100 sayılı HMK'nun 355 md gereğince, istinaf sebepleri ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre;Birleşen davada, elektriğin kesilmemesi için teminatsız verilen 16/08/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararına davalının itirazı üzerine 19/10/2023 tarihli duruşmada bu kez;;"1-İtirazın kısmen kabulü ile davacının birleşen dosya yönünden 1.203.907,90-TL üzerinden %15 oranında teminat yatırılarak ihtiyati tedbirin devamına, yasal süresi içerisinde teminat yatırılmadığı takdirde ihtiyati tedbirin kendiliğinden kalkacağının ihtarına (ihtarat yapıldı)" şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır.Birleşen davaya ilişkin 16/08/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının davalı vekiline 23/08/2023 tarihinde tebliğ edildiği,davalı vekilinin yasal 7 günlük süre içinde (30 Ağustos 2023 resmi tatil olduğundan) 31/08/2023 tarihinde itiraz ettiği,davalının 16/08/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararına yaptığı itirazın süresinde olduğu,mahkemecede bu itirazın 19/10/2023 tarihli duruşmada incelenerek ihtiyati tedbir kararının teminata bağlandığı tespit edilmiştir.Birleşen dosya davacı vekili hernekadar davalının tedbire itirazının süresinde olmadığını ileri sürmüş isede,bu istinaf sebebinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Kaldıki daha sonra bu ihtiyati tedbir kararına yönelik birleşen dosya davacısı tarafından teminat yatırılmadığından bahisle mahkemenin 01.11.2023 tarihli ara kararı ile "..6100 sayılı HMK 393 maddesinin 1. fıkrası gereğince mahkemece verilen 19/10/2023 tarihli ihtiyati tedbir kararının kendiliğinden kalktığının tespitine " karar verildiği anlaşılmıştır.16/08/2023 tarihli teminatsız ihtiyati tedbir kararına davalının süresinde itiraz ettiği, mahkemece 19/10/2023 tarihli kararı ile ihtiyati tedbir için dava konusu 2 fatura toplamı yönünden 15 teminatla ihtiyati tedbir kararı verilmesinde aykırılık bulunmadığı, mahkemenin 01/11/2023 tarihli kararı ile kendiliğinden kalkmış sayılmasına karar verilmesinin ise istinaf edilen hususlarla ilişkisi bulunmadığı görüldüğünden,mahkemenin 19/10/2023 tarihli kararı usul ve hukuka uygun bulunmuştur.Bu itibarla birleşen davada davacının istinaf talebinin HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince reddine karar verilmesi gerekmiştir.
K A R A R: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının birleşen davada istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 269,85 TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 18/01/2024