Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi E.2023/2411 K.2025/774

🏛️ Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi 📁 E. 2023/2411 📋 K. 2025/774 📅 30.04.2025

T.C. SAKARYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
T.C.
SAKARYA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
7. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO : 2023/2411
KARAR NO : 2025/774
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN :... (...)
ÜYE :... (...)
ÜYE :... (...)
KATİP :... (...)
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ :Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ :20/09/2023
NUMARASI :2022/973 Esas - 2023/509 Karar
DAVACI :1- ... - ...
b-... - ...
:2- ... - ...
:3- ... - ...
:4- ... - ...
VEKİLİ :Av. ...
DAVALI :... - ...
VEKİLİ :Av. ...
DAVA :Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali)
DAVA TARİHİ :28/11/2022
KARAR TARİHİ :30/04/2025
KR. YAZIM TARİHİ :05/05/2025
İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla HMK'nın 353. ve 356. maddeleri gereğince; dosya içeriğine ve kararın niteliğine göre sonuca etkili olmadığından duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacıların ortağı olduğu kooperatifin yönetim kurulunun 16/02/2022 tarihli 49 sayılı kararı ile kooperatife ait 2 otobüsün satışının yapıldığını ve alınan para ile ortaklara mazot desteği adı altında ödeme yapıldığını, davacılardan üçüne de bir kısım ödeme yapıldığını ancak bu kararın sözleşmeye ve eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, satış bedelinin dağıtımı konusunda genel kurul kararı gerektiğini, yönetim kurulunun bu yönde bir yetkisi bulunmadığını belirterek alınan kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı cevap dilekçesinde özetle; alınan kararın ve yapılan işlemin sözleşmeye uygun olduğunu, eşitlik ilkesine aykırı olmadığını, davacı ...'nin o tarihte fiilen bir aracı bulunmadığından ve diğer davacılarında fiilen çalışmadığından davacılara mazot desteği yapılmamasının eşitliğe aykırılık oluşturmadığını, nispi eşitliğin nazara alındığını, satılan araçların kooperatifin aktifinin %75'ini oluşturmadığından genel kurul kararının gerekli olmadığını, davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ:
İlk derece mahkemesince; "... Davacıların davasının kısmen kabulüne, davalı kooperatifin yönetim kurulunun 16/02/2022 tarihli 49 sayılı kararının 2 ve 3 nolu bendinde yazılı "satılan araçlardan alınan paralardan üyelikleri düştüğü belirtilen üç davacıya 200.000,00 TL şer ödeme yapılması ve 01/01/2022 tarihinden itibaren kooperatif üyesi olan ortaklara 30.000,00 TL şer mazot desteği ödenmesi" içerikli kararlarının butlan sebebiyle iptaline,
-Davalı kooperatifin yönetim kurulunun 16/02/2022 tarihli 49 sayılı kararının 1 nolu bendinde yazılı araç satışı kararının iptali talebinin ise reddine ..." şeklinde hüküm kurulmuştur.
İlk derece mahkemesince verilen karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; tüm dosya kapsamı ve davaya konu edilen yönetim kurulu kararı bir bütün halinde ele alındığında, mahkemenin red gerekçesinin yerinde olmadığının görüleceğini; zira, kooperatifin 27/02/2017 tarihli genel kurulunda alınan kararla araç satışı hususunda yönetime verilen yetkiye aykırı işlemler gerçekleştirildiğini, yönetim kurulu üyeleri ve kooperatif memurları, kendi kusurlarından ileri gelen zararlardan sorumlu olduklarını, Yönetim kuruluna verilen yetki keyfi ve mutlak olarak kullanılabilecek bir yetki olmayıp, dava konusu olayda ise davalı kooperatif yönetim kurulunun aldığı kooperatifin demirbaşları olan araçların satışına yönelik kararının hiçbir hukuki karşılığının olmadığını, bu hususta dosyada mevcut bulunan 27.06.2023 tarihli dilekçede ayrıntılı beyanlarının da dikkate alınmasını talep ettiklerini, kararın 1. maddesinde bahsedilen araç satışının, kararın 2. ve 3. maddelerindeki işlemleri gerçekleştirme niyeti ile yapıldığı ve bu kararların da mahkemece iptal edildiği görülmele, 2. ve 3. maddelerin iptal edilmiş olması