İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2024/1888 K.2025/91

🏛️ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 📁 E. 2024/1888 📋 K. 2025/91 📅 16.01.2025

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/1888
KARAR NO : 2025/91
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 22.10.2024
NUMARASI : 2022/848 E.
TALEBİN KONUSU : İhtiyati Tebire İtiraz
KARAR TARİHİ : 16.01.2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 16.01.2025
İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.10.2024 tarih 2022/848 Esas sayılı ara kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
TALEP : İhtiyati tedbir isteyen davacı vekili; davalı ...'ın diğer davalı iki şirketin tam hissedarı olduğu dönemde bu iki şirketin yüzde %50 hissesinin müvekkiline devredilmesi konusunda anlaştıklarını, anlaşma kapsamında müvekkili tarafından 21.01.2020-31.05.2021 tarihleri arasında davalı ...'a toplamda 1.970.000,00 Dolar, 231.500,00 Euro ve 5.800.000,00 TL ödeme yapıldığını, davalı ...'ın anlaşma gereği müvekkiline devretmesi gereken davalı şirketlere ait yüzde %50 hisseyi devretmediğini bildirerek dava konusu ... A.Ş. Hisselerinin davalı ... adına kayıtlı bulunan %50 hissesine 3.kişilere devrini engellemek amacıyla ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiş, mahkemece 25.10.2023 tarihli ara karar ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; ... A.Ş'nin %50 hissesi davalı ... adına kayıtlı olması halinde 3.kişilere devrinin önlenmesi yönünde davalı ...'ın %50 hissesi üzerine HMK 389/1 maddesi gereğince ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiştir.
İTİRAZ :İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, ilk derece mahkemesinin 25/10/2023 tarihli ara kararıyla ihtiyati tedbir talebinin kabulüne verilmesine karşın, dosya içersinde bulunan deliller ile bilirkişi raporları ve taraflar arasında görülmekte olan benzer nev'ideki dava dosyalarının akıbetleri kül halinde değerlendirildiğinde ihtiyati tedbir kararının kaldırılması gerektiğini, şirket ticari defter kayıtlarında yapılan bilirkişi incelemesiyle davacının iddialarının mesnetsiz olduğunun sübuta erdiğini, dosya içerisine alınan deliller ve temin edilen bilirkişi raporları, banka kayıtlarının incelenmesi ile ortaya çıkan müvekkilinin haklılığının ve uğradığı ticari itibar kaybı göz önüne alındığında 25/10/2023 tarihli ara kararın kararın teminatsız olarak kaldırılmasına karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:Mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde 25/10/2023 tarihli ara kararı ile davacı tarafın ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile ... A.Ş'nin %50 hissesi davalı ... adına kayıtlı olması halinde 3. Kişilere devrinin önlenmesine karar verildiği, 17/11/2023 tarihli ara karar ile 25/10/2023 tarihli ara kararda belirtilen şirket ünvanının ... A.Ş. olduğuna karar verildiği, 07/12/2023 tarihli ara karar ile davalı tarafın ihtiyati tedbir kararına itirazının reddine karar verildiğini belirterek dosyanın bulunduğu aşama nazara alındığında ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı ihtiyati tedbire itiraz eden davalı ... vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... vekili, davalı şirketler ticari defterleri incelendiğinde, davacı yanın iddia ettiği şekilde esas sermaye payının inançlı temlikine yahut benzeri bir hukuki ilişkiye dayalı hiçbir işlem tesis edilmediğini, 24/03/2020 tarihli "Ortaklar Sözleşmesi"nin tarafının davacı olmadığını, davacı tarafından sunulan 26/09/2024 havale tarihli beyan dilekçesinde ... Şirketi yetkilisi dava dışı ... tarafından 01/04/2019 tarihinde 240.000,00 TL ve 112.312,00 TL'nin davalı ... A.Ş.' nin ...bank A.Ş. hesabına gönderildiği iddia edilmesine karşın, dava dışı 3. Kişilerce yapılan ödemelerin davacı tarafından yapıldığının kabul edilemeyeceğini, açıklama olmaksızın gönderilen havale/EFT'nin borç ödemesi olarak gönderildiğini, gönderici şirketin tacir olduğu ve basiretli olma yükümlülüğü altında olduğunu, açıklama olmaksızın gönderilen paranın başka bir amaç ile gönderildiği iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini,her ne kadar yerel mahkemenin 25/10/2023 tarihli ara kararıyla ihtiyati tedbir kararı verilmiş ise de durum ve koşulların değişmesi, alınan bilirkişi raporları ile davacının iddialarında haksız olduğunun ispatlanması, banka kayıtlarının incelenmesi ile ortaya çıkan davalı müvekkilin haklılığı ve uğradığı ticari itibar kaybı göz önüne alındığında 6100 Sayılı HMK'nun 396. Maddesi uyarınca İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/848 E sayılı dosyada alınan 25/10/2024 tarihli ara kararın kaldırılmasını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür.
GEREKÇE : Talep, ihtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ara kararın istinafı istinafı istemine ilişkindir.
Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır.
