İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi E.2020/1860 K.2024/292
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
17. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2020/1860 Esas
KARAR NO: 2024/292
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 13/11/2019
NUMARASI: 2018/729 Esas, 2019/1124 Karar
DAVA: GENEL KURUL KARARININ İPTALİ (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
KARAR TARİHİ: 29/02/2024
6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı kooperatifin 2017 yılı Olağan Genel Kurul toplantısının 13/05/2018 tarihinde yapıldığını, gündemin 6. maddesinde gündem konusu olmamasına rağmen taşınmazların alım ve satımına ilişkin karar alındığını, gündemde yer almayan konular hakkında karar alınamayacağından alınan kararın yok hükmünde olduğunu; gündemin 6c bendinde kooperatife ait bağımsız bölümlerin yüklenici şirkete asgari normal daireler için 132.800,00 TL, dubleks daireler için 179.200,00 TL'den tahsis ve/veya satışının yapılması için yönetim kuruluna yetki verilmesine karar verildiğini, tahsis işlemi bedelsiz iken satışın bedel karşılığı yapıldığını, genel kurulun tahsis ya da satış yapılması şeklinde ucu açık yetki veremeyeceğini; kooperatifin teminat olarak uhdesinde tuttuğu dairelerin yükleniciye teslim edildiğini, bu daireler ikamet olarak kullanılmasına rağmen kooperatifin kira ya da satış gelirine rastlanmadığını, yüklenici tarafından yapılması gereken işlere karşılık teminat olarak tutulan yükleniciye verilecek dairelerin satış yapılarak yükleniciye devredilmesinin kooperatife gereksiz yere vergi mükellefiyeti yüklediğini ileri sürerek genel kurulun 6/c bendindeki kararının yürütmesinin durdurulmasına ve iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP Davalı vekili cevabında; gündemin 6. maddesi tapu işlemleri ile ilgili kararların alınmasını da içerdiğinden, gündemde olmayan konuların görüşülmediğini, genel kurulun azami ve asgari bedelleri belirterek yönetim kuruluna yetki verdiğini, ucu açık bir yetki verilmesinin söz konusu olmadığını, yükleniciye verilecek ancak işin ifası için teminat olarak tutulan dairelerin yüklenicinin edimini yerine getirmesi halinde yükleniciye devredileceğini, bu nedenle devir karşılığı kooperatifin kasasına girecek bir bedel bulunmadığını, dairelerin teminat olmak üzere ayrıldığını ve yüklenicinin tüm harç ve masrafları karşılayacağını, Kurumlar Vergisi Kanununun 2 ve 4 madde hükümlerine göre dairelerin tapularının yükleniciye devrinin ortak içi işlem olarak muafiyet şartlarına uygun olduğunu, bu nedenle davacının kooperatife yüksek miktarda vergi mükellefiyeti yüklendiğine dair iddiasında haklılık bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI Mahkemece; genel kurulunun 6. no.lu gündem maddesinin "iskan, kapalı otopark, tapu işlemleri ile ilgili kararların alınması ve yönetim kuruluna yetki verilmesi" şeklinde ilan edilmesi karşısında 6. maddesinde görüşülen tüm hususlar bakımından gündeme bağlılık ilkesine uyulduğu, Kooperatifler Kanunu 42/6 maddesi "gayrımenkul alımında ve satımında takip edilecek usül ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerini ve azami fiyatını, satılacak gayrımenkulün asgari fiyatını belirlemek" görevini genel kurulun devredilemez yetkileri arasında saydığı, gündemin 6.c bendi ile alınan kararda, azami alış fiyatının ve daire satışında asgari değerin belirlendiği, satış ve devri tartışılan taşınmazların 18/08/2008 tarihli protokol uyarınca Kooperatifler birliğinin uhdesinde teminat olarak durduğu, protokoldeki şartların gerçekleşmesi halinde tapu devri yapılacağı, hali hazırda bir bedel karşılığında satış söz konusu olmadığı, esasen devir nedeniyle kooperatif kasasına girip çıkacak bir bedel de bulunmadığı, kooperatif ortaklarına şahsi sorumluluk yükleyen bir durumun söz konusu olmadığı, alınan kararın kanun, Ana sözleşme ve iyi niyet esaslarına aykırılık taşımadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İlk derece mahkemesi 02/07/2020 tarihli ek kararı ile; davacı vekilinin istinaf mahkemesinin geri çevirme kararında belirttiği eksik harçları yatırmadığından istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına karar vermiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ:Karar ve ek karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davacı vekili istinaf nedenleri olarak; istinaf mahkemesinin davacılardan ... adına istinaf harçlarının yatırıldığı, diğer davacılar adına istinaf harcının yatırılmadığı gerekçesiyle dosyayı geri çevirdiğini, muhtıra üzerine diğer davacılar istinaf harçlarını yatırmadıklarından sadece bu davacılar yönünden istinaf isteminden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmesi gerekirken, davacı ... yönünden de istinaf isteminden vazgeçildiğine karar verildiğini, davacı ... adına istinaf harçları yatırıldığından bu davacı yönünden ek kararı kaldırılması gerektiğini; ilk derece mahkemesinin rapora itirazlarını dikkate almadığını, kooperatife ait dairelerin yükleniciye ister tahsis edilmesi isterse satış yapılması hususunda yönetim kuruluna ucu açık yetki verilemeyeceğini, gündemin 6 maddesinin a, b ve c bentleri ile bütünlük oluşturduğunu, 6.b bendinde teminat olarak tutulan 23 dairenin yüklenicinin noksan edimlerini yerine getirmesi aşamasında devirlerinin yapılmasına ilişkin karar verildiğini, bilirkişi raporuna göre "aşamasında" ifadesi yerine "şartı ile" ya da bu anlama gelen kelime kullanılması gerektiğini, mahkemenin devir bedelinin önem arzetmediği yönündeki gerekçesinin genel kurul iradesinin kaldırılması ve genel kurul yerine karar verilmesi niteliğinde olduğunu, teminat olarak kooperatif uhdesinde tutulan dairelerin yükleniciye teslim edildiğini, bu daireler ikamet olarak kullanılmasına rağmen kooperatifin kira ya da satış gelirine rastlanmadığını, kooperatife ait dairelerin yükleniciye satışının kooperatife yüksek miktarda vergi mükellefiyeti getirdiğini belirterek kararın kararın kaldırılmasını ve davanın kabulünü talep ve istinaf etmiştir.
DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE:İlk derece mahkemesi 02/07/2020 tarihli ek kararı ile davacıların istinaf isteminden vazgeçmiş sayılmasına karar verilmişse de, davacı ...'ün istinaf harçlarını yatırdığı anlaşıldığından, bu davacı yönünden ek kararın kaldırılmasına karar verilerek davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun incelenmesine geçilmiştir. Dava, davalı kooperatifin 13/05/2018 tarihinde yapılan 2017 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan 6.c nolu maddenini iptali istemine ilişkindir. 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu'nun 53. maddesiyle; toplantıda hazır bulunup da kararlara aykırı kalarak keyfiyeti tutanağa geçirten veya oyunu kullanmasına haksız olarak müsaade edilmiyen yahut toplantıya çağrının usulü dairesinde yapılmadığını veyahut gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmediğini yahut da Genel Kurul toplantısına katılmaya yetkili olmayan kimselerin karara katılmış bulunduklarını iddia eden pay sahiplerinin kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırı olduğu iddiası ile Genel Kurul kararları aleyhine, toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde, kooperatif merkezinin bulunduğu yerdeki mahkemeye başvurmak suretiyle kararın bozulması için dava açabilirler. Davacının yasanın aradığı şartları yerine getirerek huzurdaki davayı yasal hak düşürücü süre içinde açtığı anlaşılmaktadır. Mahkemece, gündemin 6.c maddesinde kanuna, anasözleşme hükümlerine ve iyi niyet esaslarına aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Karar yasal süresinde davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir. 1-Davacı vekili, gündemin 6.c maddesi ile kooperatife ait
taşınmazların yükleniciye tahsisine ya da satışına karar verildiğini, tahsis yada satış olup olmadığı açıklanmadan yönetim kuruluna ucu açık yetki verilemeyeceğini belirtmiştir. Anılan genel kurulun 6.b maddesinde, kooperatifin teminat olarak uhdesinde bulundurduğu 23 adet dairenin, yüklenicinin noksan edimlerini yerine getirmesi aşamasında, yükleniciye devirlerinin yapılması kararlaştırılmıştır. Maddenin devamında yer alan 6.c bendinde ise, bu maksatla dairelerin asgari satış tutarları gösterilerek yükleniciye tahsisi ve/veya satışına karar verilmiştir. Davalı kooperatif ile yüklenici arasında yapılan protokollerin sonucu olarak 23 dairenin kooperatif uhdesinde tutulduğu anlaşılmaktadır. Yüklenicinin noksan işleri tamamlaması halinde teminat olarak tutulan bu daireler yükleniciye devredilecektir. Teslim sırasında ayrıca bir bedel alınmasının gerekmesi durumunda asgari miktar genel kurulca belirlenmiştir. Sözkonusu maddenin kooperatif ile yüklenici arasındaki protokollere uygun olması, öncelikle satışın değil eksik işlerin tamamlanması halinde dairelerin yükleniciye devri hususunda yetki verilmesi, ayrıca satış için asgari bedelinde belirtilmesi karşısında, söz konusu kararda, yönetim kuruluna ucu açık ve belirsiz yetki verildiği yönündeki istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. Kaldı ki, aynı konuya ilişkin kooperatifin 01/06/2016 tarihli genel kurulunda alınan kararın iptali için açılan İstanbul And Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2014/284 Esas sayılı dosyasında, mahkemece aynı nedenlerle dava reddedilmiş, karar temyiz incelemesi neticesinde onanmıştır. 2-Ayrıca 23 adet dairenin, yüklenicinin noksan edimlerini yerine getirmesi aşamasında, yükleniciye devirlerinin yapılması kararlaştırılmış olup, yüklenici ile yapılan protokoller dikkate alındığında, dairelerin devrinin yüklenicinin noksan işleri tamamlaması şartına bağlandığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle genel kurul kararında "aşamasında" ifadesi yerine "şartında" veya benzer bir anlama gelen kelime kullanılmasına gerek görülmemiştir. 3-Davacı vekili yükleniciye daire satışına ilişkin kararın kooperatifin vergi yükümlülüğünü artıracağını ileri sürmüşse de, hali hazırda bir bedel karşılığında satış işlemi olmadığı, kooperatifin kasasına girecek bir bedelin bulunmadığı, sözleşmeye bağlanan bir işlemin daha sonra vergiye tabi olması durumunun yasaya ve iyiniyet kurallarına aykırı sayılması mümkün olmayacağından, davacının bu yöndeki istinaf nedeni de yerinde görülmüştür. Açıklanan nedenlerle ile ilk derece mahkemesi kararında hukuka aykırılık görülmediğinden davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince ayrı ayrı esastan reddine karar verilmesine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2018/729 Esas, 2019/1124 Karar sayılı ve 13/11/2019 tarihli kararı kararı usul ve yasaya uygun bulunduğundan davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1.b-1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davacı ... tarafından peşin olarak yatırılan 108,80 TL harcın mahsubu ile bakiye 318,80 TL harcın davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunun 361/1. fıkrası gereğince kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay nezdinde temyiz kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 29/02/2024