İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi E.2024/670 K.2024/608
T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
20. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2024/670
KARAR NO : 2024/608
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ARA KARAR TARİHİ : 13/02/2024
NUMARASI : 2023/142 Esas (derdest)
ARA KARAR TARİHİ : 13/02/2024
TALEP : İhtiyati Tedbirin Kaldırılması
TALEP TARİHİ : 06/02/2024
BAM KARAR TARİHİ : 04/04/2024
KARAR YAZIM TARİHİ : 04/04/2024
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/02/2024 ara karar tarihli ve 2023/142 Esas (derdest) sayılı dosyasının incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
TALEP :
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden davalı vekili itiraz dilekçesinde özetle; davacının ileri sürdüğü iddiaların asılsız doluğunun ortaya çıktığını, Çeşme CBS 2022/3541 Soruşturma sayılı dosyasındaki şikayetin müvekkili lehine ve kovuşturmaya yer olmadığına şeklinde sonuçlandığını, bu davanın davacı tarafından kötü niyetli olarak açıldığının ortaya çıkması karşısında mahkemece verilen İİK 72/3.maddesi uyarınca verilen tedbir kararının hukuki dayanağının bulunmadığını, tedbir kararı nedeniyle müvekkilinin zarar gördüğünü ve alacağına kavuşamadığını, davaya konu senetteki para biriminin GBT olup icra dairesince yapılan ihale sonucunda davacı tarafın satılan taşınmazının parasının TL karşılığının icra veznesinde tutulduğunu, Türk Lirasının değer kaybetmesi karşısında İngiliz Sterlinin her geçen gün değer kazandığını, tedbir tarihinde alınan %15 teminatın 1.150.159,53-TL olduğunu, dilekçe tarihi itibariyle GBT kur karşılığı %15 teminatın 2.026.500,00-TL olması gerektiğini belirterek 27/02/2023 tarihli tedbir kararının kaldırılmasına, mahkeme aksi kanaatte ise teminat karşılığının kur değişiklikleri dikkate alınarak asıl alacağın %15'ini karşılayacak şekilde davacı tarafından tamamlanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİNCE VERİLEN ARA KARAR:
Mahkemece; ...dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda; iddia ve savunmanın değerlendirilmesinin yargılamaya muhtaç olmakla birlikte ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasının davacının mühim zararlarına yol açabileceği, nakdi teminatın yatırılmış olduğu, ihtiyati tedbire ilişkin şartların oluştuğu, gelinen aşama itibariyle ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını gerektirir koşulların bulunmadığı, ayrıca ihtiyati tedbir kararında takdir edilen teminatın da yerinde olduğu... gerekçesiyle davalı vekilinin ihtiyati tedbir kararının kaldırılması ve teminatın artırılması isteminin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı, ihtiyati tedbir kararına itiraz eden (davalı) vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İSTİNAF NEDENLERİ:
İhtiyati tedbir kararına itiraz eden (davalı) vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı taraflarca 350.000 GBP alacağın teminatı olarak %15 oranında 10.03.2023 tarihinde 1.150.159,53 TL teminatın yatırıldığını, bugün itibari ile dava konusu alacağın yüzde on beşi olan 52.500 GBP'nin Türk Lirası karşılığı 52.500 X 39,55 2.076.375,00 TL olduğunu, davacı tarafça 10.03.2023 tarihinde yatırılan teminat bedelinde GBP Merkez Bankası efektif satış kur oranı 22,76 iken bugün 26.02.2024 tarihi itibari ile 39,55 TL olduğunu, davacı tarafça 10.03.2023 tarihinde yatırılan 350.000 GBP asıl alacağın %15 oranında 1.150.159,53 TL teminat bedeli bugün asıl alacak bedelinin %15'ini dahi karşılamamakta olup asıl alacak bedelinin yaklaşık %8,5 kadar olduğunu, İİK 72/3 maddesinde açıkça tedbir kararına esas olacak teminatın asıl alacağın en az %15'i oranında olması gerektiğinin ifade edildiğini, mahkemeye tedbire konu olarak yatırılan teminat bedeli bugün itibari ile kanunen belirlenen %15 oranında asgari tutarının dahi altında olduğunu, bu durum mutlak suretle hukuka aykırı olduğunu, bu sebeple mahkemece yabancı parada ki yukarı dalgalanma dikkate alınarak teminat olarak alınan teminat bedeli ve oranın yükseltilerek teminatın en az kanuni standartlara uygunluğunun davacı tarafından tamamlatılmasına karar verilmesinin gerektiğini, aksi durum hakkaniyete aykırı olacak olup, müvekkilinin mağdur edilmekte davacı taraflar lehine haksız avantaj sağlanıp, kanunun lafzine aykırı davranılmış olunacağını, davaya konu Çeşme İcra Müdürlüğünün 2022/542 E. sayılı dosyasında davacı ...'un bir adet taşınmazı icra yoluyla satılmış borcun bir kısmına ilişkin yapılan tahsilat mahkemece verilen tedbir kararı neticesinde