Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi E.2022/789 K.2025/912
T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ
T.C.
ADANA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2022/789
KARAR NO : 2025/912
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
BAŞKAN : ... (...)
ÜYE : ... (...)
ÜYE : ... (...)
KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/02/2022
NUMARASI : ... ESAS ... KARAR
DAVACILAR : 1
VEKİLİ : Av.
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av.
DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali
İSTİNAF KARARININ
KARAR TARİHİ : 12/05/2025
YAZIM TARİHİ : 12/05/2025
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı aleyhine istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, istinaf talebinin süresi içinde yapıldığı, başvuru şartlarının yerine getirilmiş olduğu ve istinafa başvuru koşullarının mevcut olduğu dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonucu anlaşılmakla yapılan istinaf incelemesi sonucunda;
İDDİALARIN ÖZETİ :
Davacılar vekili dava dilekçesi ile; müvekkillerinin kardeşleri ..., ... ve ... ile birlikte eşit hisseli olarak davalı şirketi kurduklarını, her bir ortağın 960'şar payı bulunduğunu, davalı ...'in, şirketin piyasa koşullarına uyum sağlaması ve yüksek miktarda kredi kullanılabilmesi için sermaye arttırımına gidilmesi konusunda müvekkillerine ikna etmesi sonucu 10/06/2009 tarih ve 2009/02 nolu ortaklar kurulu kararı ile şirketin sermayesinin 800.000,00.TL'ye yükseltildiğini, 3200 payın ...'e, 3840 payın ...'e, 4480 payın ...'e, 3520 payın ...'e ve 16960 payın ...'e verildiğini, oysa davacılara ait taşınmazların hiçbir bedel alınmaksızın 04/06/2008 tarihinde şirkete sermaye olarak devredildiğini, buna rağmen müvekkillerinin hisselerinin artmadığı gibi düştüğünü, ...'in hiçbir bedel koymamasın rağmen payının arttığını, davaya konu ortaklar kurulu kararının ... tarafından hazırlanıp imzalattırıldığını, önceki sermaye taahhüdü yerine getirilmeden yeniden sermaye artırım kararı alınmasının şirketin sermaye ihtiyacından ziyade ortakları zarara uğratma, ortaklık paylarını azaltmak amacıyla yapıldığını, konusun imkansız olması nedeniyle TTK'nın 381. Maddesi uyarınca sermaye artırım kararının batıl olduğunu, şirket müdürü ...'in hile ile kardeşlerinden imza alarak ortaklık payını artırdığını, sermaye artırım kararının mutlak butlanla batıl olduğunu, bu nedenle hak düşürücü sürenin işlemeyeceğini belirterek, 10/06/2009 tarih 2009/02 nolu ortaklar kurulu kararının butlan ile malul olduğunun tespiti ile iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararı ile; davaya konu edilen 10/06/2009 tarihli Genel Kurul'un tüm ortakların katılımıyla yapıldığını, kararın oybirliğiyle alındığını, davacıların yada herhangi bir ortağın itirazı yada muhalefeti olmadığını, karar 6762 sayılı TTK'nın yürürlükte olduğu dönemde alındığını, 6762 sayılı TTK'nın 381. gerekse 6102 sayılı TTK'nın 445. maddesinde belirtilen 3 aylık süre içinde dava açılmadığını, kararın TTK'nın 447. maddesi gereğince mutlak butlan ile batıl olduğunun ileri sürüldüğünü, karardan itibaren yaklaşık 13 yıl geçtiğini, daha sonra başka genel kurul kararları da alındığını, diğer taraftan 16/11/2018 tarihli Genel Kurul kararı ile şirketin tasfiyesine karar verildiğini, ortaklar şirketin sermayesinin artırıldığından ve oluşan yeni pay durumundan 2009 yılından itibaren haberdar olduğunu, bu pay durumuna göre sonraki Genel Kurullar'ın yapıldığını, dava dilekçesinde bir taraftan ...'in sermaye artırmanın ve en az 800.000,00.TL'ye çıkarmanın gerekliliği, ortaklar tarafından daha önce devredilen taşınmazlarla sermaye artışı yapılacağı konusunda bilgilendirdiği beyan edildiğini, diğer taraftan ortaklar kurulu kararını okumadan imzaladıkları ve ...'in hile ile imza aldığı ileri sürüldüğünü, dava yukarıda açıklanan tasfiye kararından, soruşturma dosyasından ve mahkemenin ... D.iş sayılı dosyasında yapılan tespitten sonra açıldığını, sermaye arttırımına ilişkin kararın TTK'nın 447. maddesinde belirtilen, şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olup olmadığının ayrıca değerlendirilmesi veya araştırılması gerektiğini, bu paragrafta açıklanan sebeplerle dava konusu genel kurul kararının butlanına dayanılması TMK'nın 2. maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması niteliğinde görüldüğünden davanın reddine karar verildiği anlaşılmıştır.