ile 1. maddenin sebep unsuru da ortadan kalkmakta olup, bu konuda davalı Kooperatif vekili lehine vekalet ücretine ve davalı kooperatif lehine yargılama giderine hükmedilmesi de hatalı olduğunu beyan ile yerel mahkemenin dava konusu yönetim kurulu kararının 1. maddesi yönünden davanın reddine ilişkin kurmuş olduğu hükmün kaldırılarak bu yönden de davanın kabulüne karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme kararı usule ve yasaya aykırı olup davacıların yönetim kurulu tarafından alınan ve üyeyi doğrudan ilgilendirmeyen kararları için yönetim kurulu kararları aleyhinde iptal davası açma hakkı bulunmadığını, kooperatif yönetimi üyelerini maddi yönden bir nebze olsun destekleme k amacı ile fiilen çalışan yani mazot harcamak sureti ile taşımacılık yapan tüm ortaklara 30.000 TL mazot desteği adı altında ödeme yaptığını, yapılan bu ödeme Kooperatifler Kanunu 42. maddesi anlamında bir gelir gider farkı ödemesi olmadığını, mahkemece bu hususta hukuki yanılgıya düşülmek sureti ile kanuna ve ana sözleşmeye aykırı olarak kısmen kabul kararı verildiğini beyan ederek, yerel mahkeme kararının kaldırılması, davanın tümden reddine karar verilmesi talebiyle istinaf yoluna başvurmuştur.
DELİLLER:Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 20/09/2023 tarih, 2022/973 Esas - 2023/509 Karar sayılı kararı ve tüm dosya kapsamı.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava; kooperatif yönetim kurulu kararının butlan sebebiyle iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş karara karşı taraf vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur.
İnceleme; 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
Davacılar tarafından ortağı oldukları davalı kooperatifin yönetim kurulunun 16/02/2022 tarihli 49 sayılı kararı ile kooperatife ait 2 otobüsün satışının yapıldığı ve alınan para ile ortaklara mazot desteği adı altında ödeme yapıldığı, davacılardan üçüne de bir kısım ödeme yapıldığı, mazot desteğinin ise mevcut üyeler değerlendirilerek yapıldığı, ancak bu kararın sözleşmeye ve eşitlik ilkesine aykırı olduğu, satış bedelinin dağıtımı konusunda genel kurul kararı gerektiği, yönetim kurulunun bu yönde bir yetkisi bulunmadığı belirterek alınan kararın iptaline karar verilmesini talep ettiği, davalı tarafından davanın reddinin savunulduğu, İlk Derece Mahkemesi tarafından Davacıların davasının kısmen kabulüne, davalı kooperatifin yönetim kurulunun 16/02/2022 tarihli 49 sayılı kararının 2 ve 3 nolu bendinde yazılı "satılan araçlardan alınan paralardan üyelikleri düştüğü belirtilen üç davacıya 200.000,00 TL şer ödeme yapılması ve 01/01/2022 tarihinden itibaren kooperatif üyesi olan ortaklara 30.000,00 TL şer mazot desteği ödenmesi" içerikli kararlarının butlan sebebiyle iptaline, Davalı kooperatifin yönetim kurulunun 16/02/2022 tarihli 49 sayılı kararının 1 nolu bendinde yazılı araç satışı kararının iptali talebinin ise reddine karar verildiği, her iki tarafın da hükmün aleyhine verilen kısımları açısından kararı istinaf ettikleri görülmektedir.
Kooperatifler Kanunu'nun 42.maddesine göre;
Genel Kurul, aşağıdaki yetkilerini devir ve terk edemez.
1- Ana sözleşmeyi değiştirmek,
2- Yönetim kurulu ve denetçiler kurulu üyeleriyle gerektiğinde tasfiye kurulunu seçmek,
3- İşletme hesabıyla bilânço ve gerektiğinde gelir-gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak,
4- Yönetim ve denetçilerkurullarını ibra etmek,
5- Kanun veya ana sözleşme ilegenel kurula tanınmış olan konular hakkında karar vermek,
6- Gayrimenkul alımında vesatımında takip edilecek usul ile alınacak gayrimenkulün niteliğini, yerini veazami fiyatını, satılacak gayrimenkulün asgari fiyatını belirlemek,
7- İmalât ve inşaat işlerininyaptırılma yöntemini belirlemek,
8- Yapı kooperatiflerinde; kooperatifin ortak sayısı ile yapılacak konut veya işyeri sayısını tesbitetmek,"
Kooperatifler Kanunu'nun 59. Maddesine göre Yönetim kurulu üyeleri ve temsile yetkili şahıslar, genel kurulun devredemeyeceği yetkilerini kullanamaz.