davalı tarafa icra dairesince ödenmediğini, mahkemece 27.02.2023 tarihli tedbir kararı verilirken "...davacı tarafın iddiaları dikkate alınarak ve İİK 72/3 maddesi uyarınca " tedbir kararının verildiğini, mahkeme dosyasında bulunan evraklardan görüleceği üzere davacı tarafın iş bu davada ileri sürdüğü iddialarının tamamının asılsız olduğunun ortaya çıktığını, davacılar tarafından dava konusu senedin zorla, baskı altında, iradeleri dışında müvekkili tarafından alındığı iddiası ile Çeşme Cumhuriyet Başsavcılığının 2022/3541 Soruşturma numaralı dosyasında yapılan şikayet hakkında müvekkilinin lehine kovuşturmaya yer olmadığına karar verildiğini, bu karar kesinleşerek müvekkili hakkında yapılan suçlamaların asılsız olduğu ortaya konduğunu, bu sebeple davacı taraflarca açılan bu kötü niyetli dava sonucunda mahkemece İİK 72/3 maddesi uyarınca verilen tedbir kararının hukuki dayanağı bulunmamakta olup kaldırılmasının gerektiğini, zira verilen bu karar sonucunda müvekkilinin zarar görmekte davacı taraflar kötü niyetli olmasına rağmen müvekkilinin alacağına kavuşamadığını, davaya konu senette müvekkilinin alacağı GBP olup, icra dairesince yapılan ihale sonucunda davacı tarafın satılan taşınmazının parası TL karşılığı icra dairesinde tutulduğunu, Türk Lirası her geçen gün değer kaybetmekte iken GBP'nin değer kazandığını, mahkemece tüm bu hususlar ve dosyanın geldiği aşama gözetilerek kötü niyetli davacılar lehine verilen ihtiyati tedbir kararının talepleri doğrultusunda öncelikle kaldırılması aksi halde kanuni olarak belirlenen %15 oranında asgari tutarda teminata tamamlatılmasına karar verilmesi gerekirken bu taleplerinin reddine karar verilmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kararın kaldırılması gerektiğini belirterek istinaf isteminde bulunmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Talep, ihtiyati tedbirin kaldırılması ve teminatın arttırılması istemine ilişkindir.
Mahkemece ihtiyati tedbirin kaldırılması ve teminatın artırılması isteminin reddine karar verilmiş; karar, ihtiyati tedbir kararına itiraz eden (davalı) vekili tarafından istinaf edilmiştir.
İstinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf dilekçesinde belirtilen nedenler ve kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususlarıyla sınırlı olarak yapılmıştır.
28/07/2020 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 7251 sayılı yasanın 34. maddesi ile değişik 6100 sayılı HMK'nun 341/1.maddesinde "(1) İlk derece mahkemelerinin aşağıdaki kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulabilir:
a) Nihai kararlar.
b) İhtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin reddi kararları, karşı tarafın yüzüne karşı verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararları, karşı tarafın yokluğunda verilen ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz kararlarına karşı yapılan itiraz üzerine verilen kararlar." hükmüne yer verilmiştir.
Aynı Yasanın 346/1. maddesi gereğince “İstinaf dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme istinaf dilekçesinin reddine karar verir ve ret kararını kendiliğinden ilgiliye tebliğ eder. Bu ret kararına karşı tebliği tarihinden itibaren bir hafta içinde istinaf kanun yoluna başvurulabilir. (HMK 346/2 fıkrası)
Somut olayda; davalı vekilinin istinaf isteminin tedbir kararındaki teminata ve Dairemizin ilamı ile kesinleşen ihtiyati tedbirin reddi ara kararının kaldırılmasına yönelik olduğu, ancak ortada 6100 sayılı HMK' nın 341/1 maddesi anlamında istinafı kabil bir karar bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf talep eden/davalı vekilinin istinaf başvurusunun usulden reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-İstinaf kanun yoluna başvuran (davalı) vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 346/1 ve 352/1-b maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,
2-İstinaf eden (davalı) tarafından yatırılan istinaf karar harcının ve istinaf başvuru harcının mahkemesince istek halinde istinaf edene iadesine,
3-İstinaf kanun yoluna başvuru için yaptığı masrafların, istinaf eden taraf üzerinde bırakılmasına,
4-İstinaf eden tarafın istinaf gider avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
5-Kararın 6100 sayılı HMK'nın 359-(4) maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından taraflara tebliğine,
6-Dosyanın mahkemesine iadesine,
İlişkin; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda HMK 362/1-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere 04/04/2024 tarihinde oy birliği ile karar verildi.