İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi E.2025/1767 K.2025/1579

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/1767 📋 K. 2025/1579 📅 09.10.2025

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
14. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/1767
KARAR NO : 2025/1579
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 29.08.2025 Tarihli ara karar ve 02.09.2025 tarihli düzeltme kararı
NUMARASI : 2023/894 Esas
DAVA: Şirketin feshi
Taraflar arasındaki anonim şirketin feshi davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sırasında verilen ihtiyati tedbire itirazın reddine dair 29.08.2025 tarihli ara karara karşı, ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekilince istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin, davalı ... ile birlikte davalı şirketin %50 paydaşı ve yönetim kurulu üyesi olduğunu, ancak İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 24.05.3021 tarih ve 2021/304-569 E.K. sayılı kararı ile yönetim kurulu üyesi olan davalıya 15.06.2021 tarihinde genel kurul çağrısı için yetki verildiğini ve bu yetkiye istinaden sadece davalı Öznur'un katılımı ile yapılan toplantıda ...'ın 15.06.2024 tarihine kadar tek başına yönetim kurulu üyesi seçildiğini, müvekkilinin tamsil yetkisinin hukuka aykırı şekilde sona erdirildiğini, tarafların müşterek imza yetkisi bulunan davalı şirketin tek paydaşı olduğu ... ... Sanayi Ticaret A.Ş'nin yönetiminin değiştirilerek davalı Öznur ile kardeşi ...'ın yetkilendirildiğini, usulsüz genel kurulun iptali için açılan davanın kabul edilerek İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairsinin 2022/650 Esas ve 2023/1653 Karar sayılı ilamı ile genel kurul kararlarının iptaline karar verildiğini, kararın kesinleşmesine kadar uygulanamayacak olması nedeniyle, kesinleşmesine kadar davalı ve diğer yöneticinin şirketlerde usulsüz işlemler yapma ihtimali bulunduğunu, davalı ...'ın, şirketteki pay sahipliği ve yönetim kurulu üyeliği yetkilerini kardeşleriyle birlikte kötüye kullanarak pek çok suç işlediğini, şirketlerin tüm mal varlığını kardeşleri ile üçüncü kişilere devir ettiğini, davalı ...'ın davalı şirketin ortağı olarak görünmesine rağmen, davalı şirkete ayni sermaye olarak koyduğu taşınmazların Aliağa 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2019/272 Esas sayılı dosyasında tasarrufun iptali davasına konu edildiğini, şirketin tek paydaşı olduğu ... ... Sanayi Ticaret A.Ş. şirketinin otomobilleri ile iş makinalarının ...a bedelsiz şekilde devir edildiğini, davalı Öznur'un tek başına yönetim kurulu üyeliğini sürdürmesinin şirket ve ortağının zararına olduğunu ileri sürerek, davalı ...’ın davalı ... Yapı Sanayi Ticaret A.Ş.’deki hisselerinin üçüncü kişilere devrinin engellenmesi, veya hisseler üzerinde davalıdır şerhi işlenerek ilanına, davalı şirkete tedbiren yönetim kayyımı atanmasına ve şirketin haklı nedenle feshine, aksi halde diğer hissedarın payının gerçek değerinin ödenerek ortaklıktan çıkarılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar vekili, savunmasında özetle; davaya dayanak yapılan İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi kararında ve muhalefet şerhinde ifade edildiği üzere, davalı şirketin 15.06.2021 tarihli genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespitinin istenmesine karşın, kararların yoklukla malul olmadığını, çağrı usulsüzlüğünün hukuki sonucunun iptal edilebilirlik olduğunu, müvekkilinin şahsi mal varlığı içinde olan taşınmazların şirkete ayni sermaye olarak da konulmadığını, davacının sermaye borcunu ödemediğini, 22.07.2022 tarihinde yapılan 2021 yılı olağan genel kurul toplantısında sermaye borcunun ödenmemesi halinde ıskat yoluna gidileceğine ilişkin karar alındığını, bu genel kurula karşı açılan iptal davasında tedbir talebinin reddine karar verildiğini, bu karara göre davacının şirketteki payının %8.8 oranında olduğunu, davacının %10 oranındaki azınlık payına dahi sahip olmadığından davanın bu nedenle reddi gerektiğini, davacının kötü niyetli tutumlarına karşı müvekkilinin, davalı şirket ile iştirakinin menfaatlerini koruduğunu, davacının 2021 yılında müvekkilinden habersiz olarak, ... ... Sanayi Ticaret A.