İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi E.2025/904 K.2025/1457

🏛️ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 📁 E. 2025/904 📋 K. 2025/1457 📅 17.10.2025

T.C.
İZMİR
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
11. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2025/904
KARAR NO : 2025/1457
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ : İZMİR 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/10/2020
NUMARASI : 2018/713 Esas 2020/489 Karar
DAVANIN KONUSU : Genel Kurul Kararının İptali
DAVA TARİHİ : 19/06/2018
KARAR TARİHİ : 17/10/2025
KARAR YAZIM TARİHİ : 17/10/2025
İzmir 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09/10/2020 tarih 2018/713 Esas 2020/489 Karar sayılı kararı hakkında Dairemizce verilen 07/03/2024 tarih 2021/1263 Esas 2024/491 Karar sayılı kararı Yargıtay, 11. Hukuk Dairesi'nin 25/02/2025 tarih ve 2024/3047 Esas 2025/1257 Karar sayılı ilamı ile kararın bozulması üzerine HMK'nın 356. maddesi uyarınca duruşma açılarak yapılan yargılama sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
DAVA : Davacılar vekili, davalı şirketin olağan genel kurul toplantısının ve karar almanın usulüne aykırı olduğunu, genel kurul öncesinde ilgili belgelerin incelenmesine imkan tanınmadığını, davacıların alınan kararlara karşı olumsuz oy kullanarak muhalefetlerini tutanağa geçirdiklerini, genel kurul toplantısında merkez değişikliğine karar verildiğini, faaliyet raporları ile bilanço ve gelir giderler üzerinde inceleme yapılamadığını, özel denetçi atanması gerektiğini, toplantıda faaliyet raporunun, bilanço ve gelir gider raporlarının ibra edildiğine karar verildiğini, müdürün kendi ibrasında oy kullandığını, belirterek; kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili, iki ortaklı şirketin % 40 hissesine sahip olan ... vefat etmesi nedeniyle davacıların miras payları oranında şirkete ortak olduklarını, diğer ortak ... ile birlikte ...’ın şirketi birlikte yönettiklerini, ...’ın ölümünden sonra şirket müdürü olarak kalan ...’ün fiziki şartların kötü olması nedeniyle genel kurul toplantısını kendisine ait “...Mah,.... Sokak, No:.... D:.., ...-...” adresinde yapmayı uygun bulduğunu, davacıların toplantıda herhangi bir inceleme isteğinde bulunmadıklarını, ibra oylamasının 2013, 2014, 2015, 2016 ve 2017 yıllarını kapsadığını, ...’ın 2017 yılında vefat etmiş olması dikkate alındığında bu yıllarla ilgili olarak mirasçıların da ibra oylamasında oy kullanmaması gerektiğini; belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, benimsen bilirkişi raporu tüm dosya kapsamına göre, Davanın yasal 3 aylık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı, 30/04/2018 tarihli genel kurul toplantısının “.... Mah. ... Sk. N:.../... ....-....” adresinde yapıldığı, toplantıda 51 pay asaleten, 12 pay vekaleten temsil edildiği, davacıların genel kurul toplantısının 4, 5, 7 ve 10 numaralı gündem maddesinde görüşülen kararlara muhalif kaldıkları, davalı şirketin ortak sayısının 14 olduğu, sermayesinin 10.000,00-TL olduğu, karşılığının 80 pay olduğu, 48 payın müdür ...'e ait olduğu, davalı şirketin adresinin “.../... Sk N:..../.... ...-....” olduğu, şirket müdürü tarafından alınan müdür kurulu kararı ile gündem oluşturulduğu, gündemde şirketin genel kurul toplantısının ... Mah..../... Sk. N:.... D:...-... adresinde yapılmasına, karar verildiği, 4 ve 5 numaralı maddelerde şirket müdürünün de oy kullandığını, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırılığın bulunmadığını, Şirket yönetiminde olanların ibra oylamasına katılamayacakları, davalı şirkette 48 payın sahibi olan şirket müdürü ...'ün ibraya ilişkin 4 ve 5 numaralı kararlarda oy kullandığı, diğer kararlar yönünden yasaya, ana sözleşmeye ve iyi niyet kurallarına aykırılığın bulunmadığı, belirtilerek; davanın kısmen kabulüne şirket genel kurulunun 4 ve 5 nolu kararlarının iptaline, falazya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.
Karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
DAİREMİZİN 07/03/2024 TARİH VE 2021/1263 ESAS - 2024/491 KARAR SAYILI KALDIRMA KARARININ ÖZETİ ; Davalı şirket genel kurul toplantısının şirket merkezi dışında yapılmasının iptal sebebi olmamasına, şirkete ait finansal tabloların incelenmesinin davalı şirket tarafından engellendiğine dair somut herhangi bir neden ileri sürülüp ispatlamamasına, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davacıların tüm, davalının ise aşağıda belirtilen hususlar dışındaki sair istinaf itirazlarının reddine karar verildiği, dava konusu genel kurul toplantısına katılan ortaklardan, ....'ün iş bu genel kurulda ibra edilen şirket müdürü olduğu, davalı limited şirketin 30.04.2018 tarihli genel kuru toplantı tutanağının incelenmesinde; şirketin toplam 80 hisseden müteşekkil olup şirket müdürü ...'ün 48 hisseye sahip olduğu, geri kalan 32 hissenin müteveffa ortak ... mirasçılarına ait olduğu, genel kurul toplantısına şirket müdürü dahil 51 hissenin asaleten 12 hissenin ise vekaleten katıldığı, genel kurul tutanağının 4. maddesinde şirket faaliyet raporları, gelir gider tablosu ve bilançonun 12 ret oya karşılık 51 kabul oyu ile oy çokluğu ile kabul edildiği, 5. maddesinde ise şirket müdürünün 12 ret oya karşılık 51 kabul oyu ile oy çokluğuyla ibra edildiği, her iki oylamaya da 48 hisse sahibi şirket müdürünün katılarak kabul yönünde oy kullandığı, ibra oylamasında müdür olan ortak oy yoksunu olduğu, müdür olan ortağın oyu, nisabın bulunup bulunmadığı değerlendirilmesinde hesaba katılmayacağı, bu durumda müdür olan ortağın oyu hariç tutulduğunda hazır bulunan 15 hissenin salt çoğunluğu ile karar alınması gerekli olup somut olayda müdür sıfatı olmayan 15 hisseye sahip ortaklardan 12 sinin ret yönünde oy kullanmış olması nedeni ile ibra için gerekli ve yeterli oy nisabının sağlanmadığı, faaliyet raporları, gelir gider tablosu ve bilançonun onaylanması için alınan kararda ise oy yoksunluğu söz konusu olmadığından gerekli ve yeterli oy nisabının sağlandığı, müdürlerin ibrası için yeterli nisabın bulunmaması yokluk olup bu husus mahkemece resen gözetilebilecek nitelikte olduğundan dava konusu genel kurulun şirket müdürünün ibrasına ilişkin 5 nolu genel kurul kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, faaliyet raporları, gelir gider tablosu ve bilançonun onaylanmasına ilişkin 4. nolu genel kurul kararın iptal isteminin ise reddine, karar verilmesi gerekirken her iki kararın da iptaline karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı, belirtilerek; davacıların istinaf başvurusunun esastan reddine, davalının istinaf başvurusunun kabulü ile yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmadığından ilk derece mahkemesi kaldırılarak yeniden esas hakkında karar verilmesine, yerinde görülmeyen sair istinaf itirazlarının ise reddine, karar verilmiştir.
Karar karşı davacı tarafından temyiz yoluna başvurulmuştur.
