İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/643 K.2025/619
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/643
KARAR NO: 2025/619
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ: 18.03.2025
NUMARASI: 2024/338 Esas (Derdest)
BİRLEŞEN DAVADA
ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA
DAVA: Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/05/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün ihtiyati tedbir talep eden davacılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
TALEP: Asıl dosya davacı ... vekili dava dilekçesinde: Öncelikle ve ivedilikle 6 Mart 2024 Genel Kurul Toplantısı’nda alınan (3) sayılı kararın, (4) sayılı kararın ...’ın ibra edilmemesine ilişkin kısmı hariç kalmak üzere diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine ilişkin kısmının ve (5) sayılı kararın TTK’nın 449 uncu ve HMK’nın 389 ve devamı maddeleri uyarınca yürütmelerinin geri bırakılmasını, yapılacak inceleme sonucunda gerektirici sebeplerin varlığının anlaşılması halinde mahkemece resen ilgili genel kurul kararlarının yok hükmünde olduğunun veya butlanının tespitini, aksi takdirde anılan genel kurul kararlarının iptalini talep etmiştir. Birleşen dosya davacısı ... vekili dava dilekçesinde:Davalı ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin 06.03.2024 tarihli 2022 yılı Ertelenen Olağan Genel Kurulunda Müvekkilin itiraz ve muhalefetine rağmen oy çokluğu ile alınan, gündemin (3). maddesi uyarıncauyarınca 2022 yılına ait “bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanması” kararının, gündemin (4). maddesi uyarınca Yönetim Kurulu üyelerinden “... Holding A.Ş. ve ... Ticaret A.Ş.’nin ibrası” kararının, gündemin (5). maddesi uyarınca TTK’nın 395. ve 396. maddeleri gereği, “Yönetim Kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine izin verilmesine” dair kararının, TTK madde 447 uyarınca butlanının tespitine veya bu talebimizin ademi kabulü halinde TTK md. 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptalini, butlanının tespitini veya iptalini talep ettiğimiz 06.03.2024 tarihli Genel Kurul Kararlarının TTK m.449 gereğince yürütmesinin geri bırakılmasına, dava açıldığının TTK m. 448 ve 1524/2 uyarınca Şirket’in internet sitesinde, Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ve tirajı yüksek günlük bir gazetede ilanına karar verilmesi talebidir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince ihtiyati tedbir talebi hakkında yapılan inceleme ve değerlendirme sonunda 18.03.2025 tarihli ara karar ile "...TTK nun 449. maddesi ''Genel kurul kararı aleyhine iptal veya butlan davası açıldığı taktirde mahkeme, YK üyelerinin görüşünü aldıktan sonra, dava konusu kararın yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir'' hükmünü içermektedir. Anılan madde de hangi hallerde bu geçici hukuki koruma kararı verileceği özel olarak düzenlenmediğinden, tamamlayıcı yorum kuralı olarak HMK'nın ihtiyati tedbire ilişkin hükümlerinden yararlanılabilir. HMK'nın 389. maddesi, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklindedir.Aynı yasanın 390/3 maddesi ise, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Mahkememizce yapılan değerlendirmede; ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde davacının haklarını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden bahsedilmesinin bu aşamada mümkün olmadığı, ilgili ihtiyati tedbir kararı verilmemesi halinde ciddi bir zararın doğacağına dair emarelerin de bulunmadığı, taraf menfaatleri de gözetildiğinde genel kurul kararlarının yürütülmesinin geri bırakılması koşullarının oluşmadığı kanaatiyle tedbir talebinin reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Asıl