Ş.'nin önemli mal varlığı olan ... tesisini yakın akrabasına kurdurduğu bir şirkete devir ettiğini, kira ve taahhüdüne ilişkin sözleşmelerin İstanbul Anadolu 6. Sulh Hukuk Mahkemesinin 14.09.2021 tarih ve 2021/237 E., 2021/793 K. sayılı ilamı ile iptal edildiğini, düzenlenen sözleşmenin iştirak şirketini bağlamadığına ilişkin davanın halen derdest olduğunu, davacının usulsüz işlemlerle müvekkilinin iştiraki olan başka bir şirketin muamele merkezini değiştirdiğini, usulüne uygun çağrılara icabet etmeyen davacının yapılan toplantı ve alınan kararlara itiraz etme hakkı bulunmadığını, talep edilen tedbirlerin haksız olduğunu savunarak, tedbir talebinin reddini istemiştir. İlk derece mahkemesinin 25.10.2024 tarihli ara kararı ile davalı şirkete denetim kayyımı atanmasına, davalı ...'ın paylarına tedbir uygulanması isteminin reddine karar verilmiştir. Talebin redde ilişkin kısma karşı davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Ancak şirket mal varlığının üçüncü kişilere devrinin önlenmesi yönündeki ihtiyati tedbir talebinin koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle Dairemizin 27.12.2024 tarih ve 2024/1836 Esas - 2024/2021 Karar sayılı ilamıyla istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.Davacı vekili 30.12.2024 tarihli talep dilekçesiyle ilk derece mahkemesinin 09.10.2024 tarihli oturumunda İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin 2020/650 Esas - 2023/1653 Karar sayılı dosyasının kesinleşmesinin beklendiğini ve kararın onanarak kesinleştiğini, TTK'nın 450. maddesi gereğince kararın iptaline karar verilmekle şirketin mevcut bir yönetim kurulu bulunmadığını, son genel kurul kararlarının hukuka aykırı şekilde tescil ettirilmediğini, bu nedenle 10.12.2024 tarihli yönetim kayyımı atanması talebiyle ilgili ivedi şekilde karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince talebin değerlendirildiği 06.01.2025 tarihli ara kararı ile talebin kabulüne davalı ... Yapı Sanayi Ticaret Anonim Şirketi'ne yönetim organı oluşturulana kadar bu davada temsil etmek üzere MM ...'ın yönetim kayyımı olarak atanmasına, karar verilmiştir. Davalılar vekilinin bu ara karara yönelik itiraz başvurusu ilk derece mahkemesinin 16.01.2025 tarihli ara kararı ile reddedilmiştir. Bu ara karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş, istinaf başvurusu Dairemizin 2025/152 Esas sayılı dosyasında incelenerek esastan reddedilmiştir.Yargılama sırasında davacı vekili sunduğu 23.07.2025 tarihli dilekçesi ile; davalı şirketin yönetim organı bulunmadığından, mahkemenin 06.01.2025 tarihli ara kararıyla yönetim kayyımı atandığını, bu karara rağmen, davalı şirketin tam paylarına sahip olduğu ... ve Otelicilik A.Ş.ile ... ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin defter ve envanterinin davalılarca kayyıma teslim edilmediğini, davalı ...'ın ... ve ... A.Ş'nin mülkiyetinde bulunan oteli hukuka aykırı şekilde üçüncü kişilere devretmek için harekete geçtiğine ilişkin ciddi deliller bulunduğunu, iştirak şirketi bünyesinde bulunan Edremit ilçesi ... ada 8 parseldeki otel binası üzerindeki kamu hacizlerine esas borçların ... tarafından ödendiğini, zira 6183 sayılı Kanun'un 73. maddesine göre kamu alacaklarından kaynaklanan hacizli mallara ilişkin olarak amme idaresinin muvafakati alınmaksızın tasarrufta bulunulamayacağını, davalı ...’ın bu nedenle ödendiğini otelin devredileceğine ilişkin ciddi bilgi alındığını, otelin devri halinde davalı şirketin ciddi bir zararı oluşacağını, davalı şirket yönetim kayyımına alt iştirak şirketlerin ticari defterleri teslim edilmediği için, bu şirketlerin yönetimini oluşturamadığını ve alt iştirak şirketlerle ilgili hiçbir karar alamadığını ileri sürerek, şirketin feshi istemli davada, dava konusunu ve tasfiyeyi ilgilendiren davalı şirketin tek pay sahibi olduğu ... ve ... A.