Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2024/1518 K.2024/1391

🏛️ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1518 📋 K. 2024/1391 📅 23.09.2024

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No:
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO :
KARAR NO :
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :
ÜYE :
ÜYE :
KATİP :
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
NUMARASI :
ARA KARAR TARİHİ : 16/07/2024 (Ara Karar)
DAVACI :
DAVALI :
DAVA : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
KARAR TARİHİ : 23/09/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 23/09/2024
Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Talep eden vekili dava dilekçesi ile; müvekkilinin murisi ....'ın vefatından sonra müvekkilinin ve kardeşleri şirkette hakim ortak (toplamda %57 hissedar) olmuşken müvekkilinin ve kız kardeşleri dışındaki diğer ortaklar ile şirket müdürü müvekkili ve kız kardeşlerinin üzerinde baskı kurarak, herhangi bir hisse devir bedeli ödenmeksizin hisselerin kendilerine devrini sağladıklarını müvekkili ve kardeşleri baskı, tehdit ve ikrah sebebiyle hisselerinin bir kısmını devretmek zorunda kaldığını, bu devir sonrasında toplam hisseleri %33'e gerilediğini, 27.10.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısına alınan kararlar ile usul ve yasaya aykırı olan yapılan sermaye artışı neticesinde müvekkilinin davalı şirketteki hisse oranı %33'ten, şirket'in diğer ortakları birlikte hareket ederek müvekkilinin hisse oranının %13,2'ye düşürülmesinin sağlandığını, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...K. numaralı ve 29.11.2023 tarihli kararı ile 27.10.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin 3 nolu kararın iptaline karar verildiğini, Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesinin ...K numaralı ve 02.10.2023 tarihli kararı ile "Davaya konu 27/10/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı kararın "şirket ortaklarından...'ın rüçhan hakkının ...tarafından kullanılmasına ve ana sözleşmenin sermaye maddesinin dağılımının tadil edilmesine" dair kısmının yürütmesinin TTK'nın 449/1. maddesi uyarınca geri bırakılmasına" karar verildiğini, bu kararlar sonrasında müvekkilinin hisse oranının tekrar %33' e çıktığını, 2022 Yılına Ait Bağımsız Denetim Raporunun Kabulüne Yönelik 3. Gündem Maddesini Teşkil Eden Genel Kurul Kararının İptalinin gerektiğini, Bağımsız Denetim Raporu'nda ve davalı şirket genel kurulunda imza altına alınan hazirun cetvelinde davalı şirketin esas sermayesinin 75.000.000-TL olduğu belirtildiğini, her ne kadar 27.10.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında ile usul ve yasaya aykırı olarak şirketin sermayesi 75.000.000-TL'ye çıkartılmışsa da işbu 27.10.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırım kararına karşı tarafımızca Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...K. numaralı davası ikame edildiğini, Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin ...E.... K. numaralı ve 29.11.2023 tarihli kararı ile 27.10.2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan sermaye artırımına ilişkin 3 nolu kararın iptaline karar verildiği, bağımsız denetim raporunda şirketin esas sermayesinin hatalı belirtilmesi şirketin mali yapısını doğrudan etkilediğini, Bağımsız Denetim raporunun da usul ve yasaya aykırılık teşkil ettiğini, şirket’in gerçek finansal verilerini yansıtmadığını, 2023 Takvim Yılı Bağımsız Denetim Firmasının Seçimine Yönelik 4. Gündem Maddesini Teşkil Eden Genel Kurul Kararının İptalinin gerektiğini, 2022 yılı Bağımsız Denetim raporu da usul ve yasaya aykırı olarak tanzim edildiğinden 2023 yılı için seçilen bağımsız denetim firmasını kabul etmediklerini, dava konusu 13.03.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3. ve 4. numaralı kararların ve bağlantılı kararların yürütülmesinin tedbiren durdurulmasına karar verilmesini talep etmişlerdir.
Karşı taraf vekili cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin 13.03.2024 tarihli olağanüstü genel kurulunun 3. ve 4. maddeleri davacı dışındaki şirketin tüm hissedarlarının ( ... toplam %67 oranında hissedar) olumlu oyları ile kabul edildiğini, davacı ortağın herhangi bir somut kanıt ortaya koymadan, şirketin kötü yönetildiği, haksız kazanç sağlandığı, sermaye artırımının kötü niyetle yapıldığı gibi vs. mesnetsiz isnatlara dayalı olarak sürekli ihtiyati tedbir talepli davalar ikame etmekte olduğunu, 13.03.2024 tarihli ortaklar kurulu 3 ve 4 no.lu kararların iptali taleplerinin haksız olduğunu belirtmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, 16/07/2024 tarihli ara karar ile; davacı tarafın söz konusu kararların iptali hususunda bir kısım gerekçeler öne sürdüğünü, bu gerekçeler yargılamada toplanacak delil ve tahkikat sonunda sonuca varılarak belirleneceğini, bu aşamada tedbiren ilgili kararların yürütülmesinin durdurulmasının hüküm sonucunu doğuracak etki yaratacağı gerekçesiyle tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Talep eden vekili istinaf dilekçesi ile; dava konusu genel kurul kararlarının usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama kapsamında TTK m. 449 uygulama alanı bulabileceğini, söz konusu genel kurul kararının uygulanması ortaklık ilişkisini ve şirketin ticari faaliyetlerini, müvekkilinin menfaatlarini doğrudan etkileyeceğinden dava konusu 13.03.2024 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısında alınan 3. ve 4. numaralı kararların ve bağlantılı kararların yürütülmesinin tedbiren durdurulması gerektiğini belirtmişlerdir.
Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde, TTK 449 gerekse de TTK 389 vd. maddeleri gereğince ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gereken şartlar oluşmadığını, 2022 yılına ait Bağımsız Denetim raporu KGK’nun gözetim ve denetimi altında belirlenmiş denetim standartlarına uygun olarak çalışan ve yetkilendirilmiş olan Ban-Den Bağımsız Denetim Merkezi Hizmetleri A.Ş. tarafından tanzim edildiğini, 2022 yılına ilişkin raporu tanzim eden bağımsız denetim şirketi de genel kurulda %67 oranında hissedarın onayıyla seçilmiş ve KGK tarafından yetkilendirilmiş Bağımsız Denetim şirketi olduğunu, ilk derece mahkemesi kararının hukuka uygun ve yerinde olduğunu davacı tarafın istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK 449. maddesine göre, genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK 389 vd. maddelerinden yararlanmak gerekir.
HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "
Aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır'' düzenlemesini içermektedir. Kanun hükmü, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu düzenlemiştir.
Davacının ileri sürdüğü iptal sebepleri hususunda ara karar tarihi itibariyle henüz delillerin toplanılmadığı, mevcut delil durumu itibarı ile yaklaşık ispat koşulunun sağlanılmadığı, tedbir kararı verilmemesi ve alınan kararların icra edilmesi halinde davacıların hakkını elde etmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden aşama itibari ile bahsedilmesinin mümkün olmadığı gibi ciddi bir zararın doğacağına dair emare ve delilinde bulunmadığı anlaşılmakla yerel mahkemece istemler hakkında verilen kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu istinaf başvurusunun HMK’nın 353/1-b/1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan ara kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gerekli harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,
3-) Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,
4-) Harç ve karar tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-f hükmü uyarınca kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.
23/09/2024
Başkan ...
¸(e-imzalıdır)
.....
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
.....
Üye ...
¸(e-imzalıdır)
.....
Katip ...
¸(e-imzalıdır)