davada ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirket finansal tabloları ve raporlarının gerçeği yansıtmadığını, bağımsız denetim raporunda görüş oluşturulamayan davalı Şirket’in ortaklara borçları hususunun ...’in ve müvekkilemiz ...’nin ayrı ayrı açtıkları davaların kabul edilmiş olması nedeniyle tekrar gözden geçirilmesi gerekmesine rağmen bir değişiklik yapılmaması, TTK’nın 376 ncı maddesi uyarınca rayiç değerlere göre çıkarıldığı belirtilen bilanço kapsamında dikkate alınan değerlemelerin belirsiz olması ve geçmiş yıllarda alınan sözde tedbirler sonuçsuz kalmasına, tedbir amaçlı yapıldığı söylenen sermaye artırımı iptal edilmesine ve teknik iflas ve borca batıklık şüphesi devam etmesine rağmen yeni bir tedbir alınmamış olması, 2022 yılı içerisinde verilen kefaletlerin belirsizliği, ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den her yıl büyük tutarlarda borç alınıp büyük tutarlarda faiz ödenmesine rağmen yılsonu olmadan borçların kapatılıp borç miktarının finansal tablolardan gizlenmesi ve bunlar karşılığı edim-karşı edimlerin, kar-zarar edilip edilmediğinin gizlenmiş olması, ...’e geçmiş yıllardaki gibi 2022 mali yılında da satılan yeni Arnavutköy arsalarının ve ... Ofisi’nin değer tespiti ve katlanılan maliyetin belirsizliği, geçmiş yıllarda uygulaması olmamasına rağmen 2021 mali yılında başlayan ve 2022 mali yılında fahiş şekilde artan garantörlük komisyonları alınmaya ve ödenmeye başlanması, VUK’a göre düzenlenen finansal tabloların pay sahiplerinin incelemesine sunulmayıp gizlenmesi gibi hususların tamamı neredeyse önceki mali yıllara ilişkin genel kurul kararlarının iptali/yokluğu talepleriyle açılan davaların yapılan yargılamalarında tespit edildiğini, huzurdaki davada halihazırda 2022 mali yılına ilişkin bağlılık raporu, faaliyet raporu, bağımsız denetim raporu ve bilanço ve kâr zarar tablolarının da geçmiş mali yıllarda olduğu gibi dürüst resim ilkesine aykırı olduklarını, genel kurul toplantısı gündemin 4 ve 5 no.lu maddelerince şirketin ibra edilen yönetim kurulu üyelerinin ibra oylamasının TTK’nın 436 ncı maddesinin ikinci fıkrasına, yine yönetim kurulu üyelerine şirketle TTK’nın 395 ve 396 ncı maddeleri kapsamında izinlerin verilmesi oylamasının TTK’nın 436.maddesinin birinci fıkrasına aykırı olduğu açık ve net olarak ortada olup ek bir incelemeye gerek olmaksızın kanıtlandığını, genel kurul toplantısında alınan açıkça kanuna, esas sözleşmeye ve dürüstlük kuralına aykırı olan yukarıda açıklanan kararların şirket açısından 2017 mali yılından bu yana zarar oluşturduğunu, yapılan yargılamalarda tespit edilen kararlarla aynı nitelikte olup şirkete zarar vermeye devam ettiğini, ayrıca şirketin 2017 mali yılından beri aynı kişiler tarafından yönetildiğini, şirketi açıkça zarara sokan ve zararı gizleyici faaliyetlerin devam ettiğini, bu nedenle yürütmenin geri bırakılması kararı verilmedikçe zararın artacak olması gerçeği karşısında ivedilikle vakit geçirilmeksizin yürütmenin geri bırakılması kararı verilmesi gerektiğini, tedbir kararı verilebilmesi için HMK’nın 389 ve devamı maddesince aranan koşullar huzurdaki davada gerçekleştiğini beyanla İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/338 Esas sayılı 18.03.2025 tarihli ara kararının kesin olarak kaldırılmasını ve HMK’nın 389. ve TTK’nın 449. maddeleri uyarınca davalı şirketin 06.03.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan (3) sayılı kararın, (4) sayılı kararın ...’