İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi E.2024/532 K.2024/901

🏛️ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/532 📋 K. 2024/901 📅 16.05.2024

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
16. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
DOSYA NO: 2024/532 Esas
KARAR NO: 2024/901
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2023/386, 14.02.2024 Tarihli tedbir talebinin reddi kararı
DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 16/05/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı ile müvekkili arasında iş sözleşmesi olduğunu, davalının bu davanın konusu olmayan iş sözleşmesinden kaynaklı müvekkilinin kendisine borçlu olduğunu belirttiğini, müvekkilinin borcu kabul etmediğini, bu borç üzerine işverence hakkında ceza davası açılacağı, işçilik alacakları ödenmeden iş sözleşmesinin fesh edileceği belirtilerek tehdit edildiğini, yalnızca meblağ belirtilen senedin müvekkiline imzalatıldığını, müvekkilinin 500.000TL borçlu olmasının mümkün olmadığını, senedin eksik düzenlendiğini hükümsüz olduğunu, müvekkilinin icra tehdidi altında bırakıldığını belirterek adli yardım talebinin kabulü ile müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine, İstanbul Anadolu ... İcra dairesinin ... E sayılı dosyasında takibin durdurulmasına, aksi kanaat halinde paranın alacaklıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir.
DOSYANIN İHTİYATİ TEDBİR İLE İLGİLİ SAFAHATI: -İlk derece mahkemesinin 05.06.2023 Tarihli tensip ara kararında; "... davacının üzerine kayıtla mal varlığı bulunmadığı görülmekle adli yardım talebinin kabulüne, yargılama süresince harç ve yargılama giderlerinden muaf tutulmasına, yargılama giderlerinin daha sonra haksız çıkacak taraftan karşılanmak üzere şimdilik suçüstü ödeneğinden karşılanmasına, Davacı vekilinin icra takibinin durdurulması talebinin İİK 72/3 md. gereğince REDDİNE, icra takip dosyasında paranın alacaklıya ödenmemesi için işbu dava sonuna kadar teminatsız olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, " şeklinde karar verilmiştir.-İlk derece mahkemesinin 05.06.2023 Tarihli ara kararına karşı davacı vekili süresinde sunduğu 03.07.2023 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; derdest olan menfi tespit davası esasen icra takibi başlatılmadan önceki tarihte de ikame edilmiş olup İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/479 E. Sayılı dosyasına kaydedilmiş olduğunu müvekkilin yargı giderlerini karşılayamaması üzerine dosya HMK.150/5 madde hükmü gereğince dava açılmamış sayılmasına karar verildiğini, ilgili davanın dava tarihi 09/07/2021 olmakla icra takibi bu tarihten sonra açıldığından tedbir koşullarının oluştuğunu belirterek 05.06.2023 tarihli ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.-İlk derece mahkemesinin 14.09.2023 tarihli ara kararında;".. istinaf harçlarının yatırılmaması nedeniyle Mahkememizce hazırlanan 04/07/2023 tarihli muhtıra davacı vekiline 09/07/2023 tarihinde davalı vekiline tebliğ edilmiş, davacı vekili tarafından yasal süresi içerisinde İstinaf harçlarının yatırılmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin İstinaf talebinin reddine karar vermek gerekmiştir." şeklindeki gerekçe ile temyiz harçlarının yatırılmaması nedeniyle davacı vekilinin istinaf talebinin REDDİNE," şeklinde karar verilmiştir.- İstanbul 16.Hukuk Dairesi'nin 2023/1488 Esas, 2023/1733 Karar sayılı, 23.11.2023 Tarihli kararında; "...Davacı, takibe konu senedin tehdit ile imzalandığını, senedin bedel ve imza dışındaki kısımlarının sonradan doldurulduğunu, senedin geçersiz olduğunu, borcu olmadığını ileri sürerek menfi tespit kararı verilmesini talep etmiştir. Dava dilekçesi ile birlikte takibin durdurulmasına yönelik ihtiyati tedbir talep edilmişse de; mahkemece bu yöndeki tedbir istemi reddedilmiştir. Davacı vekili iş bu ara karara karşı istinaf kanun yoluna başvurmuş, mahkemece süresinde harç yatırılmadığı gerekçesi ile istinaf istemi reddedilmiştir. Davacı vekili istinaf isteminin reddi kararına karşı da istinaf kanun yoluna başvurmuştur.Mahkemenin tensip ara kararı ile davacının adli yardım talebinin kabulüne karar verilerek davacı harçtan muaf tutulmuş olmakla mahkemece istinaf harcının süresinde yatırılmadığı gerekçesi ile davacının istinaf istemin reddine karar verilmesi yerinde değildir. Bu nedenle mahkemenin 14.09.2023 tarihli ara kararının kaldırılarak ihtiyati tedbir isteminin reddine yönelik ara kararın incelenmesine geçilmiştir.Somut uyuşmazlıkta davacının iddiası, mevcut delil durumu, davanın takipten sonra açılmış olmasına göre takibin durdurulmasına ilişkin tedbir koşulları oluşmadığı gibi davacının daha önce açtığı ve açılmamış sayılması kararı verildiğini belirttiği dava, iş bu davadaki tedbir talebi yönünden hak kazandırmayacağından mahkemenin 05.06.2023 Tarihli kararı yerinde olup davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiştir.
