İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi E.2025/253 K.2025/1346
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2025/253
KARAR NO : 2025/1346
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 05/12/2024
NUMARASI : 2024/691 Esas - 2024/723 Karar
DAVA: Ticaret Sicil Memurunun Kararına İtiraz
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/10/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı sicil müdürlüğü vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkilinin İstanbul Anadolu 6 ATM'nin 2017/1020 esas sayılı dosyasında görülen ortaklıktan çıkma davasının sonuçlandığını müvekkili ...'in ... Mamüller İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limted Şirketi ortaklığından çıkması hususunda karar verildiğini kararın kesinleşmesi üzerine ortaklıktan çıkma kararının tescil ve ilanı için müvekkili tarafından İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne başvurduğunu, ancak davalı müdürlüğün, müvekkilinin başvuru konusunda yetkili kişi olmadığı gerekçesi ile tescil talebinin reddedildiğini, müvekkilinin talebinin reddedilmesi üzerine ... Mamüller İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limted Şirketi yetkilisine belirtilen konuda sicile başvuruda bulunması için ulaşmaya çalıştığını, ancak sonuç alamadığını, şirketin uzun süredir gayri faal bir şirket olduğunu, ticari hayatına fiilen son verdiğini aktif bir ticari merkezi, işletmesi bulunmadığını, bu nedenle bu durumu belirtir ve gerekçeleri ile açıklayarak Ticaret Sicil Müdürlüğüne tekrar başvuruda bulunduklarını, dava açılış tarihi itibarı ile başvurularına sicil müdürlüğü tarafından cevap verilmediğini, geçen süre dikkate alındığında talebin zımmen reddedildiğinin kabul edilmesi gerektiğini beyan ederek davalı ... Sicil Müdürlüğünün cevap vermemek suretiyle reddedilmiş sayılması gereken kararına itirazlarının kabulü ile kesinleşen İstanbul Anadolu 6 ATM'nin 2017/1020 Esas, 2019/1038 karar sayılı ilam uyarınca ... Mamüller İnşaat Taahhüt Sanayi ve Ticaret Limited Şirketi ortaklığından çıkma kararının tescil ve ilanının yapılmasına karar verilerek yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasını talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde özetle, Öncelikle usule yönelik itirazlarında, davaya konu tescili geri çevrilen başvuruya ilişkin olarak Ticaret Sicil Yönetmeliği m.35 gereğince ve bu hükümde belirtildiği şekilde bir red kararı yazılmadığını, müvekkili müdürlüğünün dava konusu tescil işlemi iadesinin hukuka uygun olduğunu, bu nedenle davanın usulden reddi gerektiğini, esasa ilişkin beyanlarında ise müvekkili müdürlüğün 6102 sayılı TTK m.32 ve Ticaret Sicil Yönetmeliği m.34 hükmü çerçevesinde işlem yaptığını, müvekkili müdürlük tarafından davacı tarafından bildirilen mahkeme kararının gereğinin şirket tarafından alınacak ortaklar kurulu kararı ile yerine getirilmesinin ihtar olunduğunu, ortaklıktan çıkma kararının tespit kararı olduğunu, mahkemenin ayrıca çıkarılma kararının tesciline hükmetmediği gibi çıkan ortağın payına ilişkin de hüküm kurmadığından hem çıkma kararının tescili hem de çıkan ortağın payının ne şekilde tasarruf edileceğine ilişkin olarak tespit kararına binaen şirketin karar almasının zorunlu olduğunun belirtildiğini, ihtar gereğince dava dışı şirketin kendisine verilen mühlet içinde karar alarak tescil ettirmediği ve müvekkilinin de resen tesciline mahkeme kararında hükmedilmeyen hususlarda resen tescil yetkisi bulunmadığı gibi çıkan ortağın payına ilişkin olarak da şirket yerine geçerek karar alma yetkisinin bulunmadığını, söz konusu oraklıktan çıkarılmaya ilişkin davanın yalnızca davanın tarafları arasında ve onlar bakımından sonuç doğurduğunu, bu nedenle şirketin dava neticesine uyarınca karar alması gerektiğini, müvekkilinin taraf olmasa dahi alınan kararın açıkça tesciline de hükmedebildiğini bu