DAVACILAR VEKİLİ TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacılar vekili istinaf talebi ile; Müvekkilerin kardeşleri ..., ..., ... ile bir araya gelerek eşit hisseli bir aile şirketi olan davalı şirketi kurduklarını, iptali istenen 10.06.2009 tarih ve 2009/02 nolu ortaklar kurulu kararı ile müvekkillerinin iradesinin hilafına hileli bir şekilde oranların değiştirildiğini, iptali istenen Ortaklar Kurulu Kararı öncesinde şirketin sermayesinin 120.000,00.TL olduğunu, her bir payın 25,00.TL kıymetinde olup, toplam 4.800 paya ayrıldığını, buna göre 960 paya karşılık 24.000,00.TL ...'e 960 paya karşılık 24.000,00.TL ...'e, 960 paya karşılık 24.000,00.TL ...'e, 960 paya karşılık 24.000,00.TL ...'e ve 960 paya karşılık 24.000,00.TL ...'e verildiğini, şirketin sermayesinin şirket müdürü ve idarecisi olan ... sorumluluğunun Ortaklar Kurumu Kararı'yla artırıldığını, şirketin sermayesi artırılırken eşit olan hisse oranları ... lehine ve diğer ortaklar aleyhine değiştirildiğini, şirketin sermayesinin 800.000,00.TL'ye yüksetildiğini, toplam 32.000 paya ayrıldığını, buna göre 3200 paya karşılık 80.000,00.TL ...'e 3840 paya karşılık 96.000,00.TL ...'e 4480 paya karşılık 112.000,00.TL ...'e 3520 paya karşılık 88.000,00.TL ...'e ve 16960 paya karşılık 424.000,00.TL ...'e verildiğini, müvekkili ...'in Adana'da bulunan taşınmazının müvekkili ...'in ise Adana'da ki taşınmazını hiçbir bedel almadan şirkete devir ve teslim ettiğini, ..., şirketin piyasa koşullarına uyum sağlaması ve bankalarca yüksek miktarda kredi kullanılması için sermaye artırımının zorunlu olduğunu, toplam sermayenin en az 800.000,00.TL olması ile sermaye artırımına gidilmesi gerektiğini, artırılacak sermayenin şirkete ortaklar tarafından daha önce devir edilen taşınmazların ortakların cari hesabıyla esas sermaye payı şeklinde işleneceğini, bunun için Ortaklar Kurulu Kararı'nın alınması gerektiğini, üretimhane kurulması içinde nakdi sermaye gerektiğini beyan ederek Ortaklar Kurulu Kararı'nı tek başına tanzim ederek şirketin diğer ortaklarına imzalattığını, müvekkillerinin aile şirketi olması nedeniyle önlerine koyulan tutanakları okumadan imzalatıldığını, artırılmayan sermaye ile daha önce 960 eşit paya ayrılan sermaye paylarının farklı oranlara ayrılarak ortaların sermaye paylarının düşürüldüğünü, bu nedenlerle; mahkeme kararının müvekkilleri lehine kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir
DELİLLER :
.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas, ... Karar sayılı dosyası ve tüm dosya kapsamı,
HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :
Dava, Limited Şirket Genel Kurul Kararının iptali istemine ilişkindir.