Ş'nin Edremit ilçesi ... ada 8 parselde bulunan otelinin üçüncü kişilere devrinin önlenmesine, davalı şirketin tek pay sahibi olduğu alt iştiraki olan ... ve ... A.Ş. ile ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.’nin yeni ticari defterlerinin tasdik edilmesi için yönetim kayyımına yetki verilmesini istemiştir.İlk derece mahkemesince verilen 25.07.2025 tarihli ara kararla; Edremit ilçesi, ... ada, 8 parselde bulunan ... ve ... A.Ş.'nin mülkiyetinde bulunan üçüncü kişilere ait otelin her türlü devir temlik ve satışının takdiren teminatsız olarak durdurulmasına, taşınmazın siciline işlenmek üzere yazı yazılmasına, davalı şirketin tek pay sahibi olduğu ... ve ... A.Ş ve ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yeni ticari defterlerinin tasdik edilmesi için yeni yönetim kayyımı ...'a yetki verilmesine karar verilmiştir. Bu ara karara karşı davalı şirket vekilince sunulan 29.07.2025 tarihli itiraz dilekçesinde özetle; mahkemece taşınmaz kaydına konulan ihtiyati tedbirin hatalı olduğunu, ihtiyati tedbirin dava konusu olmayan bir şeye ilişkin verilmesi nedeniyle HMK'nın 389.maddesine aykırı davranıldığını, yasa ve Yargıtay kararlarına göre uyuşmazlık konusu olmayan taşınmaz hakkında ihtiyati tedbir kararı verilemeyeceğini, yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığını, uygun miktarda teminat alınmamasının hatalı olduğunu, iştirak şirketlerinin defterlerinin tasdiki hususunda kayyıma yetki verilmesine gerek bulunmadığını belirterek, 25.07.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN İSTİNAFA KONU ARA KARARIİlk Derece Mahkemesince 29.08.2025 tarihli ara karar ile; "...Yapılan incelemede somut dosya kapsamında davacı tarafça davalı ... Yapı Sanayi Ticaret Anonim Şirketi 'nin feshinin dava edildiği, davalı şirketin tek pay sahibi olduğu ... ve ... A.Ş. unvanlı şirketin mülkiyetindeki Balıkesir ili Edremit ilçesi ... ada 8 parsel Narlı mahallesi Mıhlı mevkiinde kayıtlı otelin üçüncü kişilere devrini engeller nitelikte ihtiyati tedbir kararı verilmesinin istendiği, dava konusu olan ve davalı şirketin alt iştiraki olan şirket adına kayıtlı otelin devre konu olması halinde davalı şirketin tasfiyesinde olumsuz sonuç doğuracağı, davalı tarafça yargılama sırasında ticari defterlerin sunulmadığı, mahkememizce görevlendirilen kayyıma da defterlerin teslim edilmediği, davacının tedbir talepleri yönünden yaklaşık ispat koşulunun sağlandığı ve ileride telafisi güç durumlar oluşturacağı anlaşılmakla davacı taleplerinin dosya durum ve koşulları da gözönüne alınarak davalı vekilinin ihtiyati tedbire yönelik olarak yapmış olduğu..." gerekçesiyle, 25.07.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararına yapılan itirazın reddine, karar verilmiştir.Bu ara karara ilişkin özet kısmında başka bir dosyaya ilişkin özetin yazılması nedeniyle mahkemece verilen 02.09.2025 tarihli ara kararla hatalı yapılan kısım çıkarılarak hükmün özet kısmı tashih edilmiştir. Bu karara karşı, davalı ... ve dava dışı şirketler vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
Davalı ve dava dışı şirketler vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle;
Mahkemenin 25.07.2025 tarihli ara kararı ile davalı şirketin iştiraki olan ... ve ... A.Ş.'ne ait taşınmaza tedbir konulduğunu, ayrıca ... ve ... A.Ş. ile ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yeni ticari defterlerinin tasdiki için yönetim kayyımına yetki verildiğini, tedbire itiraz dilekçesinde belirtildiği üzere kararın hatalı olduğunu, 29.08.2025 tarihli ihtiyati tedbire itiraz duruşmasında, tedbire konu otelin maliki olan müvekkili ... A.Ş.'nin davalı şirketin iştiraki olduğu, taşınmazın el değiştirmesi halinde davalı şirketin tasfiyesinin olumsuz etkileneceği ve yaklaşık ispat koşullarının sağlandığından bahisle itirazlarımızın reddine karar verildiğini, Oysa ihtiyati tedbir konulu taşınmazın dava konusu olmadığını, dava konusu olmayan taşınmaza tedbir konulamayacağını, bu davanın da davalı ... Yapı Sanayi Ticaret A.