Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi E.2023/1664 K.2023/1398

🏛️ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/1664 📋 K. 2023/1398 📅 02.10.2023

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...
T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
5. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : ...
KARAR NO : ...
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ...
ÜYE : ...
ÜYE : ...
KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 08/06/2023 (Ara Karar)
NUMARASI : ...
DAVACI : ...
VEKİLİ : Av. ...
DAVALI : ...
VEKİLİ : Av. v
DAVANIN KONUSU : Ticari Şirket (Genel Kurul Kararının İptali İstemli)
TALEP : İhtiyati Tedbir
DAVA TARİHİ : 27/01/2023
KARAR TARİHİ : 02/10/2023
KARAR YAZIM TARİHİ : 09/10/2023
Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/06/2023 tarih, .../ ... Esas sayılı ara kararının istinaf incelemesi neticesinde;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesi ile; davalı şirketin 27/10/2022 tarihli olağanüstü genel kurul toplantısı ile usul ve yasaya aykırı gerçekleştirilen sermaye artışı sonrası %33 olan hisse oranının %13,2'ye düşürüldüğünü, genel kurulda sermaye artırımına ilişkin gündem görüşmelerinde, şirketin mali durumu ve sermaye artırımı ihtiyacı konusunda bilgi alma ve inceleme haklarının kullandırılmadığını, özel denetim taleplerinin reddedildiğini, bu sebeple müvekkilinin sermaye artırımının iç kaynaklardan mı yahut dış kaynaklardan mı gerçekleştirildiğine dair bilgi edinemediğini, sermaye artırımına yönelik SMMM raporunun genel kurulda hazır edilmediğini, müvekkilinin rüçhan hakkı kullanımının yasaya aykırı olarak engellendiğini, bu yönde bildirim yapılmadığını, davalı şirketin sermaye artırımına ihtiyacı bulunmadığını, sermaye artırımı işleminin dürüstlük kuralına aykırı olarak müvekkilinin ortaklık payını azaltma gayesini taşıdığını, 05/03/2021 tarihli genel kurul toplantısında bir kısım ortakların sahte imzası ile kararlar alındığını, bu genel kurula yönelikte dava açtıklarını, davaya konu genel kurulun 2 nolu gündem maddesi ile şirket müdürlüğüne atanan ortağın şirketin birçok faaliyetini gayri resmi tuttuğunu ileri sürerek davalı şirketin 27/10/2022 tarihli Olağanüstü Genel Kurul Toplantısında alınan tüm aleyhe kararların iptaline, öncelikle yargılama sonuçlanıncaya kadar genel kurul kararlarının ve buna bağlı kararların icrasının tedbiren geri bırakılmasına ve şirkete ait tüm taşınır, taşınmaz ve malvarlığına üçüncü şahıslara devri engeller mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına, şirket müdürünün yetkilerinin kısıtlanmasına ilişkin tedbir kararı verilmesini talep ve dava etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ:
Mahkemece, dosya kapsamı itibariyle davacı tarafından davasında haklı olduğunu yaklaşık ispat kuralı uyarınca ispatlayacak belgeler sunulmadığı, ihtiyati tedbir kararı verilmesi için gerekli yaklaşık ispat koşullarının bu aşamada oluşmadığı kanaatine varılarak, sermaye arttırılmasına dair davalı şirketin 27/10/2022 tarihli genel alınan kararların icrasının tedbiren geri bırakılması, şirkete ait tüm taşınır, taşınmaz ve malvarlığına üçüncü şahıslara devri engeller mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına, şirket müdürünün yetkilerinin kısıtlanmasına ilişkin davacı vekilinin ihtiyati tedbir talebinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekilinin istinaf başvurusu üzerine Dairemizin 07/04/2023 tarih, .../ ... Esas .../ ... Karar sayılı ilamı ile 6102 sayılı TTK'nın 449. maddesi uyarınca dava konusu olup iptali istenen genel kurul kararları doğrultusunda davalı şirketin yönetim kurulu üyelerinin görüşleri alındıktan sonra tedbir talebinin değerlendirilmesi gerektiği gerekçesi ile yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir.
