İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi E.2025/446 K.2025/435
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
13. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/446 Esas
KARAR NO: 2025/435 Karar
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI: 2025/27 Esas (Derdest Dava Dosyası)
TARİH: 03/02/2025 (Ara Karar Tarihi)
DAVA: Menfi Tespit (Ticari İlişkiden Kaynaklanan)
KARAR TARİHİ: 13/03/2025
İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında müvekkili şirketin aleyhine iflas yolu ile ilamsız takip başlatıldığını, bu takibin usulsüz tebliğ ile kesinleştiğini, davalının Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/487 Esas sayılı dosyasından iflas davası açıldığını, işbu dosya ile birleşen Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2021/661 Esas sayılı dosyası yönünden tefrik edildiğini ve Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/49 Esas sayılı dosyasına kaydının yapıldığını, müvekkili şirketin başlatılan takibi ve 2020/487 Esas sayılı dava dosyasını Mahkemenin dosya üzerinden verdiği tedbir kararı gereğince, müvekkili şirketin mevcut mal varlığının defterlerinin tutulması envanteri için görevlendirilen kişilerin 17/08/2020 tarihinde şirkete gelmeleri üzerine öğrendiğini, Bakırköy 8. İcra Hukuk Hakimliğinin 8. İcra Hukuk Hakimliğinin 2020/216 Esas sayılı dava dosyasının kesinleştiğini, işbu nedenle taraflar arasında geçerli protokol gereğince taraflarına mal teslimi yapılmadığından vadesi gelmiş bir borçlarının da bulunmadığını, bu nedenle Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ara kararı gereğince dosyaya yatırılan 441.270,02-USD asıl alacak, 1.479,77-USD takip tarihine kadar işlemiş faiz, 71.887,72-USD takip tarihinden rapor tarihine kadar hesaplanan faiz 20.077,79-USD tahsil harcı ve 759.517,56-TL vekalet ücreti, 62,20-TL icra masrafları olmak üzere 18.360.358,84-TL (534.715,30-USD)+ 759579,76-TL= toplam 19.119938,60-TL mahkeme veznesine depo edildiğinden teminatsız olarak öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve tüm icrai işlemlerinin durdurulmasına, mahkeme veznesine yatırılan depo bedelinin davalıya ödenmemesine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından ibraz edilen 29/01/2025 tarihli dilekçesi ile; Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/49 Esas 2024/1290 karar sayılı mahkeme dosyasının içindeki protokol aslı ve dosyanın örneğinin uyap üzerinden celp edildiğini, 19.119.938,60-TL depo bedelinin de mahkeme veznesine yatırılarak borcun teminat altına alınarak ihtiyati tedbir kararı verilmesini protokol gereğince hükmü kalmayan Bakırköy ... İcra dairesinin... Esas sayılı takip dosyasından davalıya borçlu olmadıklarına karar verilmesini davalı alacaklının kötü niyetli olmasından dolayı dava konusu alacağın %20 sinden az olmamak üzere lehlerine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 2025/27 Esas ve 03/02/2025 tarihli ara kararında; "HMK.nun 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceğinin veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK.nun 390. maddesine göre tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Taraflar arasında akdedilen Protokolün tesp şartlarının yerine getirilip getirilmediğinin tespiti ve davacının haklılığı yapılacak yargılama sonucu belirlenecek olup, ihtiyati tedbir yoluyla esasa yönelik hak elde edilemeyeceğinden, davacının, davanın esası yönünden haklılığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden, HMK.nun 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur..."gerekçesi ile, ''Davacının ihtiyati tedbir talebinin REDDİNE,''karar verilmiş ve karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin 03.02.2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararının hukuka ve kanuna aykırı olup aşağıda ayrıntılı olarak izah edildiği gibi taraflar arasında yargılama sırasında sulh ve ibra protokolü imza olunmasına ve mahkemenin belirlediği depo bedelinin de teminat olarak dosyaya yatırılmış olması karşısında işbu davada ihtiyati tedbir kararı verilmesinin yasa gereği olduğunu, mahkemenin ara kararının kaldırılmasını talep ettiklerini, ara kararının gerekçesinin de yeterli olmadığını, gerekçede; HMK.nun 389. maddesine göre mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen imkansız hale geleceğinin veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi halinde ihtiyati tedbir kararı verilebilir. HMK.nun 390. maddesine göre tedbir talep eden taraf, davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Taraflar arasında akdedilen Protokolün tespit şartlarının yerine getirilip getirilmediğinin tespiti ve davacının haklılığı yapılacak yargılama sonucu belirlenecek olup, ihtiyati tedbir