Ş.'nin ortakları arasında görülen TTK'nın .531.maddesi uyarınca şirketin haklı nedenle feshine ilişkin olduğunu, taşınmazın dava konusu olmadığını, davanın tarafı olmayan bir şirketin taşınmazı hakkında karar verilmesinin de hatalı olduğunu, taşınmazı hakkında tedbir kararı verilen, ... ve ... A.Ş. huzurdaki davanın tarafı olmadığından bu şirketi etkileyecek şekilde ihtiyati tedbir kararı verilmesinin hatalı olduğunu, aynı kararda dava dışı ... ve ... A.Ş. ile ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yeni ticari defterlerinin tasdiki edilmesi için tedbiren yönetim kayyımına yetki verilmesinin de hatalı olduğunu, yaklaşık ispat koşulunun oluşmadığını, davacının gerçek niyetinin söz konusu taşınmazın mülkiyetini ve şirketin haklarını korumak olmadığını, taşınmazın satılacağına ilişkin istihbaratın yaklaşık ispat sayılamayacağını, hakkaniyete uygun bir teminat alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, hali hazırda organ boşluğu bulunmayan şirketin işlevsiz bırakılacağından zarar oluşacağını, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve ilk derece mahkemesinin 25.07.2025 tarihli ihtiyati tedbir ara kararına itirazın reddine dair, 29.08.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, karar verilmesini istemiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
Dava, davalı şirketin TTK'nın 531. maddesi uyarınca feshi veya mahkemece uygun görülecek başka bir alternatif çözüm yolunun uygulanması istemine ilişkindir. Davacı vekili, 23.07.2025 tarihli dilekçesi ile davalı şirketin tam payına sahip olduğu ... ve ... A.Ş.'ye ait ... ada, 8 parseldeki taşınmazın üçüncü kişilere devrinin tedbiren önlenmesine, şirketin tek pay sahibi olduğu ... ve ... A.Ş.ile ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yeni ticari defterlerinin tasdiki için yönetim kayyımına yetki verilmesine, karar verilmesini istemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sırasında ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ... ve ... A.Ş.'ye ait ... ada, 8 parseldeki taşınmazın üçüncü kişilere devrinin tedbiren önlenmesine, şirketin tek pay sahibi olduğu ... ve ... A.Ş. ile ... ... Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin yeni ticari defterlerinin tasdiki için yönetim kayyımına yetki verilmesine, dair 25.07.2025 tarihli ara karar verilmiş, bu ara karar yönelik davalı ve ilgili şirketler vekilinin 28.07.2025 tarihli itiraz başvurusu mahkemenin 29.08.2025 tarihli ara kararı ile reddedilmiş; bu ara karara karşı, davalılar vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı vekili, davalı şirketin fesih ve tasfiyesi davası içinde şirkete kayyım atanmasını ve davalı ortağın şirketteki payının devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir uygulanmasını istemiştir. Mahkemece, daha önce denetim kayyımı atanmasına ilişkin tedbir talebi kabul edilmiş ve bu karara yönelik istinaf başvurusu Dairemizce reddedilmiştir. Yargılama sırasında toplanan deliller, alınan bilirkişi raporu ve dosya kapsamındaki diğer delillere göre şirkete yönetim kayyımı atanması gerektiği ileri sürülerek, yönetim kayyımı atanması talep edilmiştir. İlk derece mahkemesince davalı ortağın yönetim kurulu üyesi seçilmesine ilişkin 15.06.2021 tarihli genel kurul kararının yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi ve bu karara göre şirketin yönetimsiz kalması, ortaklar arasında ciddi çekişme bulunması hâlinde şirkete yönetim kayyımı atanmasına karar verilmiştir. HMK'nın 389. Maddesi uyarınca; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyat tedbir kararı verilebilir ".Aynı Yasa'nın 390/3 maddesi,'' Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir.Davada istenen davalı şirketin feshi olup, fesih koşullarının gerçekleşmesi hâlinde mahkemece TTK'nın 531. maddesine göre şirketin feshine veya başka bir