İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi E.2024/2473 K.2025/914
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2024/2473
KARAR NO: 2025/914
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 18/04/2024
NUMARASI: 2021/470 Esas - 2024/282 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 04/06/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 27/03/2014 tarihinde, müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu ... plakalı araca davalıların sürücüsü, işleteni ve ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı aracın tali kusurlu olarak çarpması sonucunda meydana gelen kazada müvekkilinin yaralandığını ileri sürerek geçici iş göremezlik nedeniyle 125,00-TL, sürekli iş göremezlik nedeniyl 125,00-TL, bakıcı giderine ilişkin; 125,00-TL ve tedaviye bağlı olarak SGK tarafından karşılanmayan tedavi - yol - yemek - refakatçi gideri ve ek giderler için; 125,00-TL olmak üzere toplam 500,00-TL maddi tazminatın (belirsiz alacağın-HMK 107. maddesi) tüm davalılardan ve 7.500,00-TL manevi tazminatın sigorta şirketi dışındaki davalılardan, sürücü ve araç malikinden kaza tarihiden, sigorta şirketinden ise temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı ... San ve Tic. Ltd Şti vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini istemiştir.Davalı sigorta şirketi vekili, davacıya 23.07.2019 tarihinde ödeme yapıldığını, davanın KTK 111. Maddesi gereğince reddi gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''... 07/07/2022 tarihli duruşma ara kararıyla Davacı vekilinin belgelendirilmeyen mazeretinin reddine, taraflarca takip edilmeyen dava dosyasının 3 ay içinde yenileninceye kadar HMK 150/1 maddesi uyarınca işlemden kaldırılmasına' karar verildiği, davacının 18/07/2022 tarihli yenileme dilekçesi ile dosya yenilenerek dosyanın işleme alındığı ve duruşma günü verildiği; 18/04/2024 tarihli duruşmaya davacı tarafından sunulan mazeretin belgelendirilmediği, basit yargılama usulü ile dosya en fazla 1 kere işlemden kaldırılabileceğinden ikinci kez usulünce takip edilmeyen davanın HMK m.150/6 uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi gerektiği", HMK m.150/6 uyarınca davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinaf nedenleri, davacı vekili, 07.07.2022 tarihli duruşmada verilen ara karar ile dosyanın HMK 150/1 maddesi gereğince işlemden kaldırılmasına karar verilmiş ise de o tarihte şehir dışında 5 tane duruşmaları olduğunu, duruşma zabıtlarını sunma gibi bir yükümlülükleri bulunmadığını, hakim tarafından uyap kanalı ile duruşma sorgusunun rahatlıkla yapılabileceğini, bu nedenle ilk işlemden kaldırma kararının HMK'ya aykırı olduğunu, sonrasında 18.07.2022 tarihli yenileme dilekçesi ile dosyanın yenilenerek işleme alındığını, 18.04.2024 tarihli duruşmada ise mazeret belgelendirilmediği ve bir dosyanın ancak 2 kere işlemden kaldırılabileceği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, yine o tarihte de dördü şehir dışında olmak üzere 8 tane duruşmaları bulunduğunu, mahkeme tarafından uyap sorgusu ile bunun görülebileceğini, bu nedenle davanın açılmamış sayılma karar verilmesinin hatalı olduğunu, adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, ayrıca dava belirsiz alacak davası olmasına rağmen davanın açılmamış sayılması kararının hukuka aykırı şekilde kesin olarak verildiğini, oysa karara karşı istinaf kanun yolunun açık olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasını istemiştir. Davacı vekili tarafından sunulan 27/05/2024 tarihli tavzih talepli dilekçenin değerlendirilmesi sonucunda yerel mahkemece 29/05/2024 tarihli ek karar ile,'' Dosyanın mahkememizce re'sen incelenmesinde, mahkememizin 18/04/2024 tarih ve 2021/470 Esas 2024/282 sayılı gerekçeli kararının hüküm bendinin 4 nolu bendinde " Davalılar ... Sigorta ve ... yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden 8.000,00-TL (davalı sigorta yönünden 500-TL ile sınırlı olmak üzere) vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine" şeklinde hüküm kurulmuş ise de, yargılama aşamasında davacının davalı sigorta ile sulh olduğu anlaşılmakla, bendin tahsisine karar verildiği'' gerekçesi ile,Davacı vekilinin 25/05/2024 tarihli talebinin kabulü ile; Mahkememizin 18/04/2024 tarih ve 2021/470 Esas 2024/282 sayılı kararının hüküm bölümünün 4.bendinin '' Davalı ... yapılan yargılamada kendisini vekille temsil ettirdiğinden 8.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine" şeklinde DÜZELTİLMESİNE (TASHİHİNE), karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince, 26/07/2024 tarihli ek karar ile, '' .... mahkemece eksik harcın yatırılması konusunda davacı tarafa muhtıra çıkarılarak 1 hafta kesin süre verildiği, çıkarılan muhtıranın 30/06/2024 tarihinde davacı vekiline tebliğ edildiği, ancak verilen kesin sürede eksikliğin tamamlanmadığı'' gerekçesi ile, HMK'nin 344/1. Maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE, karar verilmiş, iş bu ek karara karşı davacı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı vekili ek karara karşı istinaf dilekçesinde özetle; tavzih ek kararının gerekçesiz olduğunu, yasal süresi içinde harç ve giderleri yatırarak istinaf kanun yoluna başvurdukları halde 26.07.2024 tarihli ek karar ile istinaf taleplerinin reddedildiğini belirterek, karar , tavzih kararı ve ek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat ile bakıcı ve tedavi gideri istemine ilişkindir.6100 sayılı HMK 344 üncü maddesi; temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamının ödeneceğini, bunların eksik olduğunun tespiti halinde kararı veren tarafından verilecek bir haftalık kesin süre içerisinde tamamlanacağını, aksi halde başvurudan vazgeçmiş sayılacağı hususunun başvurana bildirileceğini ve verilen süre içerisinde tamamlamadığı takdirde sayılmasına karar verileceğini hükme bağlamıştır. Ancak, bu hüküm uyarınca gönderilen muhtıranın hukuki sonuç doğurabilmesi usulünce düzenlenmesine bağlıdır.Dosya kapsamından yerel Mahkemece, davalı tarafa eksik temyiz giderlerinin tamamlanması için çıkarılan muhtırada masrafın yatırılacağı yer tereddüde yol açmayacak şekilde “mahkeme veznesi” olarak gösterilmesi gerekirken “dosyamıza yatırılması” ibaresi kullanılmıştır.Oysa ki, bir işlemin tamamlanması ancak o işlemin yapılacağı merci önünde olur. Mahkemenin muhtıra yazısı bunu sağlamaya yeterli olmayıp, istinaf edeni yanıltacak mahiyettedir. Bu nedenle muhtıra geçersiz olup, usulüne aykırı yapılan bildirim nedeniyle muhtıranın yasal sonuçlarını doğurması beklenemeyecektir. Davacı vekili 29.07.2024 tarihinde istinaf harç ve giderlerini yatırmış ve dosya Dairemize gönderilmiş olmakla davacı vekilinin istinaf talebinden vazgeçmiş sayılması sebebiyle istinaf talebinin reddine ilişkin 26/07/2024 tarihli ek kararın kaldırılmasına karar verilerek işin esasının incelenmesine geçilmiştir. ( Bkz. Yargıtay 4. HD'nin 2024/8591Esas, 2024/10333 Karar sayılı ilamı) 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun “tarafların duruşmaya gelmemesi, sonuçları ve davanın açılmamış sayılması” başlığını taşıyan 150.maddesinin 1.fıkrasında “Usulüne uygun şekilde davet edilmiş olan taraflar, duruşmaya gelmedikleri veya gelip de davayı takip etmeyeceklerini bildirdikleri takdirde dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilir” hükmüne, 4.fıkrada “Dosyası işlemden kaldırılmış olan dava, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde taraflardan birinin dilekçe ile başvurusu üzerine yenilenebilir. Yenileme dilekçesi, duruşma gün, saat ve yeri ile birlikte taraflara tebliğ edilir. Dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak bir ay geçtikten sonra yenileme talebinde bulunulursa, yeniden harç alınır, bu harç yenileyen tarafça ödenir ve karşı tarafa yüklenemez. Bu şekilde harç verilerek yenilenen dava, eski davanın devamı sayılır” hükmüne, 5.fıkrada “İşlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç ay içinde yenilenmeyen davalar, sürenin dolduğu gün itibarıyla açılmamış sayılır ve mahkemece kendiliğinden karar verilerek kayıt kapatılır” hükmüne ve 6.fıkrada da "İşlemden kaldırılmasına karar verilmiş ve sonradan yenilenmiş olan dava, ilk yenilenmeden sonra bir defadan fazla takipsiz bırakılamaz. Aksi hâlde dava açılmamış sayılır" hükmüne yer verilmiştir. Dosyada yapılan incelemede; davanın 07.07.2022 tarihli oturumda birinci (ilk) kez HMK 150/1 maddesi gereğince yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, 10/08/2022 tarihli dilekçe ile davanın yenilenmesi üzerine 05/09/2022 tarihli yenileme tensip zaptı düzenlenerek duruşmanın 15/12/2022 günü saat 10:35'e bırakıldığı; 18/04/2024 tarihli oturumda saat 11.01:26 de düzenlenen tutanak ile, davacının mazeret dilekçesi sunduğu fakat mazeretini belgelendirmediği gerekçesi ile davanın açılmamış sayılmasına, karar verildiği görülmüştür. Bu halde, HMK 150/6 maddesi gereğince bir dava en fazla iki kez takipsiz bırakılıp, en fazla iki kez yenilenebileceğinden, başka bir deyişle üçüncü kez takipsiz bırakılamayacağından; eldeki dava dosyasının sadece bir kez işlemden kaldırıldığı, ikinci kez bir işlemden kaldırmanın söz konusu olmadığı anlaşılmakla, davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru olmamıştır. Hal böyle olunca; yapılan bu açıklamalar doğrultusunda, yerel mahkemece yargılamaya devam edilmesi gerekirken, bu yönler gözardı edilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğundan, davacı vekilinin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerle kabulü ile kararın HMK'nın 353/1.a.5 maddesi gereğince kaldırılmasına, asıl karar kaldırıldığından tavzih kararına karşı istinaf başvurusunun incelenmesine yer olmadığına karar verilmesi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜ ile, İstanbul Anadolu 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/04/2024 tarih ve 2021/470 Esas 2024/282 K. sayılı kararının HMK'nın 353/1-a/5 madde hükmü uyarınca KALDIRILMASINA,2/Dosyanın belirtilen şekilde işlem, araştırma ve yargılama yapılarak yeniden bir karar verilmek üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırıldığı anlaşılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde davacıya İADESİNE,4/İstinaf incelemesinin dosya üzerinden yapılması nedeniyle, avukatlık ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,5/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından, istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek müteakip kararda dikkate alınmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 353/1-a madde hükmü uyarınca KESİN olmak üzere oy birliği ile karar verildi.04/06/2025