Araç satışına ilişkin dava konusu karar ise kooperatif genel kurulunun devredemeyeceği yetkileri arasında değildir. Kooparetif ana sözleşmesinin 44. Maddesine göre genel kuruldan karar almak şartıyla kooperatifin araçlarının yönetim kurulunca satılabileceği düzenlenmiştir. 27/02/2017 tarihli genel kurulun 142/a sayılı 6 numaralı kararında genel kurulun yönetim kuruluna araç satışı konusunda yetki verdiği görülmektedir. Kooperatif yönetim kurulunun araç satışı yapabileceğine ilişkin İlk Derece Mahkemesinin değerlendirmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır.
Kooperatif yönetim kurulu tarafından 16.02.2022 tarihli 49 nolu kararında araçların 3.250.000,00 TL'ye satılmasına ilişkin karar verlmesinde açıklandığı üzere genel kurul kararı ile yetki verildiğinden bir hukuka aykırılık bulunmamaktadır. Araçların 2.800.000,00 TL'ye satılması ise, yönetim kurulunun bir kararı olmaması, karara aykırı bir satış işlemi olması, ortada iptal edilecek bir karar değil, bir işlem bulunması, bu durumun belki 1163 sayılı Kooperatifler Kanununun 62. Maddesi gereğince üyelerin titizlik derecesi ve sorumlulukları karşısında, üyelerin sorumluluğuna konu edilebileceği, eldeki davanın konusunun ise yönetim kurulu kararının iptali olduğundan, bu husus davanın kabulü için tek başına yeterli görülmemiştir.
Davalı kooperatif yönetim kurulu tarafından satılan araçlara ilişkin bedelin dağıtılması ise kooperatifler Kanununun 42. Maddesine göre gelir-gider farkının bölüşülmesi hakkında karar almak yetkisine ilişkin olması, bu tutarın kooperatifin aktif kaynaklarından olduğu, bedelin bölüşülmesi yetkisinin genel kurula ait olması, yönetim kurulunun yetkisinin bulunmaması, ayrıca davacıların söz konusu dağıtımdan, kesinleşmemiş ihraç kararları nedeniyle yararlandırılmaması nedeniyle eşitlik ilkesine aykırı olması nedeniyle batıl olması nedeniyle İlk Derece Mahkemesi tarafından davanın kısmen kabul edilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bunun yanında iptali talep edilen yönetim kurulu kararına ilişkin davanın kısmen kabul, kısmen reddedilmesi nedeniyle, her iki taraf yararına vekalet ücretine hükmedilmesi de yerinde bulunmuştur.
Tüm bu açıklamalara, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle, yasaya uygun gerektirici nedenlere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmamasına, HMK'nın 355. maddesi uyarınca; kamu düzenine ilişkin konularda da kararın esasına etkili bir aykırılık bulunmaması nazara alınarak, davacının ve davalının istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.
H Ü K Ü M: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davacının ve Davalının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca; AYRI AYRI ESASTAN REDDİNE,
2-İstinaf kanun yoluna başvurma harçlarının hazineye gelir kaydına,
3-Davacı Yönünden; Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55*4=1.382,20TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
4-Davalı Yönünden; Alınması gereken 615,40-TL istinaf karar harcından, istinafa gelirken peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile kalan 345,55 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsili ve harç tahsil müzekkeresi yazılması işlemlerinin HMK'nın 302/5 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,
5-İstinaf eden tarafından istinaf kanun yoluna başvuru için yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
6-İstinaf eden tarafından yatırılan istinaf avansından kullanılmayan kısmının HMK'nın 333. maddesi uyarınca; karar kesinleştikten sonra ilk derece mahkemesince istinaf edene iadesine,
7-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
8-6100 sayılı HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca; kararın Dairemizce taraflara tebliğine,
İlişkin; 6100 sayılı HMK'nın 361. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ilamın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi'ne TEMYİZ yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 30/04/2025
...
Başkan ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Üye ...
¸e-imzalıdır
...
Katip ...
¸e-imzalıdır
* Bu belge, 5070 sayılı Kanun hükümlerine uygun olarak elektronik imza ile imzalanmıştır.*