alternatif çözüm yoluna başvurulabilir. Mahkeme şirketin ticari faaliyetleri için uygun olan yolu seçilebilir. Dava ve ihtiyati tedbirde haklılığın kanıtlanması ölçüsünde davacının taleplerine cevap verilebilir. Yukarıda yazılan yasa hükümlerine göre ihtiyati tedbir kararı ancak davanın konusu olan şey hakkında verilebilir. Bunun yanı sıra, bir davada hüküm ve geçici hukuki tedbirleri de ancak davanın tarafları hakkında verilip uygulanabilir. Davalı şirketin, dava dışı ... ve ... AŞ'nin tek ortağı olduğunun belirtilmesine karşın, bu şirketin bağımsız bir tüzel kişiliği bulunduğu ve şirket tüzel kişiliğine açılmış bir dava bulunmadığı görülmektedir. Tüzel kişiliği bulunan ve dolaysıyla ortaklarından bağımsız olarak hak ve hukuki işlem ehliyeti bulunan, ortaklarından bağımsız olarak mal edinebilen bir şirketin mal varlığına, tarafı olmadığı bir davada ihtiyati tedbir konulması, mülkiyet hakkının ihlali niteliğindedir. Bu nedenle mahkemece, davanın tarafı olmayan dava dışı ... ve ... AŞ'nin mal varlığının korunması için ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, bu talebin kabulüne karar verilmesi usule ve yasaya aykırı olmuştur. Diğer yandan, davada taraf olmayan ve bağımsız tüzel kişiliği bulunan davalı şirketin diğer iştiraki olan ... ve ... AŞ'nin ve ... ... Sanayi ve Ticaret AŞ'nin aleyhine bir dava bulunmadığı hâlde bu şirketlerin ticari defterleri bakımından kayyıma yetki verilmesinin de hatalı olduğu, anılan şirketlerin genel kurulca belirlenen yönetimlerinin usulsüz işlem yapması hâlinde şirket ortaklarının zarar ve yapıldığı ileri sürülen usulsüzlüklerin giderilmesi için dava açabileceği, bu tür taleplerin ancak anılan şirketlerin taraf olduğu bir davada tartışılabileceği anlaşıldığından, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesinin, ihtiyati tedbire yönelik itirazın reddine ilişkin 29.08.2025 tarihli ara kararın ve bu ara kararın düzeltilmesine dair 02.09.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, 25.07.2025 tarihli ara karara yönelik davalı ve ilgili şirket vekillerinin itirazının Dairemizce yeniden karara bağlanmasına karar vermek gerekmiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davalı ve ilgili şirketler vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ilk derece mahkemesinin ihtiyati tedbir kararına yönelik itirazının reddine dair 29.08.2025 tarihli ara kararın ve bu ara kararın düzeltilmesine dair 02.09.2025 tarihli ara kararının kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine ve neticede itirazın kabulüne dair aşağıdaki karar verilmiştir.
KARAR :Yukarıda açıklanan gerekçelerle;
HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca davalı ve ilgili şirketler vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İlk Derece Mahkemesinin ihtiyati tedbire itirazın reddine dair 29.08.2025 tarihli ara kararın ve bu kararın düzeltilmesine dair 02.09.2025 tarihli ara kararın kaldırılmasına, ihtiyati tedbire itiraz hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda;1-HMK'nın 394/4. maddesi uyarınca, davalı ve ilgili şirketler vekilinin ihtiyati tedbire itirazının kabulüne, ilk derece mahkemesinin 25.07.2025 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına, 2-Davalı tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalı tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, talebi hâlinde, ilk derece mahkemesince davalıya iadesine, 3-Davalı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin, ilk derece mahkemesince, esas hakkında verilecek kararla birlikte yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine,4-Gerekçeli kararın ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine,5-Dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair;HMK'nın 353/1.b.2 ve 394/son maddeleri uyarınca, dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 09.10.2025 tarihinde, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 362/1.f ve 394/son maddeleri uyarınca karar kesindir.