İHTİYATİ TEDBİR TALEBİ:Davacı vekili 13.02.2024 Tarihli tedbir talepli dilekçesinde özetle; derdest olan menfi tespit davası esasen icra takibi başlatılmadan önceki tarihte de ikame edilmiş olduğunu ve İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/479 E. Sayılı dosyasına kaydedildiğini ancak müvekkilinin yargı giderlerini karşılayamaması üzerine dosya HMK.150/5 madde hükmü gereğince dava açılmamış sayıldığını, anılan davanın dava tarihi 09/07/2021 olmakla icra takibi bu tarihten sonra açıldığını, nitekim icra takibinin durdurulmasının talep edilebilmesi için tüm koşullar sağlanmış olmakla iş bu husus göz ardı edilerek hatalı şekilde ara karar kurulduğunu, söz konusu durum uyuşmazlığın taraflarının usuli haklar bakımından aynı koşullara tabi tutulması ve taraflardan birinin diğerine göre daha zayıf bir duruma düşürülmeksizin iddia ve savunmalarını makul bir şekilde mahkeme önünde dile getirme fırsatına sahip olması anlamına gelen ve yargılamanın en önemli ilkelerinden ''silahların eşitliği'' ilkesine alenen aykırılık teşkil ettiğini, yine Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın 36. maddesi uyarınca inceleme yaptığı bir çok kararında, ilgili hükmü Sözleşme’nin 6. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) içtihadı ışığında yorumlamak suretiyle, gerek Sözleşme’nin lafzi içeriğinde yer alan gerek AİHM içtihadıyla adil yargılanma hakkının kapsamına dâhil edilen silahların eşitliği ilkesine Anayasa’nın 36. maddesi kapsamında yer verdiğini, ilgili kanun maddesi vd. dikkate alındığında ihtiyati tedbir kararı alınabilmesi için gerekli şartların oluştuğunu, müvekkilinin söz konusu durumda davalı-alacaklı tarafça icra işlemlerine devam edilmesi durumunda müvekkilinin geri dönülmesi mümkün olmayan zararlar ile karşı karşıya kalacağını belirterek, icra takibinin durdurulması taleplerinin reddine dair 05.06.2023 tarihli ara kararın kaldırılmasına ve talepleri doğrultusunda takibin durdurulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: İlk derece mahkemesinin istinafa konu 14.02.2024 Tarihli ara kararında; "...İİK'nun 72/3 maddesine göre icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla takibin durdurulmasına karar verilemeyeceği düzenlenmiş olup, işbu dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davası niteliğinde olduğu...." gerekçesi ile neticeten; " Davacı vekilinin İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra takibinin tedbiren durdurulması talep ettiği görüldüğünden, durdurulması talebinin REDDİNE," karar verilmiştir.
İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinaf isteminde özetle; derdest olan menfi tespit davasının esasen icra takibi başlatılmadan önceki tarihte de ikame edilmiş olup İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/479 E. Sayılı dosyasına kaydedildiğini ancak müvekkilinin yargı giderlerini karşılayamaması üzerine HMK.150/5 madde hükmü gereğince dava açılmamış sayıldığını, ilgili davanın tarihi 09/07/2021 olduğunu, takibin o davadan sonra açıldığını, icra takibinin durdurulmasının talep edilebilmesi için tüm koşulların sağlandığını, bu hususun göz ardı edildiğini, ''silahların eşitliği'' ilkesine alenen aykırılık teşkil ettiğini, müvekkilinin maddi zorluklar içerisinde bulunmasından kaynaklı olarak var olan icra takibinin durdurulmasını isteyebilmesi hakkının elinde alındığını, HMK 389 koşullarının da oluştuğunu, ihtiyati tedbir kararı verilmemesinin geri dönülmesi mümkün olmayan zararlar oluşturacağını, Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulu , 2013/1 Esas, 2014/1 Karar, Tarih 21.02.2014 kararının dikkate alınması gerektiğini, Tedbir talebinin reddedilmesinin hukuka, hakkaniyete, ve yargı kararlarına aykırı olduğunu belirterek 14.02.2024 Tarihli ara kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE: Davacı, takibe konu senedin tehdit ile imzalandığını, senedin bedel ve imza dışındaki kısımlarının sonradan doldurulduğunu, senedin geçersiz olduğunu, borcu olmadığını ileri sürerek menfi tespit kararı verilmesini talep etmiştir. Dairemiz önüne gelen uyuşmazlık ise; 14.02.2024 Tarihli ara kararın kaldırılması istemine ilişkindir.Somut uyuşmazlıkta davacının 05.06.2023 Tarihli ihtiyati tedbirin reddi kararına karşı Dairemizin 2023/1488 Esas, 2023/1733 Karar sayılı, 23.11.2023 Tarihli kararında değerlendirme yapılmış ve " iddia, mevcut delil durumu, davanın takipten sonra açılmış olmasına göre takibin durdurulmasına ilişkin tedbir koşulları oluşmadığı gibi davacının daha önce açtığı ve açılmamış sayılması kararı verildiğini belirttiği dava, iş bu davadaki tedbir talebi yönünden hak kazandırmayacağından mahkemenin 05.06.2023 Tarihli kararı yerinde olduğu" gerekçesi ile istinaf isteminin reddine karar verilmiş, davacı vekili aynı sebeplerle 05.06.2023 Tarihli ara kararın kaldırılmasını ve takibin durdurulmasını talep etmiş ve müvekkilinin mali durumuna ilişkin belgeler sunmuş ise de; dava konusu ve mevcut duruma göre mahkemenin ara kararı yerinde olup davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddi gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2- Davacı adli yardımdan yararlandığından bu aşamada harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 16/05/2024 tarihinde oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.