ın ibra edilmemesine ilişkin kısmı hariç kalmak üzere diğer yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmesine ilişkin kısmının ve (5) sayılı kararın yürütmesinin geri bırakılmasına karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Birleşen davada ihtiyati tedbir talep eden davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tedbir talebinin reddi hakkındaki ara kararın gerekçesiz olduğunu, davalı şirketin farklı yıllara ait genel kurullarında alınan kararlar hakkında tedbir kararları verildiğini, yönetim kurulu faaliyet raporu ve finansal tabloların, TTK md. 515 uyarınca “Dürüst Resim İlkesi”ne uygun hazırlandığını, davalı şirketin hukuka aykırı eylemlerinin devam ettiğini ve pay sahiplerinin zararının giderek arttığını, davalı şirketin sermayesinin artırılması ile ilgili 17.07.2019 tarihli genel kurul kararının İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından iptal edilmiş olup bu iptal kararı kesinleştiğini, mahkeme kararı ile davalının kanuna aykırı sermaye artışı kararı aldığını ve finansal tablolarının gerçeği yansıtmadığının sabit hale geldiğini, davalı şirketin borca batık olmadığını ispat için dayandığı “ara bilançosunda”, sahip olduğu taşınmazların esas alınan değerlerinde tutarsızlıklar olduğunu ve ara bilançonun gerçeği yansıtmadığını, bu nedenle finansalların, mevcut halleri ile onaylanmasına ilişkin genel kurul kararının TTK’nın 445. maddesine aykırı olup, iptali gerektiğini ve yargılama sonuçlanıncaya kadar hem davalı şirketin hem de davacıların olası zararlarının önlenmesi için ihtiyati tedbir kararı verilmesi gerektiğini, davalı şirket yönetim kurulu başkanı ...'ın (2.521.118.186) adet red oyu ile ibra edilmediğini, aynı şekilde ve nedenlerle diğer iki yönetim kurulu üyesi ... Holding A.Ş. ve ... Enerji A.Ş.’nin de ibra edilmemesi gerekirken, Yönetim Kurulu başkanı ...’ın sahip olduğu tüm paylara ilişkin olarak oy kullanma yasağına rağmen oy kullanması neticesinde (1.174.941.332) adet red oyuna karşılık (1.225.058.668) kabul oyuyla oy çoğunluğu ile ibraları yönünde karar alındığını, kararın hukuka aykırı olduğunu, gündemin yönetim kurulu üyelerine TTK’nın 395 ve 396. maddelerinde sayılan izinlerin verilmesine ilişkin (5) nolu maddesi hakkında oy çoğunluğu ile alınan kararda TTK md. 436/1 uyarınca oydan yoksun pay sahibi olan Yönetim Kurulu Başkanı ...'ın da oy kullandığını, halbuki, diğer yönetim kurulu üyeleri olan tüzel kişilerin çoğunluk pay sahibi ve yönetim kurulu başkanının yine ... olduğunu, dolayısıyla ...’ın diğer yönetim kurulu üyelerine de TTK md. 395 ve 396’daki izinlerin verilmesi hakkındaki kararda TTK md. 436/1’e göre oydan yasaklı olduğunun kabulü ile bu kararın tüm yönetim kurulu üyeleri açısından iptali gerektiğini beyanla İstanbul 12. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2024/338 Esas sayılı dosyasından görülen davada 18.03.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, HMK 389. maddesi ile TTK’nun 449. maddesi uyarınca 06.03.2024 tarihli genel kurulda alınan 2022 yılına ait “bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin (3) nolu, Yönetim Kurulu üyelerinden ... Holding A.Ş. ve ... Tic. A.Ş.’nin ibrasına yönelik (4) nolu ve yönetim kurulu üyelerine TTK’nın 395 ve 396. maddelerinde yazılı izinlerin verilmesine ilişkin (5) nolu kararlar hakkında icranın geri bırakılması suretiyle ihtiyati tedbire hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Talep, davalı şirketin 06.03.2024 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında alınan 3, 4 ve 5 nolu kararların butlanının tespitine, olmadığı takdirde Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 445 ve devamı maddeleri uyarınca iptali istemine ilişkin derdest davada ihtiyati tedbir istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince 18.03.2025 tarihli ara karar ile ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiş; bu karara karşı, asıl ve birleşen davada davacılar vekillerince, yasal süreleri içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık, genel kurul kararlarının yürütmesinin geri bırakılması yönünde ihtiyati tedbir şartlarının oluşup oluşmadığı noktasındadır. TTK'nın 449. maddesine göre genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK'nın 389 ve devamı maddelerinde yer verilen ihtiyati tedbirlere ilişkin hükümlerinden yararlanılmalıdır. HMK'nın 389.maddesi "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir." hükmünü, aynı Kanun'un 390/3.maddesi ise "Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır" düzenlemesini içermektedir. Buna göre genel kurul kararlarının iptali davalarında TTK'nın 445. maddesi gereğince, alınan kararların yasaya, anasözleşmeye veya objektif iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun da yaklaşık olarak ispat edilmesi gerekmektedir. Dava konusu genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde, genel kurul toplantısına üç ortağın katıldığı, toplantıya katılan ortaklardan ...'ın 5.800.647.214 paya, ...'nin 1.260.559.093 paya, ...'in 1.260.559.093 paya sahip olduğu ve şirketin 8.321.765 400 adet payından tamamının genel kurulda temsil edildiği, toplantının 3 nolu gündem maddesinde 2022 mali yılına ait bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına 2.521.118.186 adet ret oyuna karşılık, 5.800.647.214 adet kabul oyu ile ve oy çokluğuyla karar verildiği, 4 nolu gündem maddesinde ... Ticaret A.Ş. ve ... A.Ş.'nin ibrasına 2.521.118.186 adet ret oyuna karşılık, 5.800.647.214 adet kabul oyu ile oyçokluğuyla karar verildiği, ...'ın kendi ibra oylamasında oy kullanmadığı için ibra edilmediği, 5 nolu gündem maddesinde yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine TTK'nın 395. ve 396. Maddeleri gereğince müsaade edilmesine 2.521.118.186 adet ret oyuna karşılık, 5.800.647.214 adet kabul oyu ile ve oy çokluğuyla karar verildiği, davacıların alınan bu kararlara muhalif kaldıkları ve red oyu verdikleri görülmüştür. Mahkemece, dava konusu kararların yürütülmesinin geri bırakılmasına dair talep değerlendirilmeden önce TTK'nın 449. maddesi uyarınca yönetim kurulu üyesi görüşü alınmış, olumsuz görüş bildirildiği anlaşılmıştır. Davalı şirketin 06.03.2024 tarihli genel kurulunda alınan 3 nolu karar yönünden yapılan incelemede; kararın 2022 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına ilişkin olup, yaklaşık ispat kuralına ve dosyadaki mevcut duruma göre yapılan değerlendirme neticesinde davanın geldiği aşama itibariyle yaklaşık ispat olgusunun gerçekleşmediği gözetildiğinde mahkemece davaya konu genel kurul toplantısında alınan 3 nolu kararın TTK.nın 449.maddesi uyarınca yürütmenin tedbiren durdurulmasına yönelik talebinin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı şirketin 06.03.2024 tarihli genel kurulunda alınan 4 ve 5 nolu karar yönünden yapılan incelemede; 4 nolu karar yönetim kurulu üyelerinin ibrasına, 5 nolu karar yönetim kurulu üyelerinin şirket konusu işlerle iştigal etmelerine TTK'nın 395. ve 396. Maddeleri gereğince izin verilmesine ilişkindir.Davalı şirketin sicil kaydında ... ile ... Ticaret A.Ş. ve ... Holding A.