YARGITAY 11. HUKUK DAİRESİ'NİN 25/02/2025 tarih 2024/3047 ESAS 2025/1257 KARAR SAYILI BOZMA İLAMININ ÖZETİ: Toplantıya katılanların çoğunluğu ile diğer bir ifadeyle oy çokluğu ile şirket müdürü seçilmiş ise de, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 620. maddesinde, Kanun veya şirket sözleşmesinde aksi öngörülmediği takdirde, seçim kararları dâhil, tüm genel kurul kararlarının toplantıda temsil edilen oyların salt çoğunluğu ile alınacağı düzenlendiği, şirket ana sözleşmesinin 8. maddesinde ise bu hükmün aksi düzenlenmiş olup, anılan sözleşme hükmü ile şirket müdürünün tek kişi olarak ortaklar kurulu tarafından ittifakla seçileceği düzenlendiği, ana sözleşme ile şirket müdürü seçiminde oybirliği arandığı, bu durumda şirket müdürü seçimine ilişkin 17.05.2018 tarihli genel kurulda alınan yedi (7) numaralı kararda sözleşmede öngörülen oybirliği nisap şartı sağlanmadığı görülmekle şirket müdürü seçimine ilişkin bu karar yok hükmünde olduğu, o halde, genel kurul toplantısında alınan yedi (7) numaralı kararın aynı genel kurul toplantısının beş (5) numaralı karar gibi yok hükmünde olduğunun tespitine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi doğru olmadığı belirtilerek; İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre açıklanan hususlar kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerektiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay bozma ilamı ile duruşma günü taraflara tebliğ edilmiş ve duruşma açılmış, dairemizce, usul ve yasaya uygun bulunan bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.
GEREKÇE : Dava, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
1.Davacı tarafından açılan şirket genel kurul kararının iptali davasında ilk derece mahkemesince verilen kararın taraflarca istinaf edilmesi üzerine dairemizce yapılan istinaf incelemesi neticesinde, müdürlerin ibrası için yeterli nisabın bulunmaması yokluk olup bu husus mahkemece resen gözetilebilecek nitelikte olduğundan dava konusu genel kurulun şirket müdürünün ibrasına ilişkin 5 nolu genel kurul kararın yok hükmünde olduğunun tespitine, faaliyet raporları, gelir gider tablosu ve bilançonun onaylanmasına ilişkin 4. nolu genel kurul kararın iptal istemi de dahil olmak üzere fazlaya ilişki taleplerin reddine, karar verilmesi gerekirken her iki kararın da iptaline karar verilmesinde hukuki isabet bulunmadığı belirtilerek ilk derece mahkemesi kararı kaldırılıp, kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olarak yeniden hüküm tesisi yoluyla davacının davasının kısmen kabulü ile davalı ....Şirketi.'nin 17.05.2018 tarihli genel kurulunda alınan beş ( 5 ) numaralı kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin reddine dair verilen kararın bu kez temyiz incelemesi neticesinde bozma ilamında da belirtildiği üzere şirket ana sözleşmesinin 8. maddesinde şirket müdürünün tek kişi olarak ortaklar kurulu tarafından ittifakla seçileceği düzenlendiğinden, şirket müdürü seçiminde oybirliği aranması nedeniyle, şirket müdürü seçimine ilişkin 17.05.2018 tarihli genel kurulda alınan yedi (7) numaralı kararda da sözleşmede öngörülen oybirliği nisap şartı sağlanmadığı görülmekle, şirket müdürü seçimine ilişkin bu kararın da yok hükmünde olduğu anlaşılmaktadır.
2. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacının davasının kısmen kabulü ile davalı şirket genel kurulunda alınan beş ( 5 ) ve yedi ( 7 ) numaralı kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin ise reddine, karar vermek gerektiği sonucuna varılarak oluşan vicadani kanaatle aşağıdaki şekilde hüküm tesisi yoluna gidilmiştir.
H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davacının davasının KISMEN KABULÜ İLE Davalı.... Şirketi'nin 17.05.2018 tarihli genel kurulunda alınan beş ( 5 ) ve yedi ( 7 ) numaralı kararların yoklukla malul olduğunun tespitine, fazlaya ilişkin talebin REDDİNE,
2-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu karar ve ilam harcından peşin alınan 35,90-TL harcın mahsubu ile eksik olan 579,50-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 35,90-TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
4-Davacılar kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte olan AAÜT uyarınca 30.000,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacılar tarafından yapılan 35,90-TL ilk dava gideri, 799,30-TL yargılama sürecinde yapılan giderler ile istinaf aşamasında ve bozma sonrası yapılan 809,10-TL tebligat ve posta masrafı olmak üzere toplam 1.644,30-TL yargılama giderinin davanın kabul ve red oranına göre hesap edilen 822,15-TL olarak davalıdan alınarak davacılara verilmesine, kalan bakiye kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına,
7-Kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzüne karşı, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 17/10/2025 tarihinde oy birliğiyle verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.