Kaldırma kararı sonrası mahkemece davalı şirket müdürü ... ... tedbir talebine yönelik görüşü sonrası yaklaşık ispat koşulunun gerçekleşmemesi sebebiyle talebe konu tedbir taleplerinin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, davacı vekili istinaf yoluna başvurmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesi ile; dava dilekçesindeki beyan ve olguları tekrarla 27/10/2022 tarihli olağanüstü genel kurul sırasında sermaye artırımına ihtiyaç olup olmadığına, fizibilite çalışmasının yapılıp yapılmadığına dair hiçbir bilgi ve belge paylaşılmadığını, sermaye arttırımının gerekliliğine dair raporun kanun gereği olmasına rağmen hazırlanmadığını, müvekkilinin rüçhan hakkının kullanımına imkan sağlanmadığını, rüçhan hakkının kullanımına ilişkin bildirimin dahi yapılmadığını ileri sürerek tedbir için gereken yaklaşık ispatın sağladığından yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili istinaf karşı cevap dilekçesi ile; müvekkili şirketin en iyi şekilde yönetildiğini, davacı iddialarının soyut olduğunu ileri sürerek hukuka uygun yerel mahkeme kararına yönelik istinaf başvurusunun reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:
Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine yönelik olup talep, genel kurul kararlarının icrasının geri bırakılması, şirket mal varlığı üzerine tedbir konulması ve müdür yetkisinin kısıtlanmasına yönelik tedbir kararı verilmesine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle tedbir talebinin reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
TTK 449. maddesine göre, genel kurul kararlarının iptali ve butlanı davası açıldığı taktirde mahkeme, yönetim kurulu üyelerinin görüşünü aldıktan sonra dava konusu kararların yürütmesinin geri bırakılmasına karar verebilir. Mahkemenin bu konudaki takdir hakkının nasıl kullanacağı konusunda, tamamlayıcı hukuk kuralı olarak HMK 389 vd. maddelerinden yararlanmak gerekir.
HMK'nın 389. maddesi uyarınca, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir. "
Aynı yasanın 390/3 maddesi, ''Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkca belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır.'' düzenlemesini içermektedir. Kanun hükmü, tedbir talep edenin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorunda olduğunu düzenlemiştir.
Somut olayda; davalı şirketin 27/10/2022 tarihli olağanüstü genel kurulun (3) nolu maddesi 30.000.000,00 TL olan şirket sermayesinin nakdi ve şirket ortaklarının şirketten olan alacakları karşılığı 75.000,000,00 TL'ye artırılmasına, davacı rüçhan hakkının ... ... tarafından kullanılmasına, (2) nolu maddesi ise şirket müdürlüğüne süresiz olarak ... ... seçilmesine ilişkin olup söz konusu kararların toplantıya katılan davacı dışındaki ortakların olumlu oyları ile alındığı anlaşılmaktadır.
Bu kapsamda, dosya kapsamı deliller itibariyle dava, şirket genel kurul kararlarının iptali istemine yönelik olup şirket mal varlığı uyuşmazlık konusu değildir. Bu sebeple, şirkete ait tüm taşınır, taşınmaz ve malvarlığına üçüncü şahıslara devri engeller mahiyette ihtiyati tedbir konulmasına yönelik istemin yerinde olmadığı değerlendirilmiştir.
Öte yandan, davaya konu genel kurul kararlarından rüçhan hakkının kullanılmasına yönelik karar dışındaki kararların yürütmesinin geri bırakılması ve müdür yetkisinin kısıtlanmasına yönelik tedbir istemleri yönünden gereken yaklaşık ispat koşulunun sağlanmaması sebebiyle bu yöndeki tedbir isteminin reddinin de doğru olduğu anlaşılmıştır.
Ancak genel kurul tarihi itibariyle alınmış sermaye artırımı kararı bulunmadığı halde davacının rüçhan hakkının genel kurul öncesi verilen süre gereği sonlandırılmasına yönelik alınan genel kurul kararı yönünden yaklaşık ispatın gerçekleştiği anlaşılmakla yerel mahkeme kararının kaldırılması gerekmiştir.
Açıklanan bu nedenlerle davacı istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, talep hakkında yeniden yargılama yapılması gerekmediğinden dairemizce HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun yukarıda açıklanan nedenlerle KABULÜNE,
2-Bursa 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 08/06/2023 tarih, 2023/112 Esas sayılı ara kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereği KALDIRILMASINA, tedbir talebi hakkında yeniden karar kurulmasına;
Buna göre;
a-Davaya konu 27/10/2022 tarihli genel kurul toplantısında alınan 3 numaralı kararın "şirket ortaklarından ... ... rüçhan hakkının ... ... tarafından kullanılmasına ve ana sözleşmenin sermaye maddesinin dağılımının tadil edilmesine" dair kısmının yürütmesinin TTK'nın 449/1. maddesi uyarınca GERİ BIRAKILMASINA, sair tedbir taleplerinin reddine
b-Karar gereği işlemlerin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine
c-Tedbir talebi dava içinde olduğundan vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince esas hükümle birlikte değerlendirilmesine,
3-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masrafları
a-Davacı tarafından yatırılan istinaf yoluna başvurma harcının hazineye irat kaydına, istinaf karar harcının talebi halinde davacıya iadesine,
b-Yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,
c-HMK'nın 333. maddesi uyarınca hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avanstan kullanılmayan kısmının, yatıran tarafa iadesine,
d-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,
HMK. 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Üye
...
e-imzalı
...
Katip
...
e-imzalı