Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi E.2025/308 K.2025/489

🏛️ Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/308 📋 K. 2025/489 📅 22.05.2025

T.C.
ANTALYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
DÖRDÜNCÜ HUKUK DAİRESİ İSTİNAF KARARI
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:ANTALYA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:25/02/2025
DAVA:Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)
KARAR TARİHİ:22/05/2025
KARAR YAZIM TARİHİ:22/05/2025
Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakameleri Kanunu'nun 353/1-a maddesi uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkilinin murisi olan ...'nın sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsiklet ile ... isimli kişinin sevk ve yönetimindeki ... plakalı aracın .... tarihinde Antalya ili ...ilçesi ... mahallesi ... Caddesinde çarpışması sonucu ...'nın vefat ettiğini, ... plakalı aracın ... poliçe numarası ile zorunlu mali mesuliyet sigortasının ... Sigorta A.Ş tarafından yapıldığını, ... Sigorta A.Ş nin davalı ... Sigorta A.Ş nezdinde birleşmesi sebebiyle davalı olarak husumetin ... Sigorta A.Ş ye yöneltildiğini, davalı ... Sigorta A.Ş'ye başvuru yapıldığını, ödeme yapılmayınca Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasında destekten yoksun kalma tazminatı talepli dava açıldığını, davanın kabul edildiğini, itirazlar neticesinde dosyanın istinaf edildiğini, Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesinin ... esas sayılı dosyasında verilen karar ile ortadan kaldırıldığını, arabuluculuk yoluna başvurulduğunu, anlaşamama ile sonuçlandığını, işbu nedenlerle müvekkili ...'nın murisi ...'nın yukarıda belirttiğimiz trafik kazası sonucu vefatı sebebiyle, belirsiz alacak davası olması sebebiyle şimdilik 10.000,00-TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesine karar verilmesini, istemiştir.
CEVAP:
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: Müvekkili şirkete karşı yöneltilen işbu davanın haksız ve mesnetsiz olarak açıldığını, müvekkili şirketin merkezi Şişli/İstanbul olduğundan yetki itirazlarının olduğunu, husumet itirazlarının olduğunu, dava konusu kazanın 03/02/2014 tarihinde gerçekleştiğini, işbu nedenle 2 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, davacının eşi ve çocukları için davadan önce 14/09/2006 tarihinde ödeme yapıldığını, davaya konu kazaya ilişkin ilk olarak Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, davanın kabul görülmesine rağmen ödeme yapılmadığını, işbu nedenle huzurdaki davanın açıldığını, davanın ... plakalı araç sürücüsü ...'ya ihbarını, Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasının kararının kesin hüküm olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
KARARININ ÖZETİ :
Mahkemece; "dava konusu ve tarafları aynı olan Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı kesinleşen mahkeme ilamında uyuşmazlığın esası hakkında karar verildiği, davacı vekilince aynı olay sebebiyle ve tarafları aynı olan işbu davanın açıldığı, eldeki dava açısından, Kumluca 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ... esas ... karar sayılı ilamın kesin hüküm teşkil ettiği hususu dikkate alınarak, HMK'nun 114/1-i maddesi uyarınca kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar vermek gerekmiştir." şeklinde karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesinin kararının davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine;
Mahkemece 07/04/2025 tarihli istinaf değerlendirme kararında ;"Mahkememizin ... esas, ... karar sayılı 25/02/2025 tarihli kararı davacı vekili tarafından 03/04/2025 tarihinde istinaf edildiği, dava değerinin 10.000.-TL olduğu, 2025 yılı için belirlenen istinaf para sınırı olan 40,660.-TL'nin altında kaldığı, kararın miktar itibariyle kesin olduğu, ayrıca davacı vekiline gerekçeli kararın 18/03/2025 tebliğ edildiği, iki haftalık istinaf süresinin 02/04/2025 günü mesai bitiminde dolduğu anlaşıldığından, davacı vekilinin istinaf talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir.