yoluyla esasa yönelik hak elde edilemeyeceğinden, davacının, davanın esası yönünden haklılığı yapılacak yargılama sonucunda belirleneceğinden, HMK.nun 389. maddesi uyarınca ihtiyati tedbir talebinin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur denildiğini, ancak, ihtiyati tedbir ile amaçlananın; yargılama sonunda lehine ihtiyati tedbir kararı verilen kişinin haklılığının ortaya çıkması ihtimalinde uğradığı zararların tazmini olduğunu, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 389. maddesi gereği; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağı ya da tamamen olanaksız duruma geleceği veya gecikme nedeniyle bir sakıncanın, ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi durumlarında, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebildiğini, İhtiyati tedbir talebinin resmi bir belgeye, başkaca bir kesin delile dayanıyor olması yahut durum ve koşulların gerektirmesi halinde, mahkeme gerekçesini açıkça göstermek suretiyle teminat alınmamasına da karar verebileceğini, somut olayda davalının imzasını inkâr etmediği bir sulh protokolü olduğunu, bu protokolün varlığı ve mahkeme veznesine depo edilen miktar/ depo bedeli ihtiyati tedbir kararının verilmesi için yeterli olduğunu, mahkemenin “protokolün tespit şartlarının yerine getirilip getirilmediğinin tespiti ve davacının haklılığı” ön şartını tedbir için gerekçelendirmesinin haksız olduğunu, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/49 Esas sayılı dava dosyasında İİK.158.maddesine göre güncel kapak hesabı doğrultusunda tanzim edilen depo emrinin kendilerine tebliğ edilmesi neticesinde depo emri bedelinin mahkeme veznesine depo edildiğini, depo emri kararının yerine getirilmesi sebebi ile konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verildiğini, tarafların celse arası imzaladığı sulh ve ibra protokolünün 2022/49 esas sayılı dosyadan celp edildiğini, Tarafların sulh olduğunu ve davalı ... vekilinin bu protokolü mahkemeye sunmadığını, kendilerinin protokolü sunduğunu ve protokolün karşı taraf vekilince inkar/itiraz edilmediğini, mahkemenin protokolü karar verirken dikkate almaması kararın kaldırılması sebebi olarak istinaf yoluna müracaat edildiğini, Davalı vekilinin imzalarına itiraz etmeyerek kabul ettiği protokole rağmen, protokolde borcun sınırlandığı hususunun da dikkate alınmayarak icra kapak hesabına göre depo emri ve karar verildiğini, Protokolde davalı alacaklı tarafın, dava konusu kendilerine teslim edilmeyen malların teslim etmeyi taahhüt ettiğini, davalıya bir kısım ödeme yapıldığını, malların gerekli yasal/sağlık kontrol ve onayı yapılıp kendilerine teslimi ile protokolde kabul edilen miktar üzerinden ödeme yapılacakken malların kendilerine teslim edilmediğinden müvekkil davacının davalıya hiçbir borcu ve ödeme yükümlülüğü olmadığını, zaten protokolde malların teslimi halinde ödeme yapılmayacağının da açıkça öngörüldüğünü, artık icra dosya kapak hesabı değil protokol hükümleri geçerli olduğunu, Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 05.11.2024 tarihli ve yukarıda belirtilen ara kararı gereğince rapordaki hesaba göre davacı müvekkil şirkete depo emri tebliğ edildiğini, İİK.nun 158.maddesine göre tebliğden itibaren 7 günlük kesin süre içerisinde davacıya ödenmesi veya bu meblağın mahkeme veznesine depo edilmesine, aksi taktirde ilk oturumda davalı şirketin iflasına karar verileceğinin ara kararın tebliği ile ihtarına karar verildiğini, kendileri tarafından 19.119.938,60 TL mahkeme veznesine yatırıldığını, Depo kararı gereğince 19.119.938,60 TL mahkeme veznesine depo edildiğinden teminatsız olarak öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesi ve tüm icrai işlemlerin durdurulması, depo emri ile mahkeme veznesine yatırılan paranın davalı ...’e ödenmemesi yönünde ihtiyati tedbir karar verilmesi talebinin kabul edilmesi gerektiğini, mahkemenin ara kararının hukuka ve kanuna aykırı olduğunu beyanla, İstanbul 5.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2025/27 sayılı 03.02.2025 tarihli ihtiyati tedbir talebinin reddi ara kararının kaldırılmasına karar verilmesini, Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/49 Esas sayılı dava dosyasında depo kararı gereğince 19.119.938,60 TL mahkeme veznesine depo edildiğinden teminatsız olarak öncelikle ihtiyati tedbir kararı verilmesine ve tüm icrai işlemlerin durdurulmasına, mahkeme veznesine yatırılan depo bedelinin davalıya ödenmemesine karar verilmesini yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin karşı tarafa yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Talep, Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyasından davalı/alacaklıya borçlu olmadığının tespiti istemi ile açılan menfi tespit davasında tüm icrai işlemlerin durdurulması ve Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/49 Esas 2024/1290 Karar sayılı dava dosyasından verilen ara kararı gereğince depo edilen paranın davalıya ödenmemesi için teminatsız ihtiyati tedbir kararı verilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, ihtiyati tedbir talebininin reddine, karar verilmiş ve karara karşı talep eden davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Somut olayda; Davalı ... Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi tarafından davacı ... Tekstil Sanayi ve Ticaret Anonim Şirketi'nden olan alacaklarının tahsili talebiyle 10.7.2020 tarihinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile genel iflas yoluyla adi takip başlattığı, borca itiraz üzerine, 6.8.2021 tarihinde Bakırköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/49 Esas sayılı (eski esas 2020/2/487 E ) dosyası ile İİK. 156/3 maddesi uyarında iflas talepli itirazın iptali davasının açıldığı, mahkemece 05/11/2024 tarihli ara karar ile;'' Gelen raporun ve rapordaki hesaba göre; davalı şirkete ve vekiline depo emrinin tebliğine, İİK.nun 158.maddesine göre 441.270,02 USD asıl alacak, 1.479,77 USD takip tarihine kadar işlemiş faiz, 71.887,72 USD takip tarihinden rapor tarihine kadar hesaplanan faiz, 20.077,79 USD tahsil harcı ve 759.517,56 TL vekalet ücreti, 62,20 TL icra masrafları olmak üzere 18.360.358,84 TL (534.715,30 USD) + 759.S79,16 TL olmak üzere TOPLAM 19.119.938,60 TL miktarın tebliğden itibaren 7 günlük kesin süre içerisinde davacıya ödenmesi veya bu meblağın mahkeme veznesine depo edilmesine, aksi taktirde ilk oturumda davalı şirketin iflasına karar verileceğinin ara kararın tebliği ile ihtarına, '' karar verildiği, verilen ara karar uyarınca davalının depo emrine esas miktarı yasal süresi içerisinde mahkeme veznesine depo ettiği, Bakırköy 1 ATM.'ce yapılan yargılama sonucunda 19/12/2024 Tarih ve 2022/49 Esas - 2024/1290 Karar sayılı kararı ile; Depo emri kararının yerine getirilmesi sebebi ile konusuz kalan dava hakkında Karar Verilmesine Yer Olmadığına yönelik karar verildiği, verilen kararın istinaf edilmesi üzerine kararın kesinleşmediği ve davacı tarafça 13/01/2025 tarihinde istinafa konu menfi tespit davası ile; davalı şirkete icra takibi ve protokol gereğince vadesi gelmiş muaccel bir borcu olmadığı dikkate alındığında Bakırköy 1.Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2022/49 Esas 2024/1290 Karar sayılı dava dosyasından verilen ara kararı gereğince borçlu olmadığı halde mahkeme veznesine yatırılan, (fazlaya dair haklarımız saklı kalmak kaydıyla) toplam: 19.119.938,60 TL depo bedeli kadar “borçlu olmadığına karar verilmesini”, ayrıca Protokol gereğince hükmü kalmayan Bakırköy ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasından davalıya borçlu olmadığına (menfi tespit) karar verilmesini talep etmiştir. İİK'nın 72/3. maddesi uyarınca; icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında tedbir yolu ile takibin durdurulmasına karar verilemez. Ancak borçlu gecikmeden doğan zararları karşılamak ve alacağın %15'inden az olmamak kaydıyla göstereceği teminat karşılığında, mahkemeden ihtiyati tedbir yolu ile icra veznesindeki paranın alacaklıya verilmemesini isteyebilir. 6100 Sayılı HMK'nın 389/1 fıkrası uyarınca; mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. Yine 6100 Sayılı HMK'nın 390/3 maddesine göre, tedbir talep eden, öncelikle tedbir istemine ilişkin dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. Buradaki ispatın ölçüsü, “yaklaşık ispat” kuralına göre belirlenir. Somut olayda, davacı tarafından ileri sürülen iddiaların ara karar tarihi itibariyle yaklaşık düzeyde ispat olunamadığı, bu hususların iddia ve savunma doğrultusunda toplanacak deliller ve yapılan yargılama neticesinde değerlendirilebileceği, ayrıca davanın Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra takibinden sonra açıldığı sabit olduğundan, İİK 72/3 maddesinin 1. cümlesinin amir hükmü gereğince icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasında ihtiyati tedbir yoluyla icra takibinin durdurulmasına karar verilemeyeceği, bu hali ile ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı anlaşılmakla; İlk derece mahkemesince ihtiyati tedbir talebinin reddine yönelik verilen karar usul ve yasaya uygun olup kamu düzenine de aykırı olmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1-b1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği kanaatine varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden davacı üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 13/03/2025 tarihinde HMK'nın 362/1-f maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.