Yerel mahkemece yapılan yargılama sırasında verilen ihiyati tedbir kararıyla "... A.Ş'nin %50 hissesi davalı ... adına kayıtlı olması halinde 3. Kişilere devrinin önlenmesiyönünde davalı ...'ın %50 hissesi üzerine HMK 389/1 maddesi gereğince İhtiyati Tedbir Konulmasına karar verilmiş; yargılama aşamasında yapılan bilirkişi incelemesiyle davacının iddialarının kanıtlanamadığının anlaşıldığı gerekçesiyle HMK'nun 396. Maddesi uyarınca değişen koşullar nazara alınarak yerel mahkemece verilen verilen 25/10/2023 tarihli ara kararın kaldırılmasına karar verilmesinin davalı vekilince talep edildiği anlaşılmıştır.
HMK'nın 394/1. maddesinde karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebileceği belirtilmiş, aynı yasanın 394/4. maddesinde mahkemece ilgililer davet edildikten sonra itiraz hakkında karar verilebileceği, 394/5. maddesinde de itiraz hakkında verilen karara karşı kanun yoluna başvurulabileceği belirtilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 341. maddesinde ilk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü halinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabileceği düzenlenmiştir.
Kanun koyucu ihtiyati tedbire ilişkin kararlara karşı başvurulabilecek kanun yollarını da özenle, açıkça ve ayrıntılı şekilde düzenlemiş olup HMK’nun 391. ve 394. maddelerinde yer alan kanun yollarına ilişkin düzenlemeden de anlaşılacağı üzere, ihtiyati tedbire ilişkin tüm kararlara karşı kanun yolu açık değildir. Kanun koyucu bu yöndeki iradesini hem kanun yoluna başvurulabilecek tedbir kararlarını açıkça belirterek, hem de bunların dışındaki kararlara karşı kanun yollarına başvurulmasını yasaklayarak düzenlemiştir. HMK’nun 391. maddesinde sadece ihtiyati tedbir isteminin reddine ilişkin kararlara karşı kanun yoluna başvurulabileceği öngörülmüş iken, HMK’nun 394. maddesinde ise sadece taraflar dinlenmeden verilen ihtiyati tedbire itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulacağı düzenlenmiştir. Teminat karşılığı tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına ilişkin 395. maddenin 3. fıkrası ile durum ve koşulların değişmesi sebebiyle tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasına ilişkin 396. maddenin 2. fıkrasında, kanun yollarını düzenleyen HMK’nun 394. maddesinin 5. fıkrasına bilinçli olarak atıf yapılmamıştır. Kanun koyucunun, ihtiyati tedbire ilişkin tüm kararlara karşı kanun yolunu açma gibi bir iradesinin olmadığı HMK’nun 395. ve 396. maddelerinin gerekçesinden de açıkça anlaşılmaktadır. Özellikle HMK’nun 396. maddesine karşılık gelen Hükümet Tasarısının 400. maddesinin gerekçesinde bu husus çok açık ve ayrıntılı şekilde ifade edilmiştir. Gerekçede belirtildiği üzere; ihtiyatî tedbirin değiştirilmesi veya kaldırılmasını düzenleyen bu maddede de, yukarıda belirtilen iki maddedeki ortak yönler dikkate alınarak itiraza ilişkin benzer hükümlere ayrıca atıf yapılmıştır. Ancak, itiraz üzerine verilen kararlara karşı kanun yoluna başvurulması hakkındaki fıkraya atıf yapılmamıştır. Zira, hâl ve şartların değişmesi, hukukî bir değerlendirmeden daha çok, maddî şartlarla yakından ilgili, nispeten sübjektif ve doğrudan mahkemenin takdirine bağlı bir husustur. Ayrıca, aynı yargılama süreci içinde, bir çok kez hâl ve şartlarda değişiklik olması sebebiyle, tedbirde değişiklik yapılması veya kaldırılması, bu yönde talepte bulunulması ya da talebin reddi söz konusu olabilir. Her talepten sonra verilecek karar hakkında kanun yoluna başvurulması, ihtiyatî tedbirler için kanun yoluna başvurulmasında istenen amacı da sağlamayacaktır. Kanun yolunun açılmış olmasının amacı, ihtiyatî tedbirlerle ilgili temel hukukî ve prensip hatalarının önüne geçmektir. Bu sebeple, ihtiyatî tedbirin reddi ve ihtiyatî tedbire itiraz üzerine verilen kararlar için kanun yolu imkânı getirilmiştir. Hâl ve şartlarda değişiklik bakımından o anda kanun yoluna başvurulamaması, daha sonra işin esasıyla ilgili kanun yoluna başvurulması durumunda, bu hususun incelenmeyeceği anlamına da gelmez. Kanun yolu incelemesinde bu husus da değerlendirilerek bir karar verebilme imkânı kapalı değildir.(Yargıtay 11. HD'nin 04/06/2012 tarih ve 2012/6529 E. -2012/9660 K., 30/10/2013 tarih ve 2013/14149 E. - 2013/19141 K. )
Bu durumda, istinafa konu edilen ihtiyati tedbirin kaldırılması kararın istinaf yoluyla incelenmesi HMK'nın 396. maddesi kapsamında istinafı kabil bir karar niteliğinde olmamakla, istinaf kanun yolu başvurusunun reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle,
1-İhtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik mahkeme ara kararının HMK'nın 396. maddesi uyarınca istinafı mümkün olmadığından davacnın istinaf dilekçesinin REDDİNE,
2-İstinaf karar harcının istek halinde istinaf yoluna başvurana iadesine,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 16.01.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.