Ş.'nin, şirketin yöneticisi oldukları anlaşılmıştır. TTK'nın 395.maddesine göre yönetim kurulu üyesi, genel kuruldan izin almadan, şirketle kendisi veya başkası adına herhangi bir işlem yapamaz; aksi hâlde, şirket yapılan işlemin batıl olduğunu ileri sürebilir. Diğer taraf böyle bir iddiada bulunamaz. TTK'nın 396.maddesine göre yönetim kurulu üyelerinden biri, genel kurulun iznini almaksızın, şirketin işletme konusuna giren ticari iş türünden bir işlemi kendi veya başkası hesabına yapamayacağı gibi aynı tür ticari işlerle uğraşan bir şirkete sorumluluğu sınırsız ortak sıfatıyla da giremez. TTK'nın 436. maddesinde oydan yoksunluk hali düzenlenmiş olup, belirtilen maddede, "(1) Pay sahibi kendisi, eşi, alt ve üstsoyu veya bunların ortağı oldukları şahıs şirketleri ya da hâkimiyetleri altındaki sermaye şirketleri ile şirket arasındaki kişisel nitelikte bir işe veya işleme veya herhangi bir yargı kurumu ya da hakemdeki davaya ilişkin olan müzakerelerde oy kullanamaz. (2) Şirket yönetim kurulu üyeleriyle yönetimde görevli imza yetkisini haiz kişiler, yönetim kurulu üyelerinin ibra edilmelerine ilişkin kararlarda kendilerine ait paylardan doğan oy haklarını kullanamaz." düzenlemesi bulunmaktadır.Yukarıda belirtilen düzenlemeler ışığında paydaş olan yönetim kurulu üyeleri, TTK'nın 436.maddesi uyarınca kendi ibralarında ve diğer yönetim kurulu üyelerinin ibralarında oydan yoksun olduğu gibi TTK'nın 395.maddesi uyarınca da pay sahibi ortak, kendisine verilecek izin oylamasında oydan yoksun olup, somut olayda yönetim kurulu üyesi ...'ın pay durumu dikkate alındığında dava konusu 06.03.2024 tarihli genel kurulun 4 nolu kararı ile ... hakkındaki 5 nolu kararı bakımından icranın geri bırakılması için yaklaşık ispat koşulu oluşmuştur. Anılan kararlar hakkında icranın geri bırakılmasına yönelik ihtiyati tedbir talebinin kabulüne karar verilmesi gerekirken mahkemece talebin tümden reddine karar verilmesi isabetsiz olmuştur. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; genel kurulda alınan 2022 yılı bilanço ve kar/zarar hesaplarının onaylanmasına dair 3 nolu karara yönelik Mahkemece ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli ise de aynı genel kurulda alınan 4 ve 5 nolu kararlarla ilgili yaklaşık ispatın gerçekleşmediğinden bahisle ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle ihtiyati tedbir talep eden asıl ve birleşen dava davacılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle; ... Ticaret A.Ş. ve ... Holding A.Ş.'nin ibra edilmelerine dair 4 nolu kararın icrasının geri bırakılmasına, yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine dair 5 nolu kararın sadece yönetim kurulu üyesi ... yönünden icrasının geri bırakılmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir talep eden asıl ve birleşen dava davacılar vekillerinin istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2025 tarihli ara kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA, 1-İhtiyati tedbir talebinin KISMEN KABULÜ ile; davalı şirketin 06.03.2024 tarihli genel kurul toplantısında alınan; ... Enerji Ticaret A.Ş. ve ... A.Ş.'nin ibra edilmelerine dair 4 nolu kararın İCRASININ GERİ BIRAKILMASINA b-Yönetim kurulu üyelerine TTK'nın 395 ve 396. maddeleri uyarınca izin verilmesine dair 5 nolu kararın sadece yönetim kurulu üyesi ... yönünden İCRASININ GERİ BIRAKILMASINA, 2-Kararın Ticaret Siciline tescil ve ilanına, tescil ve ilan masraflarının davacı taraflarca karşılanmasına, 3-Masrafı yatırıldığında tescil ve ilan için gerekli işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, 4-Tedbirin mahiyeti ve gerekçede açıklanan nedenlerle HMK'nın 392. maddesi uyarınca takdiren teminat alınmasına yer olmadığına, 5-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak; a-İhtiyati tedbir talep eden asıl ve birleşen dava davacılar vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemleri halinde kendilerine iadesine, b-İstinaf aşamasında yapılan masrafların, ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)f. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 08/05/2025