durumda açıkça tescile hükmedilmesi halinde veya bu konuda mahkemenin tescile ilişkin müdürlüğe açık talimat vermesi halinde müvekkilinin tescil işlemini gerçekleştirdiğini, ancak mahkeme kararında bu konuda bir hüküm kurulmadığını, bu nedenle müvekkilinin iade işleminin hukuka uygun olduğunu, huzurdaki davada davacının ortaklıktan çıkması kararının tescil ve ilanı ile birlikte davacının payının akıbeti yani davacının payının şirkette mi kalacağı hususunda karar verilmesi gerektiğini, bunlarla ilgili mahkeme karar vermesi halinde müvekkilinin karara uyacağını beyan ederek müvekkilinin huzurdaki davanın açılmasına sebep olmayan müvekkili müdürlüğün yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmamasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece " Davacının davasının KABULÜ ile, davalı ... Sicil Müdürlüğü'ne yapılan 12.09.2024 tarihli başvurunun zımnen reddine ilişkin kararın kaldırılmasına, davacının 12.09.2024 tarihli yazılı başvuru dilekçesiyle ilgili olarak Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36.maddesine uygun şekilde ve eksiksiz olarak tüm işlemlerinin davalı ... Sicil Müdürlüğü'nce yerine getirilmesine, " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı sicil müdürlüğü vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili müdürlük tarafından huzurdaki davanın açılmasına neden olan iade işlemi hukuka uygun olmakla birlikte; ilk derece mahkemesi tarafından davacının ortaklıktan çıkmaya ilişkin İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi kararının tescili ile bu durumda, Türk Ticaret Kanunu M. 612/2'de düzenlenmiş bulunan, "şirket sözleşmesinde öngörülen veya mahkeme kararıyla hükme bağlanmış bulunan bir şirketten çıkma ya da çıkarma dolayısıyla, esas sermaye paylarının iktisabı hâlinde, birinci fıkradaki üst sınır yüzde yirmi olarak uygulanır." hükmü de göz önüne alınarak davacının payının akibeti hakkında yani dava konusu şirket adına söz konusu payın tescil edileceğine dair karar verilmemesinin hukuka ve mevzuata aykırı olduğunu, bu yönde karar verilip, müvekkili müdürlüğün işlem tesis edebilmesi söylense dahi yargılama giderleri ve vekâlet ücretine hükmedilemeyeceği, istinaf taleplerinin kabulü ile İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.12.2024 tarih ve2024/691 E 2024/723 K sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde kaldırılmasını ve davacının ortaklıktan ayrılmaya ilişkin kararın tescili ile davacının payının akıbeti hakkında karar verilmesi halinde işlem yapılabileceği ve bu hususta hüküm kurulmasını talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE :Dava, limited şirket ortaklığından çıkarılma kararının ticaret siciline tescil ve ilanı davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kabulü ile; davalı ... Sicil Müdürlüğünün zımnen red kararının kaldırılarak davacının 12/09/2024 tarihli dilekçesi ilgili olarak Ticaret Sicil Yönetmeliği'nin 36. Maddesine uygun şekilde yerine getirilmesine karar verilmiş, bu karara karşı davalı sicil müdürlüğü vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.6102 sayılı TTK 'nın 33. Maddesi:" (1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır.TTK 31. Maddesi :"1) Tescil edilmiş hususlarda meydana gelen her türlü değişiklik de tescil olunur.(2) Tescilin dayandığı olgu veya işlemler tamamen veya kısmen sona erer ya da ortadan kalkarsa sicildeki kayıt da kısmen yahut tamamen silinir." hükümleri düzenlenmiştir.Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 26. Maddesinde Mahkemenin veya resmi kurumun bir olgunun resen tesciline ilişkin karanını alan müdürlük bu kararı resen tescil edeceği, mahkeme veya resmi bir kurum, verdiği hüküm veya kararda tescil edilecek olgu ile ilgili olarak müdürlüğü resen tescil ile sorumlu tutmadığı hallerde tescil istemi başvuruya yetkili kişilerin başvurusu üzerine yapılır. Tescil yükümlülüğünün süresi içinde yerine getirilmemesi halinde, müdürlük 36. madde gereğince işlem tesis eder.İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/11/2019 tarih ve 2017/1020 Esas 2019/1038 Karar sayılı "davacının şirket ortaklığından çıkarılmasına, 1000-TL çıkma payı alacağının davalı şirket tarafından ödenmesine ve kararın kesinleşmesi halinde keyfiyetin İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğüne bildirilmesine" ilişkin kararı 01/07/2020 tarihinde taraflarca istinaf edilmemesi üzerine kesinleştiği ve anlaşılmaktadır. Koşulları var ise Ticaret Sicili kesinleşen mahkeme kararına göre işlem yapmakla yükümlüdür.Ortaklıktan çıkarılan davacı ortağın payının kime intikal edeceği hususunda ticaret sicil müdürlüğü payların kime devredileceği hususunda bir açıklık olmadığından kesinleşmiş kararı ticaret siciline tescil etmediği, dava dışı şirketi tescile davet ettiği anlaşılmaktadır.Ortaklıktan çıkarmaya ilişkin mahkeme kararları sicile tescil edilmiş hususun değiştirilmesine ilişkin olup TTK 31. Maddesi uyarınca tescile tabii kararlardan dır.Davalı ... Sicil Müdürlüğü ilk derece mahkemesince ortaklıktan çıkarılan davacı ortağın payının kime intikal edeceği bu hususunun da açıklığı kavuşturacak şekilde karar verilmesi gerektiğini ileri sürmekte ise de tescile konu kesinleşmiş mahkeme kararında ayrılan ortağın paylarını akibeti hakkında herhangi bir karar verilmediği gibi ayrılan ortağın payı hakkında karar verme yetkisi de TTK 612/2 maddesi uyarınca şirket genel kurulunun yetkisindedir. (Y11.H.D 'nin 08/06/2020 tarih ve E: 2019/4301 - K: 2020/2660). Bu hale göre mahkemece ayrılan ortağın paylarının akibeti hakkında gerekçede değerlendirme yapılamayacağı yönündeki tespiti yerindeder.Ancak somut olayda davacının dava dilekçesinde ortaklıktan çıkarmaya ilişkin kararın tescil ve ilanınını talep ettği ve bu talep hakkında karar verilmesi gerektiği gözetilmeden infazda tereddüt oluşturacak şekilde dava konusu edilmeyen dilekçedeki, (ayrılan ortağın paylarının şirkete devri gibi) talepleri de kapsayacak şekilde sicil müdürlüğünün işlem yapmasına karar verilmesi doğru bulunmamıştır.Karar başlığında davalı olarak Ticaret Odasının yazılması mahallinde her zaman düzeltilebilecek bir hata olması nedeniyle kaldırma konusu yapılmamış eleştirilmekle yetinilmiştir.Açıklanan nedenlerle HMK 'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile; ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, ancak HMK'nın 353/1-b-2. maddesi gereğince yeniden yargılama yapılmasına gerek olmadığından, ortaklıktan çıkarmaya ilişkin kesinleşen mahkeme kararın İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce tescil ve ilanına karar verilmiştir.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davalı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; İstinafa konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK 353(1)b-2 uyarınca KALDIRILMASINA;1-Davanın kabulü ile; İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/11/2019 tarihli 01/07/2020 tarihinde kesinleşen ve 2017/1020 Esas 2019/1038 Karar sayılı karanının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nce tescil ve ilanına,2-Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığını,3-Yargılama giderlerinin davacı üzerine bırakılmasına,4-Davacı tarafından yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiyesinin yatıran tarafa iadesine,5-İstinaf incelemesi yönünden harç ve yargılama masraflarıa-Davalı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-İstinaf aşamasında sarfedilen 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı ve 257 TL tebligat gideri olmak üzere 1.940,10 TL yargılama giderinini davacıdan tahsilili ile davalıya verilmesine,6-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ YASA YOLU açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi 09/10/2025