İSTİNAF NEDENLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece kararın kesin olarak verilmesinin doğru olmadığını, belirsiz alacak davası açıldığını, mahkemece bilirkişi incelemesi yapıldıktan sonra zarar miktarının belirleneceğini, bu itibarla mahkeme kararını 03/04/2025 tarihinde istinaf etiklerini, mahkemece istinaf taleplerinin kararın kesin olarak verilmesi sebebiyle 07.04.2025 tarihli ek karar ile reddedildiğini, bu red kararını istinaf ettiklerini, ayrıca mahkemece asıl kararın istinafına ilişkin dilekçenin yasal süresi içinde verilmediği belirtilmiş ise de; zaten karar kesin nitelikte olmadığından mahkemenin bu gerekçesinin de yerinde olmadığını, ilk derece mahkemesinin istinafın reddine ilişkin ek kararının kaldırılarak esas yönünden istinaf taleplerinin incelenmesi gerektiğini ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
G E R E K Ç E
Duruşma açılmasını gerektiren sebep bulunmadığından HMK'nın 353. ve 355. maddeleri gereğince inceleme ve müzakereler kamu düzeni ve istinaf nedenleriyle sınırlı biçimde dosya üzerinden yürütülmüştür.
Dava, trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür.
Mahkemece yapılan yargılama sonucu davanın kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Mahkemece verilen asıl kararın davacı vekiline usulüne uygun tebliğ edilmesi üzerine davacının istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle HMK'nın 346/1'inci maddesine göre 07/04/2025 tarihli ek kararla istinaf talebinin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili, mahkemece kesin nitelikte verilen asıl kararın yerinde olmadığını bu nedenle istinaf başvurusunun süresinde yapılmadığından bahsedilemeyeceğinden söz ederek ek kararın kaldırılmasını ve esas istinaf istemlerinin incelenmesini talep etmiştir.
İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır (HMK 345/1). Resmî tatil günleri, süreye dâhildir. Sürenin son gününün resmî tatil gününe rastlaması hâlinde, süre tatili takip eden ilk iş günü çalışma saati sonunda biter. (HMK 93/1)
Bu itibarla; yerel mahkemenin 25.02.2025 tarihli gerekçeli kararının davacı vekiline 18/03/2025 tarihinde tebliğ edildiği, istinaf başvurusunun son gününün 01/04/2025 tarihi olduğu, bu tarihin ramazan bayramının 3. gününe denk geldiği, bu nedenle istinaf süresinin 02/04/2025 günü saat 00:00'a kadar yapılabileceği, ancak davacı vekili tarafından istinaf dilekçesinin 03/04/2025 tarihinde saat 14:41 itibariyle uyap üzerinden gönderildiği, yine istinaf harçlarının da 03/04/2025 tarihinde saat 14:42 itibariyle yatırıldığı anlaşılmaktadır.
Bu itibarla; davacı vekilince HMK'nın 93/1 ve 345/1 maddeleri dikkate alındığında başvuru süresinde yapılmamıştır. Yerel mahkemece istinaf başvurusunun yasal süresi içerisinde yapılmadığına ilişkin verilen ek kararda bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Hal böyle olunca, 6100 Sayılı HMK’nın 355.maddesi kapsamında yapılan inceleme neticesinde istinaf talebinin yerinde olmadığının anlaşılmasına göre davacının istinaf itirazlarının HMK’nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcının peşin alınan 427,60 TL'nin mahsubu ile bakiye 187,80 TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına,
4-Davacı tarafından yapılan istinaf giderlerinin üzerinde bırakılmasına,
5-HMK'nın 359/4. maddesi gereğince, temyizi kabil kararın dairemiz yazı işleri mmüdürlüğü tarafından resen tebliğe çıkarılmasına,
Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 362/1-a maddesi gereğince Temyiz yolu açık olmak üzere 22.05.2025 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
...