Davacılar tarafından, davalı şirketin 10.06.2009 tarihli 2 sayılı genel kurulda hileli işlemler sonucu hisse oranlarının değiştirildiğini, diğer ortakların hisse devir ile ilgili evrakları tanzim ettiklerini onlara güvenerek okumadan evrakları imzaladıklarını, şirketin tasfiye sürecine girmesi neticesinde hisse paylarından haberdar olduklarını, genel kurulda alınan kararların mutlak butlanla batıl olması sebebiyle iptal edilmesi gerektiğini ileri sürmüşler, davalı taraf davanın reddini savunmuş, mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu anlaşılmıştır.
İstinaf incelemesi, HMK'nin 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.
10/06/2009 tarih ve 2 sayılı genel kurul kararı ile; sermayenin 800.000,00 TL'ye çıkarılmasına, artırılan 680.000,00 TL sermayenin 41.220,03 TL'sinin olağanüstü yedeklerden, 3.906,51 TL'sinin geçmiş yıl karlarından, 600.000,00 TL'sinin ortaklar (331) cari hesabından ve 34.873,46 TL'sinin de nakit olarak karşılanmasına karar verilmiştir. Bu toplantıya tüm ortaklar katılmış, karar oybirliğiyle alınmıştır.
6102 sayılı TTK'nın 622. (6762 sy TTK'nın 536.) maddesine göre; anonim şirket genel kurul kararlarının butlanına ve iptaline ilişkin hükümleri kıyas yoluyla limited şirketlere de uygulanır.
6102 sayılı TTK'nın 445. (6762 sy. TTK'nın 381.) maddesinde; 446 ncı maddede belirtilen kişiler, kanun veya esas sözleşme hükümlerine ve özellikle dürüstlük kuralına aykırı olan genel kurul kararları aleyhine, karar tarihinden itibaren üç ay içinde, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinde iptal davası açabilirler. Hükmü getirilmiş, 446'ncı maddede ise; toplantıda hazır bulunup da bu karara olumsuz oy veren ve muhalefetini tutanağa geçirten kişilerin iptal davası açabileceği belirtilmiştir. 447'nci maddede ; Genel kurulun, özellikle; a) Pay sahibinin, genel kurula katılma, asgari oy, dava ve kanundan kaynaklanan vazgeçilemez nitelikteki haklarını sınırlandıran veya ortadan kaldıran, b) Pay sahibinin bilgi alma, inceleme ve denetleme haklarını, kanunen izin verilen ölçü dışında sınırlandıran, c) Anonim şirketin temel yapısını bozan veya sermayenin korunması hükümlerine aykırı olan kararlarının batıl olduğu belirtilmiştir.
Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere göre İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dayanılan deliller dikkate alındığında karardan itibaren yaklaşık 11 yıl geçtikten sonra işbu davanın açıldığı, daha sonra başka genel kurul kararları da alındığı, şirketin sermayesinin artırıldığından ve oluşan yeni pay durumuna göre sonraki genel kurulların yapıldığı, aradan geçen süre göz önüne alındığında dava konusu genel kurul kararının butlanına dayanılması TMK'nın 2. Maddesi kapsamında hakkın kötüye kullanılması olduğu bu sebeple ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesinin hukuka uygun olduğu, davacılar vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin ilk derece mahkemesince verilen karara karşı istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 md. gereğince esastan reddine karar vermek gerekmiş ve buna dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere :
1).... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 08/02/2022 tarih ve ... Esas, ... Karar sayılı kararına karşı davacılar vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 615,40.TL istinaf karar harcından peşin alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye 534,70.TL harcın davacılardan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
3)-6100 sayılı HMK'nın 326/1 maddesi gereğince davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin davacılar üzerinde BIRAKILMASINA,
4)-6100 sayılı HMK'nın 330. maddesi gereğince inceleme duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5)-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının kararın kesinleşmesi halinde İADESİNE,
6)-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesince karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce YAPILMASINA,
Dair, dairemizce dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda oy birliğiyle, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 353/1-b-1 bendi gereğince aynı kanunun 361/1 maddesi gereğince Dairemiz kararının tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere 12/05/2025 tarihinde karar verildi.
...
Başkan
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Üye
...
¸e-imzalıdır
...
Katip
...
¸e-imzalıdır